Ben Tanrı'yım

8,9/10  (10 Oy) · 
15 okunma  · 
7 beğeni  · 
1.361 gösterim
Kimin yaşayıp, kimin öleceğine ben karar veririm.Yetkililer çaresizce bir eşkâlin peşine düşmüşlerdir Fakat katil ne bir yüze, ne bir isme, ne geçmişe, ne de geleceğe sahiptir.

"Yılın yayıncılık olayı."
--Financial Times-

"Giorgio Faletti'nin ilk bestseller romanı Ben Tanrı'yım bir başyapıt ve Faletti'nin kendisi de İtalya'nın yaşayan en iyi yazarı."
-Corriere della Sera-

"Faletti olağanüstü bir yazar, yaşayan bir efsane."
-Jeffery Deaver-

"İtalya'nın en iyi yazarı."
-Antonio D'Orrico-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2014
  • Sayfa Sayısı:
    512
  • ISBN:
    9786053432845
  • Orijinal Adı:
    Lo Sono Dio
  • Çeviri:
    Makbule Ezay Akyıldız
  • Yayınevi:
    Pegasus Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nuray Durmuş 
23 Haz 2017 · Kitabı yarım bıraktı · 5/10 puan

Giorgio Faletti 'nın ilk olarak Ben Öldürürüm kitabını okumuştum. Çok ama çok sevmiştim. O dönem yazarın ülkemizde yayımlanan başka bir kitabı yoktu. Bende yabancı sitelerde araştırma yapmıştım. Yazar Ben Öldürürüm ile İtalya'nın yaşayan en iyi yazarı seçilmiş. Ancak bunda elde ettiği başarıyı diğer kitaplarında yakalayamamış.
Aradan çok geçmeden yazarın ikinci kitabı Ben Tanrı'yım dilimize çevrildi. Bunca olumsuz yorumlara rağmen, yazara bir şans vermek adına satışa çıktığı gibi siparişi verdim ancak hep erteleyip durdum. Son kitabı da geçen hafta çıkınca, bu kitabı okuyup öyle sipariş veririm düşüncesi ile dün gece kitaba başladım.
Kitabın konusu gerçekten ilgi çekici. Tesadüfen bulunan esrarengiz bir mektup sayesinde New York polisi tüyler ürpertici bir gerçekle karşı karşıya kalır. New York'taki bazı binalara yıllar önce patlayıcılar yerleştirilmiş ve hangi binalarda patlayıcıların olduğunu bilen ve bunları yerleştiren kişi, kendini Tanrı ilan eden bir seri katil...
İlk 85 sayfa, tam eziyetti benim için. Belki ilerki sayfalarda açılır umuduyla sabırla okudum. İlk sayfalarda bir askerin yaşamış olduğu travma sonunda yıpranan ruhsal durumunu ve iç dünyasını anlatmış yazar.
Sayfalar ilerledikçe farklı karakterlere geçip, onların iç dünyasını okumaya devam ediyoruz. Belki bir hareketlilik olur diye devam ettim ancak pes edip sayfa 183 'te okumayı bıraktım.