Dil ve Anlayış Dil ve Diyalektik

0,0/10  (0 Oy) · 
2 okunma  · 
0 beğeni  · 
530 gösterim
-I-
Varlık ve oluş, hayat ve ölüm, zaman ve hürriyet, fert ve toplum, estetik ve ahlâk, dil ve diyalektik... İnsan “ben”inin temel meselelerinde tecrit terleri dökmemiş ve bu mevzuda has ve hsususi bir eda belirtmeyen hiçbir gerçek fikir ve sanat adamı gösterilemez.

-II-
Türkiye’de, ne bir dünya görüşüne nisbetle fikir, ne de “sanatı üzerine düşünme” bahsi şeklinde dil mevzuuna soylu bir yaklaşma olmamıştır... Büyük Doğu’nun, bütün ipuçlarını kuşatan “çekirdek” hikmetleri; ve eserlerimizde açtığımız fasıllar haiç!

-III-
Bağlı olduğumuz dünya görüşüne nisbetle diğer eserlerimizde hassasiyetini gösterdiğimiz, kendi diyalektik ve tarzımızın tahakkümü altında “mânâ dilimizle” ve bunu temin eden mevzularla ilgisini işaretlediğimiz “dil” bahsi... Bunu mustakil bir eserle ve öz meseleleriyle ele alarak uyarmak, bahsi İBDA’nın hasrından ayrı düşünülemez bir biçimde göstermektir ki, bu eser de odur!

Kitaptan 1 Alıntı

-"Dil mi aklı doğurdu, akıl mı dili?" "düşünce mi faaliyeti doğurdu, faaliyet mi düşünceyi?" zıtlıklarındaki, biriyle diğerini, diğeriyle birini izah etmek gösteriyor ki, son tecritte kutuplașmıș bütün zıtlar, "her şeyin zıddıyla kaim olması hakikatiyle diğerini yok saymıyorsa, sırdan ve sırra ilişik bir keyfiyet belirtirler ;dil," sırra - ruha "ilişik bir keyfiyet... İnsanın bir tarifi de bu :" Nefs-i natık-konușan nefs. "

Dil ve Anlayış, Salih Mirzabeyoğlu (Sayfa 67 - İbda Yayınları)Dil ve Anlayış, Salih Mirzabeyoğlu (Sayfa 67 - İbda Yayınları)