Çağrı beyin nasıl savaşçı bir kişiliğe sahip olduğunu büyük Selçeklu devletinin kurulmasında en önemli kişinin olduğu dandanakan savaşında Gaznelilere karşı kaçmayı değil savşmak gerektiğini kardeşi Tuğrul Bey ve amcası Musa yabguya kabul ettirdiği aldığı kararı çok güzel anlatılmış çağrı beyin aslında Bütük Selçuku Devletinin gölge sultanı olduğunu anlatmaya çalışmış kitapta.
Çağrı Bey - Cihan Piyadeoğlu
Çağrı Bey; Selçuklu Hükümdarı olan Selçuk Bey’in torunu, Mikail Bey’in oğlu, Tuğrul Bey’in kardeşi ve Alp Arslan’ın da babasıdır.
İsmi, kardeşi Tuğrul Bey’in gölgesinde kalmış olmasına rağmen, Selçuklular adına çok önemli hizmetlerde bulunmuştur.
Selçukluların kuruluş aşamasında ki en kritik anlarda Çağrı Bey’in imzası vardır. İleri görüşlülüğü, kıvrak zekası ve savaş stratejisi kabiliyetiyle muazzam bir ordu komutanı olmuştur.
Gazneliler; askerlerinin savaşlarda yorgun düşmeleri ve yiyecek kıtlığı çekmeleri, hayvanlarının susuz ve yemsiz kalması gibi sebeplerle Merv’e gitmek istiyorlardı. Aslında bu karar yanlış bir karardı ve Meclis’te bunun yanlış bir karar olduğu Sultan’a bildirilmişti. Lakin Sultan Mesud, bu kararının kesin olduğunu ve itiraz edecek olanların boynunu vurduracağını ilan edince reaya için kararı uygulamak dışında yapacak başka hiçbir şey kalmamıştı...
Çağrı Bey ise düşmanlarının yaşamakta olduğu bütün bu durumların farkında olarak, Tuğrul Bey ve amcası Musa Yabgu’da dahil olmak üzere çevresinde ki herkesin aksine onların üzerlerine gidilmesinde ısrarcıydı. Ve böyle de oldu: Selçuklu ordusu, Dandanakan Hisarı’nın yanında Gazneliler ile savaştı ve büyük bir galibiyet alarak resmen kurulmuş oldu.
Tabii tüm bunların yanında Tuğrul Bey ve Musa Yabgu’nun hatta Çağrı ve Tuğrul bey ile anne bir kardeş olan İbrahim Yınal’ın da devletin genişlemesinde önemli katkılarının olduğunu unutmamak gerekiyor ki Tuğrul Bey devletin yönünü Batı’ya -yani Anadolu’ya- çevirmesindeki en etkili kişiydi. Ergin Ayan’ın yazmış olduğu Tuğrul Bey isimli kitabı da fırsat bulur okuyabilirsem onu da yorumlayacağım inşallah. Keyifli okumalar dilerim.
Genellikle Tuğrul Bey’in gölgesinde kalan Çağrı Bey, aslına bakıldığında Büyük Selçuklular’ın kurucusu ve bir nevi “Gölge Sultanı”dır.
Kitabı değerlendirirsek, beğendim ve bir solukta bitirdim.
Aslında alanımın dışında kalan bir konu ama çok kıymetli bir yerden hediye geldiği için okudum. Bir gün gibi kısa bir sürede bitirdiğim bu çalışma Selçuklular’ın kurucusu Çağrı Beyi dolu dolu anlatmış. Cihan Hocamızın emeklerine sağlık..
Çağrı Bey; Selçuklu Hükümdarı olan Selçuk Bey’in torunu, Mikail Bey’in oğlu, Tuğrul Bey’in kardeşi ve Alp Arslan’ın da babasıdır.
İsmi, kardeşi Tuğrul Bey’in gölgesinde kalmış olmasına rağmen, Selçuklular adına çok önemli hizmetlerde bulunmuştur.
Selçukluların kuruluş aşamasında ki en kritik anlarda Çağrı Bey’in imzası vardır. İleri görüşlülüğü, kıvrak zekası ve savaş stratejisi kabiliyetiyle muazzam bir ordu komutanı olmuştur.
Gazneliler; askerlerinin savaşlarda yorgun düşmeleri ve yiyecek kıtlığı çekmeleri, hayvanlarının susuz ve yemsiz kalması gibi sebeplerle Merv’e gitmek istiyorlardı. Aslında bu karar yanlış bir karardı ve Meclis’te bunun yanlış bir karar olduğu Sultan’a bildirilmişti. Lakin Sultan Mesud, bu kararının kesin olduğunu ve itiraz edecek olanların boynunu vurduracağını ilan edince reaya için kararı uygulamak dışında yapacak başka hiçbir şey kalmamıştı...
Çağrı Bey ise düşmanlarının yaşamakta olduğu bütün bu durumların farkında olarak, Tuğrul Bey ve amcası Musa Yabgu’da dahil olmak üzere çevresinde ki herkesin aksine onların üzerlerine gidilmesinde ısrarcıydı. Ve böyle de oldu: Selçuklu ordusu, Dandanakan Hisarı’nın yanında Gazneliler ile savaştı ve büyük bir galibiyet alarak resmen kurulmuş oldu.
Tabii tüm bunların yanında Tuğrul Bey ve Musa Yabgu’nun hatta Çağrı ve Tuğrul bey ile anne bir kardeş olan İbrahim Yınal’ın da devletin genişlemesinde önemli katkılarının olduğunu unutmamak gerekiyor ki Tuğrul Bey devletin yönünü Batı’ya -yani Anadolu’ya- çevirmesindeki en etkili kişiydi. Ergin Ayan’ın yazmış olduğu Tuğrul Bey isimli kitabı da fırsat bulur okuyabilirsem onu da yorumlayacağım inşallah. Keyifli okumalar dilerim.
Kitap Selçukluları devlet aklı diyebileceğimiz, kuruluşta belki de Tuğrul beyden daha fazla etkisi olan Çağrı Beyin hayatını anlatıyor. Kendisi bilhassa Anadolu seferi, Dandanakan savaşı, Nizamülmülkü yönetime dahil etmesi ve oğlu Sultan Alparslanı yönetime hazırlaması ile Selçuklu tarihine damga vurmuş birisi. Kitap bu süreçleri akıcı dili ile anlattığı gibi üçlü yönetimine dair akıllara takılan sorulara da makul cevaplar veriyor.
Velhasıl Çağrı Beyi tanımak isteyenler için ideal kitap arkadaşlar. Tek eksiği olarak kısa olmasını söyleyebilirim.
Çağrı BeyCihan Piyadeoğlu · Kronik Kitap · 2021188 okunma
Kitap Büyük Selçuklu hükümdarı Tuğrul beyin gölgesinde kalmış büyük bir hükümdar olan çağrı beyin fikirleri ve düşünceleri sayesinde kazanılmış zaferlerden, 1040 dandanakan savaşıyla yıkılan Gazneli devletinin tarihinden bahsediyor . İyi okumalar
Çağrı BeyCihan Piyadeoğlu · Kronik Kitap · 2021188 okunma
Türk Tarihi'nin ve Selçuklular'ın önemli askeri dehası Çağrı Bey'i ve Selçuklular'ın kuruluş dönemlerinde Çağrı ve Tuğrul Beyler komutasındaki mücadelelerini anlatan bir eser. Tavsiye ederim.
Çağrı BeyCihan Piyadeoğlu · Kronik Kitap · 2021188 okunma
Cihan Piyadeoğlu : Çağrı Bey - Selçuklular'ın Kuruluş Hikayesi
"Sultan Alp Arslan & Fethin Babası" ve "Büyük Selçuklular / Yeni Bir Devrin Başlangıcı" isimli kitapların yazarı olan Cihan Piyadeoğlu son olarak da Büyük Selçuklu Devleti'nin kurucularından Çağrı Bey'i anlatan bu kitapla okuyucularının karşısına çıktı.
Son zamanlarda Selçuklular hakkında nitelikli çalışmalar yapıldı. Türk tarihinde önemli yeri olan Selçuklu dönemi daha fazla işlenmeyi bekliyor. Cihan Piyadeoğlu hoca bu alanda kıymetli eserler verdi. Bu kitapları herkese tavsiye ederim.
Büyük Selçuklu Devleti'nin kuruluşunu, kurulmuş olduğu coğrafyanın siyasi durumunu, Oğuz Yabgu Devleti'nin Subaşısı olan Dukak ve onun oğlu olan ondan sonra Subaşı olan Selçuk'un Oğuz Yabgu Devleti Yabgusu ve eşi ile yaşadığı problemleri, Cend şehrine yerleşmelerini müslüman olmalarını, Dedeleri Selçuk'un ölümünden sonra babasız olan Selçuk ve Çağrı Beylerin yaşadığı zorlukları,siyasi sıkıntıları, Çağrı Beyin savaşlarda ki liderleğini ve Selçuklu Devleti'nin kurulmasında nasıl kilit bir rol oynadığını,Dandanakan savaşından önce yapmış olduğu konuşma ile tarihi nasıl değiştirdiğini, Gaznelilerin en parlak dönemlerini ve sıkıntılı dönemlerini, Gazne Devleti'nin zayıflamasından doğan fırsatları Selçuk, Çağrı ve Musa Yabgu beylerin nasıl kullandığı konularını ele almış.Çağrı Bey'in eğitici, siyaset bilen, gerektiğinde barışmayı bilen ve karar verici bir lider olduğu, Selçukluların belkide tarih sahnesinden silinmesini nasıl engellediği hususlarına değinilmiştir.
Daha çok Gaznelilerin kaynaklarından yararlanılmış olsa bilgilendirici bir eser olmuş.Türk tarihine merakı olanların okumasını tavsiye edebileceğim bir kitap olmuş.İyi okurlar,dilerim.. #k:284206
Cihan Piyadeoğlu
1973 yılında Rize'de dünyaya geldi. 1992 yılında başladığı İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nden 1996 yılında mezun oldu. Aynı yıl Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalı'nda Yüksek Lisans eğitimine başladı. Aynı anda Farsça ve Arapça dersleri aldı. Bir yıl sonra Tahran'a giderek Farsça eğitimime devam etti. 1999 yılında Prof. Dr. Erdoğan Merçil danışmanlığında hazırladığı; Büyük Selçuklular Döneminde Atabegler adlı tezimi savunarak Yüksek Lisansını tamamladı. 2000 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nde Araştırma Görevlisi kadrosuna atandı. 2002 yılında Doktora yapmak üzere İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü'nde görevlendirildi. 2008 yılında Prof. Dr. Abdülkerim Özaydın danışmanlığında; Büyük Selçuklular Döneminde Horasan (1040-1157) adlı tezle Doktor unvanını aldı. Aynı yıl geri döndüğü Onsekiz Mart Üniversitesi Tarih Bölümü'nde araştırma görevlisi olarak bir süre daha görev yapan Piyadeoğlu, 2011 yılında İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Yardımcı Doçent Doktor olarak göreve başladı. 2012 yılından buyana aynı bölümde doçent doktor ünvanıyla görev yapmaktadır.