Kitabın orjinal adı “slow dance” ve bu ad bu hikayeye o kadar uygun ki.
Çocukluklarından beri birbirlerine bağımlı, tutuk ve aşık olan ama bunu asla dile getiremeyen, tuhaf karakterlerimizin slow, slow ve slow adımlarla birbirine doğru yürümeye hatta yer yer sürünmeye çalışmalarını anlatan bir aşk kitabıydı kendileri.
Yazarın kitaplarındaki karakterler herzaman nevi şahsına münhasır tipler oluyor ve bu kitaptaki Shiloh ve Cary de kesinlikle öyleydiler. Ya dahiydiler ya da deli hala karar verebilmiş değilim.:)) Hayata bakış açıları, analizleri, davranışları ve bolca olan kusurları gerçekten de eşsizdi.
Kitabın akışı o kadar iyi planlanmış ki yavaş ilerleyen bir mutlu son kitabı olmasına rağmen okurken hiç ama hiç sıkılmadım.
Bir geçmiş, bir şimdi, bir de geçmiş içinde geçmiş,….
Shiloh iç dünyası çok karmaşık olan, hiçbir yere yada hiç kimseye uymayan, uyamayan ve bunu karşısındakine de kesinlikle yansıtan çok yorucu biriydi.
Cary ise doğru zamanda doğru hamleleri bir türlü yapmayı beceremeyen ama yine de herşeyi kitabına göre yapmak isteyen, aşırı düzgün biriydi. Ve de en önemlisi Shiloh un yorucu karakterinin yada absürtlüğünün ona asla fazla gelmemesi, hepsine sonuna kadar razı olması, onu olduğu haliyle istemesi ve sevmesiydi. Tüm kalpler sana Cary :)
Kitabın çoğunluğu yavaş ilerlerken son kısmı biraz aceleye getirilmiş gibiydi. Daha detaylı ve uzunca okumak isterdim, o mutlu sonun her dakikasının her detayını haketmiştim bence.
Neyse, kitabı sevdim ve okuduğuma da memnunum ama başkasına tavsiye eder miyim bilemedim. Herkesin seveceği ve sabredebileceği bir kitap değildi bence.