Şubat’ın kaderi mi, benim memnuniyetsizliğim mi yoksa kötü seçimlerim mi bilmiyorum ama totalde 6 kitap okuyup sadece birini sevebildim. Dublinliler de sevemediklerim içinde yerini aldı maalesef. Öykü okumayı zaten sevmiyorken belli başlı sonu olmayan öyküleri hiç hiç hiç hiç sevemiyorum. Hatta “Eee yani?” diye kalmaktan nefret ediyorum. Bu da böyle bir anımdı diyerek 3 hayırla kitaplığa uğurladım kitabı.
Kitapla kalın.
Kısa bir İrlanda yolculuğu oldu benim için. James Joyce’un ilk kitabı olan Dublinliler on beş kısa hikayeden oluşmuştur ve bu hikayeler o dönemdeki İrlanda hayatını yansıtmıştır. Her hikayenin birbirinden farklı ana karakteri vardır, ama bu karakterlerin ortak özelliği her birinin Dublin’den kaçma isteğidir. Joyce, eserinde İrlanda’nın karanlık taraflarından söz etmiştir. Havası bile karanlık ve bulutlu olan İrlanda’nın insanlar üzerinde negatif bir etkisi vardır.
Dublinliler sadece o dönemdeki İrlanda yaşamını değil, aynı zamanda kadının toplumdaki yerini ve dinin insanlar üzerindeki etkisini de gözler önüne sermiştir.
Her ay arkadaşlarımla belirlediğimiz bir kitabı okuyoruz. Nisan ayı için gördüğünüz kitabı okuduk. Kitabı okumaya başladığımda çok merak ederek başlamıştım ama bir süre sonra kitabı okumak sıkıcı oldu. Dili akıcı olmasına rağmen kendini zorlayarak okudum. Biraz hayal kırıklığına uğradım doğrusu. Beklenti ile okumaya başlamıştım ama konusu ilgimi çekmedi. Ben kitabı beğenmedim. Okumak isteyenlere kitabı önceden detaylı araştırıp almasını öneriyorum.
James Joyce (1882 - 1941), İrlandalı bir yazar, öğretmen, şair ve edebiyat eleştirmenidir. 1914’te yayımlanan ilk önemli eseri Dublinliler, on beş kısa hikâyeden oluşuyor. Ayrı ayrı hikayeler olsa da