Davacın Peygamber Olursa? (Kur'an'la Tanışmak İsteyenler İçin Kur'an'a Teşvik Yazıları)

·
Okunma
·
Beğeni
·
132
Gösterim
Adı:
Davacın Peygamber Olursa?
Alt başlık:
Kur'an'la Tanışmak İsteyenler İçin Kur'an'a Teşvik Yazıları
Baskı tarihi:
Haziran 2013
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9280000002582
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Neda Yayınları
Bir insanın mektup, kitap, dergi veya herhangi bir yazı yazmasının arka planında yatan en önemli sebeplerden birisi, yazdığı şeyin muhatapları tarafından anlaşılır olmasını sağlamaktır. Muhatabının anlamaması için hiçbir yazı kaleme alınmaz her halde!

Nasıl ki bir insanın, anlaşılır olmanın ötesinde bir amaç için kalem oynatması makul değilse aynı şekilde insanları yönlendirmek için kendilerine kitap gönderen Yüce Allah’ın da anlaşılır olmaması için kitap göndermesi makul bir şey değildir. Bir insanın anlaşılır olmaması için bir şeyler yazması bile abes karşılaşırken bunun Allah’a nispet edilmesi ne kadar makul olur? Anlaşılır olamamak için yazı yazmak abesle iştigalin tâ kendisidir. Allah (Subhanehu ve Tealâ) ise abesle iştigalden münezzehtir. Bu nedenle Rabbimizin insanlar anlamasın diye bir kitap göndermesi asla düşünülemez. Böylesi bir düşünce tamamen batıldır. Ama gelin görün ki, hal ve tavırlarımız adeta Kuran’ın anlaşılmaz bir kitap olduğunu haykırıyor, onu anlamanın mümkün olamayacağını, sadece yetkili makamların bu işi becerebileceğini söylüyor.

Yeryüzünün en ufak kara parçasında dahi anlaşılıp, öğrenilmesin diye yazılmış tek bir eser yokken Kur’ân kimi insanlar tarafından sanki bu amaçla inmiş gibi telakki edilmekte...

“Allah’ım! Seni tenzih ederiz. Bu gerçekten de büyük bir iftiradır” (24 Nur/16)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Unutulmamalıdır ki Kur’ân, tamamıyla anlaşılması için indirilmiş bir kitaptır. Eğer halktan birisi bir ayeti anlayamıyor ve ne demek istediğini hakkıyla idrak edemiyorsa, hemen kitabı terk etme yoluna gitmemelidir; aksine anlayamadığı o ayeti bir bilenine havale etmeli ve Allah’ın kitabı ile olan ilişkisini kesintiye uğratmaksızın sürdürmelidir. Üstte zikrettiğimiz Bu Kur’ân, âyetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.(38/Sâd, 29) ayeti bu bağlamda son derece önemlidir. Ayette zikredilen “öğüt alma” eylemi, ancak hitabın anlaşılmasından sonra mümkün olabilir. Kendisine ne söylendiğini anlamayan birisi nasıl öğüt alabilir ki?
İbrahim Gadban
Sayfa 24 - Neda Yayınları
Sahabeden Abdullah İbn-i Mesud (radıyallahu anh) der ki: “Bizler, Kur’ân’ı on ayet, on ayet olarak alır ve aldığımız bu on ayeti hayatımızda yaşamadan diğer bir on ayete geçmezdik. Kur’ân, insanlara kendisi ile amel etmeleri için inmiştir. İlk nesiller onu amel etmek için okudular. Sizin her hangi biriniz ise, Kur’ân’ı başından sonuna kadar okur, tek bir harfini dahi bırakmaz; hâlbuki onunla amel etmeyi (neredeyse) tamamen terk etmiştir.
İbrahim Gadban
Sayfa 16 - Neda Yayınları
Gerçekten de kuranı yaşayanlar huzurlu, Kuran'dan yüz çevirenler huzursuz değil mi?
İnsanların genelinde hayattan nefret etme , bir bıkkınlık bir bezginlik yok mu?
İnsanlar paraları olmasına rağmen neden dünyadan zevk alamıyorlar?
Neden durumları iyi olduğu halde kendilerini içkiye ve benzeri kötü alışkanlıklara mahkum ediyorlar?
Akıllı insan kıssalardan “hisse” çıkarmayı bilen ve bundan faydalanarak kendisini kurtarmayı yeğleyen insandır. Eğer bizler de akıllı olduğumuzu iddia ediyor ve bu noktada her hangi bir şüphe taşımıyorsak, o zaman Rabbimizin bizler için gönderdiği ebedî saadet vesilesi olan Kur’ân’a sımsıkı sarılmalı ve adadan kurtulmak için onun bizlere göstereceği yol haritasına harfiyen uymalıyız.
İbrahim Gadban
Sayfa 10 - Neda Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Davacın Peygamber Olursa?
Alt başlık:
Kur'an'la Tanışmak İsteyenler İçin Kur'an'a Teşvik Yazıları
Baskı tarihi:
Haziran 2013
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9280000002582
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Neda Yayınları
Bir insanın mektup, kitap, dergi veya herhangi bir yazı yazmasının arka planında yatan en önemli sebeplerden birisi, yazdığı şeyin muhatapları tarafından anlaşılır olmasını sağlamaktır. Muhatabının anlamaması için hiçbir yazı kaleme alınmaz her halde!

Nasıl ki bir insanın, anlaşılır olmanın ötesinde bir amaç için kalem oynatması makul değilse aynı şekilde insanları yönlendirmek için kendilerine kitap gönderen Yüce Allah’ın da anlaşılır olmaması için kitap göndermesi makul bir şey değildir. Bir insanın anlaşılır olmaması için bir şeyler yazması bile abes karşılaşırken bunun Allah’a nispet edilmesi ne kadar makul olur? Anlaşılır olamamak için yazı yazmak abesle iştigalin tâ kendisidir. Allah (Subhanehu ve Tealâ) ise abesle iştigalden münezzehtir. Bu nedenle Rabbimizin insanlar anlamasın diye bir kitap göndermesi asla düşünülemez. Böylesi bir düşünce tamamen batıldır. Ama gelin görün ki, hal ve tavırlarımız adeta Kuran’ın anlaşılmaz bir kitap olduğunu haykırıyor, onu anlamanın mümkün olamayacağını, sadece yetkili makamların bu işi becerebileceğini söylüyor.

Yeryüzünün en ufak kara parçasında dahi anlaşılıp, öğrenilmesin diye yazılmış tek bir eser yokken Kur’ân kimi insanlar tarafından sanki bu amaçla inmiş gibi telakki edilmekte...

“Allah’ım! Seni tenzih ederiz. Bu gerçekten de büyük bir iftiradır” (24 Nur/16)

Kitabı okuyanlar 13 okur

  • Sena
  • Şükriye Sucu
  • Ahmet Güler
  • Sûfi
  • Şahadet
  • Huri Sultan
  • Esra Ercan
  • Osman ÇetinSoy
  • Bedi
  • Ahmet Hakan Acar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0