Önsözünde diyor ki yazar Mehtap Altan Def’in “İçindeki tüm yazıların ortak noktası; birliğin, insanın, iyiliğin, hakikatin ve emeğin gözlerinden öpen edebî ritim olmaları”ydı. Tıpkı yazarın ortaya koyduğu şekilde buldum kitabı. Her yazıda aslında yazar yok da kendim varmışım gibi hissettim. Sanırım bunda duygu birliğinin etkisi vardır. Aynı şeyleri, aynı şekilde görüp, aynı şekilde içinizde eritip sonrasında kelimelerinizden “öpmesi” tesadüf olamaz. İspatı mı? İşte şu cümle: “Bizlerin en büyük şahidi, aslında cansız dediğimiz canlar değil mi?”
Yaş ilerledikçe görüyoruz ki, hayır hayır daha çok hissediyoruz, biz hemen her gün şahitlerimizi teker teker kaybediyoruz. Bıraktığımız hiçbir şeyi bıraktığımız gibi bulamıyoruz. “Ninnilerini bağrında taşıdığı insanların ruhuna sağan her şehir, yeryüzünün çehresine kalıcı mührünü bırakmış mirastır.” Ama gel gör ki biz kötü birer mirasyediyiz. Onların şahitliğinden kendi ellerimizle vazgeçiyoruz. “Geleceğin beşiğini” sallayan şehirlerin zorla ruhunu öldürüp bedenine sahip oluyoruz. Tabii ki adice ve vahşice.
Yazarımız artık can çekişen şehirlere kelimeleriyle bereket getiriyor. Gezdiği yerlerden topladığı güzellikleri “gamzeleri”ne dolduruyor. Tebessümüyle bizlere sunuyor. Kayseri, Niğde, Konya, Sille, İzmir, Beykoz, Taşova, Narköy, Muş… Yazarımızın bu yerlerde edindiği suskunluklar, öykünmeler, hüzünler, aşklar ve de yalnızlıklar sayfalar boyunca size eşlik ediyor. Def’te sadece yazarımızın gittiği yerleri değil, içerisinde olduğu sosyal sorumluluk projelerinden ruha dokunan izlenimlerini de okuyoruz.
İşte kitaptan bana kalan satırlar:
Mürekkep ile nikâhlı hiçbir yürek kötülüğün ellerinden tutmaz.
*
Yazmak eylemine bir kere değmesin yüreğiniz; sonrası haylaz bir umut bahçesine gönüllü bahçıvanlık yapmak halidir.
*
Eyy ömrünü
Hayata ve yaşama dair güzel bulgular var. Açıklama ve tespitler güzel ama etkileyiciliği az. Sıkıcı olmuş biraz. Belki beni sıktı tabi. Bilemiyorum. Ama kitap yazmak istersem içinden kopya alacağım pek çok not var.
Yazarın ilk okuduğum eseri olduğu için hemen olumsuz bakmak istemiyorum. Pek bana hitap etmedi diyebilirim. Belki dikkatinizi çeken kısımları ya da size hitap eden bölümleri olabilir.