İslam Hukukunun Kaynakları

Er-Risâle

İmam Şafii
O’nu bilmeyen alim olamaz, O’nu bilen de cahil olamaz.
Alıntı
'Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eyleyen Allah'a mahsustur. Böyle iken, inkar edenler, Rablarına başka şeyleri denk tutuyorlar." Övgü o Allah'a özgüdür. O'nun nimetlerinden birinin şükrünü yerine getirmek, yine O'nun başka bir nimeti ile mümkündür. Bu nimet de önceki nimetlerine şükreden kimseye yeni bir nimetin verilmesini sağlar. İnsanın bu nimet dolayısıyla da Allah'a şükretmesi gerekir.
1000 Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
295. Süfyan (b. Uyeyne), bize Ömer b. Ubeydullah'ın azadlısı Salim Ebu'n Nadr (...) vasıtasıyla Resûlullah'ın şöyle buyurduğunu haber verdi: "Koltuğuna oturan ve kendisine benim bir emir ve yasağım gelince: "Bilmiyoruz, biz Allah'ın kitabında ne bulursak ona uyarız." diyen birinizle aslâ karşılaşmayayım." (*)
Sayfa 61 - Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
Sünnet Olmadan Ümmet Olmaz
İmâm Şafiî bildiriyor!
Her Müslüman Kendisine farz kılınan ve ondan yapılması istenilen hususlarda Kur'an'a tabi olması, metbu' olmaması gerekir. 1. METBU: (Hukuk) Kendisine tabi olunan uyulan, emir ve gözetimi altında bulunan kimse 2. metbu: Kendisine bağlanılan 3. metbu: Kendisine uyruk olunan 4. METBU': (Osmanlı Dönemi) Hükümdar 5. METBU': (Osmanlı Dönemi) Kendine uyulan. Tâbi olunan. Halkın, kendine tâbi olduğu zat Yani İmâm Şafiî diyor ki; sizin bütün kitabınızı yok sayan bir rejime vekâlet vermeniz kesinlikle olamaz.
Sayfa 30·Kitabı okudu
Sizin için ehveni şer nasıl mümkün oluyor?
İmâm Şafii der ki: Ebu Hanife b. Simák b. el-Fadl eş- Şihabi bana İbn Ebi Zib, el-Makburi ve Ebu Şurayh el-Ka'bi vasıtasıyla Hz. Peygamber'in fetih yılında şöyle buyurduğunu söyledi: "Bir kimsenin bir yakını öldürülürse, şu iki şeyden kendisi için iyi olanı tercih eder: Dilerse diyet alır, dilerse kısas uygulanmasını ister." Ebu Hanife b. Simak, Ebu Zi'b'e, "Ey Ebu'l-Haris, sen bu hadisi kabul eder misin?" dedim. Bunun üzerine o, göğsüme vurdu, bana bir sürü bağırdı çağırdı, beni hırpaladı ve şöyle dedi: "Ben, sana Hz. Peygamber'in hadisini naklediyorum; sen, bana "onu kabul eder misin?" diyorsun. "Elbette onu kabul ederim. Bu, bana ve onu benden işitenlere farzdır. Allah insanlar arasından Hz. Muhammed'i seçmiş, insanlara O'nunla ve O'nun sayesinde hidayet etmiş. O'na dilediği şeyleri onlara da dilemiş ve O'nun dili ile vahyini göndermiştir. Buna göre halkın ister istemez boyun eğerek O'na uyması gerekir. Bir müslüman için başka türlü hareket etmek mümkün değildir." Bir türlü susmadı. Ne olur sussa diye temenni ettim.
Sayfa 244·Kitabı okudu
Adil kimse, Allah'a itaat ederek, amel eden kimsedir. İnsanların, Allah'a itaat ederek amel ettiğini gördükleri kimse adil, bunun aksine hareket eden kimse de adil değildir.
1000 Kitap