Merhaba arkadaşlar! Bugün süze #başlangıç adlı bir eser ile geldim.
”Ne kadar düşünürsem düşüneyim yaşamayı asla beklemeyeceğim olaylarla çevrelenmiş durumdayım. Öyle ki evden dışarı adımımı atmaya dahi çekiniyorum. Gerçi evimde bile güvende değilim artık, hiçbir yerde değilim. Hiçbirimiz değiliz."
Susanne'nin intihar mektubu diye adlandırdıkları yazılarıyla başlıyor öykü, Tropofobi olayı diye adlandırılmıştı onun ve ondan önceki cesetlerin sonucuna. Oysa ki gerçek bunlardan daha farklı, daha yırtıcı bir karanlık içerisinde. Gizemli bir döngü, insanlık için tekrarlanan bir yokoluşun nedeniydi. Katran karası siyah kan ve bu dehşet edici cinayetler, büyük bir gerçeğin önemli ipuçlarıydı.
Aedric, annesini korkutacak kadar keskin bir karakter değişimi göstermeye başlamıştı. Karanlık bir yaşam ve ruh halini seçmesi, kabuslarının kendisine efendilik etmesinden kaynaklıydı. Yahut da renklerden, peruklardan...
Karamsar ruh hali gittikçe şiddetlenirken okul yaşantısı da git gide daha kötü bir hâl almaya başlamıştı. Çıkmazdaydı, ta ki kütüphanedeki bir kitapla tanışıncaya dek. Bu kitap, büyük bir sırrın baş ipucusuydu ve annesinin ölümünün, Lester'ın intiharının da bir sebeplisi olacaktı.
Cosima ise git gide vahşi bir hal almış bu siyah, petrol gibi kanların yoğunlukta olduğu cinayetleri çözmek için çabalıyordu. Daphne'nin ölümünü Aedric'e söylemek için geldiğinde bu çocuğun ona bu cinayetleri çözme konusunda arkadaşlık yapacağından habersizdi.
Dünya başka bir çağa doğru geçiyordu ve bu çağa ait olmayanları uzaklaştırmak için elinden geleni yapacaktı. Kitaplar ve ölümler, sadece bir başlangıçtı. Cosima, Aedric ve tüm insanlar için asıl sonuç daha korkutucu olacaktı.
Ana teması psikolojik - gerilim olsa da yer yer gizemi görüyorsunuz. Kitabın kurgusu o kadar başarılı ki,