Deniz TaşlarıYiğit Okur

·
Okunma
·
Beğeni
·
483
Gösterim
Adı:
Deniz Taşları
Baskı tarihi:
Şubat 2005
Sayfa sayısı:
560
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750705489
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Daha önce Hulki Bey ve Arkadaşları, Topal Viktor'un Anıları, Piyano gibi yapıtlarıyla yayınlarımız arasında yer alan Yiğit Okur, yeni romanı Deniz Taşları'nda, unutulmaz bir aşk hikâyesi anlatıyor. Romanın pek çok karakteri var, ancak bu karakterlerin en önde geleni bir konak. Yazar, Deniz Taşları'nda, imparatorluktan Cumhuriyet dönemine geçmiş bir konağın sahiplerinden başlayıp, burjuva düzeni içinde, tuzu kuru insanların, hem kendi kendileriyle, hem birbirleriyle sürüp giden çekişmelerini, yalın, hızlı okunan bir dille anlatıyor. Olayları hem yüksek tonlu bir mizahla güldürerek, hem zaman zaman hüzünle sunuyor. Yazarın bu romanı da, öbür romanları gibi sık dokunmuş halılara benziyor. Birbirinden değişik, simetrik, bol desenli, bol renkli. Yazarın ayrıntıya olan düşkünlüğü, görsellik tutkusu, her paragrafı bir film karesine dönüştürüyor.
(Tanıtım Yazısı'ndan)
Seher karakterinin ruhu, derinliği ve gücü ile çok ilgi çekici. İstanbul'un edebi dokusunu Orhan Pamuk ile birlikte en iyi anlatan yazardır ve bu kitabı yine çok güzel bir kitaptır.
Geçmiş biraz önceki şimdiydi, gelecek biraz sonraki şimdiydi .. Sadece şimdi vardı ..
Arkadaşlık sadece beraberlik değil, bir duyguydu. Hiç bir duyguyla kıyaslanamazdı... Gerektirdiği özveri sınır tanımazdı... Sevginin nadir bir türüydü; ısmarlanmazdı, satın alınmazdı, inşa edilmezdi... Oluşurdu, genç yaşlarda başlayan karşlıklı elektrik kıvılcımıydı. Kıvılcım ilk taştı, sonra taş üstüne taş koya koya yılların içinde oluşur, dikilir bir daha yıkılmazdı... Herkese de kolay kolay nasip olmazdı...
Sohbet koyulaşınca, konuşmaları iki zeki insanın fikir düellosuna dönüşürdü. Yaralamamak, öldürmemek koşuluyla. Bu koşullar da nezaketin değil , aklın ürünüydü. İkisinden biri yaralanır yada ölürse,izleyen zaman içinde aynı düzeyde konuşacak kimse bulamayacaklarının bilincinde oldukları için ..
“Yaşam üç perdelik bir oyundu. Zamanlar, mekânlar değişken olsa da, oyuncular sürekli değişse de, bazı ayrıntılar bir yana, metin değişmezdi.”
“Bazen ufak, çok ufak bir engel geleceğin bütün yollarını tıkayabiliyordu.”
Yiğit Okur
Sayfa 112 - CAN Yayınları
“Çocuklar
Keten helvaları, pamuk helvaları, uçan balonları, uçmayanları, arsızları, usluları...

Anneler
Azgınları, bencilleri, durgunları, çapkınları, ezilmişleri...

Kocalar
Bir de bunlar vardı.
Onların da aralarında, hem evlerinde, hem işlerinde, azgınları, bencilleri, durgunları, çapkınları, ezilmişleri vardı.

Bir de bekârlar vardı.
Bu bir ırktı.
Kadınlı erkekli pek çok sınıfa ayrılırdı. Her sınıf kendi içinde değişik alt sınıflar oluştururdu. Tazesi, kartı, kokuşmuşu, evde kalmışı, erkek eli değmemişi, kadın yüzü görmemişi.
Bunlara kadınlı erkekli toplumsal bâkireler denebilirdi. İflah olmaz yaratıklardı.

-Murat bak, şu geçip dönenler var ya, bunlar bize bakıp bakıp içlerinden ne diyorlardır biliyor musun? Bir kısmı diyordur ki, iki kart eşcinsel oturmuş, birbirlerine kur yapıyor. Bir kısmı da diyordur ki, iki kurt zampara tuzak kurmuş, düşürecek kız ariyor...
Murat bir kahkaha atti.
-Öyle sanan sensin. Kimsenin bize baktığı yok.”
Yiğit Okur
Sayfa 188 - Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Deniz Taşları
Baskı tarihi:
Şubat 2005
Sayfa sayısı:
560
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750705489
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Daha önce Hulki Bey ve Arkadaşları, Topal Viktor'un Anıları, Piyano gibi yapıtlarıyla yayınlarımız arasında yer alan Yiğit Okur, yeni romanı Deniz Taşları'nda, unutulmaz bir aşk hikâyesi anlatıyor. Romanın pek çok karakteri var, ancak bu karakterlerin en önde geleni bir konak. Yazar, Deniz Taşları'nda, imparatorluktan Cumhuriyet dönemine geçmiş bir konağın sahiplerinden başlayıp, burjuva düzeni içinde, tuzu kuru insanların, hem kendi kendileriyle, hem birbirleriyle sürüp giden çekişmelerini, yalın, hızlı okunan bir dille anlatıyor. Olayları hem yüksek tonlu bir mizahla güldürerek, hem zaman zaman hüzünle sunuyor. Yazarın bu romanı da, öbür romanları gibi sık dokunmuş halılara benziyor. Birbirinden değişik, simetrik, bol desenli, bol renkli. Yazarın ayrıntıya olan düşkünlüğü, görsellik tutkusu, her paragrafı bir film karesine dönüştürüyor.
(Tanıtım Yazısı'ndan)

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • venus
  • Havva alanbay
  • Tülay Sankur
  • Merve Altuntaş

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0