Edebiyata Dair

Umberto Eco
Çevirmen:
Betül Parlak
Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 20 dk.
Sayfa Sayısı:
400
Basım Tarihi:
Kasım 2016
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750733413
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

-SON-
Puan vermedi·400 syf.··
Beğendi
·
2025 22. kitabı
• Umberto Eco'nun 1980'lerden baslayarak 2000lerin basina kadar kaleme aldigi denemelerinin yer aldigi Edebiyata Dair, Dante, Nerval, Cervantes, Borges, Shakespeare, Joyce, Wilde gibi Bati edebiyatina yön vermis pek çok yazarin metinleri üzerinden edebiyat sorunsalini irdeler: Neden yazariz? Edebiyatin toplumsal ve bireysel yasamlari-mizda üstlendigi islevler nelerdir? Edebiyat ile tarihsel olaylarin gelisim süreçleri arasinda ne tür etkilesimler bulunur? Kurmaca dünyalarin dogasi nedir? Uzam, sözcüklerle nasil temsil edilir? Metinler kendi aralarinda nasil söylesir... • Eco, bu kitapta hem entelektüel bir oyun oynar hem de komplo teorilerinin nasıl bir takıntıya dönüşebileceğini eleştirir. Dil ve anlatım oldukça yoğun, göndermelerle doludur; bu yüzden dikkatli ve sabırlı bir okuma gerektirir. Genel olarak, bilgiyle olan ilişkimizi ve gerçeklik algımızı sorgulatan, etkileyici bir başyapıt olarak değerlendirilir. • Herkese keyifli okumalar diliyorum ..! • ⁠Kitaplarla kalınız..!
Deneme
Edebiyata DairUmberto Eco · Can Yayınları · 2016117 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2020 18. kitabı
EDEBİYATA DAİR / UMBERTO ECO /çev. Betül Parlak /Can yayınları /400 sayfa / deneme-makale Post modern zamanlarda ki post modernliğin tam olarak ne olduğunu Umberto Eco dahi bilmiyorum, diyor ve belki de post modernizmin sınırlarının tam olarak çizilememesi de post modernizmin bir özelliğidir, yazmaya gönül verenlerin okumaya-anlamaya o kadar da gönül vermediklerini gözlemliyoruz. Yazma (bütün edebi türlerde) geleneğinin, geçmiş deneyimlerin, devasa birikimin farkında olmadan, o birikimi asgari düzeyde bilme ihtiyacı hissetmeden kalem oynatmak cahil cüretini de aşan bu çağa has farklı bir durum sanırım. Ne yazarsa yazsın, yazdığı her şeyde bir hikmet bulan ve çevreden beğeni bekleyen yeni bir yazar-şair türü var. Oysa mühendislik, mimarlık bilgisi, deneyimi olmadan nasıl bina kurulamazsa sanatsal üretim de en az bu denli bir bilgi ve birikime ihtiyaç duyar. Çağımızın en önemli eleştirmenlerinden ve düşünürlerinden biri olan Umberto Eco. çok yönlü çalışmaları ve edebiyata katkıları nedeniyle adı, çağın en önemli 100 entelektüeli arasında anılan biridir. Sadece sanatsal üretimleri değil, edebiyata, sanata dair düşünsel üretimleri de olan ve ne yazık ki kısa süre önce kaybettiğimiz sanat ve düşün adamı Umberto Eco’nun Edebiyata Dair adlı eseri, 1980’lerden başlayarak 2000’lerin başına kadar kaleme aldığı metinlerden oluşuyor. Yazar, Dante, Nerval, Cervantes, Borges, Melville, Shakespeare, Joyce, Wilde, Poe, Pavese, Calvino gibi Batı edebiyatına yön vermiş pek çok yazarı ele alırken Aristo’nun Poetika’sı gibi temel başvuru kaynaklarını da ele alıyor. Edebiyat dünyasının zaman zaman yanıtlamaya çalıştığı temel sorulardan yola çıkarak adeta tarihsel konaklama alanları seçerek başka bir yolculuğa çıkarıyor okuyucuları. Eco’nun bu eseri: EDEBİYATIN BAZI İŞLEVLERİNE DAİR,
Edebiyata DairUmberto Eco · Can Yayınları · 2016117 okunma
8/10
·400 syf.··
2019 28. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2019 15:58
Genel olarak Eco okuyanlar bilir ki genel olarak Eco okumak belli bir kültürel birikim gerektirir. Özelde ise Eco’ nun Gülün Adı ya da Faucoult Sarkacı gibi baş ucu kitaplarını okumadıysanız okuduğunuzu anlamlandırma durumu içinden çıkılmaz bir hal alabilir. Eco okumak için ideal bir ilk kitap değil bu anlamda. Onun dışında Eco aynı Eco sizi kırk bin kitaptan oluşan o engin kütüphanesinde sayfa sayfa dolaştırıyor, iyi bir yazar ve kitaptan beklediğiniz şeyi elde ediyorsunuz yeni ufuklar açıyor, sizi yoruyor ve sonunda kitabı kapattığınızda çok kıymetli bir nektar bulmuş bal arısı gibi yorgun ve mutlu oluyorsunuz. Bu dünyadan bir Umberto Eco geçti be !!! Bir de şu var: Sadece kendimiz için yazdığımız tek bir şey vardır, o da alışveriş listesidir. Almanız gereken şeyi hatırlamanıza yarar ve alışveriş yaptıktan sonra listeyi ortadan kaldırabilirsiniz çünkü başka kimsenin işine yaramaz. Bunun dışında yazdığınız her şey, birilerine bir şey söylemek için yazılır..
Edebiyata DairUmberto Eco · Can Yayınları · 2016117 okunma
8/10
·399 syf.··
2017 522. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2017 01:18
Çok sayıda konuda yazı var içinde. 1980' lerden 2000' lere olan sürede yaptığı konuşmalar, sunduğu bildiriler, yazdığı yazılar. Bazıları teknik konular yazmakla ilgili. Dili de teknik. Bazı konular felsefi, farazi şeyler yazmış. Felsefi bir dille; anlamak, kavramak güç. Tarihi konulardan bahsetmiş bazı yazılarında, çok ilginç meseleler hakkında. Son bölümde (Nasıl yazıyorum?) romanlarını nasıl yazdığından bahsetmiş. Yazmaktan çok okuyor adam. Demek bu şekilde Umberto Eco oluyor. Bir romanını sekiz yılda yazmış. Tabiî büyük bir zamanı araştırmalarına ayırmış. Elbette okuyanlar bilir; okuması da bir o kadar uzun ve zorlu bir süreç oluyor. Okunmasa da olmuyor. Not: Can Yayınlarına yakışmayacak kadar çok yazım hatası var. Özellikle uzun ve karışık cümlelerde yüklem ve nesne çekim ekleri yanlışlarla dolu.
Edebiyata DairUmberto Eco · Can Yayınları · 2016117 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
Beğendi
·
2017 30. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2017 19:45
O ne bilgi ve kültür birikimi! Kitabın tanıtımında zaten 1980'lerden başlayarak 2000'lerin başına kadar kaleme aldığı denemelerden oluştuğu yazıyor.Ben denemelerin içeriğini not etmeye çalıştım diyeceğim.Tabii ki hepsinin değil. VALOIS'NIN YOĞUN SİSLERİ:Gerard de Nerval'e ait Sylvie&Rüya ve Yaşam:Ateşin Kızları kitabına adanmış bir bölüm.Kitap İthaki Yayınları tarafından bizde de basılmış.Hatta Hasan Ali Yücel Klasikleri arasında da yerini almış.Kitabı daha önce hiç okumadığım halde kitap hakkında fazlasıyla bilgi sahibi oldum.Eco'nun ayrıntılarla incelediği bu kitap M.Proust'un başucu kitaplarındanmış.Yahya Kemal öldüğünde ise başucunda açık halde bulunmuş.Biraz okuma fırsatı buldum.Yaşanıldığı ya da hatırlanıldığı tam belli olmayan olaylar aktarılıyor.Bu yüzden Eco yoğun sisler olarak betimliyor zaten.Zamanın yitikliği mevcut.Buna ithafen M.Proust'un da bu yitik zaman için(KAYIP ZAMANIN İZİNDE) zafer kazanmayı amaçlamış olabileceği söyleniyor. WILDE, PARADOKS VE AFORİZMA: Eco burada aforizma ve maksimin farklarından başlayarak bizdeki özdeyişi anlatmakla başlıyor.Bölüm içinde büyük çoğunluğu Oscar Wilde'e ait olan birçok aforizma ve paradoks var.Ancak yazarımız aslında hiç kendisinden hoşlanmamaktadır. SANATÇININ BİR BACHELOR OLARAK PORTRESİ: James Joyce'un "bachelor of art" unvanıyla ilgili anlatmaya başlıyor bölüm.Bachelor kelimesine değiniliyor.Bu bölümde adını daha önce hiç duymadığım ama Joyce üzerinde çok etkili olmuş "Kells Kitabı" ve İrlanda hakkında çeşitli bilgiler edindim. BORGES VE ETKİLENME ENDİŞESİ: Eco'nun a-b-x diye formülize ederek anlattığı yazarların birbirinden etkilenme üçgeni -en azından benim için- bölümü tek başına anlatabilecek yeterlilikte diye düşünüyorum.Yeni öğrendiğim ve anlamını çok sevdiğim bir kelime "zeitgeist" var bir de.Zamanın
Edebiyata DairUmberto Eco · Can Yayınları · 2016117 okunma

Yazar Hakkında

Umberto EcoYazar · 65 kitap
Umberto Eco (d. 5 Ocak 1932, Alessandria), İtalyan bilim adamı, yazar, edebiyatçı, eleştirmen ve düşünür. Takma ismi Dedalus'tur. Dünya kamuoyunun gündemine Gülün Adı ve Foucault Sarkacı gibi romanlarıyla giren İtalyan yazar, aynı zamanda Orta Çağ estetiği ve göstergebilim dalının ustalarındandır. Eco, 1971'den bu yana Bologna Üniversitesi'nde profesör olarak çalışmaktadır ve yapısalcılık sonrası göstergebilim gelişmelerine önemli katkılarıyla tanınmaktadır. Eco, yüksek lisans ve doktora çalışmalarını Thomasçılık akımı ve bu akımın estetik anlayışı üzerine yaptı. Tarihçi, filozof, Orta Çağ uzmanı, James Joyce üzerine derin araştırmalar yapmış bir yazar. Yazarın ilk romanı Gülün Adı 1980'de yayımlandı. 1962'de Torino Üniversitesi'nde doçent, 1969'da ise Floransa Üniversitesi'nde görsel iletişim dalında profesör oldu. 1971'de Bologna Üniversitesi'ne geçti ve 1975 yılında bu üniversitenin Gösteri ve İletişim Bilimleri Enstitüsü'nün başına getirildi. Eco'nun çalışmaları 1960'ların ortasından itibaren avantgarde yapıtlara, kitle kültürüne yönelmiştir. Son dönemlerde ise, güncel olay ve olguları da ele alan çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmalar arasında edebiyat eleştirileri, tarih ve iletişim yazıları önemli bir yer tutmaktadır. Eco özellikle tarih bilgisiyle süslediği eserlerinde tam bir ustalık gösterir. Özellikle Baudolino adlı eserinde Bizans ve IV. Haçlı Seferi hakkındaki anlatılar sürükleyicidir. Roland Barthes'tan sonra, "ayrıntıların anlamı" ya da "ayrıntıların sosyolojisi" adı verilen bir anlayışın önemli köşe taşlarından birisi olan Umberto Eco'nun pek çok eseri Türkiye'de yayınlandı. Kasım 2005 ve Haziran 2008 tarihlerinde ABD'den Foreign Policy ve İngiltere'den Prospect dergilerinin internet üzerinden okuyucu anketleri ile oluşturduğu Dünyanın ilk 100 entellektüeli listelerinde, 2005 yılında 2., 2008 yılında 14. sırada yer almıştır.