Adı:
Basın Söyleşileri
Baskı tarihi:
2001
Sayfa sayısı:
60
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757399833
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sol Yayınları
İçindekiler
- Düşünen Bir Düşçü ve Düşleyen Bir Düşünür 
Enternasyonal'in Önderi Karl Marx'la Görüşme,
R. Landor
New York World, 18 Temmuz 1871 
- Varolan Tarihsel Aşamayı Altüst Edecek Araçlar 
Karl Marx'la Görüşme
Chicago Tribune, 5 Ocak 1879
- Dünyayı Tepetaklak Edecek Kişi
Britanya Veliahtı Prenses Victoria'ya Marx'la Görüşme Hakkında Özel Bir Mektup,
Sir Mountstuart Elphistone Grant Duff
- "Nedir?" Sorusuna Yanıt Verdi: "Savaşım"
Karl Marx
John Swinton
The Sun, 6 Eylül 1880
- İç Karışıklıklar, Savaş, Uluslararası Diplomasi 
L'Eclair'in Engels'le Görüşmesi
L'Eclair, 6 Nisan 1892
- Almanya'da Darbe Olasılığı ve Seçimlerde Sosyalistlerin Şansı
Le Figaro'nun Engels'le Görüşmesi
Le Figaro; 13 Mayıs 1893
- Biz Orta Sınıf Partilerine Nüfuz Etmeye İnanmıyoruz.
Biz Halka Nüfuz Ediyoruz.
Daily Chronicle'ın Engels'le Görüşmesi
The Daily Chronicle, 1 Temmuz 1893
60 syf.
·2 günde·9/10 puan
Sosyalizmin ve sonrasında zorunlu olarak gelişim sürecini başlatacak komünizmin en önemli iki fikir işçisi Karl Marx ve Friedrich Engels'le çeşitli dönemlerde yapılan ve Amerikan, İngiliz, Fransız gazetelerinde yayınlanan söyleşilerin ele alındığı kitabımızın her satırında "iyi ki okumak için tercih etmişim" dedim.
Milyonları peşinden sürükleyen iktisadi fikirlerin iki değerli düşünürünün söyleşilerinden paylaşılan anekdotlar,onları bizzat tanımamız için kılavuz oluyor.
Örneğin; sosyalizmde diyalektik materyalizm savunulur.
Ama kitabı ve Marx'ın söyleşi esnasında bizzat ifade ettiği materyalizm anlayışını okuyunca,aslında Marx'ın materyalizm anlayışı bizlere ifade edildiği kadar katı,kaba değilmiş diyebiliyorsunuz. Çünkü bizlere tarih boyunca diyalektik materyalizm fikrinin öncüsü Marx ve onun bilimsel maddecilik fikirleri ortaya atıldığında hep şeffaflıktan,esneklikten uzak olduğu empoze edilmeye çalışıldı fakat Marx'ın ağzından okuduğunuzda sanılanın aksine durumun hiç de öyle olmadığını ve üç beş buyurganın,birtakım tezleri kendine göre yorumladığını fark ediyorsunuz.

Örneğin Marx'ın ve Engels'in,şimdilerde sosyalisttim iddiasında olan birtakım kimselerin düşündüğü gibi,işçi sınıfının kaderinin "kendiliğindenci" şekilde çözüme kavuşamayacağını;işçiler,köylüler ve ezilenler mücadele yoluna girmediği taktirde sistemin asla kendiliğinden sosyalizmi ve devrimi zorunlu hale getireceğine inanmadıklarını ve işçilerin örgütlenilmesi ve hatta gerekirse kanlı bir biçimde savaşılması gerektiğini ifade ediyorlar.

Her ülkenin işçi mücadelesinin var olan düzen,üretim araçları ve ekonomik göstergelere bağlı olarak farklı şekillerde gelişebileceğini,değişebileceğini ifade ediyorlar ve bu yaklaşım tarzları bizlere,"onların kafasında enternasyonel(dünya işçi birliği)vardı ve ortaya bu fikri attılar düşüncesinden de ziyade,"ülkelerin şartlarına göre değişen farklı işçi ayaklanmaları olabilir" diyecek kadar da dünyaya,topluma ve sisteme yakınlar ve gerçekçiler diye düşündürüyor.

Bir diğer konu,onların şimdiki komünist yahut sosyalist partiler gibi,işçi partileri yahut bir partinin onderligiyle devrim olabileceği inancı taşımamaları.
Engels'in de ifade ettigi üzere," devrim partilerle olmaz,ulusların birliğiyle olur."

Toparlamam gerekirse; son iki asra damgasını vuran ve İncil'den sonra en çok yabancı dile çevrilen "Komünist Parti Manifestosu" kitabının yazarı Marx'ın ve son nefesine değin yakın dostu,fikir arkadaşı ve teori ortağı olan Engels'in söyleşilerinden oluşan incelemesini yaptığım kitabın ardından artık genel geçer sosyalist iddialara,diyalektik materyalizm anlayışına,kendiliğindenci yaklaşıma,enternasyonele daha farklı ve geniş kapsamlı bakacağım.
Siz de işçi savaşımı planını ve enternasyonal fikrin temel ideasını bizzat düşünürlerinin ağzından okumak isterseniz,bu değerli hazineyi muhakkak bir an evvel edinip okumanızı tavsiye ediyorum!
Herkese keyifli okumalar! :)
60 syf.
·10/10 puan
Basın Söyleşileri benim gözümde Marx ve Engels’i ptanımak için birinci dereceden önemli kitaplar arasında. Bu açıdan Türkçe’de olması çok sevindirici.
Kitapta Marx ve Engels ile yapılan çok az görüşme bulunuyor ama içerik olarak çok önemli olduğunu düşünüyorum bu görüşmelerin. Satır aralarında Marx ve Engels’in, kaba materyalist bir bakış açışına sahip olmadıklarını, pozitivist olmadıklarını, kendiliğindenci olmadıklarını görüyorsunuz. Bu da onların birer devrimci olduklarını gösteriyor.
Marx’ın bilimsel yöntemini abartmak ve onu saf birer düşünce üreticisi olarak görmek büyük yanılgı.
Marx hayatı boyunca mücadeleden hiç vazgeçmedi.
Kitap bunu göstermesi açısından da yararlı.
Ayrıca, Marx’ın her ülkedeki işçi sınıfının problemlerinin o ülkeye “özgü” olduğunu söylemesi, değişen şartların ve potansiyellerin göz önünde bulundurulması gerektiğini yinelemesi; Marx’ı şabloncu bir tarih çıktısına indiren ve bu indirgeme üzerinden Marx’ı eleştirenlere de açık cevap niteliğindedir. Keza bu da çok mühimdir.
60 syf.
·1 günde·8/10 puan
2. Dünyü savaşı öncesi sinyaller Karl ve Engels'in sözleriyle ışık buluyor gibi hissettim. Hitler öncesi Prusya dönemleri. 1850 ler 1900 ler ve 1933 e kadar Avrupa sıkışmış ideolojiler altında çalkantılara sahne oluyor. Kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Bilimdeki ilerleme Yıkım Sanatı geliştirmek için kullanıldıkça, bu yük giderek daha da artacak, ve her yıl pahalı savaş makinelerine daha çok harcama yapılacaktı. Bu bir kısırdöngüdür.
Birincisi: Yerel ve genel tüm seçimlerde, yirmi yaş üzerindeki tüm erkeklere genel, doğrudan ve gizli oy hakkı.
İkincisi: Halk tarafından doğrudan yasama. Savaş ve barışın doğrudan halkın oyuyla yapılması.
Üçüncüsü: Genel askerlik yükümlülüğü. Düzenli ordunun kaldırılması.
Dördüncüsü: Basına ve toplamnaya ilişkin tüm özel yasaların kaldırılması.
Beşincisi: Yasal işlemlerde harcın kaldırılması. Yasal işlemlerin halk tarafından düzenlenmesi.
Altıncısı: Devlet tarafından eğitim — genel, zorunlu ve parasız. Bilim ve din özgürlüğü.
Yedincisi: Tüm dolaylı vergilerin kaldırılması. Devlet ve belediye harcamalarının, doğrudan artano-ranlı vergiden karşılanması.
Sekizincisi: İşçilere birlik kurma özgürlüğü.
Dokuzuncusu: İşçiler için yasal işgününün belirlenmesi. Kadınların çalışmasının sınırlanması ve çocukların çalışmasının kaldırılması.
Onuncusu: Emekçilerin yaşaımmn ve sağlığının korunması için sağlık yasaları, ve işçi meskenlerinin ve yerlerinin kendileri tarafından seçilen kişilerce denetiminin düzenlenmesi.
Onbirincisi: Mahkûm emeğiyle ilgili uygun düzenlemeler. Bay Bancroft Davis'in raporunda, hepsinden daha önemli olan bir onikinci madde bulunuyor: "Demokratik yönlendirme altında sınai birliklere devlet yardımı ve kredi." "Bu tasarı" dedim, "yalnızca Almanya'ya ve başka bir ya da iki ülkeye uygulanır."
"Eğer" diye yanıtladı "sonuçlarınızı yalnızca buradan çıkarıyorsanız, partinin etkinliği hakkında hiçbir şey bilmiyorsunuz demektir. Bu maddelerden bir çoğunun Almanya dışında hiçbir önemi yoktur. İspanya, Rusya, İngiltere ve Amerika'nın kendi özgül farklılıklarına uygun tasarıları var. Bunların tek benzerlikleri ulaşılacak olan hedeftir."
"Yani emeğin üstünlüğü müdür?"
"Yani emeğin özgürleşmesidir".
Bu adam Enternasyonalin, emeğin sermayeye karşı, üreten işçinin keyif süren orta-sınıfa karşı isyanının doğasının bir yanını görmeme yardımcı oldu. Burada zamanı geldiğinde, çetin darbeyi indirecek olan el vardı ve planlayan kafaya gelince, sanırım onu da görüşmem sırasında. Dr. Karl Marx'ta buldum.
Komün, yalnızca altmış kadar insan öldürdü; Marshal MacMahon ve onun kana susamış ordusu 60.000'in üzerinde insan öldürdü. Hiçbir hareket Komün kadar iftiraya uğramamıştır.
"Hiçbir büyük hareket", diye yanıt verdi Karl, "şimdiye kadar, kan dökme olmadan işe başlamamıştır. Amerika'nın bağımsızlığı kan dökülerek kazanıldı, Napoleon Fransa'yı kanlı bir süreç sonunda ele geçirdi, ve aynı araçlarla devrildi. İtalya, İngiltere, Almanya ve tüm diğer ülkeler bunun kanıtını verir, ve suikasta gelince" diye sürdürdü konuşmasını, "eklemeye gerek yok ki, yeni bir şey değildir. Orsini, Napoleon'u öldürmeye kalkıştı; krallar herkesten daha fazla öldürdüler; Cizvitler öldürdü; Cromwell zamanında Püritenler öldürdü. Tüm bu olaylar sosyalizmin doğumundan önce oldu. Ancak, şimdi bir krallık ya da devlet mensubuna karşı yapılan her suikast girişimi sosyalizme yükleniyor..."
Dünya, dedim. Enternasyonal konusunda karanlıkta kalmış gibi görünüyor, ondan nefret ediyor, ama nefret ettiği şeyin açık olarak ne olduğunu söyleyemiyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Basın Söyleşileri
Baskı tarihi:
2001
Sayfa sayısı:
60
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757399833
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sol Yayınları
İçindekiler
- Düşünen Bir Düşçü ve Düşleyen Bir Düşünür 
Enternasyonal'in Önderi Karl Marx'la Görüşme,
R. Landor
New York World, 18 Temmuz 1871 
- Varolan Tarihsel Aşamayı Altüst Edecek Araçlar 
Karl Marx'la Görüşme
Chicago Tribune, 5 Ocak 1879
- Dünyayı Tepetaklak Edecek Kişi
Britanya Veliahtı Prenses Victoria'ya Marx'la Görüşme Hakkında Özel Bir Mektup,
Sir Mountstuart Elphistone Grant Duff
- "Nedir?" Sorusuna Yanıt Verdi: "Savaşım"
Karl Marx
John Swinton
The Sun, 6 Eylül 1880
- İç Karışıklıklar, Savaş, Uluslararası Diplomasi 
L'Eclair'in Engels'le Görüşmesi
L'Eclair, 6 Nisan 1892
- Almanya'da Darbe Olasılığı ve Seçimlerde Sosyalistlerin Şansı
Le Figaro'nun Engels'le Görüşmesi
Le Figaro; 13 Mayıs 1893
- Biz Orta Sınıf Partilerine Nüfuz Etmeye İnanmıyoruz.
Biz Halka Nüfuz Ediyoruz.
Daily Chronicle'ın Engels'le Görüşmesi
The Daily Chronicle, 1 Temmuz 1893

Kitabı okuyanlar 37 okur

  • Gökhan Aşkın BEKTAŞ
  • Seda
  • Cenk Tekin
  • Friedrich nietzche
  • Umutt
  • Aysel
  • Eminkolnikov
  • Gülcan
  • Selim
  • Emre Fidel Çelik

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (4)
9
%10 (1)
8
%20 (2)
7
%10 (1)
6
%10 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%10 (1)