Benim “üstât” adını taktığım Frederick Forsyth, eski bir Hava Kuvvetleri pilotu ve bir zamanlar BBC için basın ve televizyon muhabiri olarak görev yaptı. Otobiyografisinde, bir zamanlar MI6 için çalıştığını da itiraf etti. Yazarın eserlerinden dört film ve iki televizyon mini dizisi yapıldı. Üç Edgar Ödülü kazandı ve 2012'de Crime Writers' Association'dan Diamond Dagger Ödülü'nü kazandı.
Gönül Suveren tarafından tercüme edilen 384 sayfalık bu eseri Altın Kitaplar tarafından 1989 yılında basılmış. Baskı da tercüme de o dönemin “Bestseller” düzeyinde ve gerek üslup gerekse baskı hatası tarzında okumayı zorlaştıran bir durum gözüme çarpmadı.
Bu Soğuk Savaş dönemi gerilim romanının senaryosuna fazla ipucu vermeden değinirsek; petrolün fiyatı varil başına 20 dolara yaklaşınca, ABD Başkanı ve SSCB lideri Gorbaçov, her iki taraftaki askeri muhafazakârların para ve malzeme kaybından dolayı öfkelendiği bir silahsızlanma anlaşması imzalamak istiyorlar. Öncesinde, ABD başkanının tek oğlu kaçırılınca, bunun arkasında ABD’li bir grup petrolcü, sanayiciyi ve hatta politikacı olduğu tahmin ediliyor ve devreye “Quinn” isimli bir “arabulucu” giriyor.
Kitaplarını yazmadan önce, muazzam bir araştırma yaptığı bilinen ve bir “detay uzmanı” ünvanını kazanan Forsyth ilk birkaç bölümde senaryonun arka planını oluşturmaya için bayağı zaman harcıyor. Her iki ülkedeki üst düzey politikacılar, iş adamları, eski askerler, casusların dahil olduğu çok sayıda karakter var.
Özellikle genç okurlara sabırlı olmalarını ve dikkatle okumalarını tavsiye ederim, çünkü ilerleyen bölümler iniş çıkışlarla dolu, adeta bir labirent gibi ilerliyor.
Bazı okuyucular “Çakal” ve “Afgan” kitapları ile karşılaştırmış, bana “Şeytan Seçeneği”’ni anımsattı. Kurgu bazı bölümlerde biraz zorlansa da , çok beğendim. Geniş bir