Saygı Öztürk bir dönemin karanlıkta kalan konularını siyasi konjonktür tabanında incelerken derin devletin zaman zaman nasıl ülke menfaatlerini gözetmek yerine gücü elinde tutanların çıkarları için kullanıldığını da anlatmış. Devletlerin çıkarları için gizli güçleri, örtülü ödenekleri, silahlı milis kuvvetleri hatta zaman zaman terör örgütlerini bile kullandığını hepimiz biliyoruz. Peki halkın menfaati için halktan habersiz gizli kapaklı yürütülen bu işlerin haklılığına yada doğruluğuna kim kanaat getiriyor. Cevabın kim olduğunu bilmiyoruz ama kim olmadığını çok iyi biliyoruz; halk!
Ben şahsen bu derin devlet oluşumlarına müsaade eden etkenin muhalif, sorgulayıcı, araştıran yanı köreltilmiş halkın pasifize edilmesi olduğunu düşünüyorum. Burada halk tek başına bir erk değil ve asla da olamaz. Halkın bilinçlenmesi, sorgular, hesap sorar hale gelebilmesi için aydın kesimin elini daha fazla taşın altına sokması şart. Hoş bunu yapan Uğur Mumcu, Necip Hablemitoğlu, Çetin Emeç gibi aydınlar katledilirken susan halkın da önce yüksek bir eğitim seviyesine ulaşması büyük önem arz ediyor. Uzun lafın kısası; bu hem halkın bilinçlenmesi, hem toplumların düşünen sorgulayan insanlardan oluşmasını sağlayacak eğitim öğretim sisteminin iyileştirilmesi, hem de diğer bir taraftan muhalif aydınların sorumluluk alması gereken topyekün bir çağdaşlaşma hareketi olarak önümüzde duruyor. El birliği ile yeni Devletin Derinliklerinde kitapları yazdırmamak dileğiyle..
Keyifli okumalar..
Terör örgütü lideri APO ya yapılacak suikastin tüm detayları
Devletin içindeki kriptolar kim ve nasıl çalıştıklarının detayları
Bugün FETÖ denen örgütün zamanında nasıl ortaya çıkarıldığı ve buna benzer birçok incelemeyi belgelerle Saygı Öztürk ustalığı ile bizlere sunuyor.
Siyasi konuları sevenler için güzel bir kaynak.
İlk olarak 2009 yılında okumuştum . Nedense tekrar okumak istedim…Kitabı yeni okuyacaklar için kitabın yazıldığı tarih 20 sene öncesine dayandığı için içerikteki konuların çoğu bilindik gelebilir bununla beraber kitabın akıcılığı ve sürükleyiciliği çok iyi bebek katili aponun yakalanısı vatan ve millet uğruna çile çekmiş canlarını hiçe saymış kahramanların destanlarını da bu kitapta bulucaksınız.
Dikkat spoiler içerir.
Susurluk davasından dolayı hapse giren meşhur emekli yarbay Korkut Eken nezdinde PKK'nın kuruluşundan Susurluk olayına kadar ülkemizde yaşanan siyasi olayların anlatıldığı oldukça güzel bir araştırma eseri. PKK'nın ilk silahlı eylemi olan Eruh ve Şemdinli baskınları, özel timin ilk uçak kaçırma operasyonu, PKK ile mücadelede eşkiya ve korucuların kullanılması gibi olaylar anlatılıyor. Sonra Mehmet Eymür Ike MIT günleri, emniyet özel harekat birimlerini kurması ve eğitmesi, bu dönemde MIT ile ortak hazırlanan Öcalan'ın öldürülmesi ile ilgili Mercedes operasyonu ve başarısız olması anlatılıyor. Bundan sonra da Abdullah Çatlı ile ilişkisi ve yurt dışında verdiği görevleri, Sedat Bucak ile ilişkisi ve PKK mücadelesine verdiği katkı, Yeşil ile Ankara emniyet binasında karşılaşması, Susurluk olayı ve mahkum olması anlatılıyor. O dönem karda kışta çoluk çocuk demeden vatan için savaşan bu adamı ve o dönem olan olayları merak edenlerin mutlaka okuması gereken kitaplardan biri.
Devletin içerisinde yaşanan inanılmaz olaylar, ihanetler ve çekişmeleri konu edinen bu kitap, yakın tarihi incelemeyi seven kişiler için hazine niteliği taşıyor.
Saygı Öztürk'ün Korkut Eken ile yaptığı röportajlar sonrasında kaleme aldığı yakın tarihi anlatan kitap.
Her ne kadar ilk başta Korkut Eken (Emmi) röportaj teklifini kabul etmese de araya giren aracılar dolayısı ile Saygı Öztürk'le görüşmeyi kabul ediyor.
Görünürde "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım'ı anlatıyor gözükse de; içerik, Korkut Eken'in Özel Kuvvetler, Mit, Özel Harekat ve Türkiye'de ilk uçaktan rehine kurtarma operasyonunu, bir fabrikada Öcalan'ın öldürülme planını, emniyete ait kayıp silahları anlatıyor.
Kitap kötü bir kitap değil fakat içerik yönünden o kadar zengin değil. Yine de okunması tavsiyedir.
Saygı Öztürk (d. 1955, Sarıkaya, Yozgat), Türk araştırmacı gazeteci ve yazar. Öztürk, Yozgat'ın Sarıkaya ilçesine bağlı olan Akbucak Köyü'nde dünyaya gelmiştir. 13 çocuklu ailenin 12. çocuğudur. Asıl mesleği öğretmenliktir. 1978-1994 yılları arasında Hürriyet gazetesinde çalışan yazar, 1994-1999 yılları arasında Sabah gazetesinde görev yaptı. Star, Gözcü ve Hürriyet gazetelerinde de çalışan Öztürk, halen Sözcü gazetesi Ankara Temsilcisi ve aynı gazete de köşe yazarlığı yapmaktadır. Yazar, Sedat Simavi Gazetecilik Ödülü, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Ankara Gazeteciler Cemiyeti ile diğer meslek örgüt ve kuruluşlarından ödüller almıştır. Öztürk'ün Saadet Öztürk'ten de Emre ve Esim isimli iki çocuğu bulunmaktadır.