İnsanoğlu hayatı boyunca ben tamam oldum diyebilir mi ?
Şikayetsiz, halinden memnun kaç kişi vardır şu hayatta ?
Eserimiz yazarın güçlü kaleminden çıkmış heyecanla, düşünerek ve sorgulayarak
Sen hiçbir şeyi kutsalına dönüştürmeyecek kadar postmodern bir kadın , ben ölçüsüz şiir yazdığında dedelerine saygısızlık ettiğini düşünecek bir adam...
Kalbimi bıraktığım bir roman oldu ve bu alıntı ile başlamak istiyorum incelememe.
Kıymetli Fatma Katırcıoğlu'na bu romanı yazdığı için minnettarım tek kelime ile muazzam bir eserdi.
Gülce'nin tüm hayal kırıklığı, Toprak'ın ani gelen hayalindaki kadın, Sedef'in umutsuz bir aşkın içerisinde kendisini bulması...
Romanı okurken üç karaktere de ayrı ayrı üzüldüm, ayrı ayrı kalbimi bıraktım olaylara, kendi pencerelerinden bakıldığı zaman olayların farklılaşması ve acı dolu olması.
Sedef'in gerçekleri görüp bu kadar kendini kapatması, Toprak'ın bu kadar şuursuz olması ve garibim Gülce'nin hiçbir şeyden haberi olmadan hayatına devam etmesi...
Toplumumuzda Toprak gibi karakterlerin olması kadın karakterin kalbinin parçalanmasına sebep olabiliyor malesef...
Gülce'nin ise hemcinsine bu kadar gözlerini kapaması ,Sedef'in söylediklerini umursamaması ve kendini o durumun içine sokması beni çok üzdü...
Neden doyumsuz davrandın Toprak ?
Neden Sedef'i ikinci insan muamelesine soktun ?
Neden Gülce seni beklerken bunu yaptın?
Neden iki hemcinsi karşı karşıya bu kadar çirkin bir muhabbetten getirdin?
Neden ?Neden?Neden? binlerce neden ile bıraktın beni kıymetli yazarım
Kalbimin sıkışmasına sebep olan bir eser olarak kalacaksın tüm ömrüm boyunca...
Selamlar Yeni yazarlar keşfetmeye devam ediyorum. Bu kez Fatma Katırcıoğlu'nun Eksik adlı kitabının yorumuyla geldim. Kitabımızın ana karakterleri Toprak ve Sedef. Onları ortak noktada birleştiren aşk bir o kadar da yasak. Çünkü Toprak başka biriyle evlenmek üzere. Ancak Sedef'e duyduğu hislere de hakim olamıyor. Konusu bana Masumiyet Müzesi eserini anımsatsa da buradaki karakterlerin kendileri ve yaptıkları şeyi sorgulamaları, aşk üzerine düşünceleri, ikisinin de birbirine çok zıt olmaları yönünden ayrılıyor o kitaptan.
Toprak karakteri günümüz klişe erkeklerinden desem ona haksızlık etmem herhalde. Çünkü geleneksel bir ailede büyümüş ve bazı alışkanlıklarından vazgeçemiyor. Sedef'in yaşam tarzı ona çok ters. Sedef güçlü ve kendi ayakları üzerinde duran bir kadın karakter. İlişki yaşayabileceği biri değil Toprak, ancak aşk bu seçemiyoruz değil mi?
Ee Toprak nişanlı bu aşkın sonu ne olacak ki?
Aşk mı daha güçlü yoksa akışkanlıklar mı?
Gelelim kitabın diline. Oldukça akıcı ve merak uyandıran bir dili var kitabın. Yalnızca ara ara klişe cümleler vardı ordan puan kırabilirim. İçinde bulunan alıntılar ve şiirler çok güzel. Aşka başka bir pencereden bakmış yazar. Gerçek bir pencere.
2025 yılında yeni yazarlar keşfetmeye devam edeceğim. Kitapla kalın
#okudumbitti #kitapyorumu
Herkese merhaba,yine güzel bir yorum ile beraberiz.
Sedef,anne babasını trafik kazasında kaybeden ve bu kazanın kendi yüzünden olduğunu düşünen,kendini aşka kapatmış,kendi
"Bir insan bir fotoğrafa bakarak kasları ağrıyana kadar sırıtır mı? Ben sırıtıyorum. Bir insan bir adım daha atamam diyecek kadar tükenmişken biriyle konuşmaya enerji bulur mu? Ben buluyorum. Bir insan sadece bir tebessümün sebepi olduğu için kendini dünyanın en şanslı erkeği sayar mı? Ben sayıyorum."
Bu kez sizlere eksik bir aşk hikayesi ile geldim. Toprak ve Sedef'in yolları kesiştiğinde geleceği olmayan bir yola çıkıyorlar. Bu yol çok engebeli ve zor ama nedense ikisi de çok kararlı. Ama bu yoldaki engeller gözle görülür büyüklükte olunca ikisi içinde vazgeçme zamanı geliyor. Ama bu vazgeçiş bir son olmuyor. Yaşadıkları aşk ve hissettikleri duygular bir yerlerde saklı şekilde sürüyor. Spoi vermemek için biraz uğraştım ve başardım da
Toprak yaşadığı çevreden vazgeçecek bir adam değildi. Çevresinin kurallarına uymak zorunda hissediyordu kendini. Hayatının kadınını ve gelecekteki çocuklarının annesini bulmuş hayatına devam ederken karşısına olmadık zamanda aşk çıktı geldi. Bu aşkı doyasıya yaşamak için her şeyi yapardı ama yaşadığı konfordan vazgeçmeden. Yani Sedef ikinci bir evi olacaktı onun için, sığındığı limanı. Ama Sedef için bu yaşanılması ve kabul etmesi güç bir durumdu ama kendisi de aşıktı. Peki şimdi ne olacaktı? Dizi izler gibi her sayfayı heyecanla çevirdim. Yer yer çok sinirlendim, krizler geçirdim. Özellikle Toprak'ın tutarsızlığı beni yedi bitirdi. Ama sonunda herkes hak ettiği hayatı yaşadı. Kısaca keyifle okuduğum bir kitap oldu.
Sedef iş için şehir dışına çıkan çıkan biridir. Gittiği şehirde bir arkadaşı ile buluşur. Buluşmada arkadaşı yanında arkadaşlarını getirir ve bu sayede Toprak ile Sedef tanışmış olur. Toprak ilk
Fatma Katırcıoğlu - Eksik
Sedef, bir iş seyahati sebebi ile farklı bir şehre gider. Burada eski okul arkadaşı Alpay onu görüşmek için çağırır. Alpay görüşmeye yanında, Toprak ve Gülce ile gelmişti.
Hayatimda okudugum en kötü kitapdi. Lütfen bosuna paranizi israf etmeyin. Gercekten ilk defa böyle sacma bir kitap okudum.resmen hayal kırıklığı. Bence yazar kitap yazmayi derhql biraksin
1988 yılında Giresun’da dünyaya geldi. 2011’de Ege Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi’nden Aile Danışmanlığı (2014) ve Pedagojik Formasyon (2017) Eğitimleri aldı. Günümüzde, bitkilere olan ilgisinden dolayı Ziraat Mühendisliği öğrencisi. Ege Üniversitesi Sosyoloji bölümünün çıkardığı Altamira aldı dergide denemeleri yayımlandı. Ödüllü öyküleri: Yılın İlk Kavunu & ODTÜ Mezunları Derneği Öykü Yarışması Birincisi (2023). Dik Yokuşlu Dar Sokak & Yılmaz Sunucu Öykü Ödülü (2022) ve Litera Edebiyat’ta Yayımlanma (2023). Çekirge & Güzel Ordu Öykü Yarışması Yayımlanmaya Değer Eser (2019). Yazar, İstanbul’da yaşıyor ve öyküler, romanlar, denemeler yazmaya devam ediyor.