Bu aralar dark lise kurgusu okuyasım geldi. Hazır bu serinin ilk 3 kitabıni okumusken başlayıp bitireyim dedim ve başladım
Yazım dili basit ve akıcıydı. 1 günde bitti. Zaten Rina'nın genel olarak sitili böyle. Beni yormasın, kafamı dağıtayım dediğiniz anlarda okuyacağınız tarz.
Kitabın konusuna gelecek olursak
Kimberly, Xander çocukluk arkadaşları hatta aşkları, 7 yıl önce yaşanan bir olaya kadar. Bu olaydan sonra adeta düşman haline geliyorlar. Kim yıllardır affedilmeyi beklerken Xander ise kimden adeta nefret ediyor, Kim'in âdeta kişisel zorbası haline geliyor. Yıllar önce yaşanan olay, gecmiş sırlar da yavaş yavaş ortaya çıkıyor.
Kitapta cok fazla tetikleyici var bunlara dikkat edilmeli öncelikle. Psikolojik ist*smar, int*har, psikolojik problemler, vücut algı bozukluğu, beden dismorfisi, zorbalık vs...
Kimberly
O kadar üzüldüm ki. Kendinden iğrenmesi aynaya bakamaması, her yediğini kusması...Kucağıma alıp sarılmak istedim. Herkes tarafından o kadar aşağılanmış o kadar görmezden gelinmiş ki... Bunu sonradan toparlamaya çalışsalarda derin izler bıraktı cidden.
Kendisine kızdığım nokta Xaiver'ın karşısında bu kadar dirayetsiz olması. Yaptıklarına rağmen yine ona dönmesini bir yere kadar anliyorum ama bu beni çok sinirlendirdi. Yapmadığı kalmıyor sadece yesil dedi diye bir an her seyi unutuyor. Kitaba girip Kim kendine gel diye sarsmak istedim. Tipik erkek etrafındayken basireti bağlanan bir Rina karakteri.
Xavier
Xavier'ın yaptıklarınıın bir açıklaması oldugunu biliyordum ama yine de çok sinirlendim. Yaşadığı cok ağırdı ve bunu yıllarca içinde tuttu ama bu el birliğiyle kızı o çukura ittikleri gerçeğini değiştirmiyor. Hele kıza söylediği sözler yenilir yutulur değildi.
"İğrençsin"
"Ne kadar makyajla kendini gizlemeye çalışsan da olmuyor " tarzı sözleriyle