Cumhuriyet İslamcılığının Seyri (İslamcılık Yazıları)

·
Okunma
·
Beğeni
·
119
Gösterim
Adı:
Cumhuriyet İslamcılığının Seyri
Alt başlık:
İslamcılık Yazıları
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056046711
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Otorite Yayınevi
Baskılar:
Cumhuriyet İslamcılığın Seyri
Cumhuriyet İslamcılığının Seyri
"İslamcılık ve İslamcılar üzerine yapılan tartışmalar bitmek bilmiyor. Hem dünya ölçeğinde hem de Türkiye ölçeğinde İslamcılık üzerine tartışmalar ve kafa karışıklığı uzunca bir süre daha devam edeceğe benziyor.

Dünya sisteminde meydana gelen dalgalanmalar coğrafyamızda da etkilerini gösteriyor ve Türkiye'de bütün siyasi aktörlerin ve söylemlerin bir biçimde değiştiği/değiştirildiği bu süreçte İslamcılar da bazen kendi tercihleri doğrultusunda değişim geçiriyorlar bazen de koşulların zorlaması sonucunda bir değişime maruz kalıyorlar. Değişim kavramı ise çoğu zaman hareketin aktörleri tarafından yönlendirilemediği durumlarda İslamcılığa inananlar açısından ciddi tehditler üretiyor.

Sonuç olarak İslamcılık da diğer bütün muadilleri gibi beşeri bir söylemdir. Tarihseldir. Zamanla değişmeye muhtaçtır. Mutlak olan İslamcılık değil bizzat bir din olarak İslam'ın kendisidir. Çeşit çeşit İslamcılık vardır ve İslamcılıkların çeşitlenmesi normalleşme olarak algılanmalıdır."
216 syf.
Kitap, günümüzde hala tartışılan Meşrutiyet ile başlıyor. Said Halim Paşa'nın yaşadığı döneme ait tespitleri günümüzde geçerliliğini koruyor gibi. Kitabı okumaya başladığımda Cumhuriyet tarihinde İslamcılığın seyrini okuyacağımı düşünüyordum. Başlangıç itibariyle böyle oldu ancak ilerleyen sayfalarda konu bütünlüğü kayboldu. Ayrıca kitapta solculara veya diğer gruplara değiniyor olması bence kitabı amacından çıkarmış. Son olarak kitapta çok sayıda yazım yanlışının olduğunu belirtmek istiyorum. Bağlaç olan de ve ki'lerin çoğu hatalı yazılmış. Yazarın önemli tespitleri bulunuyor. Ancak benim beklediğim (belki de hata bendedir) kronolojik olarak ülkemizde İslamın ve İslami grupların yaşadığı değişimdi. Beklediğimi çok fazla bulamadığımı belirtmek isterim.
Ahireti unutmak ve unutturmak dünyevileşme düşüncesinin ilk adımıdır. Aslında dünyevileşmecilerin en sıradan saldırıları ama en fazla kayba uğrattıkları nokta burası. Bütün hazlar önümüze serilmişken , dünya zevkleri adına binbir çeşit lezzetler yanı başımızda dururken neden her yaşanacak iyi şey ahirete ertelensin ki! -
Dünyevileşmenin bir diğer özelliği israfı körüklemesidir. Kapitalist tüketim toplumlarının kapitalist üretim biçimlerini sürdürebilmesi için sınırsız ve sürekli biçimde tüketmesi gerekir. Dünyevileşmeciler olağan ihtiyaclarımızın yanına yapay ihtiyaçlar üretirler. Kapitalistlerin ürettikleri her meta bir müddet sonra yaşantımıza öylesine şiddetle girer ki adeta o ürün olmadan yaşayamaz hale geliriz. Hatta üretilen o ürünün olmadığı zamanlarda ne yaptığımızı ve ihtiyaclarımızı nasıl karşıladığımızı bile unutur hale geliriz. Cep telefonları buna en güzel örnektir. Cep telefonları ilk piyasaya sürüldüğünde Türkiye'de bunu kimse almaz deniliyordu. Ama şimdi herkes cep telefonları yokken bu işimizi nasıl hallediyorduk sorusunun cevabını aramakla meşgul. Daha fazla üretirler ve daha fazla tükettirirler. Yapay ihtiyaçlar , suni ihtiyaçlar üreterek en almayacağımız malı satarlar bize. Kanaatsizlik ve doyumsuzluk , sürekli bir hırs ve tüketim yarışı israf bataklığında boğulmamızı doğurur.
Batıdan alınma ödünç kavramların İslam Dünyasının anlam hayatına dahil edilmesi bazı gariplikleri ortaya çıkardı. İslam liberalizmi, İslam sosyalizmi, İslam milliyetçiliği, İslam ilerlemeciliği...
Cemil Meriç'in tabiriyle" Bütün Kur'anları yaksak, bütün câmileri yıksak, Avrupalıların gözünde yine Osmanlıyız. Osmanlı ; yâni , İslâm. Karanlık , tehlikeli bir düşman yığını."
Düzelterek ıslah etmek var olan ve gelenekselleşmiş kurumların daha iyi noktalara gelmesi açısından iyiyken, onun yerine denenmemiş bir yeniyi koymak eskiden çekilmiş birçok zahmeti yeniden çekme riskini de doğurabilirdi.
Her ne kadar dışarıdan bakıldığında İslamcılık yeknesak görünse de birbirlerine taban tabana zıt İslamcılıklar vardır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cumhuriyet İslamcılığının Seyri
Alt başlık:
İslamcılık Yazıları
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056046711
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Otorite Yayınevi
Baskılar:
Cumhuriyet İslamcılığın Seyri
Cumhuriyet İslamcılığının Seyri
"İslamcılık ve İslamcılar üzerine yapılan tartışmalar bitmek bilmiyor. Hem dünya ölçeğinde hem de Türkiye ölçeğinde İslamcılık üzerine tartışmalar ve kafa karışıklığı uzunca bir süre daha devam edeceğe benziyor.

Dünya sisteminde meydana gelen dalgalanmalar coğrafyamızda da etkilerini gösteriyor ve Türkiye'de bütün siyasi aktörlerin ve söylemlerin bir biçimde değiştiği/değiştirildiği bu süreçte İslamcılar da bazen kendi tercihleri doğrultusunda değişim geçiriyorlar bazen de koşulların zorlaması sonucunda bir değişime maruz kalıyorlar. Değişim kavramı ise çoğu zaman hareketin aktörleri tarafından yönlendirilemediği durumlarda İslamcılığa inananlar açısından ciddi tehditler üretiyor.

Sonuç olarak İslamcılık da diğer bütün muadilleri gibi beşeri bir söylemdir. Tarihseldir. Zamanla değişmeye muhtaçtır. Mutlak olan İslamcılık değil bizzat bir din olarak İslam'ın kendisidir. Çeşit çeşit İslamcılık vardır ve İslamcılıkların çeşitlenmesi normalleşme olarak algılanmalıdır."

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 4 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0