Prag Mezarlığı

Umberto Eco
Tahmini Okuma Süresi:
14 sa. 3 dk.
Sayfa Sayısı:
496
Basım Tarihi:
Aralık 2017
İlk Yayın Tarihi:
Ekim 2010
Yayınevi:
Doğan Kitap
Orijinal Adı:
Il cimitero di Praga
Orijinal Dil:
İtalyanca
Orijinal Ülke:
İtalya
ISBN:
9786050903676
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Mezarlığa Hoş Geldiniz
Puan vermedi·496 syf.··
2026 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2026 17:56
Romanın türü klasik anlamda bir polisiye değil; ortada çözülecek bir cinayet ya da adım adım ilerleyen bir gizem yok. Daha çok ideoloji üzerine kurulu, belirli bir dönemin tarihini edebiyatla yoğurarak anlatan bir metin. Ana omurgasını da romanda “mezarlık protokolleri” diye anılan, gerçekte ise Siyon Liderlerinin Protokolleri üzerine kurulu yapı oluşturuyor(okumak isteyenler için, daha önce yazdığım Siyon Liderlerinin Protokolleri incelemesinin linkini buraya bırakıyorum #296381749). Eco bunu bilinçli bir tercihle yapıyor. Burada özellikle güvenilmez anlatıcı tekniğini kullanıyor. Okuduğun kişinin zihnine güvenemiyorsun; anlatıcı sana sürekli kaygan bir zemin sunuyor. Bu bir hata değil, doğrudan kurgu stratejisi. Metin, seni sağlam bir zeminde yürütmek yerine bilinçli olarak şüphe üretmek için tasarlanmış. Kitabın içinde son derece yoğun bir tarihsel arka plan var. 19. yüzyıl Avrupa’sı: devrimler, gizli cemiyet paranoyası, masonluk tartışmaları, Katolik karşı-devrim literatürü… Eco gerçek tarihsel kişilerle ilerlerken aynı zamanda dönemin zihinsel çamurunu da gösteriyor. Sadece olayları değil, o olayları mümkün kılan düşünce iklimini veriyor. Bu alanlara ilgisi olmayan ya da merakı bulunmayan bir okur, metnin içinde araştırma yapmaya çalışırken kolayca boğulabilir. “Hikâyeyi alayım, akıp gitsin” denilecek bir işleyiş yok. Karakterimiz Simonini. Taklitçi, sahtekâr, belge uydurucu, kimlikleri karıştıran biri. Roman boyunca komplo metinleri üretir; gerçekliği manipüle eden bir figürdür. Çocukluğundan gelen takıntılarla beslenen, neredeyse yalnızca nefret üzerinden var olan, çift karakterli bir kişiliği takip ederiz. Bu yüzden konuya aşina olmayanlar için en tehlikeli karışım burada ortaya çıkar: bütünüyle uydurma olan değil, yarısı doğru olandır. “Gerçek ne?” sorusu romanın içinde
Prag MezarlığıUmberto Eco · Doğan Kitap · 20171,233 okunma
Tarihin Mezarlığında Bir Zihin Çöplüğü
10/10
·496 syf.·
2026 7. kitabı
Bu mezarlığa giriş biletin önce kendine "Ben kimim?" diye sormak. Ön yargılarımla, nefretimle, duyduklarıma koşulsuz inanarak mi acıyorum bu kapıyı? "İçeride yeterince nefret var, ayaklarını temizleyip gir diyor" sanki Eco. İsimler tanıdık, hikâyeler tarihten. Toprağın altında yatan tarih ölü değil; ideolojileri, nefretleri, mücadeleleri hala canlı ve biz bunu yaşıyoruz. Simone simonini her mezarın başında kendi zihinsel algısıyla, farklı kimliklerde, tarihin günlüğünü tutuyor. Eco ona öyle bir misyon yüklemiş ki; okuyan "Ya öyleyse?" diye rahat etmesin. Peki güvenilmez simone kim... Zihnindeki evde kaç oda, kaç kimlik, kaç hikâye var. İşler burada karışıyor biraz. Anlatıcı her defasında zihninin koridorunda biriktirdiği farklı bir kıyafetle çıkıyor karşımıza. Doğru görüyorsam romanda Piccola, bir Simone var. Ama Simonini'nin bölünmüş kimlikleri ve tarihin birçok önemli ismi karakterize edilmiş. Bu romanı okumayı oldukça zorlaştırıyor. Freudyen bir dinamikle okudum ben. Çünkü neden olmasın.:)) Freud’un o meşhur ego / süperego/ id denklemi romanda edebi bir patolojik vaka üzerinden anlatılmış gibiydi. Simone simonini sağlıksız bir ego muydu? Sahtekarlık yapıyor, sahte belgeler düzenliyor, komplolar kuruyor ve kitleleri arkasından sürüklüyor. Antisemitik bir dili bitmeyen bir kadın düşmanlığı var. Egosu o kadar zayıf ki farklı alterlere bölünüp onu ele geçiriyor. Palla Piccola süper egoyu temsil ediyor olabilir mi? Sayfalarda simonini'nin bastırdığı duyguları, dedesinden ve babasından aldığı ahlaki kodları icsellestirmis bir karakter. Simone'nin boşluk bıraktığı yerleri tamamlayıp onun sadist bir vicdani avukatı görevini üstlenmiş. Ölüyor ve tekrar diriliyor. Tekrar ölüyor:) patolojik işkenceci bir süperego. İD doğrudan bir karakter olmasa da her
Alıntı
Prag MezarlığıUmberto Eco · Doğan Kitap · 20171,233 okunma
9/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2017 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2017 22:04
#spoiler icerebilir# "Prag mezarlığını okumak isteyen kitaba otopsi yapmayı göze almalıdır " çünkü kitabı çizersiniz , sayfa kenarlarına notlar alırsınız eğer hunharca kitabın kalbini -cigerini sökemezseniz bu kitabı okuyamazsiniz :) Prag mezarlığında çok nefret edeceğiniz bir baş karakter var... kişiliği ikiye bölünmüş bir nevi "fight clup " ...tarihe yön verecek sahtecilik uzmanları ,ünlü yazarlar , karanlık karakterler (ben diana sevdim ki kendisi bir parça vanessa ives i anımsattı bana ) Dumas var kırım savaşı var napolyon ve garibaldi var fransa ,almanya ,rusya ıtalya var ..devrimler savaşlar savaşlara sebep olacak ajanlar ,masonlar gizli cemiyet toplantıları şeytan ayinleri var ..machivelli ,lagrange,ve kahal var nedir kahal ? Devlet içinde devlet kurmanın belgeleri ..yahudilerin dünyayı yönetmek için uyguladığı planlar ,yahudi finans çevreleri ,rotschildler ,kolera salgınları ,dizanteri ,tifus,dünyayı kasip kavuran hastalik dönemleri. ..allance israilite liste uzayarak gider.... Klasik bir kitap yorumu isterseniz bu zaten arama robotunda bulabilirsiniz ben kitabın beni nasıl oyaladigi ,neyi öğrettiği peşindeyim ..öncelikle eco nun bu kadar sert bir yahudi dusmanligi olduğunu bilmiyordum ..kitaptaki yahudi tasvirleri gerçekten enteresan.. ikinci olarak prag mezarligini içinden çıkan ikinci kitap var ve ben onun da peşindeyim. .. Son olarak umberto Eco' nun beynindeki hazine o kadar büyük ki biz yazdıklarını anlamak için arastimak zorunda kalıyoruz.. Okumak isterseniz lütfen bu konulara ilginiz olduğu bir dönemde okuyun çünkü size hitap etmiyorsa kitap ağır ve kötü diyeceksiniz ..ben çok sevdim ve zaman zaman geri dönüşler yapıp başvuracağım bir kitap olarak kütüphanemde baki kalacak ... Sevgiler /iyi okumalar
Prag MezarlığıUmberto Eco · Doğan Kitap · 20171,233 okunma
Prag Mezarlığı İncelemesi
9/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2023 45. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2023 23:03
Bu sene içinde okuduğum en iyi kitaplardan biri. Hatta son 5 sene içinde okuduğum en iyi kitaplardan biri. Belki de hayatım boyunca okuduğum en iyi kitaplardan biri. Bu öyle bir kitap ki sadece okuyunca size bir şey katmakla kalmıyor, sizi araştırmaya da yönlendiriyor. Kitapta baş kahraman Simonini ve birkaç kişi haricinde gerisinin tamamı gerçek. Tarihte yaşamış insanlar. Ancak nu insanlar o kadar şöhretli ya da herkesin tanıdığı insanlar değil. Ama bir devre damgasını vurmuş şahsiyetler. Bunu iyi anlamda söylemiyorum. Keza bir kişinin bir döneme damga vurması için yaptığı tüm eylemlerin ulvi bir amaç taşıması gerekmiyor. Bir düzenbaz da yaptığı kirli işlerle tarihe damga vurabilir. Kitabın baş kahramanı Simonini işte böyle biri. Yukarıda da belirttiğim gibi kitabın merkezinde Simonini diye bir avukat var. Ya da rahip Dalla Piccola mı demeliyim? Kahramanımız çift kişilikli. Ancak diğer kişiliğini başka biri sanmakta. Öyle ki elinde silahla evinde diğer kendini aramakta Simonini. Dahası bu iki kişilik günce vasıtasıyla birbirleriyle iletişime geçmekte. Bu psikolojik rahatsızlığın ne olduğu kitabın ilerleyen sayfalarında açıklanmakta. Simonini’nin babası bir Cumhuriyetçi, kral karşıtı. Simonini’yi büyüten dedesiyse sıkı bir Katolik. Yani iki arada kalmış bir şahsiyet. Bu bölünmüşlük ilerde yukarıda belirttiğim psikolojik sıkıntıyı da tetiklemiş olabilir. Dedesi öldükten sonra bir noterin yanında çalışmaya başlayan Simonini çok önemli bir özelliğini keşfeder. Mükemmel şekilde başkalarının yazılarını taklit edebilmektedir. Bu sayede sahte belge hazırlama konusunda bir uzman olur. Ve yine bu özelliği sayesinde istihbarat örgütlerinin kullanacağı bir unsur olarak sivrilmesine sebep olur. İlk İtalyan gizli servisi fark eder Simonini’yi ve onu Garibaldi’nin yanına sahte bir
İtalyan Edebiyatı
Prag MezarlığıUmberto Eco · Doğan Kitap · 20171,233 okunma
8/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2020 43. kitabı
·
7353 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2020 00:00
Hayatımda okuduğum en tuhaf kitaplardan birisi diyebilirim. Olaylar, kişiler, karakterler… Hepsi birbirinden oldukça farklı bir şekilde resmediliyor. Kitaptaki ilk tuhaflık, kitabın üç kişi tarafından anlatılıyor olması. Düz anlatıcı, Yüzbaşı Simonino ve Rahip Piccola. Kitap biraz ilerlediğinde ise Yüzbaşı ile Rahip’in aynı kişi olduğunu görüyoruz. Peki neden ilk başta farklı kişiler olarak anlatılmış diye soracak olursanız, bence iki ihtimal var; ya kişilik bölünmesi yaşayan psikolojik bir hasta ya da istihbarat ajanı/gizli servis elemanı… Psikolojik hasta deyip geçilmemiş, kitapta Freud da var. Freud’a dair birtakım gerçek bilgilerin kurgularını çok takdir ettim. Kitabın konusu ne diyecek olursanız, Yahudi düşmanlığı değil Yahudilerin gerçek yüzünün tasviri diyebilirim. Konu ise İtalya birliği ve komün Fransa’sı başta olmak üzere, meşhur Dreyfus Davası, Cizvitler, Masonlar, Katolikler, şeytana tapanlar ve bunların ayinler, Alman, Rus, İtalyan ve Fransız gizli servis elemanları, çift kişilikli ve histeri gibi Psikiyatrik konuların yanı sıra yemek tarifleri de mevcut. Kitabın odak noktası olan Yahudilerin, Siyon Protokolleri adı altında, dünya üzerindeki Yahudi hakimiyetini nasıl tesis edeceklerinin tartışıldığı, kısa orta ve uzun vadede dünya üzerinde neler planladıklarına dair ayrıntılı protokollerden oluşmaktadır. Bazı insanlar bu protokollere yalan, uydurma gözüyle baksa da Yahudilerin dünya ticaretini ele alarak, dünya üzerindeki etkin güçleri (ABD) finansal olarak destekleyip siyasal anlamda güçlenmeyi de konu almaktadır. Hatta bir yerde okumuştum, 1897 Basel’de toplanan Yahudiler, 50 yıl içerisinde Uluslararası bir kuruluşun garantörlüğünde İsrail devleti kurulması gerektiği konusunda hem fikir oldukları yazılıydı (İsrail’in kuruluş tarihi 1948). Eco’nun
Edebiyat
Prag MezarlığıUmberto Eco · Doğan Kitap · 20171,233 okunma
Zihin Herşeyi Silebilir mi?
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2023 20:08
Umberto Eco 2010 yılında yayınlanır yayımlanmaz çok satanlar arasına giren romanı Prag Mezarlığı ; Okumaya başladığınızda Eco’nun her romanında hissettiğiniz karmaşıklık ve kopukluğu hissediyorsunuz başlarda. Yüzbaşı Simoni’ni uyanıyor kendisine ait olmadığını düşündüğü bir evde ve odada… Her şeyin başlangıcı o ev. Evin sahibi kim? Kendisi mi bir başkası mı? Yüzbaşı karşı cinse olan nefretinin sebebi olarak belki de; Cizvit bir dede, o dönemin isyan karlarının arasına katılıp can vermiş bir baba tarafından büyütülüyor. Cizvitlerce verilen eğitimleri alıyor. Dedesinden sadece Din ve eğitim dışında da gelişmiş bir damak zevki edindiğini de gözden kaçırmamak gerekir. Avukatlığı bitirdikten ve dedesi vefat ettikten sonra tüm mal varlığına el koyan bir noter’in yanında çalışmaya başlıyor. Noter kim? Yaptığı iş ve Yüzbaşı intikam alacak mı? Noter ile çalışmaya başladıktan bir süre sonra Yüzbaşı noterin hem legal hem illegal işlere bulaştığını fark ediyor. Ama uygun zamanın gelmesi içinde sabırla çalışmaya başlıyor. Birkaç zaman sonra noter artık Yüzbaşıya güveniyor ve onu da normal işlerinden farklı olan, evrak tanzim etme sürecine dahil ediyor. Evrak tanzimi derken, birisinin adına düzenlenmiş sahte evraklar o dönemin dilinde kalpazanlık olarak da adlandırılır. Yüzbaşının Cizvitlik’ten gelme kaligrafi yeteneği ve rahat taklit oluşturabilmesi de bu durumu perçinliyor. Bu süre zarfında Noterin verdiği evrakları hazırlaması bazı kişilerinde dikkatini çektiğini söyleyebiliriz. Günümüz Türkçesiyle İç Güvenlik, İstihbarat vb. dairelerinde taleplerini yerine getiren noterden daha genç ve yaratıcı bir kişinin olması tabiatıyla dikkat çekici oluyor. Asıl her şey bu noktada başlıyor. Önce yıllarca İtalyan İstihbaratında evrak kopyalama, belli eylemlerde yardımcı rollerde aktif olarak
1000Kitap
Prag MezarlığıUmberto Eco · Doğan Kitap · 20171,233 okunma
toplum mühendisliği ile algı yaratmanın tarihi
7/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2021 21:33
Kitaba ilişkin öncelikle bir roman olmadığını belirtmem gerekiyor, Eco kitabın sonunda baş karakter haricindeki tüm kişilerin gerçekten yaşadığını ve anlattığı olayların gerçekten var olduğunu açıklamıştı. Dolayısıyla hadi bir roman olsun içinde komplolar olsun, yahudiler olsun diyerek okunacak bir eser değil. Okunması oldukça zor bir kitap,bu zorluğunun altında 2 temel sebep yatıyor; ilki Eco’nun entelektüel birikimini kitaba kusmuş olması, o kadar ciddi bir bilgi birikimi ki bu sadece bir olayı bilmeniz değil o olayla ilintili tüm konuları bilmenizi bekliyor. Dolayısıyla kitabın gerçekten hakkını verebilmek için her şeyi araştırmanız gerekiyor. İkinci ve bence asıl sebep ise kitabın garip olması, gerçekten kitap ve karskterleri yazarı kadar tuhaf. Kitap temelde 3 kişi tarafından anlatılıyor; bir anti kahraman olan Simonini, Simonini ile aynı bedendeki diğer karakteri Rahip Piccola ve olayları anlatan 3. Kişi. Rahip Piccola ve Simonini’nin aynı bedeni paylaşan farklı karakter olması, farklı anılarının olması birbirlerinin hayatını da uzaktan gözlemleyebilmeleri ve kitaptaki psikanaliz atıfları bu durumun sebebinin çoklu kişilik bozukluğu olduğunu düşündürtüyor. Ayrıca simonini karakterinin kadın nefretinin altında yatan bastırılmış bir cinsellik ve bunun sonucunda aseksüel bir karakter oluştuğunu da belirtelim. Anti kahramanımız Simoni’nin nefret listesi çok kalabalık kadınlardan cizvitlilere kadar uzanıyor, ancak nihai düşmanı yahudiler olarak tasvir edilmiş. Burada açıkça belirtilmesi gereken şey Eco bu kitabı yahudi düşmanı olarak yazmadı, burada tarihi gerçekleri bu şekilde ele almayı tercih etti. Kitabın temeli aslında toplum mühendisliği üzerine kurulu, belirli grup ve kişilerin nasıl ötekileştirildiği, kullandıkları hileli yöntemler ve sahte belgelerle
Edebiyat
Prag MezarlığıUmberto Eco · Doğan Kitap · 20171,233 okunma
8/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2019 78. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2019 23:13
Tipik bir ECO romanı. Tarihi belgelere dayanan kuvvetli bir kurgu. Bol bol internete başvurmanız gerekecek. Fazlaca bilgi yüklü, güzel çizimlerle desteklenmiş bir kitap. Yahudilerin hedefi olma bahasına yazılmış bir eser. Okunmalı.
Edebiyat
Prag MezarlığıUmberto Eco · Doğan Kitap · 20171,233 okunma
8/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2021 48. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2021 22:38
Eco'nun Gülün Adı'ndan sonra okuduğum ikinci kitabıydı. En az ilki kadar tarih ve bilgi doluydu. Ağır kitaptı. Okurken çok zorlandım. Sürekli durup yakın çağ Avrupa tarihi ile ilgili araştırma yapma ihtiyacı duydum.Tabi tarihle alakalı araştırmalar bana daha fazla keyif verdi.Biraz sokak dili olacak ama içerisi şampiyonlar ligi gibiydi. İçeride yok yok. Yakınçağ Avrupa Tarihindeki bir çok dini ve din karşıtı tarikat, yer altı örgütleri, Avrupa ülkelerinin istihbarat ajansları. Kitabı ne kadar özümsedim, ne kadar hakkını verdim bilemiyorum. Belki bir gün tekrar okurum. Zor bir kitap, tarihe ilginiz ve tarih bilginiz çok yoksa fazla yorucu olabilir. Keyifli okumalar herkese.
Tarih
Prag MezarlığıUmberto Eco · Doğan Kitap · 20171,233 okunma
7/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2025 09:58
19. yüzyılda Paris: Komün Günleri; hançer darberleri ; Apsent dumanları arasında hazırlanan cinayetler; kanalizasyonda yatan cesetler; patlamalar; isyanlar; takma sakallar, sahte noterler; düzmece vasiyetler; satanist örgütler; kara ayinler; cinsellikle pek fazla ilgilenmeyen, hastaların rüyalarına burnunu sokmamaya kararlı bir doktor “Froïde”… Torino, Palermo, Paris şehirlerinde dolanan histerik bir satanist; iki kez ölen bir rahip ;masonlara karşı entrikalar kuran Cizvitler; rahipleri kendi bağırsakları ile bağan masonlar, çarpık bacaklı raşitik bir Garibaldi; bir sahte belgenin Siyon Bilgelerinin Protokolleri’ne dönüşmesi… Her zaman ki Umberto Eco büyüsü
Prag MezarlığıUmberto Eco · Doğan Kitap · 20171,233 okunma

Yazar Hakkında

Umberto EcoYazar · 65 kitap
Umberto Eco (d. 5 Ocak 1932, Alessandria), İtalyan bilim adamı, yazar, edebiyatçı, eleştirmen ve düşünür. Takma ismi Dedalus'tur. Dünya kamuoyunun gündemine Gülün Adı ve Foucault Sarkacı gibi romanlarıyla giren İtalyan yazar, aynı zamanda Orta Çağ estetiği ve göstergebilim dalının ustalarındandır. Eco, 1971'den bu yana Bologna Üniversitesi'nde profesör olarak çalışmaktadır ve yapısalcılık sonrası göstergebilim gelişmelerine önemli katkılarıyla tanınmaktadır. Eco, yüksek lisans ve doktora çalışmalarını Thomasçılık akımı ve bu akımın estetik anlayışı üzerine yaptı. Tarihçi, filozof, Orta Çağ uzmanı, James Joyce üzerine derin araştırmalar yapmış bir yazar. Yazarın ilk romanı Gülün Adı 1980'de yayımlandı. 1962'de Torino Üniversitesi'nde doçent, 1969'da ise Floransa Üniversitesi'nde görsel iletişim dalında profesör oldu. 1971'de Bologna Üniversitesi'ne geçti ve 1975 yılında bu üniversitenin Gösteri ve İletişim Bilimleri Enstitüsü'nün başına getirildi. Eco'nun çalışmaları 1960'ların ortasından itibaren avantgarde yapıtlara, kitle kültürüne yönelmiştir. Son dönemlerde ise, güncel olay ve olguları da ele alan çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmalar arasında edebiyat eleştirileri, tarih ve iletişim yazıları önemli bir yer tutmaktadır. Eco özellikle tarih bilgisiyle süslediği eserlerinde tam bir ustalık gösterir. Özellikle Baudolino adlı eserinde Bizans ve IV. Haçlı Seferi hakkındaki anlatılar sürükleyicidir. Roland Barthes'tan sonra, "ayrıntıların anlamı" ya da "ayrıntıların sosyolojisi" adı verilen bir anlayışın önemli köşe taşlarından birisi olan Umberto Eco'nun pek çok eseri Türkiye'de yayınlandı. Kasım 2005 ve Haziran 2008 tarihlerinde ABD'den Foreign Policy ve İngiltere'den Prospect dergilerinin internet üzerinden okuyucu anketleri ile oluşturduğu Dünyanın ilk 100 entellektüeli listelerinde, 2005 yılında 2., 2008 yılında 14. sırada yer almıştır.