Öncelikle yazarımız gerçekten çok genç,hatta yaşını duyduğum da ve kitap konusunu öğrendiğimde normal olarak biraz şüphe duymuştum. 18 yaşında polisiye bir konu işlemek ve o konuyu akıcı, 300 sayfa da merak uyandırıcı tutabilmek için çok çok genç demiştim. İlk kitap ve gencecik bir yazar adayı olunca beklediğim gibi ufak kelime hataları tabii ki olmuş ama bence bu hatalar gözardı edilebilir. Konusu,işlenişi,ilerlemesi ve sonuca geçiş gerçekten yerindeydi. Bol bol aksiyon var diyemem ama hafif gerilim,bolca şüpheli,çalışkan polisler,ortaya çıkan bir sürü delil,azıcık aşk ve beyin fırtınaları ile sürükleriyici bir kitap. Ufacık konusunu bırakıp gidiyorum. Polisiye severlere tavsiye edebilirim.
3 sene önceki Seçil Aksoy davasını tekrar açan Başkomiser Cihan, bu göreve komiser Ayaz ve yardımcısı Burçak'ı atar. Yıllar önce kaybolan kızın akibeti belli değildir,ne cesedi ne de yaşadığına dair bir bilgi yoktur.Tek yenilgisi bu dava olan Ayaz ve ekibi kolları sıvar.Araştırma için en başa dönen ekip yeni bilgilerle ve şüpheli durumlarla karşılaşmaya başlar. Seçil'in en yakın arkadaşı Gözde'nin o zamanlar ifade verememesi de şüphelidir ve şimdi verdiği ifade de yeni bir isim göze çarpmaktadır,bu kişi Seçil'i seven Tamer'dir.İlerleyen zamanda ortaya çıkan isimler ve Resim Galerisi ise olayı çıkmaz bir yola sokmuş olsa da,vicdan azabı ağır bir yüktür...
"Hayat bir oyundur ve kuralları her an değişebilir."
"İnsanı yalnızlık değil,çaresizlik yıkar."
" Hayal kırıklığı,insana yeniden ayağa kalkmayı öğretir."
@nazlicannn_kilickaya yolun açık,kalemin daim olsun.Ufak hatalar her zaman olur,zamanla bunlar düzelecek sana inanıyorum. Kurgu,konu harikaydı.