Ve İnstagram son darbeyi vurur, çok seviyordun beni bak işte bir anda çekip gittim hayatından.....
Ve ben kafama göre kitaplarıma dalarım... Yarım kalmışlardan birisi Berdel serisi II kitabını elime alırım.. Yok ablacım yok bu töre-aşk mevzuları hiç benlik şeyler değil, bir kez daha anladım..
Alalım başa anlatalım hemen.. İlk kitabın sonu Rezan Ağa’mız bir berdelle evlendiği Mizgin’e artık aşık olmaya başlamıştır. Nitekim kendi aralarındaki geçimsizlikler, fikir, karakter farklılıkları ve hesaplaşmalar yüzünden araya da törenin kuralları girince bir kadına silah çeken adamın elinden karısını da alırlar ve geri baba evine yollarlar.
Mizgin ailesine karşı hasretle kavrulduğu anlarda onu, gururunu hiçe sayan bu adama karşı deli divane de olsa fikrinden dönmez, törenin hükmüyle konağı terk eder.
Sonra gider baba evine alır eline erbaneyi çalar.. Onun için bir başkaldırma hareketi olsa da etrafta dedikodu çıkmıştı, boşandığı için sevindiğini zannetmişlerdi. Tabi bunlar Rezan Ağanın konağına kadar gitse de hatta hiç istemediği halde ondan gizli başka işler çevirdiğini öğrense de hala susuyordu. Ta ki Mizgin herşeyi itiraf edinceye kadar...
Gerçek başka, ağalığı ayaklar altına alındığı halde susan Rezan başkaydı artık!
Mizgin geri döner konağa peki ya sonra?
Henüz hesaplaşmalar, çektirilen acıların intikamı alınacaktı iki yaralı yüreğin aşkında!
Öyle zordu ki onların sevmesi, kabullenmesi.. Ben böyle çekişmeli bana sinir harpleri yaşatan başka bir seri okuduğumu sanmıyorum.
Geliyoruz en gerildiğim kısımlara bir kadın deli olur, aşık olur sever onu anlarız ama bu kadar takıntılı sevdalı olmak iyi değil. Kızını daha çok çok sevecek diye kocasına bu kadar dertlenmesi hele hiç!
Üstelik onların evliliği sevgilerini içlerine atıp atıp, kan kussalar dahi itiraf edemezken