Adı:
Aşk Oyunu
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
676
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051733210
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınevi
Aşk nedir?

Belki de yıllardır cevap aranan yegâne soru bu olmuştur.

Doğan her insan, başka kelimeler sığdırmıştır aşka.

Biri, Ferhat’ın dağları delmesinden söz etmiş, diğeri aşkından yataklara düşen Şirin’i konuşmuştur.
Asırlardır adı değişmese de, anlamı kılıktan kılığa girmiştir aşkın.

Peki, benim tanımım ne?

Aslında, aşk benim için sadece bir oyun.
679 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kitap aşktan dolayı acı çekmiş iki kızın birbirlerine verdiği sözle birlikte başkalarına aşk oyunu oynarak acı çektirmek istemelerini konu alıyor. Kitapta ilerledikçe bu iki kız karakterin birbirleriyle olan doslukları güvenleri ve komik halleri kesinlikle sizi son sayfasına kadar götürecek. Kızların acılarıyla hüzünlenip mutluluklarıyla mutlu olacağınız çok güzel bir kitap. Ve kesinlikle bu kitabı okuduktan sonra devam kitabı olsa keşke diyeceksiniz.
Aşk oyunu benim için bir kitaptan daha öte...Karakterleri olsun, yaşanılan şeyler olsun, o kelimelerin bir araya gelişi birer cümle oluşu hepsi çok farklı birer duygu benim için.Ben ilk kez bir kitabı defalarca okudum ezberlemek istercesine.Unutmak istemedim.Kitabı okurken hem herkes okusun bu kurguyu bilsin istedim hem de hep bana özel kalsın.Çok farklı duyguları bir anda yaşadım.Eline emeğine sağlık yazarcanım
Bir adamın parmak ucunda hayat bulunabilirmiş, bir adam böyle çocukça sevilebilirmiş. Bir adamın nefesi, kanatlarınızı anımsatabilirmiş, bir adam size uçmayı öğretebilirmiş. ve bir adamın gözleri eviniz olabilirmiş.
"Hani kızıl seviyordun?"
"Evet, kızıl saçlı kadınları çekici buluyorum."
"Ee, hem kahve saçlılar da güzel değildi sana göre."
"Evet, basit duruyor herkeste var."
"O zaman şu an beni beğenmen gereken kısımdayız!"
"Aslında tam olarak öyle değil, kızıl saçlı kadınları çekici buluyordum ama sen tatlıydın yani değişmene falan gerek yoktu. Ha bir de beni etkilemek için saçlarını boyatıp boyatmayacağını deniyordum sanırım. Ve boyattın."
.
.
"Ali... Kızıl saçlılar... Mıncırsınlar seni!"
Mehtap Serra Kaya
Sayfa 349 - Epsilon Yayınevi
Anneannen demişken... Yarın resmi GDS var değil mi?
-GDS ne?
Gelin değerlendirme sınavı. Ben hep bunu annemden duyardım, yani ismi ben verdim de annem falan hep gencecik kızları bu sınavlara sokup elerdi böyle un eler gibi. Ali... O kızların umutlarıyla mantı yapar sonrada diğer adaya yedirirdi. Bu sınav çok tehlikeli...
Ben evi süpürmeyi beceremem, toz al desen gider bakkaldan alırım ben. Annen beni ilk çağırdığında korkmuştum ama o sınavı es geçti, ben de sevinmiştim...
-Annem o işleri anneanneme devreder. Ben bu yaşıma kadar neden evlenmedim sanıyorsun?
Önündedeki o koca çınar engeli... Üzülme Ali, o engeli birlikte aşacağız! Sadece bana o soruları çalmalısın.
Mehtap Serra Kaya
Sayfa 427 - epsilon yayınevi
Kalbi kırık bir kız çocuğu bu gece, bu iğrenç solukların gölgesinde, usulca kelebeklerin kanatlarına yüklemişti ruhunu. O küçük kız çocuğu ölmüştü. Ben...
Olmuştum...
Mehtap Serra Kaya
Sayfa 266 - Epsilon Yayınevi
"Bilirim ne çok düşün var..." Sesi kulağımın hemen üstünden fısıltıyla karışık süzülmüştü ruhuma, "Yıldız döşeli saçların var..." Nefesi saçlarımın arasında gezinirken sesinin ne kadar güzel olduğunu düşünüyordum, nefes alış verişlerim düzene girdi ve gözlerimi yumup ona odaklandım. "Bu gecenin ninnisi... Uyu ninni uyu ninni... Ninnilerin benim olsun, uykularım senin olsun... Uyu ninni uyu ninni..."
Sonra sustu ve saçlarımda nefesi takılıyken öpüverdi saçlarımdan. Biraz daha girdi aklıma, çocukken hiç dinleyemediğim ninnileri kulaklarıma sıra sıra küpe yapmış ve her bir küpeye düşlerden inciler aşmıştı.

Ah be Ali... Sesindeki babalıktan, gözlerinde gördüğüm o adamdan ve en çok da kırmak istediğim yüreğinden, özür dilerim...
Mehtap Serra Kaya
Sayfa 386 - Epsilon Yayınevi
"Dur bak bi iki taneden sonra hazal gibi yapacağım".
"Yav he he!" diye ti ye aldı sevde. Hazal ise geleceğimden endişe eder gibi bakıyordu. vah vahlamaya başlayacaktı. "bak bu çok güzel olacak". Üçüncü denemem üçüncü fiyasko. "Bu yapraklar kopuyor! Hem pirinciniz de çok yağlı. Ve..."
"Bahane üretmeyi bırak hatta sarmayı da." dedi hazal. Saramadığım yaprakları alıp kendi yaptıklarının yanına tuttu. "Şimdi sen söyle olmuş mu?"
"Ya belki ben ayak parmağım ölçüsünde sarmak istedim. Herkesin parmağı incecik değil."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aşk Oyunu
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
676
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051733210
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınevi
Aşk nedir?

Belki de yıllardır cevap aranan yegâne soru bu olmuştur.

Doğan her insan, başka kelimeler sığdırmıştır aşka.

Biri, Ferhat’ın dağları delmesinden söz etmiş, diğeri aşkından yataklara düşen Şirin’i konuşmuştur.
Asırlardır adı değişmese de, anlamı kılıktan kılığa girmiştir aşkın.

Peki, benim tanımım ne?

Aslında, aşk benim için sadece bir oyun.

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Duha
  • Şehribanu güzel
  • FF
  • Fulya pınar
  • Mehtap
  • Melike Çalışır

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (4)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0