ÇILGIN GÖNLÜM
“Sev ki yüreğinde erisin zaman. Sev ki ellerinle ısınsın yerkürenin kalbi.”
“Aşkı izaha yeltenme, Aşk, anlatamadıklarındır.”
“Hayata uyum sağlayabilmek için Dünyaya tutunmak gerekirdi. Bunu insan, çoğu zaman aklıyla/çoğu zaman kalbi/ çoğu zaman da sevdiklerine sığınarak yapardı.”
“İnsan için, hataya asıl önemli olanın psikolojik sağlık olduğunu ve moral gücüyle pek çok hastanın devasız rahatsızlıkları bile yendiğini bu topluma anlatabilmek için belki de daha çok zaman geçmesi gerekiyordu.”
“Belki de hepimizin ihtiyacı olan, birazcık masumiyet, Birazcık da güven duygusuydu.”
Salim Efendi, Baran, Fatih, Kaan, İsminur, Lalegül, Selin, Salih, Ebru, Şeyda, Ece (Şeyda), Buğra, Dilek, Kani Zengin, Erkan Zan ve Can karakterleri ile farklı bir hayatın içerisinde yer aldım.
Çocuk gelinler konusundan, Soma’daki kömür ocağı faciasına… 11 Eylül’de İkiz kulelerin vurulmasından, İsrail’in Gazze’ye saldırısına… Hindistan’daki dini inanışlara kadar konuları eserde farklı bir şekilde işlemiş yazarımız. Çocuk gelin konusunda; ‘Baba evinden gelinlikle çıkıyorsun, ancak kefenle giresin’ sözlerini kimler söylediyse… Yurdumuzun özellikle doğu kısmında töre gereği yaşananlar beni her zaman üzmüştür. Ve ki hep dua etmişimdir Trakya’da dünyaya geldiğim için.
Fatih’in uçak yolculuğunda susmadan konuşması ve söyledikleri beni gülümsetti. :) Kitabı çok sevdim, sıcacık ve samimi bir şekilde yazılmış harika satırları okumaya doyamadım. Hele Trakya’lı yöneticinin yazmış olduğu uyarı yazısı Baran’ı gülümsettiği gibi beni de gülümsetti. :) Baran’ın iyiliksever yüreği ile Şeyda’ya sahip çıkması ve onun için etrafın dedikodularını ve annesinin dırdırını bile göze alması bambaşka bir güzellikti. Hele, koca adam olmuş doktorun seminerde telefonla annesinden azar yemesi beni yine