Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 7 dk.
Sayfa Sayısı:
216
Basım Tarihi:
Kasım 2025
Yayınevi:
Fikriyat Yayınevi
ISBN:
9786259563343
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·216 syf.·
2025 10485. kitabı
Ekrem Demirli’nin hazırladığı Hallâc-ı Mansûr Dîvânı, tasavvufun en çok konuşulan ve en dertli isimlerinden biri olan Hallâc’ın duygu ve düşünce dünyasını anlamak için harika bir rehber. Kitapta sadece şiirler yok; Ekrem Demirli, Hallâc’ın o meşhur "Ene’l-Hak" (Ben Hakk'ım) sözüyle aslında ne demek istediğini çok sade bir şekilde açıklıyor bize. Kitabın en güzel yanı, Hallâc’ı sadece bir efsane ya da masal kahramanı gibi değil, gerçek bir düşünür ve aşık olarak tanıtmasıdır. Demirli, onun şiirlerini günümüz Türkçesiyle ve herkesin anlayabileceği bir mantıkla yorumlayarak, aradan geçen bin yıla rağmen bu duyguların ne kadar taze olduğunu gösteriyor. Eğer tasavvufun o gizemli dünyasına ilk kez adım atacaksanız veya Hallâc-ı Mansûr’un neden bu kadar önemli olduğunu merak ediyorsanız, bu kitap karmaşadan uzak, duru ve anlaşılır diliyle tam size göre bir başlangıç noktası sunuyor. Vesselam…
DivanHallac-ı Mansur · Fikriyat Yayınevi · 202510 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Hallac-ı MansurYazar · 8 kitap
Hallâc-ı Mansûr veya Mansûr el-Hallâc (Farsça: منصور حلاج Mansūr-e Ḥallāj; tam ismi Abū al-Muġīṭ Husayn Manṣūr al-Ḥallāğ) (d. Ağustos 858, Tûr – ö. 26 Mart 922, Bağdat) (Hicri d. 244 AH – ö. 309 AH) Zındıklıkla suçlanması ve uzun süren bir soruşturma neticesinde Abbâsî Halifesi Muktedir Bi’llâh'ın emriyle idam edilmesiyle meşhûr olan spiritüalist yazar ve mistik şâir. Hayatı Asıl adı "Ebû’l Moğıt Huseyn bin Mansûr bin Mehemmed Beyzâvvî" idi. Hallâc lakâbı daha sonradan mesleği hallaç olduğundan verilmiştir. Tahirîler devrî İran'ının günümüz Güney Horasan Eyaleti'ne bağlı Nehbendan şehristanı'nın Meyghan Kırsalı'ndaki "Tûr" köyünde dünyaya geldi. Hallâc-ı Mansûr’un dedesi de Beyazid Bistâmî'nin ki gibi bir Zerdüşt idi. Babası ailesiyle Dicle yakınlarına, Araplar tarafından kurulmuş bir yerleşim bölgesi olan Vasıt'a taşındı. Mansûr on iki yaşında burada hafız oldu. Eğitimi Önceleri kısa bir süreliğine sûfî azîzlerinden Beyazid Bistâmî’nin de mürşidî olan Zû’l-Nûn el-Mısrî’nin öğrencisi Sahl al-Tustarî’nin müridi olur. Daha sonra ise Emr el-Mekkî ile [[ · Cûneyd-î Bağdâdî’nin talebesi olur. Fakat, hocalarıyla fikir ayrılığına düştüğü için onlardan ayrılır. Öğretisi ve fikirleri Hallâc'ın Allah'ta eriyip yok olmak anlamında söylediği "En-el Hak", yani "Ben Hakk'ım" (‏انا الحقّ‎ ‎, En el-Hakk) sözü bahane edilerek 912 yılında tutuklandı. "Fî" ve "An" (O’nda ve O’ndan) Hallâc’ın savunduğu Tâsîn tevhîd akîdesinin özü olan "Fî" ve "An" kavramı Vahdet-i Vücud’daki "Her şey Allah’tır" akîdesinden farklı olup, "Her şey Allah’tadır ve her şey Allah’tandır" anlamına gelmektedir.   Katli Kendisine yöneltilen itham, sarfettiği cümlenin içerisinde geçen ve Allah’ın 99 sıfatından bir tanesi olan "Hak" sözcüğü idi. Tasavvufî anlamda mecazen kullandığı bu kelime ile neyi ifade ettiği devrin uleması tarafından aşikar olarak bilinmesine rağmen, katı görüşlü Müslümanları şoka uğratan diğer radikal görüşleriyle de göze batan Hâllâc, siyâseten tehlikeli görüldüğünden ortadan kaldırılması için sarfettiği bu sözcük bahane edildi. Hakk Teâlâ'nın kendisinde tecelli ettiğini iddia etmekle suçlanarak uzun yıllar hapiste kaldı ve sonunda i'dama mahkum edildi. İ'dam cezası o devrin kurallarına göre el ve ayakların çaprazlama kesilmesi şeklinde tatbik edilmekteydi. Alenen işkence edilerek ve vucudundaki tüm derilerin kesilmesiyle (bir kuzunun kesiminden sonra postunun çıkarılması gibi), yarı canlı haça gerilip halka teşhir edildiğinin ertesi günü ölür.