Eski Şiirin Rüzgârıyle

Yahya Kemal Beyatlı
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·86 syf.··
2026 107. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 22:27
“ Eskiye özlemi şiirle bu kadar güzel anlatılır. Yahya Kemal; Özlem duyduğu divan şiilerini, gazellerini eski üslupla o kadar güzel şiirlerle anlatmışki hayran kaldım. Bendenizde Eskiyi sever ve özlem duyar ..
Edebiyat
Eski Şiirin RüzgârıyleYahya Kemal Beyatlı · Yapı Kredi Yayınları · 2004600 okunma
Puan vermedi
Sevdiğim şairlerden ama bu kitabını okumak kolay olmadı. "Eski çağların iklimi hissetmek" konusunda çok başarılı. Anlamı musikiyle birleştirerek kuvvetli şiirler yazmış.
Şiir
Eski Şiirin RüzgârıyleYahya Kemal Beyatlı · Yapı Kredi Yayınları · 2004600 okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2018 49. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2018 17:20
Yahya Kemal, Türk şiirinin usta kalemi. Eski Şiirin Rüzgarıyle, sizi ses ve musiki eşliğinde eski devirlere götürüyor. İstanbul aşığı bir şairden imge ve aruzun inceliğiyle yoğrulmuş mısralar...
Eski Şiirin RüzgârıyleYahya Kemal Beyatlı · Yapı Kredi Yayınları · 2004600 okunma
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2018 33. kitabı
Yahya Kemal Beyatlı gibi bir şair-yazara sahip olduğumuz için oldukça gururluyuz. Bu kitapta birçok duygunun kalemin gücüyle nasıl en iyi şekilde yansıtılabileceğini görüyorsunuz.
Şiir
Eski Şiirin RüzgârıyleYahya Kemal Beyatlı · Yapı Kredi Yayınları · 2004600 okunma
10/10
·86 syf.··
Beğendi
·
2005 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2005 00:43
Yahya Kemal’in Eski Şiirin Rüzgârıyle adlı kitabında Lâle Devrini konu alan beş şiir bulunmaktadır. Bunların dördü gazel Bir Sâkî, Mahurdan Gazel, Şerefâbâd, Mükerrer Gazel, bir tanesi de musammat Sene 1140 tarzında yazılmıştır. Bu şiirler, Divan edebiyatı estetiği içerisinde, Türk tarihinin önemli bir devrini işlerler, Bu yanıyla şiirlerde neo-klasik bir anlatım biçimi görülmektedir. Yahya Kemal, Lâle Devrini anlatan şiirlerinde şekil titizliği ve mükemmeliyet kaygısını taşır. 
Şiir
Eski Şiirin RüzgârıyleYahya Kemal Beyatlı · Yapı Kredi Yayınları · 2004600 okunma
Yahya Kemal
10/10
·88 syf.·
2020 150. kitabı
Yahya Kemal’i okumak o kadar büyük keyif veriyor ki okurken dinlendiğimi hissediyorum. En büyük korkularımdan biri her sevdiğim yazarda olduğu gibi tüm kitaplarını okuyup bitirmek. Eğer henüz okumadıysanız kesinlikle okuyun derim üstadı. Örneğin İstanbul hemen herkesçe sevilen bir yerdir mesela. Yahya Kemal’den okuduğunuz “Aziz İstanbul” ile sevmek yetmez görmeden aşık olursunuz o şehre.
Şiir
Eski Şiirin RüzgârıyleYahya Kemal Beyatlı · İstanbul Fetih Cemiyeti Yayınları · 2022600 okunma
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2020 144. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2020 13:13
Yahya Kemal'in bu şiir kitabı klasik tarzda yazdığı şiirlerden oluşuyor. Yani eğer divan edebiyatını, mazmunları, Arapça ve Farsçayı bilmiyor, anlamıyorsanız bu kitaptan hiçbir şey anlamayacaksınız,uyarayım. Eser 6 bölüm. İçinde gazeller, musammatlar, şarkılar bulunmakta. Ahmet Hamdi Tanpınar : " O, sadece yeni bir dil bulmamış, eski dili de ayıklamış, basit hayallerin zaruriyetiyle nesre kaçan unsurlarını ve Türkçenin bünyesine uymayan, asırlık yürüyüşünde dil zevkinin kabul etmediği lügat ve deyişleri atmış, sadece zekiyle hatta bir çeşit dokunma, yani derinden gelen hisle eski Türkçeyi temizlemiştir. " demiştir Yahya Kemal için. Eski Türkçeyi dönemine göre evet oldukça temizlemiş fakat günümüz Türkiye Türkçesi ile yazmamıştır bu şiirlerini. Dili oldukça hala ağırdır bu şiirlerinde. O yüzden tekrar uyarıyorum. Okumak istiyorsanız elinizde bir Osmanlı Türkçesi lügatı olmalı :) ama seviyorsanız böyle dilli eserleri mutlaka okumalı Yahya Kemal tadına da varmalısınız doyasıya. Şiirle kalın, hoşça kalın :)
Şiir
Eski Şiirin RüzgârıyleYahya Kemal Beyatlı · İstanbul Fetih Cemiyeti Yayınları · 2022600 okunma
Gerçek Bir Entelektüel Aydının Muhteşem Şiirleri
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2022 39. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2022 23:54
Yahya Kemal'i okurken ilk hissettiğiniz derin bir entelektüel birikim.Bu birikim özellikle de tarih, musiki, milli kültür ve kelimelere hakimiyet alanında kendisini fazlasıyla hissettiriyor.Yazarın en sevdiğim yönü ise şiirlerinde tarihi olaylara ve kişilere fazlasıyla yer vermesidir.Yazarın bir kelimeyi düzeltmek için bile onlarca sene beklediğini bilenler bu şiirlerin nasıl bir titizlik ve alınterinin ürünü olduğunu anlayacaklardır.Yahya Kemal'in hayatında eseri yayınlanmadı. Vefatından sonra 12 adet eseri yayınlandı.Zamanla hepsini okumak istiyorum.Eski Şiirin Rüzgarıyla kitabını yıllar sonra tekrar okuyorum. Yine okurken kendi kendime keşke eski kelimelere biraz daha hakim olsaydım dedim.Çünkü bolca Osmanlı Türkçemizdeki kelimeler hakim. Ama biraz daha basit kelimeler kullanılan Kendi Gök Kubbemiz eserini kesinlikle öneririm. Şairin sevdiğim kısa bir şiirini paylaşmadan edemeyeceğim. Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi. Senin uğrunda ölen ordu budur yâ Rabbi. Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın, Galib et, çünkü bu son ordusudur İslâm'ın.
Şiir
Eski Şiirin RüzgârıyleYahya Kemal Beyatlı · İstanbul Fetih Cemiyeti Yayınları · 2022600 okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2022 26. kitabı
Yahya Kemal, adı gibi, son yüzyılın en KEMAL noktasındaki şairi. İlk ismi Yahya gibi eski şiirin enfes tadını yeni dönemde dirilten YAHYA. Ruhani coşku, vatan sevdası, tarih şuuru, yaşam sevinci hepsi bu enfes kitapta derlenmiş.
Şiir
Eski Şiirin RüzgârıyleYahya Kemal Beyatlı · İstanbul Fetih Cemiyeti Yayınları · 2022600 okunma
Eski Şiirin Rüzgârıyle
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
Efendim bu muhterem kitabı Yahya Kemalin adını sanını nâmını duymuş her bir kimssnin okuması lazım. Her bir şiiriyle belki de ne kadar anlaşılmaz olsada sizi alıp götüren bir havası var. Sonuçta ne diyor şair: Bir tek gazel bıraksa yater gazel-serâ Her beyti ancak olmalı beytü'l-gazel gibi Yazdığı gazelleriyle bize o eski muhterem Bâkîleri Nedimleri anarken bir yandan da bize o zamanki güzellikleri tahayyül ettiriyor. Kıbrıs şarâbı aktı zamânında sû-be-sû Yahyâ gazel-serâ idi Bâkî kasîde-gû Bir yandan da İstanbula duyduğu sevgiyi tüm içtenliğiyle belirtmeyi unutmuyor Yahya Kemal. Ammâ yine hicranla Kemâl andığım âfet Bağlarbaşı'nın goncası bir yosma civândır İşte böyle üstat bir şairi okumamak için daha ne biçim bir bahanen olabilir ki?
Yahya Kemal Beyatlı
Yahya Kemal Beyatlı
Şiir
Eski Şiirin RüzgârıyleYahya Kemal Beyatlı · İstanbul Fetih Cemiyeti Yayınları · 2022600 okunma

Yazar Hakkında

Yahya Kemal BeyatlıYazar · 22 kitap
Yahya Kemal Beyatlı (d. 2 Aralık 1884, Üsküp - ö. 2 Kasım 1958, İstanbul), Türk şair, yazar, siyasetçi, diplomat. Doğum adı Ahmed Agâh'tır. Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin en büyük temsilcilerinden biridir. Türk edebiyatı tarihi içinde "Dört Aruzcular"'dan biri olarak kabul edilir (Diğerleri Tevfik Fikret, Mehmet Akif Ersoy ve Ahmet Haşim'dir). Sağlığında Türk edebiyatının baş aktörleri arasında kabul edilmiş ancak hiç kitap yayınlamamış bir şairdir. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nde milletvekilliği ve bürokratlık gibi siyasi görevler üstlenmiştir. 1884 yılında Üsküp'te dünyaya geldi. Annesi; ünlü divan şairi Leskofçalı Galip'in yeğeni Nakiye Hanım; babası dönemin Üsküp Belediye Başkanı İbrahim Naci Bey'dir. Asıl adı Ahmed Agâh'tır. İlköğrenimini Üsküp'te gördü. 1897 yılında ailesiyle Selanik'e yerleşti. Annesinin veremden ölümü onu çok etkiledi. Babasının tekrar evlenmesi üzerine ailesinin yanından ayrılıp Üsküp'e döndüyse de kısa süre sonra Selanik'e geri döndü. "Esrar" takma adı ile şiirler yazdı. "Orta öğrenimine devam etmek üzere 1902 yılında İstanbul'a gönderildi. Galatasaray İdadisi veya Robert Kolej'de okuma imkanı bulamayınca Vefa Lisesi'ne kaydoldu ve 1902 kışını İstanbul'daki akrabalarının yanında geçirdi. Serveti Fünuncu "İrtika" ve "Malumat" adlı dergilerde, "Agah Kemal" mahlasıyla şiirler yazmaya başladı. Okuduğu Fransızca romanların etkisi ve ve Jön Türkler'e duyduğu ilginin etkisiyle 1903 yılında II. Abdülhamit baskısı altındaki İstanbul'dan kaçarak Paris'e gitti. İstanbul'a 1912'de geri döndü. Paris yıllarında Ahmet Rıza, Sami Paşazade Sezai, Mustafa Fazıl Paşa, Prens Sabahattin, Abdullah Cevdet, Abdülhak Şinasi Hisar gibi Jön Türklerle tanıştı. Hiç dil bilmeden gittiği bu kentte hızlı bir şekilde Fransızca öğrendi. 1904 yılında Sorbonne Üniversitesi'nin Siyaset Bilimi bölümüne kaydoldu. Okulda ders veren tarihçi Albert Sorel'den etkilendi. Okul hayatı boyunca derslerinin yanı sıra tiyatro ile ilgilendi; kütüphanelerde tarih hakkında araştırmalar yaptı; Fransız şairlerin kitaplarını inceledi. Tarih alanındaki incelemeleri sonucu 1071 yılındaki Malazgirt Savaşı'nın Türk tarihinin başlangıcı sayılması gerektiği görüşüne vardı. Araştırmaları ve sosyal etkinlikleri derslere zaman ayırmasını ve sınavlarda başarılı olmasını engelleyince bölüm değiştirerek Edebiyat Fakültesi'ne geçti ancak bu bölümden de mezun olamadı. Paris'te geçirdiği dokuz yılda tarih bakışı, şairliği, kişiliği gelişti. 1913 yılında İstanbul'a döndü. Darüşşafaka İdadisi'nde tarih ve edebiyat öğretmenliği yaptı; bir süre Medresetü'l-Vaizin'de uygarlık tarihi dersi verdi. Bu yıllarda Üsküp ve Rumeli'nin Osmanlı Devleti'nin elinden çıkması onu derinden üzdü. Ziya Gökalp, Tevfik Fikret, Yakup Kadri gibi şahsiyetlerle tanıştı. 1916'da Ziya Gökalp'in tavsiyesi ile Darülfünun'a Medeniyet Tarihi müderrisi olarak girdi. Sonraki yıllarda Garp Edebiyatı Tarihi, Türk Edebiyatı Tarihi derslerini de okuttu. Hayatının sonuna kadar çok yakın dostu olarak kalan Ahmet Hamdi Tanpınar, onun Darülfünun'da öğrencisi oldu. Bir yandan da yazın faaliyetlerini sürdüren Yahya Kemal; Türk dili, Türk tarihi konularında gazete ve dergilerde yazılar yazdı. Peyam gazetesinde, "Süleyman Nadi" mahlasıyla, "Çamlar Altında Muhasebe" başlığı altında yazılar kaleme aldı. 1910'dan beri yazmakta olduğu şiirlerini ilk defa 1918 yılında "Yeni Mecmua" adlı dergide yayımladı; Türk edebiyatının baş aktörleri arasına girdi. Mondros Mütarekesi'nin ardından gençleri etrafında toplayarak "Dergâh" adlı bir dergi kurdu. Dergi kadrosunda Ahmet Hamdi Tanpınar, Nurullah Ataç, Ahmet Kutsi Tecer, Abdülhak Şinasi Hisar gibi isimler yer almıştır. Yahya Kemal'in yakından ilgilendiği bu dergide yayınlanan tek şiiri "Ses Manzumesi"dir. Ancak dergi için pek çok düzyazı kaleme alan yazar; bu yazılarla Anadolu'da devam eden Milli Mücadele'ye destek vermiş ve İstanbul'da Kuvay-ı Milliye ruhunu canlı tutmaya çalışmıştır. Benzer yazıları İleri ve Tevhid-i Efkar gazetelerinde de sürekli yayınlandı. Yahya Kemal, Kurtuluş Savaşı'nın Türklerin zaferi ile sonuçlanmasının ardından İzmir'den Bursa'ya gelen Mustafa Kemal'i tebrik için Darülfünun tarafından gönderilen heyette yer almıştı. Bursa'dan Ankara'ya giderken Mustafa Kemal'e eşlik etti; ondan Ankara'ya gelmesi için davet aldı. 19 Eylül 1922'de Darülfünun Edebiyat Medresesi'nin müderrisler toplantısında Mustafa Kemal'e fahri doktorluk unvanı verilmesini teklif eden Yahya Kemal'in bu teklifi oybirliği ile kabul edildi. 1922'de Ankara'ya giden Yahya Kemal, Hakimiyet-i Milliye gazetesinde başyazarlık yaptı. O yıl, Lozan görüşmelerinde Türk heyetine danışman atandı. 1923'te Lozan'dan döndükten sonra II. Dönem TBMM'ye Urfa milletvekili olarak seçildi. Milletvekilliği 1926'ya kadar devam etti. 1926'da İbrahim Tali Öngören'in yerine Varşova'ya elçi olarak atandı. 1930'da Lizbon büyükelçisi olarak Portekiz'e gitti. İspanya Orta Elçiliği görevi de kendisine verildi. Madrid'de görev yapan ikinci edebiyatçı sefir oldu (ilk, Samipaşazade Sezai'dir). İspanya Kralı XIII. Alfonso ile yakın dostluk kurdu. 1932'de Madrid elçiliğindeki görevine son verildi. İlk defa 1923-1926 arasında Urfa milletvekili olarak görev yapan Yahya Kemal, 1933 yılında Madrid'deki diplomatik görevinden döndükten sonra milletvekili seçimlerine girdi. 1934 yılında Yozgat milletvekili oldu. O yıl çıkan Soyadı Kanunu'ndan sonra "Beyatlı" soyadını aldı. Ertesi seçim döneminde Tekirdağ milletvekili olarak meclise girdi. 1943'te İstanbul'dan milletvekili seçildi. Milletvekilliği döneminde Ankara Palas'ta yaşadı. Yahya Kemal, 1946 seçimlerinde meclise giremedi ve bağımsızlığını yeni ilan etmiş Pakistan'a 1947'de büyükelçi olarak atandı. Yaş haddinden emekli oluncaya kadar Karaçi'de elçilik görevini sürdürdü. 1949'da yurda döndü. Emekli olduktan sonra İzmir, Bursa, Kayseri, Malatya, Adana, Mersin ve civarını ziyaret etti. Atina, Kahire, Beyrut, Şam, Trablus gezilerine çıktı İstanbul'da Park Otel'e yerleşti ve ömrünün sonuna kadar bu otelde yaşadı. 1949'da kendisine "İnönü Armağanı" verildi. 1956 yılında Hürriyet gazetesi her hafta bir şiirine yer vererek tüm şiirlerini yayımlamaya başladı. Yakalandığı bir çeşit bağırsak iltihabı nedeniyle tedavi için 1957'de Paris'e gitti. Bir yıl sonra 2 Kasım 1958'de Cerrahpaşa Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Cenazesi Aşiyan Mezarlığı'na defnedildi. Yahya Kemal'in sağlığında hiçbir kitabı yayımlanmamıştır, onun vefatından sonra açılan 'Yahya Kemal Enstitüsü; şairin, edebiyat tarihçisi Nihad Sami Banarlı tarafından derlenen eserlerini yayınlamıştır. 1961 yılında Çarşıkapı'da Karamustafapaşa Medresesi'nde Yahya Kemal Müzesi açıldı. 1968 yılında Hüseyin Gezer tarafından yapılan bir heykeli İstanbul'daki Maçka Parkı'na yerleştirildi.