Dönüş (Dönüş Üçlemesi 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
5,3bin
Gösterim
Adı:
Dönüş
Alt başlık:
Dönüş Üçlemesi 1
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
440
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053756828
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Hugo En İyi Roman Ödülü
Locus En İyi Bilimkurgu Romanı Ödülü Adayı
John w. Campbell en iyi bilimkurgu romanı ödülü adayı
“Robert Charles Wilson eşsiz bir yazar. Dönüş de muazzam bir roman.”
-Stephen King-
“Okurun aklını alan fikirlere sahip bir bilimkurgu öyküsü anlattığı kadar insani bir hikâye de anlatması nazarımda Dönüş’le ilgili en mükemmel şeylerden biri.”
-Jo Walton-
“Wilson, nefes kesici bilimkurgu-gerilim eseri Dönüş’te dokunaklı bir aşk hikâyesini, baba-oğul çatışmasını, apokaliptik bir dünyayı ve ekolojik sorunları mükemmel bir şekilde bir araya getiriyor.”
-Publishers Weekly-
“Robert Charles Wilson yaşayan en büyük bilimkurgu yazarlarından biri. Dönüş’te de bu ifadenin doğruluğu tekrar ortaya çıkıyor. Dönüş, son zamanların en iyi bilimkurgu romanı.”
-Rocky Mountain News-
“Robert Charles Wilson ince bir zekâya sahip kışkırtıcı bir yazar. Okur, Wilson’ın hikâyeyi nereye götürdüğünü bildiğini düşünürken birden kendini tamamıyla farklı bir yerde buluyor.”
-Robin Hobb-
Robert Charles Wilson’ın, milenyum sonrası bilimkurgu edebiyatının en büyük eserlerinden biri olarak kabul edilen ödüllü eseri Dönüş ile “Dönüş Üçlemesi” başlıyor. Yıldızların kaybolduğu, gökyüzünün karardığı bir ekim gecesi, Ekim Olayı’na tanık olan üç genç: Tyler Dupree, Diane Lawton ve Jason Lawton. Tanık oldukları olay yalnızca kendi hayatlarını değil, tüm dünyanın gidişatını değiştirir. İsyanlar, intiharlar ve cinayetler hızla artış gösterirken inanç hareketleri de tıpkı dünyanın çevresindeki bariyer gibi dört bir yanı sarar. Bilim insanlarının çatısı altında toplandığı yeni bir kuruluş olan Perihelyon, Dönü’nün gezegene etkilerini çözmeye çalışırken hükümetler ve şartlar sürekli değişmekte, tüm bunların ortasında, üç gencin Dönü’nün ve hayatın kendisiyle olan mücadelesi gittikçe tuhaflaşarak sürmektedir.
İnsan ırkı, evrende yalnız olmadığının farkına acı bir biçimde varacaktır.
440 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Bitirdiğim an sıcağı sıcağına yazmadığıma pişman olduğum bir yazı bu. Son dönemlerde fazlasıyla yoğun olduğum için yazdıklarımın ifade gücünün ne kadar kuvvetli olacağından da emin değilim. O yüzden şimdiden kusuruma bakmayın.

Dönüş'ün incelemesini sıcağı sıcağına yapmamam bana kitabı unutturmadı elbette, fakat kitap o kadar detaylıydı ki, her birini hatırlamak emin olun elde değil. O yüzden okurken de ayrıntıları hatırlamaya uğraşmak yerine anın büyüsüne kapılmak en iyisi. En azından ben bunu yapabildiğimi düşünüyorum.

Bilim kurgu geleceğe dair kaygı taşır. İlk ve en önemli örneklerde bunları görebiliriz. En önemlilerinden bahsetmek gerekirse; Cesur Yeni Dünya, 1984 ve Fahrenheit 451... Bunlar kesinlikle büyük yazarları geleceğe dair olan kaygılarının somutlaş kanıtıdır. Dönüş ise biraz daha farklı bir yönden gidiyor. Aslında bir nevi teori üzerine kurulu. Bu teoriyi açıklamayı ne kadar istesem de kitabın ilerleyen kısımlarında kendini tam anlamıyla belli ettiği için elim kolum bağlı. Sadece şunu söyleyebilirim; Dönüş bizi dehşete düşürmeyi bilimsel gerçekleri kullanarak en doğru yoldan başarıyor.

Modern bilim kurguların eskilerin gölgesinde kaldığını çoğu okur fark etmiştir. Örnek vermek gerekirse; büyük beklentilerle Warcross'u okuyup ortalama bir olay örgüsü ile karşılaşmıştım. Elbette bu demek değildir ki tüm modern bilim kurgular düşüşte. Dönüş'ün ne kadar başarılı bir roman olduğundan zaten bahsettim, bu yüzden onu geçerek bir de hafızamızı tazelemek için Illuminae'ye bakalım diyorum. Tamamen farklı bir anlatım biçimi belirleyen, alıştığımız tüm kuralları yıkan bir ederdi Illuminae ve bunu oldukça başarılı bir biçimde yapmıştı. Bu eserlerin ışığında, modern bilim kurgudan ümit kesilmemesi gerektiğini söyleyebilirim.

Dönüş, üçleme olarak geliyor. Geliyor diyorum çünkü serinin diğer iki kitabı daha çevrilmedi. İlk kitap İthaki'nin elinden çıktığı için diğerlerinin de aynı yolu izleyeceğini düşünüyorum. Umarım bu yol kısa sürede tamamlanır, çünkü Wilson bizlere kulak vermemiz gereken muazzam bir hikaye anlatıyor. Devamı için sabırsızlanıyoruz.
440 syf.
·14 günde·Beğendi·8/10 puan
Kozmoloji, Tıp ve Genetik bilim fütüristik bir harman içinde. Umarım serinin devamı olan Eksen ve Girdap' birbirini tamamlayan sahnelere eşlik eder. Tahminlerimin ötesinde olası ve olumlu bir yanılmayı ihtimaller arasında görüyorum
440 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10 puan
Kitap, Robert Charles Wilson'ın, Dönüş Üçlemesi Serisi'nin ilk kitabı. Hikaye, üç ana karakterimiz Tyler Dupree, Diane Lawton ve Jason Lawton'ın çocukluk döneminde bir gece vakti yıldızların ve ayın ortadan kaybolmasına şahit olmalarıyla başlıyor ve bu olayın arkasındaki nedenler, insanoğlunun aciz kaldığı durumlar karşısında neler yapabileceği konusu yazarın parlak fikirleriyle işleniyor.
Genel hatlarıyla beğendim, ama benim için kitabın en olumsuz yönü yazarın çok önemli olaylardaki duygu yoğunluğunu yaşatamaması buna bir kaç örnek verebilirim

-- Bundan sonrası spoiler içerir --

Kitap çok iyi başlıyor (hatta ilk 20 sayfada kesin sinemaya uyarlanır diyorum içimden) yıldızlar ve ay bir anda ortadan kayboluyor gerçek hayatta böyle bir şey olsa dünyada yer yerinden oynar ama yazar bu duruma insanların tepkisini okuyucuya yeterince yansıtmadan ileriki yıllara atlıyor.

İkinci olay, dünyayı saran kabuk dışında yüz milyonlarca yıl geçerken Marsı yaşanılabilir bir dünya haline getirmek için harika bir fırsat yakalanmış (Buda çok güzel bir fikir) ve bu büyük uğraşlar sonunda başarılıyor ve sonra (önceden bunu tahmin etmiştim:) ) Marsın etrafında da bir kabuk oluşuyor. İlk örnekte olduğu gibi bu durumunda insanlar üzerinde yaratması gereken etki okuyucuya yansıtılamıyor.

Son olarak da Marslı insanın dünyaya gelişi sonrasında Garnd Kanyon'u gezdikten sonra gece teröristleri tarafından öldürülmesi. Bu önemli olayın öncesiyle, sonrasıyla sıradan bir olaymış gibi geçilmesi.

Öte yandan;
DNA tamiratıyla insan ömrünün uzatılması,
Kabuk sayesinde korunan dünyanın dışında zamanın ışık hızıyla akması,
Kitabın sonlarına doğru ortaya çıkan (Her ne kadar bende çok sevdiğim Stargate izlenimi yaratsa da) geçit fikri,
Konunun gideceği yön adına merak uyandırıcı ve umut vadedici.

--Spoiler bitti :)

Özetle kitapla ilgili şunu söyleyebilirim, konu güzel, orjinal fikirler var konunun işlenişi de kötü değil ama özellikle bazı olaylar daha doyurucu işlenebilirdi. Her şeye rağmen spoiler bölümünde bahsettiğim, konunun gideceği yön adına, merak uyandırıcı ve umut vadedici nedenlerden dolayı devam kitaplarını da alıp okuyacağım.
440 syf.
·13 günde·7/10 puan
Roman ekim ayında gerçekleşen bir olay sonucunda gökyüzünün karanlığa gömülmesi ve bunun getirdiği karanlık bir yaşamı konu alıyor.
Güneşin genişleyip büyümesinin dünyanın sonu olacağına inanılıyor bu sebeple yeni bir yaşam alanı icin araştırmalar yapılıyor. En uygun gezegenin Mars gezegeni olacağına karar veriliyor. Mars gezegenini yaşanabilir kılmak adına birçok bilimsel çalışmalar yapılıp Mars gezegenine fırlatımlar yapılıyor. Yapılan bu bilimsel çalışmalar maddi manevi kayıplar sonucunda da olsa kayda değer bir sonuç veriyor ve Marsta dünya gibi yasanabilir bir gezegen haline geliyor. Başta  amaç dünyadaki insanların kurtuluşu için yeni bir yaşam alanı yapılandırmak olsa da dünya ve Mars arasındaki zaman farkı, yaşam koşullarıyla beraber dönünün Marsıda ele geçirmesiyle bu fikre olan inançlarını kaybedip bulundukları durumu kabullenip yaşamaya devam ediyorlar. Bu süreç içerisinde suç oranları ölümler ve intiharlar artış gösteriyor. Marsta yaşamın başlaması teknoloji ve bilimin geliştirilmesiyle beraber dünyaya icinde Marstan bir elçinin, marsla ilgili arşivlerin ve kapsüllerin bulunduğu bir uzay aracı fırlatılıyor. Marstan gelen elçiyle beraber dünyalı bilim insanları birçok bilgiyi keşfediyor. Marslıların üzerinde çalıştığı ve yaşamı uzatmak adına yapılandırılmış olan dördüncülük sıvıları(Marslılar buna dördüncülük platformu adını veriyorlar. İnsan yaşamını uzatmak amacıyla yapılmış, dna'nın  çeşitli karmaşıklıklardan geçerek yeniden yapılandırılması söz konusu olan bir tedavi .)bazı doktorlar, bilim insanları vb. kişiler tarafından gizli yollarla kullanılıyor. Bu süreç Mars elçisinin ölümüne kadar bu şekilde ilerliyor. Mars elçisinin ölümünden sonra  hükumet Mars ile ilgili olan her şeyi yasaklıyor, bu konuyla ilgisi olanları tutukluyor ve dördüncüleri de tek tek avlıyor.
Uzun bir zaman dönünün tesiri devam ediyor. Sonrasında dönü ortadan kalkıyor yıldızlar, güneş artık görünür durumda olmaya başlıyor. Dönünün korumacı etkisinin ortadan kalktığını düşünen toplum artık sonun yaklaştığını düşünerek kendini kaybediyor, toplu ölümler, cinayetler ve çeşitli suçlarda artış meydana geliyor. Fakat zamanla insanlar dönünün etkisinden kurtuluyor. Bu süre zarfında geriye kalan dördüncüler kendilerini kimliklerini değiştirerek gizliyor. Dönünün ortadan kalkmasından yaklaşık bir hafta kadar sonra Hint okyanusunda bir kemer beliriyor bu kemerin ardında yer alan yaşam alanı hükumet ve bilim insaları tarafından yeni dünya olarak adlandırılıyor. Sonraları yeni dünyanın ardında bir yeni dünya daha keşfediliyor derken bir dünyadan diğer dünyaya ilk başta araştırma amaçlı sonrasında da yerel halktan birçok insan geçiş yapıyor. Bu süreçte  hükumet geçişleri ne kadar kontrol altına almaya çalışsa da birçok çatışma gerçekleşiyor. Hükumetin elinden kurtulmayı başaran dördüncüler de bir gemi ile birlikte kemerden geçerek yeni dünyaya kavuşuyor ve roman bu şekilde sonlanıyor.  Roman akıcı bir şekilde ilerlerken bu durumun kesintiye uğradığı bölümler de var. Bazı önemli olaylarının anlatımı düz bir şekilde verilmiş ve gerekli duygular aktarılamamış. Bununla beraber karakterler ve olay zincirlemesi oldukça iyi, sinemaya uyarlanabilecek yapıda  güzel bir eser.
440 syf.
·14 günde·Beğendi·10/10 puan
Dönüş bitti fakat şu an kitap hakkındaki hislerimi sadece ünlemlerle anlatabiliyorum...
Kısaca bayıldım!
Kafamı bir toplayayım ayrıntılı yorumu da gelecek!

Düzeltme: Yorum geldi... https://yaprakonur.wordpress.com/...bert-charles-wilson/
440 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Dönüş bir bilimkurgu üçlemesinin ilk kitabı. Eksen ve Girdap olarak da devam edecek. Söylenecek inanın çok şey var. Adam muazzam yazmış yahu. Onlar nasıl ayrıntılar, nasıl bir hayal gücü inanılır gibi değil. Bayıldım. Kitap, ebat olarak normal kitaplardan hem uzun hem geniş hem de yazı karakteri küçük. Üstelik 436 sayfa. Ama su gibi aktı. Kitaptan en sevdiğim yemekten aldığım tadı aldım resmen. Kalan kitaplarını heyecanla bekliyorum. Bilimkurgu seven biriyseniz ne olur alın ve okuyun. Bir puanı Diane isimli karakterin uyuzluklarına kestim, siz kesmeye de bilirsiniz :) Lütfen, okuyun. İthaki Allah' ına kurban :)
440 syf.
·Beğendi·7/10 puan
-Spoiler yok-
Şu an ikinci kitabı Eksen'i okumaya başladığım üçlemenin ilk kitabı. Yaklaşık 1.5 yıl önce okumuştum (İthaki umarım son kitabı erken çevirirsin:) )
Bilim kurgu romanlarını çok seven biri olarak bu türde aradığım ilk kriter orjinal bir konu( ki bu çok zor çünkü pek çok bilim kurgu kitabı konu bakımından birbirine benziyor) eğer bu büyük ölçüde yoksa anlatım dili ve merakı canlı tutmaktır. Kitabın diğer bilim kurgu kitaplarından çok çok ayrı olduğunu, konu olarak büyük bir orjinalliği olduğunu söyleyemem ama kitabı yine de çok beğendim. Bir ekim gecesi yaşanan ve tüm dünyayı değiştirecek tüm bilim adamlarının peşinde koştuğu ''Dönü'' adında bir olay.. İnsanların evrenle ilgili yeni şeyler keşfetmeye başlaması bu olaylar sırasında dünyadaki kaoslar,hastalıklar(KVTS), hükümetlerin insanları ve farklı etnik grupları kontrolünün zorlaşması.. Bu olaylar içinde kalan üç tane kahramanımız (Jason-Diane kardeşler ve Tyler).. Aralarındaki kardeşlik,dostluk,aşk aile yaşantıları,sırları kitapta dozunda olan olaylardı. Olayları Tyler'ın gözünden görüyoruz ve kitapta ön planda olan karakterimizde o. Karakterlerimizin çocukluk,gençlik ve yetişkinlik evreleri kitapta işleniyor. Kitabı beğenmemde ki nedenlerden biri de buydu sanırım zira karakterlerin olaylara farklı yaşlarda farklı açıdan bakmaları, değişimleri, olgunlaşma ve karakterlerinin şekillenmeye başlama süreçleri,duygu değişimleri gayet başarılı yazılmıştı.Kitabın merak duygusunu canlı tuttuğunu düşünüyorum ayrıca dili de akıcı. Bilim kurgu severlerinin okumasını tavsiye ederim. Hatta hiç bilim kurgu okumamış biri için güzel bir başlangıç kitabı olabileceğini de düşünüyorum. İkinci kitabını bitirdikten sonra da kısa bir incelemesini yapacağım :)
440 syf.
·18 günde·7/10 puan
Arkadaşlar veya sevgililer arasında geçen her konuşma kendi rahat veya garip ritmini yaratır. Bu en bayağı konuşmalarda bile, yeraltından akan bir nehir gibi yaptığınız gizli bir konuşmadır. Konuştuğumuz şeyler bayağı ve basmakalıp şeylerdi fakat alttan yaptığımız konuşma derin ve yer yer tehlikeliydi.
440 syf.
·16 günde·8/10 puan
1- Tek kelime ile beğendim, çok kelime ile beğendim ama bir kaç söyleyeceğim var.

2- Yaratılan dünya, oluşturulan hastalıklar, yansıtılan atmosfer.. Oldukça iyiydi. Cidden yazarı tebrik ediyorum. Özellikle tebrik etmek istediğim konu ise kişilikler ve toplumdu. Bence çok gerçekçi ve ilginç bir toplum yaratılmıştı. İnsan ırkının sonun geldiğinden nerdeyse emin olan insan topluluğunun kitaptaki ile tıpa tıp aynı şeyleri yapacağını düşünüyorum.

3- Baş karakterin çok sönük kaldığını düşünüyorum. Duygusal anlamda tabi ama bu hoşuma gitti çünkü yansıtılmak isteneni yansıttığını düşünüyorum.

4- Benim için tek sıkıntısı sanırım yavaş okunmasıydı. Merak uyandırsa da çok hızlı okuyamadım. Hem kitabın ebatı çok büyüktü hem de olaylar ve anlam veremediğim bir şey hızlı okumama olanak vermedi. Olumsuz yanı bu olabilirdi.

5- Kitaptaki diğer sıkıntı ise zaman sıkıntısıydı. Asla olayların kaç yıl ara ile olduğunu algılayamıyordunuz. Bir sayfa önce karakterler beraberken diğer sayfa birden ayrılıyorlardı ve karakter "20 yıldır görüşmüyoruz" diyordu. Karakterlerin ömrü sanırım 120 yıl ya da 15 yaşında mesleki hayata atılıp evlendiler. Zamanı hala kavrayabildiğim söylenemez.

6- Bazı yerlerde monologlar çok uzundu ve gerçek hayatta 2 cümle ile anlatılacak şeyi kitap da 10 cümle ile anlatmak biraz garip geldi. Monologları atladığım oldu.

7- Her şeye rağmen çok beğendim. Yani bunca eleştirim sadece basit dil ile ilgili şeylerdi. Yoksa kitap gayet güzel, konu merak uyandırıcıydı ama açık olmam gerekirse ikinci kitabı merak etmiyorum ve ikinci kitapta ne anlatabileceğini de kestiremiyorum. Umarım yazar yazmak için yazmamıştır.

8- Aşık olduğum karakter bir robot. Tabi biyolojik olarak insan olsa da tek düşündüğü şey BİLİM ve bu beni nasıl etkilemiş olabilir bilmiyorum. Jason sana düşmekten kendimi alamıyorum. Keşke biraz olsun ikili ilişkilere ilgin olsaydı :')

9- Kısacası okuyun!
440 syf.
·15 günde·9/10 puan
Hayal gücünü zorlayan sürekli merak uyandıran bir kitap.İlk kitap çok daha büyük bir şeylerin girişi niteliğindeydi bana göre. Birçok bilim kurgu eserinden alıntılarda vardı elbette,yinede yeterince farklı şekilde ortaya koyabilmiş.Kesinlikle okunmalı.Yazarın okuduğum ilk kitabı.Diğer kitaplarını da okuyacağım.
440 syf.
·9 günde·7/10 puan
Uzay, gezegenler çok ilgisini çekince bu tarz kitapları okumamak olmuyor tabi. Değişik bir konuyla giriş yapılıyor. Konusu gayet ilgi de çekiyor fakat işleniş çok iyi gelmedi bana. Bazı yerlerde kopmalar oluyor, meraklandırması gereken yerler basit geçiliyor. Konu çok iyi ama bence yeterli işlenememiş. Çok iyi işlenebilseydi 10 puanı verirdim. Ama konu itibari ile bilimkurgu severlerin sevebileceğini düşünüyorum. Sadece işlenişten dolayı biraz yavaş ilerliyor bulunabilir, çünkü okudukçta daha çok uzaylılarla ilgili şeyler görmek istiyor insan ama çok fazla verilmemiş. Diğer devam iki kitabı da çıkmış. Şu an onları okuma konusunda kararsızım.
440 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10 puan
Okurken bütün samanyolu galaksisi , ucsuz bucaksiz evren, milyarlarca yıldız tozu cigerinize doluyor. Sonra da kafanizin etrafinda Satürn'un su bilindik efsanevi kusakları dönüyor. Kafamda Satürn kusaklariyla, kitabi okudugum icin acayip mutluyum. Jason Lawton, Tyler Dupree ve Diane Lawton ile tanismak harikaydi. Deniz, kum, gunes tadi çıkarmadığım yaz tatillerimde tanıştığım en harika arkadaslardan.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dönüş
Alt başlık:
Dönüş Üçlemesi 1
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
440
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053756828
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Hugo En İyi Roman Ödülü
Locus En İyi Bilimkurgu Romanı Ödülü Adayı
John w. Campbell en iyi bilimkurgu romanı ödülü adayı
“Robert Charles Wilson eşsiz bir yazar. Dönüş de muazzam bir roman.”
-Stephen King-
“Okurun aklını alan fikirlere sahip bir bilimkurgu öyküsü anlattığı kadar insani bir hikâye de anlatması nazarımda Dönüş’le ilgili en mükemmel şeylerden biri.”
-Jo Walton-
“Wilson, nefes kesici bilimkurgu-gerilim eseri Dönüş’te dokunaklı bir aşk hikâyesini, baba-oğul çatışmasını, apokaliptik bir dünyayı ve ekolojik sorunları mükemmel bir şekilde bir araya getiriyor.”
-Publishers Weekly-
“Robert Charles Wilson yaşayan en büyük bilimkurgu yazarlarından biri. Dönüş’te de bu ifadenin doğruluğu tekrar ortaya çıkıyor. Dönüş, son zamanların en iyi bilimkurgu romanı.”
-Rocky Mountain News-
“Robert Charles Wilson ince bir zekâya sahip kışkırtıcı bir yazar. Okur, Wilson’ın hikâyeyi nereye götürdüğünü bildiğini düşünürken birden kendini tamamıyla farklı bir yerde buluyor.”
-Robin Hobb-
Robert Charles Wilson’ın, milenyum sonrası bilimkurgu edebiyatının en büyük eserlerinden biri olarak kabul edilen ödüllü eseri Dönüş ile “Dönüş Üçlemesi” başlıyor. Yıldızların kaybolduğu, gökyüzünün karardığı bir ekim gecesi, Ekim Olayı’na tanık olan üç genç: Tyler Dupree, Diane Lawton ve Jason Lawton. Tanık oldukları olay yalnızca kendi hayatlarını değil, tüm dünyanın gidişatını değiştirir. İsyanlar, intiharlar ve cinayetler hızla artış gösterirken inanç hareketleri de tıpkı dünyanın çevresindeki bariyer gibi dört bir yanı sarar. Bilim insanlarının çatısı altında toplandığı yeni bir kuruluş olan Perihelyon, Dönü’nün gezegene etkilerini çözmeye çalışırken hükümetler ve şartlar sürekli değişmekte, tüm bunların ortasında, üç gencin Dönü’nün ve hayatın kendisiyle olan mücadelesi gittikçe tuhaflaşarak sürmektedir.
İnsan ırkı, evrende yalnız olmadığının farkına acı bir biçimde varacaktır.

Kitabı okuyanlar 197 okur

  • Sude suvar
  • ali eriş
  • Onur Koç
  • elif başdaş
  • Sibel Kaya
  • Buse Turgut
  • berfu yükselen
  • Umut Tayan
  • Aysu
  • Kitap Rafım

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%0
13-17 Yaş
%15.4
18-24 Yaş
%7.7
25-34 Yaş
%23.1
35-44 Yaş
%30.8
45-54 Yaş
%23.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%40
Erkek
%60

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20.2 (19)
9
%22.3 (21)
8
%20.2 (19)
7
%22.3 (21)
6
%8.5 (8)
5
%3.2 (3)
4
%1.1 (1)
3
%0
2
%1.1 (1)
1
%1.1 (1)