Bilim ve Teknik - Sayı 620 (2019 Temmuz)

·
Okunma
·
Beğeni
·
25
Gösterim
Adı:
Bilim ve Teknik - Sayı 620
Alt başlık:
2019 Temmuz
Baskı tarihi:
Temmuz 2019
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tübitak Yayınları
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Türkiye de dâhil olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde yüzbinlerce hasta organ nakli için sırada.
University of Maryland'e bağlı tıp merkezindeki bir kadın hasta için ilk kez kullanılacak yöntemde hastaya nakledilecek böbrek bir insansız hava aracı (İHA) ile taşınarak hastaneye ulaştırıldı
Organ nakli bekleyenler için en büyük sıkıntılardan biri uygun organın kısa sürede bulunamaması. Uygun organ bulunduğunda ise organın işlevini kaybetmeden çok hızlı bir şekilde nakil bekleyen hastanın bulunduğu yere ulaştırılması şart.
Örneğin, kalp ve akciğer vücut dışında en fazla 4-6 saat kadar canlı kalabiliyor ve bu süre zarfında gerekli yere ulaştırılması kritik önem taşıyor. Bununla birlikte, böbrekler vücut dışında 48 saat kadar işlevini kaybetmiyor.
İnsanın uzayda faaliyet gösterdiği 60 yılda gerçekleşen 5500'e yakın fazla uzay aracı kalkışı sonucunda yörüngede 42.000 civarında nesne birikti.... yapılan hesaplamalara göre, 10 cm'den büyük çöplerin sayısı yaklaşık 34.000, 1-10 cm büyüklükteki çöplerin sayısı yaklaşık 900.000 ve 1 mm-1 cm büyüklükteki çöplerin sayısı yaklaşık 128 milyon olarak tahmin ediliyor.
İlk uydunun 1957'de uzaya gönderilmesinden itibaren gelişen teknoloji ile birlikte uzay bilimi alanında yapılan çalışmaların hedefleri ve boyutları günümüzde artık hayal gücümüzü zorlar bir nitelik kazandı. Uluslararası ve disiplinlerarası düzeyde uzay faaliyetleri yoğun bir şekilde devam ederken, Dünyamızı çevreleyen uzay boşluğu da çok sayıda çöple doldu. Sayısı giderek artan bu çöpler, Dünya'nın etrafında dolanan ve çok önemli görevleri olan pek çok aktif uyduyu tehdit ederek tüm insanlık için önemli bir risk oluşturmaya başladı.
Sivrisinekler nefes verdiğimizde çıkan karbondioksitin kokusunu yaklaşık 50 metrelik bir menzilden algılayabiliyor. Karbondioksit kaynağına yaklaştıkça, 5-15 metre mesafede hedefini görsel ipuçlarıyla netleştiren sivrisinekler, bir metre öteden vücut ısımızı algılayarak bizi bulmuş oluyor...
Ancak buldukları kaynağın "insan" olduğundan emin olmak için sivrisineklerin farklı işaretlere ihtiyaçları var.
Mart 2019'da yayımlanan bir araştırmada, özellikle insan kanını tercih eden sarı humma sivrisineklerinin antenlerinde bulunan Ir8a" adlı proteinin, insan terine özgü bileşenlerden laktik asite duyarlı olduğu anlaşıldı... araştırmacılar sivrisineklerin laktik asite ek olarak insan terinde bulunan diğer uçucu asitleri de algılayabileceklerinden şüpheleniyor.
Pek çok canlıda manyetik algının varlığı bilimsel olarak biliniyor.
Bakteri, salyangoz, kurbağa ve istakoz gibi canlılar Dünya'nın manyetik alanını algılıyor, göçmen kuşlar ve deniz kaplumbağaları yönlerini bu sayede buluyor, köpekler eğitildiklerinde saklanmış çubuk mıknatısın yerini gösterebiliyor. Bal arılarının manyetik alana olan tepkileri ışığa, kokuya ya da dokunmaya olan tekpileri kadar kuvvetli.
....
Bu algı sayesinde canlılar evlerini bulabiliyor, yönlerini tayin edebiliyor ve bu duyuyu görme, koklama ve duyma kadar etkili bir şekilde kullanabiliyor.
....
Somon ve alabalık da dahil olmak üzere pek çok balık, burunlarındaki demir bazlı algılayıcılar sayesinde manyetik alanları kullanırlar.
....
Karınca ve arıların, özellikle karın ve antenlerinde olmak üzere, tüm vücutlarında demir bileşiklerinin manyetik kristalleri bulunur. Bu manyetik kristallerin pusula görevi gördüğü düşünülüyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bilim ve Teknik - Sayı 620
Alt başlık:
2019 Temmuz
Baskı tarihi:
Temmuz 2019
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tübitak Yayınları

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Mustafa Anıl KAYI
  • Hakan KURU
  • Tuba Emre
  • ercanscgn.
  • Sercan Erol

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (2)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0