Çılgın Babam

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.417
Gösterim
Adı:
Çılgın Babam
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758142996
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Günışığı Kitaplığı
Böylesine çılgın, böylesine arkadaş bir babayı kim istemez!

Kapalıçarşı'nın kalabalığında babasıyla ıslığıma gel oyununu oynarken Zeynep henüz altı yaşındaydı. On yaşında artist olmaya karar verdi ve babasının film şirketinin Beyoğlu'ndaki ofisinde çalışmaya başladı. On bir yaşında, babasıyla birlikte yazlık sinema işletiyordu. Babasının Anadolu gezilerine eşlik etmeye başladığındaysa, on iki yaşındaydı. Baba kız sıkı dosttular!..

Çocuk edebiyatımızın güçlü öykü yazarı Zeynep Cemali, bu kez İstanbul'da geçen birbirinden ilginç çocukluk anılarını aktarıyor. Yazarın tarih sırasıyla kaleme aldığı öykülerdeki, her çocuğun hayranlıkla bağlanacağı, sürprizlerle dolu, sıradışı baba karakteri, usta bir öykücü olan Cemali'nin tüm yaşamını biçimlemiş. Her yaştan insanın severek okuyacağı bu kitabı, baştan sona ya da tek tek öyküler halinde okumak mümkün.

Kitapta yer alan öyküler: Handan Hanım'ın Hırsızlığı, Çılgın Adamın Deli Kızı, Küçük Patroniçe, Benimle Evlenir misin?, Islığıma Gel OyunU, Şıkır Şıkır Bileziğim, Altınla Beslenen Kaz, Araba Hırsızı, Altın Diş, Siyah Bisiklet, Kocakulak Rıza, Büyük Oyun, Köprüden Sonrası Ateş Hattı, Karda Ayak İzleri, İncir Ağacı Salkım Saçak, Annem Katil Oldu!, Uyanık Turizmci, Canip Dede, "Hırsız" Uyanıyor.
160 syf.
·2 günde
Zeynep Cemali'nin gerçek hayatını anlatan, akıcı, ferah bir dil ile yazılmış bir kitap. Çocukluktan erişkinliğe uzanan bu yolda, Zeynep Cemali'nin babası ile geçirdiği vakitleri, birlikte yaptıkları çılgınlıkları anlatıyor. Yanlış anlaşılmalar bir yana, heyecanlar, üzüntüler ve sevinçler ile gayet güzel bir kitap. Mutlu okumalar dileğiyle... :)
160 syf.
·1 günde·10/10 puan
Muhteşemdi. Çok beğendim, okurken çok güldüm ve kendimi kitaba gülerek bakarken buldum sürekli. Yazar Zeynep Cemali'nin babasıyla olan çocukluğunu anlattığı bu kitap aynı zamanda insana durup düşündüren, ders veren de bir kitap. Çocuktan gencine, yaşlısına herkes okuyabilir. Her okuyan ayrı bir zevk alacaktır. Kesinlikle okunmalı :)
160 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
"Yakışmış” diyerek ellerimden tuttu. Kanepeye oturup, beni de dizine aldı. Başımı göğsüne yaslayıp, “ Su ve sabunun arındıracağı hiçbir şeyden utanma kızım ” derken alnımdan öptü beni::(
160 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Hayatımda okuduğum en iyi en çılgın baba kız hikayesi. Kitabı okurken yüzümde kasti olarak yapmadığım Bi tebessüm oluşuyor. Kitabın en sevdiğim yanı ise babanın kızına hayatının her alanında cesaret vermesi... Çılgın Babam Zeynep Cemali
160 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Yazar Zeynep CEMALİ'nin bu kitabı İstanbul'da geçen birbirinden eğlenceli çocukluk anılarını derlediği bir kitaptır. Ön planda daha çok babasının olduğu maceraları anlatıyor. Çocukken sürekli babasının omzunda oturan biriymiş ve babası sürekli kolunu ensesine koyuyormuş. Bu şekilde baba ve kızın yaşadığı çok değişik maceralar anlatılıyor. Yazar düşündürmesi gerektiği yerde düşündürmüş, güldürmesi gereken yerlerde ise güldürmüştü. Ayrıca bu yerleri tam ayarlamıştı. Baba sevgisini kalbinizin en derinliklerine kadar işleyecek bir kitap bu.
160 syf.
·Puan vermedi
Öğrencilerime tavsiye ettiğim bu kitap, beni çocukluk yıllarıma geri götürdü. Akıcı, samimi içten bir dille Zeynep 'in çocukluk yıllarına misafir olurken, yaşadıklarında kendimizi bulup hoşça vakit geçiriyoruz. Eminim 7.sınıf öğrencilerim çok sevecek bu kitabı. "Su ve Sabunun temizleyeceği hiçbir şeyden korkma kızım."
160 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Bu kitabı iyi ki okudum! Nasıl biliyor musunuz eski bir arkadaşınızın anılarını dinliyor gibi, çocukluğumuz gibi, tertemiz, sıcacık bir kitap.
.
Zeynep Cemali kendi çocukluk ve genç kızlık dönemlerinde ailesinin özellikle babasının yerini paylaşmış bu kitapta bizlerle. Kapalıçarşı’da sevilen bir esnaf olan babanın küçük oyunlarla kızını hayata hazırlamasını okudum ben de. Emzik bırakmaktan, okul için hazır olup olmadığını görme oyununa, yaşadığı ekonomik zorluklara rağmen insanlara ve yaşama bakışındaki tutarlılığına kadar her konuda kızına örnek bir baba..
Ve kızından ona armağan ‘Çılgın Babam’ isimli kitap öyle güzel ki..
Sonunda Handan Hanım’ın dediği gibi o babanın ‘çılgın’ olduğunu herkes görüyor bu kitapla birlikte
.
Çocukluğumuzun o sıcak, samimi mahallelerinde dolaşmak isterseniz buyurun aradığınız kitap. Hem okul dönemi çocuklara hem ebeveynlere göre üstelik
.
Keyifli okumalar
160 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Zeynep Cemali çocuk edebiyatında biri roman kalanı öykü olmak üzere 8 eser vermiştir. Halı ,kilim ticareti yapan babasıyla ortaokul yıllarından başlayarak tüm Anadolu yu dolaşmıştır. Babası sıradışı bir insandır bu da zaten kitabin adına yansıyor
Yazar 2009'da vefat etmiştir. 2011 de ise son romanı Ankaralı Türkan Saylan Sanat ve Bilim Ödülleri'nde Sanat Ödülü almıştır.



Kitapta kısa kısa 18 öykü var. Ve hepsi de Zeynep'in babasıyla olan yaşamından ilginç çocukluk anılarını içeriyor. Ve hepsi de bir nasihat, ders verir nitelikte güzel çıkarımlara varıyor.



Kim demiş çocuk kitapları sadece çocuklar tarafından okunur diye. Çocuklara okuma alışkanlığı kazandıracak , ebeveynlere de çocuk ilişkileri ile ilgili bakış açıları kazandırıp esin kaynağı olabilecek bir kitap. Ve her yaşta insanın okuyabileceği bu kitabı şiddetle tavsiye ederim. Benim de babamla Kapalıçarşı'da Mısır çarşısında Eminönünde çok güzel anılarım olmuştur belki bir gün yazarım blogda
.
Yüksek derecede -----spoiler---- içerir.
Zeynep Cemali'yi Üniversitede "Çocuk Edebiyatı" dersinde keşfettim. Üniversite derslerine dahi konu olan böyle değerli kitapları 1000kitap okuyucuları neden bu kadar az okuyor, az okutuyor bunu anlamıyorum.
Üniversite notlarından...

Zeynep Cemali Çılgın Babam kitabında kendi çocukluk ve genç kızlık döneminde ailesiyle, ama özellikle babasıyla yaşadıklarını ve babasının yaşamındaki önemli yerini paylaşır. Yazarın bebekliğinden başlayarak genç kızlığına uzanan bir çizgide, baba-kız ilişkisinin bir kızın yaşamında ne denli önemli olduğunu da gösteren anılar demetidir. Zeynep’in babası İstanbul Kapalıçarşı’da dükkânı olan bir esnaftır. Çevresinde sevilen ve sayılan biri olan baba, kızı Zeynep’le özellikle ilgilenmekte ve onun oyun zannettiği bir takım yaşam deneyimleriyle kızını hayata hazırlamaktadır. Yemek yemesinden başlayan ve birlikte alışverişe uzanan çizgide baba, kızının hem kendisini önemli hissetmesini sağlamakta, hem de insan ilişkilerine hazırlamaktadır.
Yaşadığı ekonomik zorluklara karşın babasının insanlara ve yaşama bakışı, Zeynep’e yoğun bir yaşam birikiminin aktarılmasıdır. Zeynep bunları babasının yanında, ama onun ders vericiliğinde değil, onunla paylaşılan yaşam içinde öğrenir. Zeynep, babası tarafından hep önemsenmiş, sevgiyle sarılmış ve bu sayede yaşam direncine sahip bir birey olmanın mutluluğunu yaşamıştır.
Zeynep Cemali, romanında kendi babasını anlatırken, otoriter değil eşitlikçi, talep eden değil paylaşımcı, geleneklerini sürdürürken bile modern olmayı beceren bir baba tipi çizer. İstanbul kentinde doğmuş, kentliliği içine sindirmiş, ama bunun yanında geleneklerini de sürdürmeyi becerebilmiş sevgi dolu bir babanın sıcaklığına ve onun anısına saygı amacıyla yazılmış bir roman durur karşımızda. Cemali, baba figürünü aktarırken, bu figürün yapmacık olmamasına dikkat eder. İnandırıcı bir baba figürüyle karşılaşır okur.
Bu baba figürü, kızıyla kurduğu ilişkide onun kişilik gelişimine olumlu etki edecek ve bir birey olmasını sağlayacak davranışları öne çıkartır. İlişkide öne çıkartılan davranışlar kızının kendine bağımlı bir varlık olmasından daha çok, onun, kendi başına ayakta durmasını sağlayacak deneyimleri yaşatmak olarak yansır. Bu da, birey olmanın ön koşulu olan karar verebilme yeteneğini, kendine saygıyı ve güveni geliştirir.
... Babam annemin söylediği gibi üşütük müydü, bilmem. Bana göre cin gibi, usta bir oyun kurucuydu. Onun oyun hamuru da, topacı da, yoyosu da bendim. Mıncıklanırken, döndürülürken, avucunun içinde sağa sola atılırken, hep şen kahkahalar atardım.
Annemin ağzıma tıkıştırdığı sebze çorbasını püskürtür, oysa babamın uzattığı kaşığı yalar yutardım. Beni uyutmakta da üstüne yoktu onun. Hamsiyle uskumrunun koca yunusu bulmak için yaptıkları yolculuğu dinlerken daldığım düşlerde okyanusları aşardım.
Babam alışverişe giderken beni omzuna alırdı. Manavın önüne geldiğimizde, başını hafifçe yukarı kaldırıp sorardı: “Ne dersiniz, cem; iki kilo ıspanak yeter mi?” Kasaba girdiğimizde beni omzundan indirir, “Bizim Ece’nin canı külbastı çekmiş. Uygun bir şeyler hazırlayıver, ustam,” derdi. Kendimi gerçek bir ece gibi hisseder, tahtımdan egemenliğim altındaki ağaçlara, kedilere, uçan kuşlara ve insanlara kurumla bakar, keyifle emziğimi emerdim. Luk lukluk...
[...]
Dört yaşıma geldiğimde artık güreş tutuyorduk. Anneannemse bu hâlimize ifrit olurdu. “Çocuğun kolunu bacağını çıkaracak ayol! Bu adam deli!” diye söylenmesine aldırmazdık. Babam beni altın beşikte sallayıp, bal kaymakla beslese bile yine de ona yaranamazdı. Bunu ikimiz de biliyorduk.
Sevilen ve seven bir kızdım ben. Oysa, son günlerde çevremdeki herkes fena hâlde canımı sıkmaya başlamıştı. Hepsi de emziğime takmıştı kafayı. Koca kız olmuşum, o ağzımdaki yakışmıyormuş, falan filan. Bu konuda sesi çıkmayan yalnızca babamdı. Asıl planı, sinsi sinsi onun yaptığını bilemezdim elbette!
Sıcak bir yaz günüydü. Babam ve ben, Kurbağalıdere'den sandalla çıkmış, Moda Plajı'nın önüne gelmiştik. Babam paslı çapayı salar salmaz hemen denize atladı. Onun suyun yüzüne çıkmasını beklerken, emziğimi ağzımdan çekip, mayomun içine tıkıştırdım. Sandalın kenarına oturup, ayaklarımı suya sarkıttım. Babam görünür görünmez de kendimi suya bıraktım. Daldım çıktım; ayaklarımı çırptığım için oluşan köpükleri seyredip, kahkahalar attım; plajın tahta iskelesinden babamın kollarına atladım...
Güneş tepeye vardığında, eve dönüyorduk. Ellerim babamın kollarında, soluğu ensemde, onunla eğilip kalkarak kürek çekiyordum. Caddebostan kıyısındaki Sadık'ın kahvesine yaklaşmak üzereydik.
“Yakında tavşana benzeyeceksin,” dedi babam. “Dişlerin dudaklarından dışarı fırlayacak.” Bu da nereden çıktı, diye düşünerek, emziğimi ağzımın içinde bir tur döndürdüm. Hayvanat bahçesinde gördüğüm gri-beyaz ve alacalı renklerdeki tavşanları anımsadım. Dişlerim birbirlerine kenetlendi. Eve gidene kadar ağzımın içindeki lastikle oynayıp düşündüm.
Yaz günleri mutfağımızın bahçeye açılan kapısı hiç kapanmazdı. Hızla içeri daldığımı gören annem kaygıyla sordu. “Ne oldu?”
Babam ona yanıt verirken, ben çoktan annemlerin odasına varmıştım. Tuvalet masasının önündeki pufa çıkıp, ağzımdaki emziği çektim. Yüzümü iyice aynaya yapıştırdım. Tavşanlar hep gözümün önündeydi. Yanaklarımı içeri çekerek, dudaklarımı büzdüm ve tıpkı onlar gibi oynattım bir süre.
Büzülmüş dudaklarımdan fırlayacağını öğrendiğim kazma dişlerimi düşlerken, babamı gördüm. Kapıda dikilmiş gülümsüyordu. Onu fark ettiğimi görünce, yanıma gelip beni kucağına aldı. Pufa oturduktan sonra beni de dizine oturttu.
“Biliyorum, emziğinden ayrılmak sana zor gelecek.” Elleri saçlarımda geziniyordu. “Sen de biliyorsun, onu sonsuza dek ememezsin. Bir gün fırlatıp çöpe atacaksın.” Çenemden tutarak başımı kaldırdı ve gözlerimin içine baktı. “Oysa, onu denizkızına armağan edebilirsin,” dedi.
Denizkızı!... Emziğimi, düşlerimin bir numaralı arkadaşına armağan etmek!... Boynumu büktüm, "Bu olanaksız,” dedim. “O, deniz dibi mağarasında yaşıyor.”
“Olsun,” diye yanıtladı babam. “Sen karar verirsen, söz veriyorum; deniz dibi mağarasının kapısına kadar gideriz.” Kuşkuyla baktım babama. "Buralarda deniz dibi mağarası yok,” dedim.
160 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10 puan
Sıcacık bir öykü derler ya işte bu kitap için doğru bir tanımlama. Kim demiş bu kitap için çocuk / gençlik kitabı diye! Anne babaların, özellikle babaların bu kitabı okuyup, yola öyle devam etmelerini öneririz.
Bir baba, gerçek bir baba tarihe işte böyle güzel not düşebilirdi. O çocukluğunu doya doya yaşayan biri de böyle güzel eserler yazabilirdi. Zeynep Cemali´nin artık yazamayacağını bildiğimiz için üzgünüz. Umarız cennette o ‘Çılgın Baba´ ile birlikte çılgınlıklarına devam ediyordur. Handan hanım, ne yapıyor acaba?
Kitabı öneren arkadaşımıza en içten teşekkürlerimizi buradan bir kez daha sunuyoruz. Öneri olmasa idi böyle güzel bir kitapla hiçbir zaman tanışamayacaktık belki de.
Okuma alışkanlığı kazandıracak, ebeveyn çocuk ilişkilerine esin kaynağı olacak, uzun yıllar sonra dahi okunacak bir kitap. Okuyun, çocuklarınıza da okutun deriz.
Gözlerini yine uzayıp giden yola dikti."Para, düş gibidir. Bolluğu güzel, azlığı karabasandır. Ama hayat düş değildir, kızım." Kısacık bir an duraksadıktan sonra devam etti. "Uyandığında, güzelliği de kâbusu da paylaşacak dostların, arkadaşların olmalı."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çılgın Babam
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758142996
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Günışığı Kitaplığı
Böylesine çılgın, böylesine arkadaş bir babayı kim istemez!

Kapalıçarşı'nın kalabalığında babasıyla ıslığıma gel oyununu oynarken Zeynep henüz altı yaşındaydı. On yaşında artist olmaya karar verdi ve babasının film şirketinin Beyoğlu'ndaki ofisinde çalışmaya başladı. On bir yaşında, babasıyla birlikte yazlık sinema işletiyordu. Babasının Anadolu gezilerine eşlik etmeye başladığındaysa, on iki yaşındaydı. Baba kız sıkı dosttular!..

Çocuk edebiyatımızın güçlü öykü yazarı Zeynep Cemali, bu kez İstanbul'da geçen birbirinden ilginç çocukluk anılarını aktarıyor. Yazarın tarih sırasıyla kaleme aldığı öykülerdeki, her çocuğun hayranlıkla bağlanacağı, sürprizlerle dolu, sıradışı baba karakteri, usta bir öykücü olan Cemali'nin tüm yaşamını biçimlemiş. Her yaştan insanın severek okuyacağı bu kitabı, baştan sona ya da tek tek öyküler halinde okumak mümkün.

Kitapta yer alan öyküler: Handan Hanım'ın Hırsızlığı, Çılgın Adamın Deli Kızı, Küçük Patroniçe, Benimle Evlenir misin?, Islığıma Gel OyunU, Şıkır Şıkır Bileziğim, Altınla Beslenen Kaz, Araba Hırsızı, Altın Diş, Siyah Bisiklet, Kocakulak Rıza, Büyük Oyun, Köprüden Sonrası Ateş Hattı, Karda Ayak İzleri, İncir Ağacı Salkım Saçak, Annem Katil Oldu!, Uyanık Turizmci, Canip Dede, "Hırsız" Uyanıyor.

Kitabı okuyanlar 94 okur

  • 3
  • Kitabın Öğrettikleri
  • Beril Karataş
  • d’
  • hayrunnisa kıbrıs
  • Ahmet
  • Nehir
  • Aleyna
  • Kirillov
  • esra yörük

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%53.1 (17)
9
%18.8 (6)
8
%6.3 (2)
7
%9.4 (3)
6
%6.3 (2)
5
%3.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%3.1 (1)