1977 yılında Medfield, Massachusetts’te doğdu. Bir süre yayıncılık sektöründe çalıştı. 2018 yılında ilk romanı ‘Asimetri’yi yayımladı. Halen Milano’da yaşayan Halliday, The New York Times’ın 2018’in en iyi kitapları listesine giren bu ilk romanıyla Whiting Ödülü’nü kazanmıştı.
DİNGİNLİK VE ÇILGINLIK
İlk bölüm ‘Budalalık’ta 2000’li yıllarda, New York’tayız. Arka planda Bush’un kazandığı başkanlık seçimi ve ABD’nin Irak işgali gündemi meşgul ederken ön planda Alice ve Ezra arasında yavaş yavaş gelişen bir ilişki var. Ancak eşitsiz, asimetrik bir ilişki bu -tıpkı savaş gibi. Zira Erkek -yani Ezra- 70 yaşına gelmiş, kazandığı ödüllerle kendini bütün dünyaya kanıtlamış, maddi açıdan güçlü bir adam. Alice bir yayınevinde editör yardımcısı olan, bir yandan da kendi romanını yazmaya çalışan ve geçimini zorlukla sürdüren 25 yaşında bir kız. Her ikisi de bu ilişkinin dengesizliğinin farkında: “Alice bir an için başkalarının gördüğünü tahmin ettiği şeyi gördü: bir ayağı çukurda yaşlı bir adamla zaman harcayan sağlıklı bir genç kadın. Yoksa insanlar sandığından daha anlayışlı mıydı? Onunla her şeyin daha ilginç olduğunu, bu dünyanın Alice’in cesareti ve adanmışlığı gibi niteliklere daha fazla ihtiyaç duyduğunu anlarlar mıydı?”
Mesleki yakınlıklarının, karşılıklı ihtiyaçlarının ve beklentilerinin yardımıyla ilişki kendi mecrasında usul usul akmaya başlar. Bir süre sonra Alice, sağlık sorunları ve ölüm endişeleri yaşayan Ezra’nın hayatının önemli bir parçası olacak, Ezra ise Alice’in gelecekte daha iyi bir yere gelmesini sağlayacak maddi katkılarda bulunacaktır. Ama ilişkilerinin merkezinde duran sanattır: Müzik ve edebiyat. Nobel adayı Ezra yeni ve büyük bir eser için çabalarken Alice yazmaya değer bir şeyler bulmak peşindedir.
‘Çılgınlık’ isimli ikinci bölümde sahne başka bir coğrafyada açılır. Bu kez Londra’nın Heathrow Havaalanında’yız. Yıl 2008. Başrol oyuncusu da farklı. Bu hikâyeyi Jaafari anlatacak. Hem ABD hem Irak pasaportlu bir adam. Kuzey Irak’ta yaşayan kardeşini ziyarete giderken aktarma yapmak için indiği Heathrow’da sorguya tabi tutuluyor. İşte bu süreç içerisinde Jaafari’nin anımsamaları yoluyla Bağdat’a, karanlık ve keder dolu hikâyelere açılıyor roman. Jaafari’nin anlatttıkları ya da hayatıyla Alice-Ezra ilişkisinin nasıl bir noktada kesişeceğini bekleyebilirsiniz. Ancak bireysel ya da fiziksel düzeyde bir kesişme olmayacak, kesişme daha derin bir yerlerde...
Söz konusu kesişmenin sırrının anahtarı üçüncü bölümde yatıyor. ‘Ezra Blazer’ın Desert Island Discs Programı Kaydı’ adlı bu bölümde takvimler 2011 yılını gösteriyor. Artık Nobel sahibi bir yazar olan Ezra’nın hayatı, edebiyatı, müzik tutkusu üzerine yapılan söyleşinin bant kaydını çözdüğünüzde ilk iki bölümde anlatılan hikâyeler yerlerine oturacak ve bütünlük kazanacak...