Aşksız İnsanlar

Oktay Akbal
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 5 dk.
Sayfa Sayısı:
250
Basım Tarihi:
Mart 2010
İlk Yayın Tarihi:
1949
Yayınevi:
Cumhuriyet Kitapları
ISBN:
9786054183944
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·250 syf.··
2016 59. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mart 2016 14:54
Bazen ne okuyacağıma karar veremeyince kütüphaneme gidip rafları karıştırıyorum. Canımı en çok sıkan şeylerden biri orada yarıda bıraktığım ve bu yüzden hikâyelerinin geri kalanını ve nihayetini bilemediğim eserleri görmek oluyor..meselâ Murakamiler, meselâ Orhan Pamuklar, Yaşar Kemaller, ya da çok severek başladığım ama işte sonra bıraktığım Ursula K. Le Guinler...dün gece de aynı şey oldu, bari uyumadan birkaç sayfa okusam diye rafları dolaşırken elim Oktay Akbal'ın çok seneler önce aldığım bu kitabına dokundu. Elime aldım kitabı, sayfaları çevirdim. En sevdiğim şeylerden biri sararmış sayfalardır. Akbal'ın kitabı sararmış sayfalarıyla beni çağırıyordu...ben de davete icabet ettim. Kimbilir neden senelerce okumamış ve onu rafların arkalarında bir yerlere öylesine sıkıştırıvermiştim? Az önce kitabı ara ara, kısa uykularla dinlene dinlene bitirdim. Çok beğendim Oktay Akbal'ın bu eserini. Bu kısa hikâyeler kitabın sararmış sayfalarıyla birbirine öylesine uyuyor ki... Yazar bize kısa kısa bir çok hikâyeyle hem 70 sene önce gencecik bir yazarın sevinçlerini, acılarını anlatıyor; hem de bizi kendisiyle beraber farklı semtlerde, bulvarlarda, otobüs duraklarında, parklarda dolaşmaya çağırıyor. Akbal'ın hikâyelerinde Sait Faik havası seziliyor; aynı onunki gibi bir insan sevgisi, hayat sevgisi seziliyor. Sait Faik hikâyelerin birinde, biz kelimelerin üzerinden geçerken kendi hikâyesini yazıyor üstelik. Bütün hikâyelerde şehrin kalabalığını, adlarını sanlarını bilmediğimiz insanları görüyor, onları takip ediyor, merak ediyor ve hep beraber koca bir hikâyenin içerisinde dönüp duruyoruz. Yazarın üslûbu kesinlikle çok güzel, çok lezzetli, edebî; hayali ya da gerçek olsun her kelimesini samimiyetle yazan bir yazar Oktay Akbal. Hikâyelerde olaylar yok gibi, ama hisler, duygular
Aşksız İnsanlarOktay Akbal · Cumhuriyet Kitapları · 201068 okunma
10/10
·99 syf.··
2021 8. kitabı
“ seni hayallerimden çıkarmak, aşktan uzak bir hikaye yazmak istedim. bir ağaçlı yolu düşündüm ama o ağaçların gölgesinde sen yürüyordun. şehrin karanlık gecelerini yaşatan bir hikayeye başladım, o siyahlık içinde sen belirdin. yalnız kendimden bahsetmeye çalıştım, ilk cümleye adını yazdım.” bu bitpazarı mucizesi benim için harika bir keşfe sebep oldu. çünkü bu zamana kadar çok öneri dinlememe rağmen, oktay akbal‘a hiç rastlamamıştım. öyküleri Sait faik tarzında ama daha az deniz ve balık içeriyor ve daha çok aşk… çok severek okuduğum bir eser oldu
Edebiyat
Aşksız İnsanlarOktay Akbal · Can Yayınları · 199068 okunma

Yazar Hakkında

Oktay AkbalYazar · 67 kitap
Oktay Akbal, Türk gazeteci, yazardır. Deneme, anı, biyografi, öykü, roman gibi birçok türünde eser vermiştir; ancak daha çok öykücülüğü ile tanınır. Uzun süre Cumhuriyet gazetesinde Evet/Hayır adlı köşenin yazarıdır. 20 Nisan 1923 tarihinde İstanbul'da doğdu. Avukat Salih Şehabettin Bey'in oğlu, ilk gerçekçi Türk romancılardan Ebubekir Hâzım Tepeyran'ın ana tarafından torunudur. Kumkapı'daki Saint Benoit Fransız Lisesi'nde başladığı ortaöğrenimini, 1942 yılında İstiklal Lisesi'nde bitirdi. Bir süre İstanbul Üniversitesi Hukuk (1944) ve Edebiyat (1946) fakültelerine devam etti, ancak yüksek öğrenimini yarıda bırakarak kendini yazarlığa verdi. 1943 ve 1944 yıllarında Servet-i Fünun Uyanış dergisinde sekreterlik, 1947 ve 1951 yılları arasında Millî Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu'nda memurluk yaptı. Fakat yaşamını asıl anlamda gazetecilik yaparak kazanmıştır. 1939 ve 1940 yıllarında Yeni Sabah ve İkdam gazetelerinde çevirileri ve öyküleri yayımlanmıştır. 1944 ve 1946 yılları arasında Vakit gazetesinde eleştiriler ve tanıtma yazıları yazmıştır. Büyük Doğu dergisinde her hafta Dünya Fikir Sanat Hareketleri sütununu yazmış, 1951 ve 1956 yılları arasında Vatan gazetesinde, düzeltmen, sekreter ve yazı işleri müdürü olarak çalışmıştır. 1956'da köşe yazarlığına başlamıştır. 1985 yılından itibaren Hürriyet gazetesi için köşe yazarlığı yapan Akbal, daha sonra Milliyet gazetesinde çalışmıştır. Halen Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarlığına devam etmektedir. Öykü yazmaya ilkokul yıllarında başladı. Çeşitli çocuk dergilerinde öyküleri yayımlandı. 1939'da, henüz lise öğrencisiyken yazdığı bir öykünün İkdam gazetesinde yayımlanmasıyla edebiyat dünyasına girdi. İkdam ve Yeni Sabah gazetelerinde hemen her gün bir öyküsü; Bin Bir Roman, Çocuk Haftası, Yıldız gibi gazete ve dergilerde yazıları, öyküleri ve çevirileri yayımlandı. Akbal'ın asıl anlamda öyküye yönelmesi Sait Faik'in Semaver adlı kitabını okumasından sonra başlamıştır. Servet-i Fünun Uyanış dergisinde çalıştığı sıralarda başlayan eski yeni tartışmalarının ve yeni edebiyatın içinde yer alan Akbal'ın sanatında böylece asıl edebiyatçı dönemi açılmıştır. Kendi yaşam deneyimlerinden, çocukluk anılarından yola çıkan, küçük kent insanını da gözardı etmeyen duygulu öyküler yazmaya başlamıştır. Bunlar toplumsal olaylarla ilgili gözlemlere değil, anılara ya da düşlere dayalı, içe dönük hikâyelerdir. Akbal hikâyeleri, Behçet Necatigil'in deyişiyle "Konulu hikâyeler değil de, belli konular çevresinde oluşan anılar toplamıdır". Yazın çevrelerinde geniş ve olumlu yankı yapan Önce Ekmekler Bozuldu adlı ilk kitabını 1946'da çıkarmıştır. Onu, 1949'da Aşksız İnsanlar izlemiştir. Garipler Sokağı ve Bizans Definesi adlı kitapları Rusçaya; Dondurmalı Sinema Sırpçaya çevrildi. Suçumuz İnsan Olmak adlı kitabı Erdoğan Tokatlı yönetiminde 1986 yılında filme çekildi. Yazar 28 Ağustos 2015 tarihinde, 92 yaşında kalp yetmezliği sebebiyle Muğla'nın Akyaka mahallesinde vefat etmiştir.