Ben çok ama çok beğendim. Bu zamana kadar hiç kimseye şu kitabı alın okuyun da demedim. Kitap yahut yazar hakkında bilgi vermişimdir, okumaya teşvik edici sözler sarf etmişimdir ama hiç bir kitabı okuyun ve okutun diye genele hitap etmemiştim ,ta ki bu güne kadar. Bunu yapacağımı hiç ummazdım, hele hele siyaset ve politikadan hiç haz etmeyen ben adı " Devlet" olan bir kitab için.
Seneler öncesinde Mevlananın " Mesnevisini okuduğum zaman bir arkadaşım bana serzenişte bulunmuştu." Bırak ! 800 yıl önce yaşamış birinin sözlerini ,şimdiye bak ,onlar eskide kaldı,o düşünceler eskidi. " diye. Platon ise 2500 yıl önce yaşamış biri, onun dedikleri ise daha da eski .Haklı mı idi. Onlar bir şeyler söylemişti eskiden, insanlık onların söylediklerinin üstüne 1 e 1000 mi koymuştu. Maalesef böyle olmamıştı. Dücane Cündioğlu bir kitabında şöyle demişti. " Görevimiz vaaz- ı cedid ( yeniyi söylemek ) değil keşf- i kadim ( eskiyi ortaya çıkarmak ) olmalı " . Ne kadar haklıymış meğer.
Platon ; dialog düzyazı tekniğini kullanıyor. Tüme varım yöntemini kullanıyor. Eserlerinde hakim olan eda, matematik ; geometri ve mantık. Sorular sorarak önermeleri oluşturup bu önermelerin doğruluğuna yahut yanlışlığına hükmedip sonuca varmanızı sağlıyor. Sonunda size problemi çözmenizi sağlayacak formülü vermekle kalmıyor, O formülü birlikte buluyorsunuz.
Bu kitabı okumaya karar vermem de etkili olan bir kaç unsuru söylemek istiyorum. Bunlardan biri
meşhur Mağara alegorisinin anlatıldığı bölümü içermesi diğeri ise Platon un o meşhur İdea kavramına değindiği eser olması. İdea kavramı İbn Arabi'nin "ayan- ı sabite" sini hatırlattı bana.
Platon'un daha önce 3 diyaloğunu okumuştum. Meşhur bir deyim olan " Platonik aşk" ın da ortaya konulduğu " Şölen", " Menon" ve " Sokratesin Savunması". Beni Platon a