Edebiyata Dair

Yahya Kemal Beyatlı
Tahmini Okuma Süresi:
10 sa. 32 dk.
Sayfa Sayısı:
372
Basım Tarihi:
2015
Yayınevi:
İstanbul Fetih Cemiyeti
ISBN:
9789757618096
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Edebiyatımıza Dair
9/10
·372 syf.··
2021 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2021 11:35
« Yeryüzünde yegâne ihtirâsım, milletin lisânında, istediğim gibi birkaç manzûme vücûda getirmektir.» ★ Edebiyata Dair, "16 kitaplık Yahya Kemal Külliyât'ının 8. kitabı." Yahya Kemal Beyatlı'nın; mektuplarından, dönemin gazetelerinde çıkan yazılarından, karalamalarından ve Hikmet Feridun, Orhan Seyfi Orhon gibi dönemin gazeteci - yazarlarıyla olan görüşmelerinden toplanmış edebî yazıları ve sohbetlerinden oluşuyor. « Ben diyorum ki Türk Edebiyâtı, vatanın kendi kâinatından ibâret bir dâire olmalıdır.» ★ Yahya Kemal'in edebî fikirleri ve yazıları, 317 sayfada 9 ana başlıkta toplanmış: Şiir, Eski Edebiyat, Türkçe'ye Dâir, Vezinler - Kafiyeler, Memleketten Bahseden Edebiyat, Tenkîd, Tiyatro, Mülâkat ve Bitmemiş Makaleler. Kitabın sonunda külliyatın arşivde yer alan, şâirin kendi el yazısıyla yazdığı sayfalara yer verilmiş. « Milletlerin fenâ bir hafifmeşrebliğidir ki esâretten kurtuldukları zaman bütün tecrübeleri unutur, esâret devrelerinde en ziyâde mahrum kaldıkları mükeyyifâta (sarhoşluk verici şeylere) sarılırlar.» ★ Yahya Kemal; eski ve yeni edebiyata dâir; memleket edebiyatından, romandan, vezin ve kafiyeden.. tiyatroya kadar yer uzanan görüşlerinden hepsi okunmaya değer olmakla birlikte özellikle 'Türkçeye Dâir' kısmında söyledikleri hem Türkçenin öz güzelliğini anlamak açısından hem de şairin Türkçe sevgisini anlamak açısından ayrı önem taşıyor. Çünkü şâire göre, 'bir milletin lisânı şiir gibi bir âteşîn örs ve çekiç arasında işlenebilir.' "Başta en büyük sevgisi şiir olmak üzere , sanatı, herhangi bir ideolojiye âlet etmek taraftarı değildi... Yahya Kemal, büyük milliyetçidir. Fakat şiirinde tuttuğu yol milliyetçilik değil, ondan daha kıymetli bir hâl olan milli oluş'dur. Yine bu milli oluş'dur ki ona, içinde bulunduğumuz asırda, herkesten çok 'bizim
Edebiyat
Edebiyata DairYahya Kemal Beyatlı · İstanbul Fetih Cemiyeti · 2015181 okunma
Puan vermedi·372 syf.·
2024 560. kitabı
Şiirleri öznel zevkime uygun olmasa da, bu büyük şairimizin bu kitabında, edebiyatla ilgili meselelere dair özgün fikirler mevcut.. Şair Yahya Kemal mâlûm fakat onun düzyazısını merak ediyordum.. Ve merakımı az da olsa giderdim...
Edebiyat
Edebiyata DairYahya Kemal Beyatlı · İstanbul Fetih Cemiyeti · 2015181 okunma
Edebiyatın incelikleri
8/10
·372 syf.··
2025 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2025 19:03
Yahya Kemal Beyatlı ‘nın Edebiyata Dair adlı eseri Türk Edebiyatı’nın şiirinin, üslubunun, dilinin, kültürünün ve kısacası Türk sanatına dair düşüncelerini bir araya topladığı eseridir. Bu kıtabı okurken Yahya Kemal Beyatlı ‘nınTürk Edebiyatı sahasında sadece bir şair olarak değil aynı zamanda kabiliyetli ve yetkin bir edebiyat düşünürü olduğu saydam bir şekilde anlaşılır. Sadece kitaptaki başlıkları okusanız dahi dil şuuru, kültür, tarih, vatan, millet, estetik, garp ve şark meselelerini temel kavram olarak bizatihi görürsünüz. Bundan dolayıdır ki Yahya Kemal Beyatlı edebiyatın sadece kişisel arzuhalleri ifade etme yeri olmadığını; içinde bulunduğumuz toplumun gelenek ve göreneklerini, hafızasını, yönelimlerini ve ruhunu ifade eden temel unsur olduğunu şedid bir şekilde savunur. Edebiyata Dair edebiyatçıları ilgilendirdiği kadar toplumdaki kültürü merak eden diğer entelektüel şahısları da ilgilendirmektedir. Yahya Kemal Beyatlı zengin ve kadim şiirimiz olan divan şiirini yermenin yerine anlaşılması ve günümüz edebiyatına uyarlanması gerektiğini savunmaktadır. Garba yanlış özenmenin ve garba özenirken garbın sanatını ve fenii bilgilerini en uygun derecede alıp hayatımıza uyarlamamız gerektiğini açıklamaktadır. Eseri okurken bazı kelimeleri tekrar tekrar okuyacaksınız. Ve eliniz arama motorunu mutlaka gidecektir. Ama günlük hayatta kulllanırken hoş olacağınız birçok kelimeler var. Şimdiden mutlu okumalar.
Edebiyat & Roman
Edebiyata DairYahya Kemal Beyatlı · İstanbul Fetih Cemiyeti · 2015181 okunma
Yahya Kemal (Edebiyata Dair)
10/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2022 13:07
İstanbul gezimizde Kubbealtı Neşriyat'a uğradığımızda almıştım bu kitabı. Yaklaşık altı ay sonra okumaya fırsat buldum. Ancak eser sadeleştirilmiş olmadığı için biraz ağır geldi. Ancak bitirdiğim vakit büyük zevk duydum. Edebiyat ile ilgili yazılara ilgi duyanlara da tavsiye niteliğinde bir kaynak. Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat
Edebiyata DairYahya Kemal Beyatlı · İstanbul Fetih Cemiyeti · 2015181 okunma
güzellikle yâd ettiklerimizden
7/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
Eski kelimelere aşina da olsanız yine de yanınızda yer yer sözlük isteyen bir eser. İnceleme türünde. Vezin kafiye lisan eleştiri eserler vs hakkında edebiyata dair bölüm bölüm yazarın şahsi görüşleri mevcut. KItabın son kısmında mülakat , tamamlanmamış makaleler , el yazısıyla edebiyata dair notlar yer almakta . Şairligi kadar en az nâsirligi de iyi olan yazarın cümlelerini tamamen bitirdiginizde o geride bıraktığımız yüksek zevkin, ifade gücünün, anlatımdakj o inceliğin zarafetin nüanslarin ardından bugünün cümlelerine baştan yorgun, keyifsiz ve tatsız bakıyorsunuz ister istemez . Şiir ,şair ,lisan hakkında inci niteliğinde ifadeleri var. Yahya Kemal in kaliteli hiciv anlayışını, mukemmelliyetcilige varan zor beğenisini de fark ediyorsunuz. Ben bu kitabı bitirdiğimde sunu dusundum , Yahya Kemal hiç de öyle eski sayılabilecek bir zevkin şairi yazarı değil aksine değişen, gelişen ,her seyj iyi çok iyj tahlil eden, cozumleyen öngörüsü yüksek sayılabilecek bir aydın. Değişmemeye karşı akılalmaz bir direnişte asla değil, yenilik getirenj getirdgj boyutlarla gayet güzel takdir ediyor , misalen Namık Kemal i fikirle , Abdülhak Hamit i gerçek sanatı Makber şiirinde icrasiyla anıyor ama ayni Hamit i kafiye konusunda kesinlikle anmiyor. Ve bunun gibj pek çok örnek. Onu tanımlayan kelimelerden biri "öz". Şiirde öz yazıda öz tiyatroda öz. Sanatın ruhunu isteyen bir sanatçı. Onu dışında laf u gu ile dekorla söz oyunlarıyla eger özü bulamamışsa ilgilenmiyor. Kendisi de o özün peşinde ve onu da okuduğundan gördüğünden talep ediyor. Bence okununca pişman etmeyecek bir eser hatta yolu edebiyattan geçen herkesin bir kez okuması gerektiğini düşündüğüm bir eser. Yahya Kemal edebiyatımızın mihenk taslarindandir ve onun edebiyatın türlü kavramı hakkındaki yorumlarını
Edebiyat
Edebiyata DairYahya Kemal Beyatlı · İstanbul Fetih Cemiyeti · 2015181 okunma
Puan vermedi·370 syf.··
2023 1. kitabı
Yahya Kemal,şiirin bir maden olduğunu ve sanatlar arasında mahsülü en az olanın şiir olduğunu dile getirmiştir.”Maden”kelimesi nasıl ki aklımıza ilk olarak değerli,kıymetli bir taş olarak geliyorsa yazarımıza göre de şiir paha biçilemez bir değer taşımaktadır.
Edebiyat
Edebiyata DairYahya Kemal Beyatlı · İstanbul Fetih Cemiyeti Yayınları · 2021181 okunma

Yazar Hakkında

Yahya Kemal BeyatlıYazar · 22 kitap
Yahya Kemal Beyatlı (d. 2 Aralık 1884, Üsküp - ö. 2 Kasım 1958, İstanbul), Türk şair, yazar, siyasetçi, diplomat. Doğum adı Ahmed Agâh'tır. Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin en büyük temsilcilerinden biridir. Türk edebiyatı tarihi içinde "Dört Aruzcular"'dan biri olarak kabul edilir (Diğerleri Tevfik Fikret, Mehmet Akif Ersoy ve Ahmet Haşim'dir). Sağlığında Türk edebiyatının baş aktörleri arasında kabul edilmiş ancak hiç kitap yayınlamamış bir şairdir. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nde milletvekilliği ve bürokratlık gibi siyasi görevler üstlenmiştir. 1884 yılında Üsküp'te dünyaya geldi. Annesi; ünlü divan şairi Leskofçalı Galip'in yeğeni Nakiye Hanım; babası dönemin Üsküp Belediye Başkanı İbrahim Naci Bey'dir. Asıl adı Ahmed Agâh'tır. İlköğrenimini Üsküp'te gördü. 1897 yılında ailesiyle Selanik'e yerleşti. Annesinin veremden ölümü onu çok etkiledi. Babasının tekrar evlenmesi üzerine ailesinin yanından ayrılıp Üsküp'e döndüyse de kısa süre sonra Selanik'e geri döndü. "Esrar" takma adı ile şiirler yazdı. "Orta öğrenimine devam etmek üzere 1902 yılında İstanbul'a gönderildi. Galatasaray İdadisi veya Robert Kolej'de okuma imkanı bulamayınca Vefa Lisesi'ne kaydoldu ve 1902 kışını İstanbul'daki akrabalarının yanında geçirdi. Serveti Fünuncu "İrtika" ve "Malumat" adlı dergilerde, "Agah Kemal" mahlasıyla şiirler yazmaya başladı. Okuduğu Fransızca romanların etkisi ve ve Jön Türkler'e duyduğu ilginin etkisiyle 1903 yılında II. Abdülhamit baskısı altındaki İstanbul'dan kaçarak Paris'e gitti. İstanbul'a 1912'de geri döndü. Paris yıllarında Ahmet Rıza, Sami Paşazade Sezai, Mustafa Fazıl Paşa, Prens Sabahattin, Abdullah Cevdet, Abdülhak Şinasi Hisar gibi Jön Türklerle tanıştı. Hiç dil bilmeden gittiği bu kentte hızlı bir şekilde Fransızca öğrendi. 1904 yılında Sorbonne Üniversitesi'nin Siyaset Bilimi bölümüne kaydoldu. Okulda ders veren tarihçi Albert Sorel'den etkilendi. Okul hayatı boyunca derslerinin yanı sıra tiyatro ile ilgilendi; kütüphanelerde tarih hakkında araştırmalar yaptı; Fransız şairlerin kitaplarını inceledi. Tarih alanındaki incelemeleri sonucu 1071 yılındaki Malazgirt Savaşı'nın Türk tarihinin başlangıcı sayılması gerektiği görüşüne vardı. Araştırmaları ve sosyal etkinlikleri derslere zaman ayırmasını ve sınavlarda başarılı olmasını engelleyince bölüm değiştirerek Edebiyat Fakültesi'ne geçti ancak bu bölümden de mezun olamadı. Paris'te geçirdiği dokuz yılda tarih bakışı, şairliği, kişiliği gelişti. 1913 yılında İstanbul'a döndü. Darüşşafaka İdadisi'nde tarih ve edebiyat öğretmenliği yaptı; bir süre Medresetü'l-Vaizin'de uygarlık tarihi dersi verdi. Bu yıllarda Üsküp ve Rumeli'nin Osmanlı Devleti'nin elinden çıkması onu derinden üzdü. Ziya Gökalp, Tevfik Fikret, Yakup Kadri gibi şahsiyetlerle tanıştı. 1916'da Ziya Gökalp'in tavsiyesi ile Darülfünun'a Medeniyet Tarihi müderrisi olarak girdi. Sonraki yıllarda Garp Edebiyatı Tarihi, Türk Edebiyatı Tarihi derslerini de okuttu. Hayatının sonuna kadar çok yakın dostu olarak kalan Ahmet Hamdi Tanpınar, onun Darülfünun'da öğrencisi oldu. Bir yandan da yazın faaliyetlerini sürdüren Yahya Kemal; Türk dili, Türk tarihi konularında gazete ve dergilerde yazılar yazdı. Peyam gazetesinde, "Süleyman Nadi" mahlasıyla, "Çamlar Altında Muhasebe" başlığı altında yazılar kaleme aldı. 1910'dan beri yazmakta olduğu şiirlerini ilk defa 1918 yılında "Yeni Mecmua" adlı dergide yayımladı; Türk edebiyatının baş aktörleri arasına girdi. Mondros Mütarekesi'nin ardından gençleri etrafında toplayarak "Dergâh" adlı bir dergi kurdu. Dergi kadrosunda Ahmet Hamdi Tanpınar, Nurullah Ataç, Ahmet Kutsi Tecer, Abdülhak Şinasi Hisar gibi isimler yer almıştır. Yahya Kemal'in yakından ilgilendiği bu dergide yayınlanan tek şiiri "Ses Manzumesi"dir. Ancak dergi için pek çok düzyazı kaleme alan yazar; bu yazılarla Anadolu'da devam eden Milli Mücadele'ye destek vermiş ve İstanbul'da Kuvay-ı Milliye ruhunu canlı tutmaya çalışmıştır. Benzer yazıları İleri ve Tevhid-i Efkar gazetelerinde de sürekli yayınlandı. Yahya Kemal, Kurtuluş Savaşı'nın Türklerin zaferi ile sonuçlanmasının ardından İzmir'den Bursa'ya gelen Mustafa Kemal'i tebrik için Darülfünun tarafından gönderilen heyette yer almıştı. Bursa'dan Ankara'ya giderken Mustafa Kemal'e eşlik etti; ondan Ankara'ya gelmesi için davet aldı. 19 Eylül 1922'de Darülfünun Edebiyat Medresesi'nin müderrisler toplantısında Mustafa Kemal'e fahri doktorluk unvanı verilmesini teklif eden Yahya Kemal'in bu teklifi oybirliği ile kabul edildi. 1922'de Ankara'ya giden Yahya Kemal, Hakimiyet-i Milliye gazetesinde başyazarlık yaptı. O yıl, Lozan görüşmelerinde Türk heyetine danışman atandı. 1923'te Lozan'dan döndükten sonra II. Dönem TBMM'ye Urfa milletvekili olarak seçildi. Milletvekilliği 1926'ya kadar devam etti. 1926'da İbrahim Tali Öngören'in yerine Varşova'ya elçi olarak atandı. 1930'da Lizbon büyükelçisi olarak Portekiz'e gitti. İspanya Orta Elçiliği görevi de kendisine verildi. Madrid'de görev yapan ikinci edebiyatçı sefir oldu (ilk, Samipaşazade Sezai'dir). İspanya Kralı XIII. Alfonso ile yakın dostluk kurdu. 1932'de Madrid elçiliğindeki görevine son verildi. İlk defa 1923-1926 arasında Urfa milletvekili olarak görev yapan Yahya Kemal, 1933 yılında Madrid'deki diplomatik görevinden döndükten sonra milletvekili seçimlerine girdi. 1934 yılında Yozgat milletvekili oldu. O yıl çıkan Soyadı Kanunu'ndan sonra "Beyatlı" soyadını aldı. Ertesi seçim döneminde Tekirdağ milletvekili olarak meclise girdi. 1943'te İstanbul'dan milletvekili seçildi. Milletvekilliği döneminde Ankara Palas'ta yaşadı. Yahya Kemal, 1946 seçimlerinde meclise giremedi ve bağımsızlığını yeni ilan etmiş Pakistan'a 1947'de büyükelçi olarak atandı. Yaş haddinden emekli oluncaya kadar Karaçi'de elçilik görevini sürdürdü. 1949'da yurda döndü. Emekli olduktan sonra İzmir, Bursa, Kayseri, Malatya, Adana, Mersin ve civarını ziyaret etti. Atina, Kahire, Beyrut, Şam, Trablus gezilerine çıktı İstanbul'da Park Otel'e yerleşti ve ömrünün sonuna kadar bu otelde yaşadı. 1949'da kendisine "İnönü Armağanı" verildi. 1956 yılında Hürriyet gazetesi her hafta bir şiirine yer vererek tüm şiirlerini yayımlamaya başladı. Yakalandığı bir çeşit bağırsak iltihabı nedeniyle tedavi için 1957'de Paris'e gitti. Bir yıl sonra 2 Kasım 1958'de Cerrahpaşa Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Cenazesi Aşiyan Mezarlığı'na defnedildi. Yahya Kemal'in sağlığında hiçbir kitabı yayımlanmamıştır, onun vefatından sonra açılan 'Yahya Kemal Enstitüsü; şairin, edebiyat tarihçisi Nihad Sami Banarlı tarafından derlenen eserlerini yayınlamıştır. 1961 yılında Çarşıkapı'da Karamustafapaşa Medresesi'nde Yahya Kemal Müzesi açıldı. 1968 yılında Hüseyin Gezer tarafından yapılan bir heykeli İstanbul'daki Maçka Parkı'na yerleştirildi.