Adı:
Boş Ayna
Baskı tarihi:
Kasım 2018
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
 9786059318594
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Okuyan Us Yayınları
“Anne, senin için hiçbir zaman yeterince iyi olamayacağım… Değil mi?”

 

Narsist Annelerinin Kızları İçin En Etkili İyileşme Rehberi

 

Kendimiz dediğimiz şeyi büyük oranda yine kendimizin inşa ettiğini,

başımıza gelenleri bildiğimizi sanırız.

 

Kendimizi sevmediğimizde sevilmeye layık olmadığımızı düşünürüz; kendimizi onaylamadığımızda bunu yine kendimiz yapıyoruz zannederiz.

 

Zorunda olduklarımızı, kaçındıklarımızı, korktuklarımızı, boyun eğdiklerimizi, uyum sağladıklarımızı, seçimlerimizi hatta kendimizi görmezden gelişimizi bile kendimizden biliriz.

 

İçimizde çalan siren seslerini gerçekten içimizden geliyor sayar; aynamızın bize bizi gösterdiğini düşünürüz.

 

Oysa bireysel tarihimizin kendimizi yazdığı dönemde çoğu zaman kalem bizim elimizde değildir. Dahası, birçoğumuz bize bizi gösteren ve bize bizi sevdirecek o değerli aynadan mahrum bırakılmışızdır. Üstelik bu ağır mahrumiyetimizi ifade etmemiz, hatta hissetmemiz bile yasaklıdır.

 

Kendimizden başka kimseyi suçlamaya hakkımız yoktur.

 

Boş aynamızın yerine bu kitabı koyabilirsek, şifaya giden yola çıkacağımıza eminim.

 

Elinizdeki kitabın bizzat tanımadığım yazarı Dr. Karyl McBride’a derin bir şükranla…

— Cem Mumcu
280 syf.
·475 günde·10/10
Okuduğumuz her kitap, bizi başka başka iklimlere götürür, bakış açımızı değiştirir, geliştirir, bu su götürmez bir gerçek. Ancak bazı kitaplar vardır ki, tam ihtiyaç duyduğunda, çözüm arayıp bulamadığında, işler içinden çıkılmaz bir hal aldığında adeta bir ilaç gibi gelir insana. İşte bu kitap benim için öyle oldu..
Boş ayna ne demek?
Anne, insanın bakınca kendini gördüğü aynasıdır. Bazı kızlar ise o aynaya bakınca sadece boşluk görürler.
Kitapta narsistik aileler özellikle de narsist anneler ve kızlarından bahsediliyor. Maternal narsizm, annesinden duygusal yakınlık görmeyen bir kadının kendi kızı ile de duygusal bağ kuramaması ve onu sadece var olduğu için sevememesi, sevgiyi bir şarta ya da başarıya bağlı kılması demektir.
Narsist annelerin hayranlığa ve dikkatlerin hep üzerlerinde olmasına ne kadar ihtiyaç duydukları, hakiki manada duygusal yakınlık ve empatiden uzak oluşları, ukala ve tepeden bakan davranışları, kız çocukları ile rekabete girme veya çocukları arasında rekabet yaptırma çabaları gibi özellikler klinik vaka ve örneklerle açıklanıyor.
Vahim olan şu ki Ünlü terapist Byron Norton'un " Ebeveynlik etme biçiminiz, sizden sonraki 5 neslin ebeveynlik etme biçimini etkiler" sözünden de anlaşılacağı gibi bir spektrum bozukluğu olan bu duruma maruz kalan kız çocukları eğer farkındalıklarını artırmazlarsa ileride kendi kızlarına da aynı şekilde davrandıkları gözlemlenmiş.
Bir diğer husus ise, bu kız çocukları duygusal eksiklik ve boşluklarını ikili ilişkilerle tamamlamaya çalışıp kendini karşısındakine muhtaç ve bağımlı hissediyor ya da herşey gibi bunu da haketmediğini düşünerek tamamen ilişkiyi reddediyor.
Belli bir olgunluğa ulaşmamış olan her insan, içinde yaşadığı aileyi "normal" sayarak büyür ve annenin eksik ya da yanlış özelliklerinin olabileceğini söylemek hiç de kolay değildir. Hele ki toplum ve kültürümüzde annelik bu denli kutsallıkla özdeşleştirilmişken...
Buradaki asıl amaç elbette ki eksik ya da kusur arayıp bulmak değil, problemi kavrayıp bu mirası sonlandırmaktır. Kitabın son bölümünde de zaten bunun için yapılması gerekenler gayet anlaşılır şekilde işlenmiş.
Ben bu kitabı psikoloji ile ilgilenenlere, aile içinde bu tür bir problemin olduğunu hisseden ama tanımlamakta zorlanan kız çocuklarına ve bütün annelere tavsiye ediyorum
280 syf.
·Puan vermedi
En çok kendim ve kızım için,

Duyguları anlayabilme yeteneği en önemli ebeveynlik becerisidir, diyor yazar. Ve ekliyor, 'Kendi kimliğimizi kazanmak için ardı ardına savaşlar verirken, deneyimli bir savaşçı değil, sadece çocuktuk.' Sadece çocuktuk ve yolunda gitmeyen şeyler vardı...

Annelik.
Annelik, bugüne kadarki giydir, yedir, besle, büyüt döngüsünden bağımsız olarak tanımlanabilse keşke ve keşke koşulsuz sevgiyi daha çok konuşabilsek.

Kitabın temel amacı narsist annelerle büyümüş kızlara kendilerini iyileştirmeleri için rehber olmak olsa da bence her anne okumalı.

Bir psikiyatr tarafından yazılmış bu tarz kitapları, insanın kendini anlamlandırma çabası açısından çok kıymetli buluyorum.

Umarım daha çok kadına, daha çok anneye ulaşır.
280 syf.
·9 günde·5/10
Psikoloji dersi veren Mustafa hocamın önerisiyle elime aldım bu kitabı. Konu narsist annenin çocuklarına karşı olan sorunlarını ele alıyor. Açıkçası vaka kitabı diyemem çünkü çok kısa bir şekilde olaydan bahsedip başka bir olaya geçiş yapıyor yazarımız. Bir duygu hissedemedim okurken, belli sayfadan sonra sıkıldım kitaptan. Daha önce vaka kitaplarını okuduğum için bu kitap bana yetersiz geldi geçiştiriyor, kişisel kitaplarından bir farkı yok, hep aynı cümlelerden bahsetmiş. Tabi bu benim düşüncem, beğenen olmuş. Tavsiye edebileceğim kitap değil. Vaka kitapları okumak istiyorsanız Kardeşini Doğurmak, Zor Bir Ailede Büyümek gibi kitapları okuyabilirsiniz.
280 syf.
·4/10
Kitabı okurken yazarın yeterince şeffaf olmadığını düşündüm ve kitabı yer yer "suçlu kız çocuğu" psikolojisiyle yazdığını hissettim. Bana fazla bir şey katmadı. Ama herkesin deneyimi farklı olabilir.
280 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10
Günlük hayatta bir şeyler içinizdeki duyguları tetikliyorsa, "yeterince iyi olmak" için çırpınıyor ya da çok çabuk pes ediyorsanız, dışsal onay ihtiyacınız fazlaysa, kendinizi yaptığınız en iyi işlerde bile eksik buluyorsanız, içsel sesiniz sürekli olumsuzsa sebebi annenizin görmekte zorlandığınız kabul etmek istemediğiniz narsistik özellikleri olabilir.

-Her şeyin kendisiyle ilgili olduğu düşüncesiyle mi hareket ediyor anneniz?
- Sizin için yaptığı her şey için övgü ve iltifat bekliyor mu?
- Kendinizle ilgili anlattığınız her şeye müdahale edip düzeltiyor mu?
- Başkaları tarafından nasıl göründüğünü çok önemsiyor mu?
-Kendi taleplerine hemen riayet edilmesini istiyor mu?
- Tepeden bakan başkalarını küçümseyen tavırları var mı?

Bu özellikler hemen her insanda bulunabilir ancak narsizmi belirlemek için derecesi önemlidir diyor yazar, anneniz hepsini sıklıkla yapıyorsa narsistik bir karakter yapısı sergiliyor demektir. Ve bu durum sizin başarı algınızı, motivasyon şeklinizi (içsel-dışsal) , seçimlerinizi etkiler.

Bu etki alanının nasıl oluştuğunu ve olumsuz iç sesinizi susturup kendi potansiyelinizin hakkını verme yollarını ele alıyor kitap uygulama örnekleri sunarak.

Dili oldukça sade ve akıcı, uslûbu oldukça müşfik, içinizdeki ıssız odaların kapısını tıklatırken dikkatli, annenizi suçlayıcı bir dil kullanmadan çocukluğunuzu incelemenize fırsat sunan bir kendini tanıma ve iyileştirme kitabı diyebilirim.
İyi ki yollarımız kesişmiş...
280 syf.
·11 günde·9/10
Anne ve baba kutsal olabilir ama hatasız olmayabilir
Duygusal açıdan muhtaç ve bencil annelerin ,kızlarına koşulsuz sevgi ve destek vermekten uzak olup onları kendilerinin bir uzantısı olarak görmeleri,yeterince onaylamayıp empati kuramamaları ve kendilerinden başka bir şey düşünmemeleri nedeniyle kızlarında oluşturdukları yetersizlik ve sevgisizlik durumunu muhteşem şekilde anlatan kitap
280 syf.
·1 günde
Bana farkındalık kazandıran,düşündüren,kendimi sorgulatan bir kitap oldu.Yaptığım alıntıların altını çizmenin ve not almanın haricinde altıni çizipte paylaşmadığım,sadece not aldığım kısımlar da oldu.Bu kitap herkes için anlaşılır,yalın,bol örnekli ve açıklamaları gayet başarılı bir kitap.Uygulama kısmını da başarılı buldum.Daha fazla bilgi edinmek isteyenler blogumdan okuyabilir.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar. :)
Kitabı ancak yarısına kadar okudum daha fazla gitmiyor.. annesiyle yoğun bir şekilde sorun yaşayan kızlar kadınlar bu kitabı içtenlikte okur diye düşünüyorum..nedense bu ve benzeri psikoloji kişisel gelişim kitapları sürekli kendini tekrar ediyor şöyle yap böyle yap gibi telkinler veriyor ama derdinize derman olmuyor ne yazık ki. Narsist annelerin kızlarına tedavi amaçlı iyileştirme olarak yazılmış bu kitap açıklamalardan sonra danışmanlarının hayatlarından konuyla ilgili örnekler vermiş yazar. Tavsiye üzerine okuduğum kişinin göz yaşları içerisinde okuduğunu söylediği kitabı büyük bir hevesle heyecanla aldım ancak ne yazık ki beklentimi karşılamadı. Beklentinize göre şans verebilirsiniz
280 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Kitap narsist annelerin kızları için yazılmış. Önce narsist annelerin nasıl oldugunu, sonra narsist anneye sahip olmanın kızlarınin hayatını nasıl etkilediğini, en son da bu kızların nasıl iyilesebileceklerini anlatmış.
Narsisizm hafif narsistik özellikler göstermekten narsistik kişilik bozukluğuna uzanan bir spektrummuş.
"Elalem ne der " kültürüyle büyütülmüşseniz bu kitaptan alabileceğiniz birşeyler mutlaka var. Bu kültürün annelerinde az ya da çok narsistik eğilimler mevcut.
Kitabın dilini tanımlayan en doğru ifade "içten" olur sanırım. Sanki şefkatli bir abla sizi karşısına oturtmuş tatlı tatlı birşeyler anlatıyor. Eğer düşüncelere dalıp gitmezseniz kitap su gibi akıyor.
Okuyunuz efendim. Çok çok beğendim.
280 syf.
·Beğendi·9/10
Boş Ayna
Aynanın karşısına geçip baktığımızda gördüğümüz kişi kimdir? Başka birinin zehirli yansıması olduğunu anladığında ne hisseder insan? Ya da içinde en soylu duygularını kemirip seninle beslenen bir canavarla yaşamak nasıl bir duygudur?Hayatımız boyunca hepimizin yolu bir narsistle mutlaka kesişir. Peki ya o narsist ebeveynlerimizden birisiyse? İşte o vakit yaşam boyu süren bir mücadele başlar. Geçmişi değiştiremezsin bırak artık anı yaşa zırvalarıyla avutmaya çalışır insan kendini ama geçmiş bir türlü geçip gitmez. En özel anlarında dikilir karşına, sinsice sızar rüyalarına... Onunla yüzleşmen gerekir.
Hayranlıkla okudum. Olağanüstü bir kendine yardım kitabıydı.
280 syf.
·7 günde·Beğendi·7/10
Kitap narsist annelerin özelliklerinden, bu özelliklerin kızlarına yansımasından bahsediyor. Adım adım görülen belirtiler ortaya konmuş farklı örneklerle pekiştirilmiş. Narsist annelerin kızlarının iyileşmesi için çözüm yolları sunmuş. Bu çözüm yolları mantıklı ve uygulanabilir, ancak sorunun büyüklüğüne göre profesyonel bir destekle uygulanması daha sağlıklı ve kalıcı sonuçlar ortaya çıkarabilir. Narsist bir anneye sahip olmadığını düşünen bireyler için ise çevrelerindeki kişileri anlama yönünde faydalı olacağını düşünüyorum. Narsizm bana çok uzak diyen kişilerin sıkılma ihtimali olabilir.
280 syf.
·14 günde·Beğendi·9/10
Yaşanılan örnek olaylar üzerinden kendinizi tedavi etmeyi veya çevrenizdeki insanların yaptıklarını daha net anlamlandırmak istiyorsanız okunacaklar listesinde yer almalı bu kitap. Bakalım sizler BOŞ AYNA'nız yerine neyi koyacaksınız?
İnkar mekanizmam bana başımın üzerinde bir çatının, giyecek kıyafetlerimin ve yiyecek yemeğimin olduğunu hatırlatıyordu. Peki, derdim neydi? Bunu bulacağıma dair kendime söz verdim.
"Hayatın başından beri çocuklar için ilgi, sevgi ve onay önemlidir. Fakat onayı, oldukları kişi için almaları gerekir, anne ve babalarının olmasını istedikleri kişi için değil."
Sürekli kendimi yeniden sorguluyorum. Kafamda bir diyalog dönüp duruyor. Daha farkli nasil yapabilirdim diye düşünüyorum ya da utancimi hatirliyorum. Cogu zaman utanilacak mantikli bir neden olmadığını farkediyorum ama yine de böyle hissediyorum
Kendine iyi bakmayan, sağlıksız ilişkiler sürdüren, daha iyisini hak ettiğini hissetmeyen, tutkularının peşinden gitmeyen bir kadın örneği olursanız, çocuklarınızda da aynısını gördüğünüzde şaşırmayın. Aynı şekilde sınır çizer ve kendi hakkınızı savunursanız, büyük olasılıkla çocuklarınızda öyle yapacaktır. İyileşmeye kucak açmanın en iyi sebebi bu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Boş Ayna
Baskı tarihi:
Kasım 2018
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
 9786059318594
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Okuyan Us Yayınları
“Anne, senin için hiçbir zaman yeterince iyi olamayacağım… Değil mi?”

 

Narsist Annelerinin Kızları İçin En Etkili İyileşme Rehberi

 

Kendimiz dediğimiz şeyi büyük oranda yine kendimizin inşa ettiğini,

başımıza gelenleri bildiğimizi sanırız.

 

Kendimizi sevmediğimizde sevilmeye layık olmadığımızı düşünürüz; kendimizi onaylamadığımızda bunu yine kendimiz yapıyoruz zannederiz.

 

Zorunda olduklarımızı, kaçındıklarımızı, korktuklarımızı, boyun eğdiklerimizi, uyum sağladıklarımızı, seçimlerimizi hatta kendimizi görmezden gelişimizi bile kendimizden biliriz.

 

İçimizde çalan siren seslerini gerçekten içimizden geliyor sayar; aynamızın bize bizi gösterdiğini düşünürüz.

 

Oysa bireysel tarihimizin kendimizi yazdığı dönemde çoğu zaman kalem bizim elimizde değildir. Dahası, birçoğumuz bize bizi gösteren ve bize bizi sevdirecek o değerli aynadan mahrum bırakılmışızdır. Üstelik bu ağır mahrumiyetimizi ifade etmemiz, hatta hissetmemiz bile yasaklıdır.

 

Kendimizden başka kimseyi suçlamaya hakkımız yoktur.

 

Boş aynamızın yerine bu kitabı koyabilirsek, şifaya giden yola çıkacağımıza eminim.

 

Elinizdeki kitabın bizzat tanımadığım yazarı Dr. Karyl McBride’a derin bir şükranla…

— Cem Mumcu

Kitabı okuyanlar 153 okur

  • Sibel akbaba
  • özden demir
  • Merve Karaaslan
  • Sare Büyük
  • Gamze ölekli kökmen
  • Nilüfer Z.
  • Gülşah Taşkın
  • Merve Elmas
  • özleyiş
  • Funda

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.8 (23)
9
%18.2 (10)
8
%16.4 (9)
7
%12.7 (7)
6
%1.8 (1)
5
%5.5 (3)
4
%3.6 (2)
3
%0
2
%0
1
%0