Geri Bildirim
Adı:
Bir Uzay Efsanesi
Alt başlık:
2001-2010-2061-3001:Son Efsane
Baskı tarihi:
Mayıs 2006
Sayfa sayısı:
1034
ISBN:
9789752732391
Kitabın türü:
Çeviri:
Ardan Tüzünsoy / Oya İşeri
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Ay'da ortaya çıkarılan bir bilinmezlik;
Bu keşfin açtığı ufuklar öylesine engindir ki...
İlk kez güneş sistemi'nin derinliklerine insanlar gönderilir. Ama bu insanlar, hedeflerine ulaşmadan bir şeyler ters gitmeye başlar.
Ürkütücü biçimde ters...

Ay'a ayak basmanın henüz hayal olduğu bir dönemde yazılan ve yüzyılımızın en yaratıcı filmlerinden birine konu olan, olağanüstü, çarpıcı bir kitap. 2001: Bir Uzay Efsanesi, insanın evrendeki yeri sorusuna cevap arıyor.

Arthur C. Clarke "... maddi evrenin harikalarını, bilimsel doğruluğa saygı ile şaşırtıcı bir lirizmi birleştiren cümlelerle betimleyerek ustalığıı koruyor. "
- The New Yor Times Book Rewiew

"Clarke... Uzay Çağı'nın büyük şairi"
- Los Angeles Times
Bütün çocukluğum ansiklopedi ve bilim-kurgu kitapları okuyarak geçti. Bilime her zaman ilgi duydum ve bilim-kurgu hep tercih ettiğim tür olmuştur. Verne, Asimov ve Clarke gibi bu işin ustalarının kitaplarını okuma şansını yakaldım. Yazdıklarının hemen hemen tümünü de okudum. Bu kitaplar sadece teknoloji yoğun hayaller içermiyor, pek çoğu aynı zamanda derin felsefi düşünceleri de barındırıyor.
İşte Clarke'ın bu eserinde bazen paragraflarca bazen satır aralarında bu fikirleri görmek mümkün. Kitabın başlangıcındaki maymunların başına gelen şanslı ve "tanrısal" dokunuş, kitabın sonunda ise Jüpiter'in küçük bir güneşe dönüşüp uydularına enerji sağlar hale gelmesi ve bu uyduların, özelikle üzerinde yaşam keşfedilenin, insanoğluna yasaklanması bize Clarke'ın varoluşa nasıl baktığını da gösteriyor.
O denli başarı ile kurgulanmış ki, okuduğunuz zaman, özellikle günümüzde, Clarke'ın bir zaman makinesine sahip olduğuna ve zamanda seyahat edip romanını öyle yazdığına inanasınız geliyor. Çinliler'in uzay yarışına ortak olmaları, Ay'ın üzerinde olup bitenler, gezegenlere yapılan yolculuğun tasarımı ve şekli hepsi son derece gerçekçi.
Kendi güneş sistemimizde geçiyor olması, bildiğimiz gördüğümüz; çevresinde uydular dolaştırdığımız gezegenleri konu alıyor olması ve alttan alta insanın her zaman kendine sorduğu-cevap aradığı "nereden geldik?" sorusuna vurgu yapıyor olması bu kitabın damakta kalan tadı kesinlikle.
İnsan varoluluşunda dünya dışı canlıların vurgulandığı bir kaç spekülasyona açık nokta dışında taş gibi sağlam bir alt yapı ve çok akıcı bir dille yazılmış. Tabi çeviren Oya İşeri ve Ardan Tüzünsoy'un da ellerine sağlık.
Ele alınca kalın geliyor ama heyecanla sayfalar eriyip gidiyor.
Gerçekten kaliteli bir baş yapıt.
1970'lerde filme de çekildi.
Okunması şart olan bir şaheser.
Çok güzel. Hatta süper yahu. Bu siteyi de sevdim çok güzel bir site. Bana çok yardımı dokunuyor. Siteye daha yeni katıldım. Ama beni kesin pişman etmeyecektir.
Yazıldığı döneme göre evrenle ilgili olağanüstü öngörüleri olan bir kitap. Serideki dört kitabın toplaması. 2001 ve 2010 filme de çekildi, 2001 filmi bir Stanley Kubrick başyapıtıdır .
Bir yaban domuzu sürüsü burunlarını çekerek ve homurdaranak patika boyunca yüıürlerken, Ay Gözcüsü birden önlerinde durdu. Domuzlar ve maymun adamlar hiçbir zaman birbirlerine aldırış etmezlerdi, çünkü aralarında bir çıkar çatışması yoktu. Aynı yiyecek için mücadele etmeyen pek çok hayvan gibi birbirlerinin yollarına asla çıkmazlardı. Ancak şimdi Ay Gözcüsü anlayamadığı bazı dürtülerle mücadele ederken, kararsızca öne arkaya sendeliyor ve onlara bakıyordu. Daha sonra sanki bir rüyadaymış gibi, toprakta bir şeyler aramaya başladı. Konuşma yeteneğine sahip olsa bile ne aradığını açıklayamazdı. Ancak gördüğünde onu tanıyabilirdi. Yaklaşık onbeş santimetre uzunluğunda, ağır ve sivri uçlu bir kayaydı. Pek eline göre değildi ancak işe yarardı. Kolunu sallayarak yürürken, taşın birdenbire ağırlaştığını farkederek şaşırdı. O sırada hoşuna giden büyük bir güç ve otorite duygusu hissetti. En yakındaki domuza doğru yürümeye başladı. Yabandomuzlarının zeka düzeyi pek yüksek olmamasına rağmen, bu gerektiğinden de küçük ve aptal bir hayvandı. Ay Gözcüsü’nü gözucuyla inceledi ancak çok geç oluncaya dek onu ciddiye almadı. Neden içinde herhangi kötü bir niyet bulunmayan bu zararsız yaratıklardan şüphelenecekti? Ay Gözcüsü taştan çekiciyle onun bulanık bilincini yok edene dek yaban domuzu otları kökünden sökerek yemeye devam etmişti. Cinayet o kadar ani ve sessiz olmuştu ki sürünün geri kalanı hiçbir endişe duymaksızın Otlamaya devam etmisti.
Arthur C. Clarke
Sayfa 37 - İthaki Yayınları
henüz ikimiz de çocukken seni Yüzüklerin Efendisi ile tanıştırmamı hatırlıyor musun? İşte, Io Mordor'dur. Üçüncü bölüme bak. "Erimiş taşlardan kıvrıla büküle akan nehirler.. soğuyunca, acı içindeki topraktan kusulmuş çarpık ejderha şekilleri gibi duruyorlardı" diye bölüm var. Bu mükemmel bir tasvir. Tolkien Io'nun ilk resmi görülmeden çeyrek yüzyıl önce nereden biliyordu? İşte sana Doğa'nın sanatı taklidi.
Arthur C. Clarke
Sayfa 371 - İthaki Yayınları
Dünya’da doksan kilo olan bir insanın Ay’da sadece 15 kilo geldiğini fark etmesi epey mutluluk verici olabilir. Sabit bir hızla düz bir şekilde yüründüğünde, insan kendini yüzüyormuş gibi hissedebilir. Ancak yön değiştirmeye, köşelerden dönmeye ya da durmaya çalıştığında, hâlâ doksan kiloluk kütle veya süreduruma sahip olduğunu fark edecektir. Çünkü ister Dünya’da, ister Ay’da, isterse Güneş’te ya da uzay boşluğunda olsun bu ağırlık sabittir ve değiştirilemez. Bu yüzden Ay’da yaşamaya tamamen alışılmadan önce, her cismin, gerçek ağırlığının altı katı oranında yavaş hareket ettiğinin öğrenilmesi gerekiyordu. Bu da ancak sayısız çarpışma ve sert darbeler atlatıldıktan sonra öğrenilirdi ve çoktan beri Ay’ da yaşayanlar, yeni gelenler ortama alışana dek onlardan uzak dururlardı.
Arthur C. Clarke
Sayfa 78 - İthaki Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Uzay Efsanesi
Alt başlık:
2001-2010-2061-3001:Son Efsane
Baskı tarihi:
Mayıs 2006
Sayfa sayısı:
1034
ISBN:
9789752732391
Kitabın türü:
Çeviri:
Ardan Tüzünsoy / Oya İşeri
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Ay'da ortaya çıkarılan bir bilinmezlik;
Bu keşfin açtığı ufuklar öylesine engindir ki...
İlk kez güneş sistemi'nin derinliklerine insanlar gönderilir. Ama bu insanlar, hedeflerine ulaşmadan bir şeyler ters gitmeye başlar.
Ürkütücü biçimde ters...

Ay'a ayak basmanın henüz hayal olduğu bir dönemde yazılan ve yüzyılımızın en yaratıcı filmlerinden birine konu olan, olağanüstü, çarpıcı bir kitap. 2001: Bir Uzay Efsanesi, insanın evrendeki yeri sorusuna cevap arıyor.

Arthur C. Clarke "... maddi evrenin harikalarını, bilimsel doğruluğa saygı ile şaşırtıcı bir lirizmi birleştiren cümlelerle betimleyerek ustalığıı koruyor. "
- The New Yor Times Book Rewiew

"Clarke... Uzay Çağı'nın büyük şairi"
- Los Angeles Times

Kitabı okuyanlar 26 okur

  • Figen Esin
  • Çisem
  • Burhan Erdemir
  • Serhat Şen
  • Tinuviel
  • Volkan Türker
  • Hicabi Kaynak
  • solsoledo
  • Bekir KIRAÇ
  • Volkan Kaya

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.3
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%21.1
25-34 Yaş
%5.3
35-44 Yaş
%42.1
45-54 Yaş
%21.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%5.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%16
Erkek
%84

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (8)
9
%33.3 (4)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0