Cursed Bread

Sophie Mackintosh
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 54 dk.
Sayfa Sayısı:
208
Basım Tarihi:
4 Nisan 2023
İlk Yayın Tarihi:
2023
Yayınevi:
Doubleday
Orijinal Adı:
Cursed Bread
ISBN:
9780385548304
Dil:
İngilizce
Format:
Ciltli
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·192 syf.··
2025 22. kitabı
LANETLİ EKMEK – Sophie Mackintosh “Bir kadın başka bir kadını neden kıskanır? Arzu zehirse, ekmek niye suskun?” 1951 yazında Fransa’nın küçük bir kasabasında insanlar, fırından çıkan ekmekleri yedikten sonra gerçekle bağını yitiriyor. Halüsinasyonlar, çığlıklar, karanlıkta yankılanan ayak sesleri… Ve günahın kokusu her sokağa sinmiş gibi… Yazar, bu gerçek vakayı bir edebiyat distopyasına dönüştürüyor. Hikâye, taşralı bir fırıncının karısı Elodie’nin gözünden anlatılıyor. Sıradan, sessiz, yalnız bir kadın… Kasabaya gelen elçi ve onun büyüleyici eşi Violet’in varlığıyla sarsılan, altüst olan bir zihin… İçinde susturulmuş arzular, kıyıya vuran kıskançlıklar ve bastırılmış bir kadın kimliği... Bu kitap ne anlatıyor dersen: Arzunun çıldırtan yanını, Kadınlar arası görünmez savaşları, Bastırılmış bir taşra kadınının içsel çöküşünü, Ve nihayetinde… bir kasabanın delirişini. “Her şey Violet’le başladı,” der Elodie. Ama belki de her şey zaten içindeydi. Zehir sadece ekmekte değil, insanın kendisindeydi. Bazı okurlar için “yavaş” ve “durağan” olabilir. Ama kimilerinin zihninde uzun süre yer edecek bir iç hesaplaşma, bir iç çürüme hikayesi bu. > ❝ Sevgi bir insana her şeyi yaptırabilir. Sevgisizlik de... ❞ Bu cümle, kitabın özetidir belki de.
Lanetli EkmekSophie Mackintosh · Can Yayınları · 202477 okunma
6/10
·192 syf.·
Beğendi
·
2025 7. kitabı
Kitabı ilk başlarda çok ilgimi çekerek okudum konusu ilgi çekiciydi ve gerçekten de yaşanmış olması ayrıca ilgimi çekti iki çift arasındaki diyaloglar, yalanlar hepsi akıcı ilerliyordu fakat sonlara doğru beklediğim bir sona ulaşamadım yani bambaşka olabilirdi her şey evet konu güzeldi hatta yazarın metaforları ana karakterin monologları ve anlatım derinliği de kendine hastı ama netlik yoktu ucu açık bırakılan çok yer vardı ve ben kitaplarda okuyucuya alan tanınmasını her ne kadar sevsem de kitabın tamamının böyle olmasından çok bunaldım bir raddeden sonra gerçekten bu durum okuyucuyu bunaltıyor sürekli kendiniz olay örgüsünü anlamaya çalışıyorsunuz dolayısıyla hiçbir yer tam olarak net olmuyor. Kısaca bahsetmek gerekirse; Lanetli ekmek sıradan görünen ama içten içe çürüyen bir kadının hikâyesi. Nam-ı diğer Elodie, fırıncının karısı. Sevgiye aç, bastırılmış duyguları olan , başına buyruk ve kolay inanan biri. Kendi hayatının ana fikrini arıyor bir yandan kayıp bir yandan sevgiye aç. Hayatının sıradanlığı içinde kendi varlığını unutmuşken, kasabaya gelen gizemli büyükelçi ve Violet çiftiyle tanışıyor ve tanışması, onu arzu ile kimlik sınırlarının silikleştiği bir girdaba sürüklüyor.Bu arada Elodie'nin kocası da var hikayede fakat aralarındaki ilişkinin donukluğunu ve sıradanlığını on binlerce kilometre öteden hissettim buzdolabı gibi bir adam ve bir şeyleri düzeltmeye çalışan umutlu ama kendini tanımayan bir kadın... Duyulmayan, görülmeyen, hissedilmeyen bir Elodie... Violet de tam tersi daha kendinden emin biri yalnızlığı ile göz alıcı olabilen, daha özgür bir tip daha doğrusu Elodie'nin kafasından hiç çıkmayan mistik etki... Baştan uyarmış olayım kitapta çok fazla şehvet ve c*nsel doyuma önem verilmişti yani kısırlık bulgur gibi her köşede ayrı bir bollukta c*nsellik
1000Kitap
Lanetli EkmekSophie Mackintosh · Can Yayınları · 202477 okunma
Benim için hayal kırıklığıydı
5/10
·192 syf.··
2025 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2025 04:49
Lanetli Ekmek ~ Sofıa Mackintosh Ahhh! Sonunda bitti şükürler olsun Kitabı okurken bu kadar sıkılacağımı hiç düşünmemiştim. Konusu çok ilgimi çekmişti. Üstelik yaşanmış bir olay olması beni daha da kendine çekmişti ama okurken inanılmaz sıkıldım. Konuya gelirsek; "1951 yazinda, Fransa'nın küçük Pont-Saint-Esprit kasabasında kitlesel bir zehirlenme vakasi yaşandı. Bu felakete ilişkin pek çok teori ortaya atıldı. Hiçbiri kanıtlanamadı." Kitabın sonunda not olarak düşürülmüş. Kitapta, kasabadaki fırıncının karısı Elodie, kasabaya gelen ve kendisini elçi olarak tanıtan bir adam ve karısı Violet ile tanışır. Tanışmanın ardından bu ilişki Elodie için bir tutkuya dönüşür. Sürekli elçinin karısını düşünen, onunla arkadaş olan Elodie, kendi dünyasında hayallere kapılır. Hem elçi hem de karısıyla ilgili müstehcen istekleri olan Elodie, birgün kocasının cebinde bir şişe bulur ve kocasına bunun ne olduğunu sorar. Şişenin katkı maddesi olduğunu ve ekmekleri daha lezzetli yapacağını anlatan fırıncı, denemekte kararsız olduğunu, şişeyi de elçinin verdiğini karısına anlatır. Karısı da onu yüreklendirmek için "Daha lezzetli ekmekler olacaksa neden yapmıyorsun" der. Bu arada kitapta Elodie'den, Violet'e mektup tarzında metinleri var ve bu metinlerde kendi duygularını, yaşamak istediklerini, kendisini Violet'in yerine nasıl koyduğunu anlatıyor. Elodie bunları yaşarken kasaba halkı elçi ve karısının ilişkisini, hayatlarını çok merak ediyorlar. Elçi ve karısı kasabaya gelmeden önce her şey normalken, elçi ve karısından sonra her şey değişiyor. Bu arada elçi karısına asla ekmek yememesini yoksa öleceğini söylediği bir zamanda Elodie buna kulak misafiri oluyor. O günden sonra Violet'e ekmek yedirmeye çalışıyor ama Violet hiçbir zaman yemiyor. Kitabın tüm hikayesi aslında son 20 sayfada
İnsan ve Duygular
Lanetli EkmekSophie Mackintosh · Can Yayınları · 202477 okunma
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 164. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2025 19:29
Merhabalar dostlar #songulileokuyoruz etkinliğinde bu ay bu kitabı okuduk. 1951 yazında, Fransa'nın küçük Pont-Saint-Esprit kasabasında yaşanılan kitlesel bir zehirlenme vakasından etkilenilerek yazılmış. Bu vakada insanlar fırından çıkan ekmekleri yedikten sonra gerçeklik duygularını yitirip ,halusinasyonlar gormeye başlamışlar. Kasabanın fırıncısının karısı Elodie'nin ağzından anlatılan bir hikaye var kitapta.. Durağan taşra hayatından sıkılan Elodie, kasabaya gelen büyükelçi ve eşi Violet ile yakınlaşır. Ancak bu yakınlaşma, kasabada tuhaf olayların başlamasına neden olur: Atlar tarlalarda ölmeye başlar, çocuklar kontrol edilemez hale gelir ve karanlık çöktüğünde hayaletlerin kol gezdiği söylenir. Tüm kasaba halkı, kökeni belirsiz gizemli bir hastalığa yakalanır. Kimileri bunun bozuk ekmeklerden kaynaklandığını düşünürken, kimileri de hükümetin kimyasal bir deney yaptığını iddia eder. Şiddet, arzu,ölüm gibi distopik olayların yanısira esas nokta kıskançlık. Elodie Violet in giyimini, kadınsılıgını,cilvesini,ısmarladıgı her şeyini kıskanıyor. Tutku ,aşk ,erotizm cesur bir dille işlenmiş. Ben yazardan ilk kez okudum .Diğer iki kitabı da aynı tarzda imiş... Kitapla kalın dostlar... Lanetli Ekmek Sophie Mackintosh
Lanetli EkmekSophie Mackintosh · Can Yayınları · 202477 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2025 2. kitabı
Kitabın son sayfasındaki yazarın notu ile kitaba bakış açımın bir anda değişiverdiği bir roman. Bir salgından bahseden yazarın notu üzerine konuyu Google’mam ile okuduğum hikayenin gerçek olduğunu öğrenmiş olmam şaşkınlığa uğratmadı değil . Aynı Jean Teule’nin ‘Dansa Davet’ romanı gibi. Mutlaka o kitaba da bakın. Ne değişik bir hikaye nidalarıyla ilerlediğim romanın yaşanmış bir olaydan alıntıladığını öğrenince kitabı daha da çok sevdim. Ne ilginç salgınlar var ve kitaplarına bunları işleyen yazarları oldum olası sevdim. Bizi de bu durumdan kitapları aracılığıyla haberdar etmeleri inanılmaz hoşuma gidiyor. Kitabın konusuna bakarsak, bir ilkbahar gününde Fransız kasabasına taşınan elçi ile karısı ve kasabanın yerlisi olan fırıncı ile karısının baş rolde olduğu dört kişilik bir hikayeyi okuyoruz. Kadınların yakınlaşmasıyla başlayan ikili dostluk itiraflara, sırlara, kıskançlığa, benliğini kaybetmeye kadar uzanır gider. Bu dostluk ilerliyormuş gibi gözükürken kasabada değişik olaylar vuku bulmaya başlar ve halk amansız bir çıkmaza sürüklenmeye başlar. Roman boyunca kasabada yaşanılanları elçinin, fırıncıya verdiği içi sıvı dolu şişeye yormamak elde değil. Az biraz araştırınca da zaten görüyorsunuz ki ekmeklerin içine katılan halüsinasyon maddesi ile insanların kontrol edilip edilemeyeceği deneyi evet, yapılmış ve kitabın da adını taşıyan bu ‘Lanetli Ekmek’ olayı hala daha tam olarak da aydınlatılamamış. Bu yaşanılanları fırıncının karısının gözünden okumak da oldukça farklı bir deneyim. Böyle yaşanmış olayları çok isterim ki siz de okuyun. Bu yaşanılanlara çok şaşırmış olarak iyi ki diyorum okumuşum. Dilerim ki geçmişte yaşanmış bu tarz salgın gözüken deneyler daha çok yazılır ve herkesin bu yaşanılanlardan haberdar olması sağlanır.
1000Kitap
Lanetli EkmekSophie Mackintosh · Can Yayınları · 202477 okunma
Lanetli Ekmek
Puan vermedi·192 syf.··
2025 224. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2025 23:21
Sevgi bir insana her şeyi yaptırabilir. Sevgisizlik de... Herkese merhaba bugün #songülileokuyoruz ekibimizle Mayıs ayı okumamız olan Lanetli Ekmek kitabının yorumuyla geldim. Kitap yazarla tanışma kitabım oldu. Kitabımız 1951 yılında Fransa'nın Point Saint Esprit isimli kasabasında meydana gelen kitlesel bir zehirlenme vakasından ilham alınarak yazılmış. Bu zehirlenme üzerine birçok fikir ortaya atılsa da hiçbiri ispat edilemez. Kitabımız bu kitlesel zehirlenmeyi ekmeğin içine karışan bir kimyasal sonucunda gerçeklik algısını yitirmesiyle ele alınmış. Kitap arzu, aşk,dostluk ve tutku kavramları üzerine örülmüş. Fırıncının karısı Elodie ve elçinin karısı Violet karakterleri üzerinden anlatım yapılmış. Çıldırmış bir kasabanın zehir misali enjekte edilen kıskançlığı etkileyici bir biçimde anlatmış olsa da üzülerek söylüyorum ki kitap beklentimin altında kaldı. Kitabı okurken aşırı sıkıldım. Yazarın anlatım tarzı maalesef bana hitap etmedi. Konu son 20 sayfada şekillenmiş. Kitabın akış tarzı da anlamayı zorlaştırmıştı. En çok üzüldüğüm karakter ise Elodie oldu. Zavallı Elodie sevgiye o kadar açtı ki . Okurken yüreğim burkuldu. Farklı kitaplar seviyorsanız okuyabilirsiniz ancak vakit kaybı maalesef.
Alıntı
Lanetli EkmekSophie Mackintosh · Can Yayınları · 202477 okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 48. kitabı
Kitap, 1951’de Pont-Saint-Esprit kasabasında yaşanan kitlesel halüsinasyon ve zehirlenme vakasından esinlenilmiştir. Detayları merak ederseniz Google de aynı isimde olayı arastira bilirsiniz. Kitabın konusuna dönersek... Öykü, 1950’lerde Fransa’nın küçük ve kasvetli bir kasabasında geçiyor. Kitabı büyük bir merakla elime aldım; küçük bir Fransız kasabasında yaşanan gizemli bir toplu zehirlenme olayını okuyacağımı sandım. Ama yanıldım. Gerçek olaya yalnızca son 10-15 sayfada ve oldukça yüzeysel bir şekilde değiniliyor. Kitapta asıl odak, kasabanın fırıncısının karısı Elodie’nin iç dünyası. Elodie; bastırılmış duyguları olan yalnız, arzuları olan ve içsel boşluğunu doldurmaya çalışan bir kadındır. Bir gün anidan kasabaya gelen gizemli bir çift (Büyükelçi ve eşi Violet), tüm kasabanın dikkatini çeker özellikle de Elodie’nin saplantısı haline gelirler. Ancak Elçi ve Violet oldukça esrarengiz ve ürpertici kişilerdir. Herkese karşı soğuk, mesafeli ama bir yandan da her şeyin merkezinde gibi duran figürlerdir. Elodie ise bu çiftin hayatlarına dahil olmaya çalışırken, kendi gerçekliğini adım adım yitirir; arzu, kıskançlık, suçluluk ve bastırılmış duyguları yavaş yavaş gün yüzüne çıkar. Takip etmesi çok zor olmayan ve anlatımı basit bir kadının içsel çöküşünü ve bu saplantının kasabadaki büyük felakete nasıl bağlandığını anlatıyor kitap..
Lanetli EkmekSophie Mackintosh · Can Yayınları · 202477 okunma

Yazar Hakkında

Sophie MackintoshYazar · 2 kitap
1988’de Güney Galler’de dünyaya geldi. War­wick Üniversitesi’nde Edebiyat ve Yaratıcı Yazarlık öğrenimi gördü. Öyküleri, denemeleri ve şiirleri Granta ve The New York Times gibi çeşitli dergilerde yayımlandı. “Grace” öyküsüyle 2016 White Review Öykü Ödülü’nü, “The Running Ones” öyküsüyle 2016 Virago/Stylist Öykü Ödülü’nü aldı. İlk romanı Su Kürü’yle 2018 Man Booker Ödülü’ne aday gösterildi. Mackintosh, Londra’da yaşamakta ve yazarlığa devam etmektedir.