Adı:
Betty Blue
Baskı tarihi:
2002
Sayfa sayısı:
336
ISBN:
9755391770
Kitabın türü:
Çeviri:
Ayşen Ekmekçi
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Hemen belirtelim: elinizdeki roman "yırtıcı" bir aşkı anlatıyor. "Aşk"ı, mutluluk ve evlilik beklentileriyle yaşamak isteyenlere göre bir kitap değil; hiç değil!... Sakin bir hayattan yana olanlar, pembe rüyalarının yıkılmasından korkanlar, okumasınlar.. Eleştirmenlerce bir mit, içtenlikle ve cesurca keleme alınmış bir roman olarak nitlenedirilen Betty Bule, barlarda çalışan bir kadınla bir musluk tamicisinin, yani sıradan insanların, yani anti-kahramanların aşklarını yaşamak ve kaderlerini değiştirmek için verdikleri mücadeleyi anlatır. Kadın çağdaş dünyanın sahteliklerine ve alçaklıklarına karşı öfkesini dizginlemeyen biridir. Hayata karşı çırılçıplaktır, korunmasızdır, hiçbir hesabı yoktur. Erkek, yalnızlık ve nesnelerin anlamsızlığı konusunda deneyimli, isyanını gerçekleştiremediği için kendini için için yiyen bir kuşağa mensuptur. Minyatür bir hayat kurmak için dünyanının ıssız bir köşesine gider. Bir kitap yazar ve unutur. Akşamları bira içerek güneşin batışını seyretmeye razı olur. Bir gün kadın öfkesiyle, dişiliğiyle, sahiciğiyle gelir. Erkeğin öfkesinin de giderek ateşlendiği cehennemin ayrıntılarına doğru uzanan bir yolculuğa beraberce çıkarlar... Farklılıklarına aldırmayanlarla, başlarını eğdirmek isteyenlerle... kavga etmeketen çekinmezler. Giderek bir bok çukuruna dönüşen dünyaya teslim olmazlar. Yaralanırlar. Yaralarlar. Romanın bir yerinde Erkek: " 'Hayatta birtakım hedeflere saplanmak, kendini zincire vurmaktır.' 'Mutluluğun var olmadığını, cennetin var olmadığını,kazanılacak ya da kaybedilecek hiçbir şey olmadığını ve hiçbir şeyin özünün değiştirlemeyeceğini' anlamak gerkir. 'Ve bundan sonra insana sadece ümitsizliğin kaldığına' inanmak bir kere daha yanılmaktır. 'Çünkü ümitsizlik de bir yanılsamadır, der. Kaderine razı olmayanların, öfkesini kontrol etmek istmeyenlerin, yüreğinde ateş yannların romanı...
Betty Blue kesinlikle "yırtıcı" bir aşkı konu almakta. Tabi burada aşktan kasıt pembe panjurlar içinde mutlu bir evlilik beklentisi değil. Sakin bir hayat ya da mutlu bir son da değil bu kitabın vaatleri. Barlarda çalışan bir kadın, musluk tamircisi bir adam... Sıradan insanların "anti-kahramanların" sıradışı öyküsü. Adam yalnız ve nesnelerin anlamsızlığı konusunda deneyimli; isyanını gerçekleştiremediği için kendini yiyip bitiren ama bir o kadar da sakin dışardan... Kadın çağdaş dünyanın sahteliklerine karşı öfkeli, çılgın, bir o kadar da hayat dolu. Adam bir kitap yazıp unutmuştur çoktan, deniz kenarında gün batımında bira yudumlamaktadır sessizce. Kadın çıkagelir bir gün tüm öfkesi, dişiliği ve sahiciliğiyle. Farklılıklarını aldırmayanlarla, başlarını eğdirmek isteyenlerle kavga etmekten çekinmezler, yaralarlar, yaralanırlar. Dünyaya karşı birlikte bir hayat kurmaya çalışırlar. Ama hikayeleri öyle bir sona açık ki okurken bir beş dakika ağzım açık kalmıştır herhalde. Bu kitabı anlatmaya kelimeler yetmez. İşte böyle bir sıradışılığa sahip Betty Blue; anlatımı, konusu, olayları, karakterleri ve gidişatıyla. Yeraltı edebiyatının en yırtıcı örneklerinden ve benim gözdem. Bana olağanüstü bir okuma deneyimi yaşattı. Film uyarlaması da mevcuttur bu kült romanın.
Koşulsuz aşkın, deliliğin, çift olmanın bir olmak demek olduğu, zaman zaman hayretlere düşüren, zaman zaman gülümseten, zaman zaman da hüzne götüren farklı bir roman, filmi de çok güzel çekilmiş olan bir klasik yer altı edebiyat örneği

Benzer kitaplar

Yürek sızlatan bir roman. yüreğime dokundu. Aslında ilk filmini izledim. Tabi aradan baya zaman geçti. Sonra kitabına denk geldim ve hemen aldım. şimdi üstüne filmini yine izlicem. Şiddetle tavsiye ederim. Yazarın diğer kitaplarınıda incelemedeyim. :)
.beklentisizlik,vazgeciş.aşkın atesleyici gücü.öteki yarını buldugunda tam bir iyleşme halinden ziyade içine attgın öfkelerle birlikte herseyi beraberce yakıp yıkma arzusu.gidilecek yeri(sonucu)değil yolu sevme durumu.bu yol hiçbiryere gitmezin romani
Kesinlikle Dövüş Kulübünden sonra yeraltı edebiyatı klasiklerimin başında geliyor.Harika bir kitap
Genelde kitapları yarım bırakmamak için çaba sarfederim fakat üzülerek söylüyorum ki son 150 sayfasını atlaya atlaya okudum. Kitabın anlatımı akıcı değildi, hikaye ilgimi çekmedi. Belki de bu karakterleri benimseyemediğimdendir. Son zamanlarda aldığıma pişman olduğum tek kitaptı maalesef.
Başlarda kitap elinizde akıp gidiyor, ama içinizde pek fazla duygu uyandırmıyor. Fakat sonlara yaklaştıkça kendinizi onların yerine koyduğunuzu hissediyorsunuz. Betty'yle birlikte sinirlenip anlatıcıyla birlikte hüzünlenmeye başladığınızda artık kitabın esiri oluyorsunuz ve sondan önceki bölümde Betty için ağladığınızda kafanızda bir çok şeyi de sorgulama fırsatı buluyorsunuz. Sade diline rağmen etkileyici bir roman.
- Kocası mısınız?
- Hayır, dedim.
- Yakını mısınız?
- Hayır, geri kalan her şeyiyim.
Bana baktı ve güldü. Kendimi salak gibi hissettim; çünkü bunu unutmuştum, gülmenin nasıl bir şey olduğunu unutmuştum.
Sersemin teki gelip kulağıma hayatta bir defa ölündüğünü söylese gerçek bir sağırla karşılaşırdı.
Şunu kabul etmek gerekir ki bu ölümlü dünyada, ne yaparsan yap her şeyin bir sırası oluyordu. Gündüzü ve geceyi yaşıyorsunuz, mutluluğu ve acıyı tadıyorsunuz, tüm gücünüzle bunları karıştırıp her sabah büyük bir bardak içiyorsunuz. İşte sonunda insan oluyorsunuz. Aramıza hoş geldiniz, dostum. Hayatın eşsiz ve buruk bir güzelliğinin olduğunu göreceksiniz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Betty Blue
Baskı tarihi:
2002
Sayfa sayısı:
336
ISBN:
9755391770
Kitabın türü:
Çeviri:
Ayşen Ekmekçi
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Hemen belirtelim: elinizdeki roman "yırtıcı" bir aşkı anlatıyor. "Aşk"ı, mutluluk ve evlilik beklentileriyle yaşamak isteyenlere göre bir kitap değil; hiç değil!... Sakin bir hayattan yana olanlar, pembe rüyalarının yıkılmasından korkanlar, okumasınlar.. Eleştirmenlerce bir mit, içtenlikle ve cesurca keleme alınmış bir roman olarak nitlenedirilen Betty Bule, barlarda çalışan bir kadınla bir musluk tamicisinin, yani sıradan insanların, yani anti-kahramanların aşklarını yaşamak ve kaderlerini değiştirmek için verdikleri mücadeleyi anlatır. Kadın çağdaş dünyanın sahteliklerine ve alçaklıklarına karşı öfkesini dizginlemeyen biridir. Hayata karşı çırılçıplaktır, korunmasızdır, hiçbir hesabı yoktur. Erkek, yalnızlık ve nesnelerin anlamsızlığı konusunda deneyimli, isyanını gerçekleştiremediği için kendini için için yiyen bir kuşağa mensuptur. Minyatür bir hayat kurmak için dünyanının ıssız bir köşesine gider. Bir kitap yazar ve unutur. Akşamları bira içerek güneşin batışını seyretmeye razı olur. Bir gün kadın öfkesiyle, dişiliğiyle, sahiciğiyle gelir. Erkeğin öfkesinin de giderek ateşlendiği cehennemin ayrıntılarına doğru uzanan bir yolculuğa beraberce çıkarlar... Farklılıklarına aldırmayanlarla, başlarını eğdirmek isteyenlerle... kavga etmeketen çekinmezler. Giderek bir bok çukuruna dönüşen dünyaya teslim olmazlar. Yaralanırlar. Yaralarlar. Romanın bir yerinde Erkek: " 'Hayatta birtakım hedeflere saplanmak, kendini zincire vurmaktır.' 'Mutluluğun var olmadığını, cennetin var olmadığını,kazanılacak ya da kaybedilecek hiçbir şey olmadığını ve hiçbir şeyin özünün değiştirlemeyeceğini' anlamak gerkir. 'Ve bundan sonra insana sadece ümitsizliğin kaldığına' inanmak bir kere daha yanılmaktır. 'Çünkü ümitsizlik de bir yanılsamadır, der. Kaderine razı olmayanların, öfkesini kontrol etmek istmeyenlerin, yüreğinde ateş yannların romanı...

Kitabı okuyanlar 63 okur

  • Atakan Gazioğlu
  • Gamze Karabulut
  • Bora Yavuz
  • Naziko
  • Sinan Atıcı
  • irem basli
  • tülin cankurtaran
  • Uğur Bulut
  • Feyza Akgünlü
  • ya sen kimsin

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%13.3
18-24 Yaş
%30
25-34 Yaş
%36.7
35-44 Yaş
%16.7
45-54 Yaş
%3.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%80.3
Erkek
%19.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.3 (7)
9
%20 (6)
8
%33.3 (10)
7
%10 (3)
6
%10 (3)
5
%0
4
%3.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0