Cins Dergi Sayı: 35Kolektif

·
Okunma
·
Beğeni
·
43
Gösterim
Adı:
Cins Dergi Sayı: 35
Yazar:
Baskı tarihi:
Ağustos 2018
Sayfa sayısı:
68
Format:
Karton kapak
ISBN:
3149818006
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
“VE DÜNYANIN EN GÜZEL ADRESİNE TAŞINDIM
SENİN YANINA”

Aylık İkametgâh İlmühaberi Cins, Ağustos sayısı ile raflarda! Bu ay 35. sayısını çıkartan Cins, okurlarına Osman Konuk’un “Ve dünyanın en güzel adresine taşındım/ senin yanına” mısrasıyla bir kez daha merhaba diyor.

Güven Adıgüzel, Furkan Çalışkan, Yusuf Genç, Ercan Yıldırım, Bahadır Yenişehirlioğlu, Abdullah Harmancı, Ömer Türker, Sadık Yemni, Erdal Hoş, Mehmet Mülteci, Ahmet Sarı, Murat Güzel, Ali Emre, Aykut Ertuğrul, Güray Süngü, Neşe Kutlutaş, Mustafa Timuri, Ayhan Demir, Abdülhamit Güler, Süleyman Unutmaz, Zeynep Tuğçe Karadağ ve Asım Öz Cins Ağustos 2018 sayısı başlıca yazarları…

SEVİLEN KÖŞELERİYLE CİNS

“3 Soruda” köşesinin ağustos ayı konuğu Hasan Aycın, “Neden okuyalım”, “Ne okuyalım”, “Nasıl okuyalım” sorularını Cins okuru için cevaplıyor. “5N1K” köşesinde ise Arda Arel, Guillermo Cabrera Infante’nın Kapanda Üç Kaplan kitabını ele alıyor. Orta sayfada Sultan Murad’ın, oğlu Fatih Sultan Mehmed’e nasihatleri ve Cins Kafalarda William Blake meraklısı okurunu bekliyor. “18 Soruda Nasılsın?” köşesinde ise Mehmet Bozdağ var.

TAHSİN GÖRGÜN, MILORAD PAVIC, EMRE ERGİN SÖYLEŞİLERİ

Yusuf Genç Cins’in bu ayki sayısında Tahsin Görgün ile “Batı’yı kim düşündü?” sorusu etrafında; Batı’yı, Batılı olmayı Hegel ve Victor Cousin gibi Batı düşüncesinin önemli isimleri üzerinden konuşuyor. Thannasis Lallas ise Milorad Pavic’in vefatından bir süre önce kendisiyle roman anlayışı, sanatının kaynağı, amacı, anlamı ve atalarının miras bıraktığı etki üzerine yaptığı söyleşiyle misafirimiz oluyor. Bir diğer söyleşide ise Arda Arel, son kitabı Ruh Dememi Bağışlayın geçtiğimiz mayıs ayında Ketebe Yayınları’ndan çıkan Emre Ergin ile öykünün matematiği, gurbetin kaleme etkisi ve eleştiri kültürümüz üzerine konuşuyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
(...) Bir müddet tereddüt ettikten sonra derin bir nefes aldım başımı seccadeye koydum, zihnimdeki bütün düşünceleri attım, dikkatimi dağıtacak düşüncelere yer vermeden ikinci secdeye de vardım. Bu esnada kendi kendime "Daha önümde üç tur daha var" diye düşündüm ve kararlıydım: Neye mal olursa olsun bu namazı tamamlayacağım. Kalan rekâtlarda işler gittikçe daha da kolaylaşıyordu. Son secdede tam bir sükûnet hissettim. Nihayet teşehhütten sonra selam verdim.

Selamdan sonra bulunduğum yerde olduğum gibi kaldım, geriye dönüp nefsimle giriştiğim savaşı aklımdan geçirdim, bir savaştan çıktığımı hissettim sonra başımı önüme eğerek mahcup bir şekilde "Allah'ım geri zekâlılığımdan ve tekebbürümden dolayı beni bağışla, uzak bir yerden geldim ve daha önümde kat edilecek uzun bir yol var" diye dua ettim.

Bu esnada daha önce hiç yaşamadığım bir şeyi hissettim. Bunu kelimelerle ifade etmek mümkün değil. Vücudumu, kalbimin bir noktasından çıktığını hissettiğim ve anlatmaktan aciz kaldığım bir dalga kapladı, soğuk gibiydi, ilk etapta irkildim, vücuduma olan etkisinden ziyade garip bir şekilde duygularımı etkiledi ve görünür bir rahmetin varlığını hissettim. Bu rahmet sonra içime nüfuz ederek içimde kaynamaya başladı.

Sonra sebebini bilmeden ağlamaya başladım, ağlamam artıp gözyaşlarım aktıkça, rahmet ve lütuftan harika bir gücün beni kucakladığını hissettim. Günahkâr olmama rağmen, günahlarımdan veya utanç ve sevinçten dolayı ağlamıyordum. Sanki büyük bir set açılmış ve içimdeki korku ve keder sel olup gidiyor. Bu satırları yazarken kendi kendime diyordum: "Allah'ın rahmet ve mağfireti, sadece günahları affetmiyor, o aynı zamanda bir şifa ve bir sekinedir". Uzun bir süre başım eğik bir şekilde öylece diz üstü kaldım.

Ağlamam durunca, yaşadığım deneyin akıl ile izah etmenin mümkün olmadığını anladım, Bu esnada idrak ettiğim en önemli husus ise, benim Allah'a ve namaza şiddetle muhtaç olduğum gerçeği oldu. Yerimden kalkmadan önce de şu duayı yaptım: "Allah'ım bir daha küfre girmeye cüret edersem beni, o küfre girmeden önce öldür ve bu hayattan kurtar, hata ve eksiksiz yaşamanın çok zor olduğunu biliyorum, ancak şunu yakinen biliyorum ki, bir tek gün dahi olsa sensiz yaşamak senin varlığını inkar etmem mümkün değildir".
Keşke şimdi çıkıp gelse solgun balıkçı kazağı, beyaz sakalları ve mavi gözleriyle. Piposunu yakıp ona bir kahve ısmarlasam. Cesaretimi toplayıp sorardım. "Baba sen onca yaşadığın halde neden eserlerin sade, gösterişsiz?" O da muhtemelen şöyle derdi: "Evlat, sorunun cevabı soruda saklı." Sanırım o hızlı değil,- kesik kesik ve arada susup etrafına bakarak konuşurdu. Ona "Hemingway hiçbir şeyin dindiremediği yaşam kırgınlıklarına bir av tüfeğiyle son verdi." cümlesini söyler ve neden intihar ettiğini sorardım.
(...)

"Yazdıklarım tıpkı hayat gibidir. Hayat yazdığım gibi. Edebiyatı hayatı daha güzel ya da daha gösterişli görmek için okuyorsan başka kapıya." derdi. Sohbet koyulaştıkça, İspanya iç savaşından, av tutkusundan, İzmir rıhtımından, Afrika'dan, Birinci ve ikinci dünya savaşından, Küba'dan, "Yağmur Altındaki Kedi"den, boks merakından, yaşlı adam ve denizden, hayattan konuşurduk. Alaycı ve zeki bakışlarını üzerimde gezdirip anlatırdı.
(...)

Hayatla bütün hesabını görmüş ve yazdıklarına sadece bu hesaplaşmanın sonrasında hatırda kalan sadeliği olduğu gibi anlatmış bir adam vardı karşımda.
'Evvel refîk ba'del tarîk' demiş eskiler. Yani önce yoldaş, sonra yol. Nereye gittiğinden çok, kiminle gittiğin; nereye gittiğinden çok neye gittiğin önemlidir çünkü.

Yanında gözlerini kapatabileceğin bir yol arkadaşın varsa, gözlerin görmese bile, görmeden de yürüyebileceğin bir yolun var demektir.
Sözün özü, insan olduğumuz için okumalıyız.
"Oku" emrinin muhatabı olduğumuz için okumalıyız.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cins Dergi Sayı: 35
Yazar:
Baskı tarihi:
Ağustos 2018
Sayfa sayısı:
68
Format:
Karton kapak
ISBN:
3149818006
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
“VE DÜNYANIN EN GÜZEL ADRESİNE TAŞINDIM
SENİN YANINA”

Aylık İkametgâh İlmühaberi Cins, Ağustos sayısı ile raflarda! Bu ay 35. sayısını çıkartan Cins, okurlarına Osman Konuk’un “Ve dünyanın en güzel adresine taşındım/ senin yanına” mısrasıyla bir kez daha merhaba diyor.

Güven Adıgüzel, Furkan Çalışkan, Yusuf Genç, Ercan Yıldırım, Bahadır Yenişehirlioğlu, Abdullah Harmancı, Ömer Türker, Sadık Yemni, Erdal Hoş, Mehmet Mülteci, Ahmet Sarı, Murat Güzel, Ali Emre, Aykut Ertuğrul, Güray Süngü, Neşe Kutlutaş, Mustafa Timuri, Ayhan Demir, Abdülhamit Güler, Süleyman Unutmaz, Zeynep Tuğçe Karadağ ve Asım Öz Cins Ağustos 2018 sayısı başlıca yazarları…

SEVİLEN KÖŞELERİYLE CİNS

“3 Soruda” köşesinin ağustos ayı konuğu Hasan Aycın, “Neden okuyalım”, “Ne okuyalım”, “Nasıl okuyalım” sorularını Cins okuru için cevaplıyor. “5N1K” köşesinde ise Arda Arel, Guillermo Cabrera Infante’nın Kapanda Üç Kaplan kitabını ele alıyor. Orta sayfada Sultan Murad’ın, oğlu Fatih Sultan Mehmed’e nasihatleri ve Cins Kafalarda William Blake meraklısı okurunu bekliyor. “18 Soruda Nasılsın?” köşesinde ise Mehmet Bozdağ var.

TAHSİN GÖRGÜN, MILORAD PAVIC, EMRE ERGİN SÖYLEŞİLERİ

Yusuf Genç Cins’in bu ayki sayısında Tahsin Görgün ile “Batı’yı kim düşündü?” sorusu etrafında; Batı’yı, Batılı olmayı Hegel ve Victor Cousin gibi Batı düşüncesinin önemli isimleri üzerinden konuşuyor. Thannasis Lallas ise Milorad Pavic’in vefatından bir süre önce kendisiyle roman anlayışı, sanatının kaynağı, amacı, anlamı ve atalarının miras bıraktığı etki üzerine yaptığı söyleşiyle misafirimiz oluyor. Bir diğer söyleşide ise Arda Arel, son kitabı Ruh Dememi Bağışlayın geçtiğimiz mayıs ayında Ketebe Yayınları’ndan çıkan Emre Ergin ile öykünün matematiği, gurbetin kaleme etkisi ve eleştiri kültürümüz üzerine konuşuyor.

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • elizabeth.
  • Sergen Özen
  • Pataanii

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0