okudumyorumluyorum #eksik
Puan 10/10
Herkese merhabalar...
Sizlere harika ve çok severek okuduğum bir kitap ile geldim.
Kitabı elime alır almaz kapağı ile düşündürmeye başlamıştı beni.
Değişik bir tasarım olmuş.
He de okuyunca içinde olan yüzüne yansımış deriz ya işte öyle de dışa vurmuş.
Neden bu isim ve kapak seçilmiş cevabını da tabi ki okuyunca buluyoruz.
İnsan neden eksik olur veya hangi yönü, duyguyu kendinde eksik görür?
Ya da eksik dediğimiz şey tamamlanınca biz de ne duygu uyandırır?
Bazı eksiklikler öyle kalsa daha iyi mi olur?
Okurken, okuyunca bu soruları çoğaltmak beyin fırtınası yapmaya çok müsait bir kitap olduğunu kesinlikle söylebilirim.
Sedef ve Toprak 'ın hikayesi...
Sedef ayakları yere basan, işi ile ilgili bir kadındır.
Ailesini ise (hep kendisinin sebep olduğu düşündüğü) bir kaza sonucu kaybeder.
Uzun soluklu ilişkilerden uzak kalıp kendine bir koruma alanı sağlamış güzel postmodern bir kadındır.
Duygu ve düşüncelerini yazarak yazıya dökerek ifade eden ve kendini öyle rahat hisseder.
Toprak İstemi Korhan o tutkulu bir şairdir.
Ailesinin tek evladı olan ve el üstünde büyüyüp her girdiği ortamda ben merkezci olan, bencil üstüne üstlük de kibirli bir adamdır.
Tatlı dili ve o yazdığı şiirler ile üstüne anlattıkları da eklenince de etkisi altına almadığı kimse yok.
Alışkanlıklarına bağlı ve güvenli alanından ayrılmak istemeyen aynı zamanda da nişanlı bir adamdır.
Sedef ve Toprak, Sedef'in iş gereğini gittiği bir şehirde ortak arkadaşı ile bir kahve içtiği sırada kesişir.
Sen hiçbir şeyi kutsalına dönüştürmeyecek kadar postmodern bir kadın , ben ölçüsüz şiir yazdığında dedelerine saygısızlık ettiğini düşünecek bir adam...
Kalbimi bıraktığım bir roman oldu ve bu alıntı ile başlamak istiyorum incelememe.
Kıymetli Fatma Katırcıoğlu'na bu romanı yazdığı için minnettarım tek kelime ile muazzam bir eserdi.
Gülce'nin tüm hayal kırıklığı, Toprak'ın ani gelen hayalindaki kadın, Sedef'in umutsuz bir aşkın içerisinde kendisini bulması...
Romanı okurken üç karaktere de ayrı ayrı üzüldüm, ayrı ayrı kalbimi bıraktım olaylara, kendi pencerelerinden bakıldığı zaman olayların farklılaşması ve acı dolu olması.
Sedef'in gerçekleri görüp bu kadar kendini kapatması, Toprak'ın bu kadar şuursuz olması ve garibim Gülce'nin hiçbir şeyden haberi olmadan hayatına devam etmesi...
Toplumumuzda Toprak gibi karakterlerin olması kadın karakterin kalbinin parçalanmasına sebep olabiliyor malesef...
Gülce'nin ise hemcinsine bu kadar gözlerini kapaması ,Sedef'in söylediklerini umursamaması ve kendini o durumun içine sokması beni çok üzdü...
Neden doyumsuz davrandın Toprak ?
Neden Sedef'i ikinci insan muamelesine soktun ?
Neden Gülce seni beklerken bunu yaptın?
Neden iki hemcinsi karşı karşıya bu kadar çirkin bir muhabbetten getirdin?
Neden ?Neden?Neden? binlerce neden ile bıraktın beni kıymetli yazarım
Kalbimin sıkışmasına sebep olan bir eser olarak kalacaksın tüm ömrüm boyunca...
Selamlar Yeni yazarlar keşfetmeye devam ediyorum. Bu kez Fatma Katırcıoğlu'nun Eksik adlı kitabının yorumuyla geldim. Kitabımızın ana karakterleri Toprak ve Sedef. Onları ortak noktada birleştiren aşk bir o kadar da yasak. Çünkü Toprak başka biriyle evlenmek üzere. Ancak Sedef'e duyduğu hislere de hakim olamıyor. Konusu bana Masumiyet Müzesi eserini anımsatsa da buradaki karakterlerin kendileri ve yaptıkları şeyi sorgulamaları, aşk üzerine düşünceleri, ikisinin de birbirine çok zıt olmaları yönünden ayrılıyor o kitaptan.
Toprak karakteri günümüz klişe erkeklerinden desem ona haksızlık etmem herhalde. Çünkü geleneksel bir ailede büyümüş ve bazı alışkanlıklarından vazgeçemiyor. Sedef'in yaşam tarzı ona çok ters. Sedef güçlü ve kendi ayakları üzerinde duran bir kadın karakter. İlişki yaşayabileceği biri değil Toprak, ancak aşk bu seçemiyoruz değil mi?
Ee Toprak nişanlı bu aşkın sonu ne olacak ki?
Aşk mı daha güçlü yoksa akışkanlıklar mı?
Gelelim kitabın diline. Oldukça akıcı ve merak uyandıran bir dili var kitabın. Yalnızca ara ara klişe cümleler vardı ordan puan kırabilirim. İçinde bulunan alıntılar ve şiirler çok güzel. Aşka başka bir pencereden bakmış yazar. Gerçek bir pencere.
2025 yılında yeni yazarlar keşfetmeye devam edeceğim. Kitapla kalın
#okudumbitti #kitapyorumu
Herkese merhaba,yine güzel bir yorum ile beraberiz.
Sedef,anne babasını trafik kazasında kaybeden ve bu kazanın kendi yüzünden olduğunu düşünen,kendini aşka kapatmış,kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bir kadındır.İş gezisi için gittiği Karadeniz'de,üniversiteden arkadaşı olan Alpay ile buluşur.Alpay buluşmaya kuzeni Gülce ve Gülce'nin sevgilisi Toprak ile gelir.Toprak,Sedef'e ilk görüşte aşık olur.Sedef'in hayatı İstanbul'a dönüşü ile telefonuna gelen mesajla alt üst olacaktır.Bu eksik aşk hikâyesini okumaya hazır mısınız?
Sedef,ailesinin ölümü için neden kendini suçluyor?
Nasıl bir işte çalışıyor?
Nasıl bir hayatı var?
Alpay buluşmaya niye yalnız gelmedi?
Toprak,Sedef'i gördüğünde neler hissetti?
Sedef'e kimden mesaj geldi?
O mesajda ne yazıyor?
Sedef'i nasıl bir hayat bekliyor?
Kitaba başladığım zaman bu aşkın eksik ve farklı bir aşk olduğunu anladım.Aşk üçlemesi.Aldatan erkek ki,en tahammül edemediğim bir durum.Dil altı hapı alarak okudum.Toprak tansiyonumun dengesini bozdu.Bencilliği,egoistliği beni çıldırttı.İkizler burcu hafif kalır.Yeminle dördüzler burcu.Yahu be adam,evlilik hayali kurduğun kızla beraberken,başka bir aşka yelken açmak,neyin kafasını yaşıyorsun sen.Sedef'i şiirlerle,güzel sözlerle tavladın. Ya Gülce...Ne ondan vazgeçtin,ne Sedef'ten.Seni parçalasam doymam.Madem aşık oldun tamam,neden Gülce'den ayrılmadın.Tabi Sedef sana ağır geldi.Evet aşk var ama bildiğiniz aşkla karıştırmayın.Hele kitabın sonunu okuduğumda ben şok!Hiç böyle bir son beklemiyordum.Herkes hakettiği yeri buldu.Eksik ve farklı bir aşk romanı okumak istiyorsanız,aradığınızı buldunuz.Hem kızacak,hem seveceksiniz.Keyifli okumalar diliyorum.
"Bir insan bir fotoğrafa bakarak kasları ağrıyana kadar sırıtır mı? Ben sırıtıyorum. Bir insan bir adım daha atamam diyecek kadar tükenmişken biriyle konuşmaya enerji bulur mu? Ben buluyorum. Bir insan sadece bir tebessümün sebepi olduğu için kendini dünyanın en şanslı erkeği sayar mı? Ben sayıyorum."
Bu kez sizlere eksik bir aşk hikayesi ile geldim. Toprak ve Sedef'in yolları kesiştiğinde geleceği olmayan bir yola çıkıyorlar. Bu yol çok engebeli ve zor ama nedense ikisi de çok kararlı. Ama bu yoldaki engeller gözle görülür büyüklükte olunca ikisi içinde vazgeçme zamanı geliyor. Ama bu vazgeçiş bir son olmuyor. Yaşadıkları aşk ve hissettikleri duygular bir yerlerde saklı şekilde sürüyor. Spoi vermemek için biraz uğraştım ve başardım da
Toprak yaşadığı çevreden vazgeçecek bir adam değildi. Çevresinin kurallarına uymak zorunda hissediyordu kendini. Hayatının kadınını ve gelecekteki çocuklarının annesini bulmuş hayatına devam ederken karşısına olmadık zamanda aşk çıktı geldi. Bu aşkı doyasıya yaşamak için her şeyi yapardı ama yaşadığı konfordan vazgeçmeden. Yani Sedef ikinci bir evi olacaktı onun için, sığındığı limanı. Ama Sedef için bu yaşanılması ve kabul etmesi güç bir durumdu ama kendisi de aşıktı. Peki şimdi ne olacaktı? Dizi izler gibi her sayfayı heyecanla çevirdim. Yer yer çok sinirlendim, krizler geçirdim. Özellikle Toprak'ın tutarsızlığı beni yedi bitirdi. Ama sonunda herkes hak ettiği hayatı yaşadı. Kısaca keyifle okuduğum bir kitap oldu. EksikFatma KatırcıoğluŞebnem Şanlı Köroğlu
Sedef iş için şehir dışına çıkan çıkan biridir. Gittiği şehirde bir arkadaşı ile buluşur. Buluşmada arkadaşı yanında arkadaşlarını getirir ve bu sayede Toprak ile Sedef tanışmış olur. Toprak ilk görüşte Sedef'ten çok etkilenmiştir ve şiirlerini yazdığı kadının Sedef olduğunu düşünmüştür. Bir problem daha vardır. Toprak'ın sevgilisi vardır. Toprak Gülce'ye evlenme teklifi etmişti. Ama Toprak bunu önemsemez Sedef'e bir şekilde ulaşır ve onu kendine aşık eder. (Nefret ettim Toprak karakterinden bu sayede) Bu sayede Sedef ile Toprak'ın o hayran olunacak aşkı başlamıştır. Ama Toprak fedakar değildir. Sedef ise bulduğu aşkını tam anlamıyla yaşayamamıştır ama her aşk mutlu son olarak bitmiyor maalesef ki.
Acaba Toprak kalbinin sesini dinleyip Gülce'yi mi bırakacaktı yoksa senelerdir kurduğu düzeni bırakıp Sedef'i mi seçecekti? Kitap'ta bir yere kadar bu sorunun cevabını çok merak etmiştim ama cevabını aldığım kısımlara gelince sinirlenmedim değil açıkçası. Toprak karakteri aklıma Sadakatsiz dizisindeki Volkan'ı getirdi aklıma.(çok saydırmış olabilirim Toprak karakterine)
Bunun dışında kitabın içindeki şiir alıntıları, Toprak karakterinin yazdığı şiirler(Ne kadar Toprak'ı sevmesemde şiirleri güzeldi.) ve diğer yazarların alıntıları çok hoştu. (En çok Didem Madak'ın alıntıları hoşuma gitti tabi.) Kitabı okurken bazı yerlerinde hüzünlenip tebessüm ederken, bazı yerlerinde moralim bozulmadı değil yani. Ama kitabın içindeki aşkı ister istemez fark ettim. Kim okusa fark eder bence. Toprak karakteri dışında her karakteri sevdim. Finali okurken bayağı bir şaşırmış olabilirim.(Ama bu nasıl olabilir falan kafam karıştı.) Kitap akıcı idi okurken hiç zorlanmadım. Kitap insanı sürüklüyor ve keşkelere sebebiyet veriyor. Okumanızı tavsiye ederim. Kitaplı ve sağlıklı günler.
Fatma Katırcıoğlu - Eksik
Sedef, bir iş seyahati sebebi ile farklı bir şehre gider. Burada eski okul arkadaşı Alpay onu görüşmek için çağırır. Alpay görüşmeye yanında, Toprak ve Gülce ile gelmişti. Sohbet eski günlerden başladı, Toprak kendinden bahsettikçe kız arkadaşı onaylıyor ve esprilerine gülüyordu.
Tolstoy’un sözünü sıkıştırmış yazar ilk sayfaya; “Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar: Ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.” Ve kehanet gerçekleşir…..
Toprak müzisyen bestekardı, yazdığı şarklılarda hayal ettiği kadın karşısındaydı, Sedef….
Toprak bu hünerlerini Sedef’e zaman zaman açtı, onu etkilemek için uğraştı. Mesajlaşmalarında şiirler yazdı, Sedef etkilendi ama Gülce ile sevgiliydi Toprak. Hataya düşmemeliydi. Fakat yenildi, ona karşı hisleri vardı ama söyleyemiyordu açık açık.
Sonra bir süre telefonda yazışmalar sohbetler derken buluşma kararı aldılar. Toprak, Sedef’in evine gitti, güzel bir gece. Aşk sözleri, rakı sofrası ….
Sonra Gitti Toprak, gitti…..
Eksikti artık Sedef….
Yazı akıcı ve içine alıyor sizi, olaylarda kahraman kendiniz oluyorsunuz. Bazen Toprak, bazen Sedef, bazende Gülce… Bir üçgende dönüp duruyor duygularımız.
Biraz feminist karakter Sedef, biraz narsist Toprak…. Ve her şeyden habersiz Gülce… ama şimdilik…..
“Bir yalana kendinizi inandırırsanız herkesi inandırabilirsiniz.”
“Bugün itibariyle her şey normale dönecek hayatımda. Unutacağım. Öyle bir unutacağım ki sen bile kendi varlığından şüphe edeceksin.”
“İnsan kaybetmekten korkmadığı ya da zaten kendisinin olmayan şeylere karşı ne kadar da fütursuz, değil mi?”
“Oda benim odam, koku benim kokum ama ben aynı ben değilim.”
“Rüyan gerçekleşsin istiyorsan önce uyanman gerekir ya hani, adım atmak istiyorsan da önce ayağa kalkman gerekiyor.”
Hayatimda okudugum en kötü kitapdi. Lütfen bosuna paranizi israf etmeyin. Gercekten ilk defa böyle sacma bir kitap okudum.resmen hayal kırıklığı. Bence yazar kitap yazmayi derhql biraksin
Kendisini aşka kapatmışken kalbini çok tesadüf bir şekilde karşısına çıkan romantik ama evlenmek üzere olan bir erkeğe kaptıran Sedef ve istemsizce 2. Kadın olmanın savaşını verdiğini anlatan bir kitap. İkilinin arasındaki romantiklik dozu masallardan fırlama gibi. İçerisinde bir çok güzel alıntı şiir de var ki kitaba ayrı bir renk katmış. En güzeli de kitabın sonuna geldiğinizde sizi çok şaşırtacak bir sonla karşılaşacaksınız.
|Eksik|
#kitapyorumu
#ayşegülöneriyor
5/5 ️
•
“Portekizce’de bir sözcük var; saudade. Birine ya da bir şeye duyulan tarifsiz özlemi ifade etmek istediklerinde kullanırlar. Daha çok mazide kalan, tekrar yaşanması arzulanan ama yaşanmayacağı bilinen durumların tasvirinde, tatlı acı bir hasreti anlatmak için. Eksik kalmak ama çaresinin de olmaması. Epey merak etmiştim o hissi, şimdi o kadar iyi anlıyorum ki teşekkür ederim.” İle herkese selam
Postmodern bir kadın,tutkulu,romantik bir o kadar kibirli bir adam :Sedef ve Toprak’ın hesapta olmayan tanışmaları...
Sedef iş için çıktığı şehir dışında orada yaşayan üniversiteden bir arkadaşıyla buluşur. Arkadaşı yanında başka arkadaşlarını da çağırır ve bu sayede yolları kesişir Toprak'la Sedef'in. Toprak ilk görüşte çok etkilenmiştir Sedef'ten ama gelin görün ki Toprak'ın sevgilisi vardır. Buna rağmen kendini durduramayıp o buluşmadan sonra bir şekilde Sedef'e ulaşır ve onu da kendine aşık etmeyi başarır. Toprak’ın Gülce’ye verdiği bütün sözleri rafa kaldırışları,nereye çekildiğini fark edemeyen Sedef’in yasak aşkın kollarında uyanışı.Karşı konulması zor hislerin ,yaşanılan zorlu süreci...
Yaşadıkları aşk güzeldi ama hep bi eksikti. Ve o eksikliği yazarımız başarıyla hissettirdi.Okurken o eksikliği yaşadım bende.Fakat Toprak'ın sevgilisinden ayrılamaması hatta bunu hiç denememesi bu aşkın güzelliğine gölge düşürüyor bence. Sevdiği kadın için fedakarlık edememesi okurken beni çok sinir etti ve yordu.Toprak istese her şey çok farklı olabilirdi ama dediğim gibi çabalamadı bile. İki kadını bir arada idare etmeyi düşünmesi sinirlendirmedi değil!
Farklı ve fedakarlık dolu aşk hikayesini severek,hemencecik okudum.Okurken o eksik duyguları
1988 yılında Giresun’da dünyaya geldi. 2011’de Ege Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi’nden Aile Danışmanlığı (2014) ve Pedagojik Formasyon (2017) Eğitimleri aldı. Günümüzde, bitkilere olan ilgisinden dolayı Ziraat Mühendisliği öğrencisi. Ege Üniversitesi Sosyoloji bölümünün çıkardığı Altamira aldı dergide denemeleri yayımlandı. Ödüllü öyküleri: Yılın İlk Kavunu & ODTÜ Mezunları Derneği Öykü Yarışması Birincisi (2023). Dik Yokuşlu Dar Sokak & Yılmaz Sunucu Öykü Ödülü (2022) ve Litera Edebiyat’ta Yayımlanma (2023). Çekirge & Güzel Ordu Öykü Yarışması Yayımlanmaya Değer Eser (2019). Yazar, İstanbul’da yaşıyor ve öyküler, romanlar, denemeler yazmaya devam ediyor.