"Yaşıyorsun, diyor ona; fakat nasıl yaşamak gerektiğini kendi kendine soruyorsun. Bütün çabalarına rağmen aklın buna cevap veremediğini görüyorsun. Daha matematiğin tarif ettiği mekân sonsuzluğunu anlamaktan aciz olan akıl, iyilik ve mutluluk sonsuzluğunu anlamak iddiasına nasıl girişebilir? Tanrı ise 'ne sınırları ne de parçaları olmadığından anlaşılması mümkün olmayan bir sonsuzluktur. Bizimle hiçbir bağı yoktur. Dolayısıyla biz onun ne varlığı ne de özü hakkında hüküm veremeyiz.'
O hâlde ne yapmalı? Şüphesiz hiçbir tarafı seçmemek, en doğru hareket olurdu. Fakat böyle davranmaya olanak yoktur. Bir yönde karar vermek bir tarafı seçmektir. Çekimser kalmak yine bir tarafı seçmek demektir. Fakat hangi yolun iyi olduğunu bilmezsem, nasıl seçim yapabilirim?" (s.18)
Felsefede klasisizm akımının öncülerinden olan Pascal, Düşünceler adlı bu kitabında insan doğasını esas almaktadır.
Pascal o yasina ragmen hayatina ne cok dusunce ve kesif sigdirmis. Meteformalari ve dusunceleri harika, okunup ornek alinmasi gereken bir sahsiyet. Okurken vay be bi adama bak bir bana demekten alamadim kendimi :))
DüşüncelerBlaise Pascal · Fol Kitap · 2019701 okunma
Bu uçsuz bucaksız uzamların ebedi sessizliği beni ürkütüyor.Yer ufacık bir atom zerresi.
Pascal,derin bir düşünürdür ve kullandığı dilin yüksek kalitesini,düşüncesindeki kuvvet ve derinliğine borçludur.
Yaşıyorsun,diyor ona; fakat nasıl yaşamak gerektiğini kendi kendine soruyorsun.Bütün çabalarına rağmen aklın buna cevap vermediğini görüyorsun.Daha matematiğin tarif ettiği mekan sonsuzluğunu anlamaktan aciz olan akıl,iyilik ve mutluluk sonsuzluğunu anlamak iddiasına nasıl gelişebilir.Allah ise “ne sınırlarını ne de parçaları olmadığından anlaşılması mümkün olmayan bir sonsuzluktur.Bizimle hiçbir bağı yoktur.Dolayısıyla biz onun ne varlığı ne de özü hakkında hüküm veremeyiz.”
Bir yönde karar vermek bir tarafı seçmektir.
Acaba bir insan kendi haline bırakılırsa tatmin edebilir mi?İnsanların duyuları ve icat ettiği aletler kusurludur.Sahip olmakla övündüğü akıl evreni kavramaktan acizdir.Ayrıca akıl bir çok yanılsamanın elinde oyuncaktır;imgelemin serapları karşısında daima,aldanır,bencilliğin çeşitli görünüşlerine kapılır,edindiği bilgiler tutkuların etkisiyle bulanık hal alır.
Ruhu tutkuların esaretinden kurtarmak için akla başvurmak yeterlidir. Kurtuluş kendi elimizdedir.
Küçüklükteki sonsuz daha az görünürdür.
Biz bir şeyiz fakar herşey değiliz.Sesin aşırılığı kulağı fazla incitir;fazla ışık göz kamaştırır,aşırı uzaklık ile aşırı yakınlık görmeyr engel olur.Konuşmanın çok uzun yada kısa oluşu anlamayı zorlaştırır;aşırı hakilar bizi şaşırtır.İyiliğin fazlası incitir.Kısacası son sınıra varan şeyler,bizim için sanki yoktur,zira onlara göre yaratılmış değiliz.Zihin doğası gereği inanır,doğası gereği sever.
Biz bir şeyi elde etmeyi değil, o şeyin peşinde koşmayı seviyoruz.
Hayat denen komedi ne kadar güzel geçerse geçsin sonu kanlı biter.Baş üzerine bir avuç toprak
DüşüncelerBlaise Pascal · Fol Kitap · 2019701 okunma
Blaise Pascal, 17. yüzyılın önemli matematikçisi, fizikçisi ve düşünürüdür. Düşünceler adlı eseri, insan doğası, Tanrı inancı ve yaşamın anlamı üzerine derin felsefi ve teolojik düşüncelerden oluşur. Pascal bu kitabında varoluşsal meseleleri ve Tanrı’yı anlamaya yönelik sorgulamaları ele almıştır.
Eserde öne çıkan en meşhur fikir “Pascal’ın Bahsi”dir. Bazı kaynaklarda buna "Pascal'ın Kumarı"da denir. Bu bahis, Tanrı’ya inanmanın mantıksal bir seçim olduğunu belirtir. Tanrı varsa inanan insanlar sonsuz mutluluğu kazanır, yoksa kaybedeceği çok azdır. İnanmamak ise büyük risk taşır. Bu nedenle Tanrı’ya inanmak akıllıca bir davranıştır. Lakin bana nedense bu şekilde bakış açısı çok bencilce gelmektedir. En büyük ödülü kazanmak için yapılan bir eylem gibi.
Pascal, insanın aklının sınırlı olduğunu kabul eder ve gerçek bilgeliğin aklın yanında kalpten gelen bildirimlerle mümkün olduğunu savunur. Ayrıca insanların dünyevi zevklere kapılarak gerçek anlam arayışını engellediğini belirtir. Gerçek mutluluğun ve tatmin duygusunun Tanrı’da olduğunu ifade eder. Şahsen bu düşüncelere metafiziğe kapı araladığı için şüpheli bakmaktayım.
Kitap, Montaigne'in Denemeler kitabına çok benziyor. Kitabın tek olumsuz tarafı, 300. sayfadan sonraki kısımlarında Hristiyanlık, mucizeler ve Katolik Kilisesi güzellemesi olması. Pascal'ı din konusunda oldukça muhafazakar hatta bağnaz buldum diyebilirim :)
Din konusuna hiç girmeseydi kitaba 9.1 puan verecektim yine de böyle büyük bir matematikçi, filozof ve bilim insanının kitabını herkese tavsiye ederim.
Kitaba 8.3/10 puan veriyorum.
DüşüncelerBlaise Pascal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2017701 okunma
Kitabın incelemelerine baktığımda şaşırmıştım, nasıl olur da bu kadar insan bu kitabı (veya daha doğru bir şekilde notları) beğenmez veya anlamaz diye. Daha sonra bağlamdan kopuk bir okumanın anlamaya yardımcı olamayacağını düşündüm ve Michael Sugrue'nin YouTube'daki muhteşem ders serilerinden birisinde Pascal üzerine izlediğim videodan (youtu.be/rbl1DprliPE?si=...) anladıklarımı anlatmakla incelemeye başlamanın güzel olacağını düşündüm. Dersin Türkçe altyazısı olmadığı için notlarımı ve anladıklarımı Türkçe aktaracağım, böylece ufak bi hayır işlemiş de olurum. Daha sonra kendi okumalarımdan anladıklarımı aktararak incelemeyi bitireceğim.
-
Descartes'in felsefesini biliyorsanız, Descartes'in yapmak istediği şeyin şüpheciliği bir araç olarak kullanarak tartışılmaz ve sorgulanamaz bir felsefe kurmak olduğunu bilirsiniz; başka bir deyişle, Descartes'in amacı şüpheden kesinlik yaratmaktı. Pascal ise, entelektüel bir terörist olarak nitelendirilir ve bu niteleme doğru olup olmadığına bakılmaksızın harika bir fikirdir; güzel bir deyiş ve oldukça doğrudur. Pascal'ın bize yapmak istediği şey, bizi bir tür çılgınca umutsuzluğa sürüklemektir; insan durumunun çirkinliğini, sefaleti, acısını ve perişanlığını görmemiz gerektiğini düşünür. Pascal, okuyucuda bir tür terör ve karamsar nefret uyandırmak ister; insan durumunun somut gerçekliklerini hissettirmek ister. Eğer hayatın bu kadarından ibaret olduğunu düşünürsek, insanın kendine zarar vermek isteyebileceği kadar umutsuz hissetmesi gerektiğini savunur.
Pascal, Kartezyen felsefe hakkında şunu söylemek ister: Bilimsel ve matematiksel bilginin tek bilgi türü olmadığını ve eğer bu bilgiler tek bilgi türü olsaydı, böyle bir hayatın yaşamaya değmez olduğunu, yani Sokrates'in uyardığı incelenmemiş bir hayat