Puan

8.410 üzerinden
2.329 kişi
- Bir Yürüyüş Hikayesi -
8/10
·500 syf.·
2026 38. kitabı
Neydi ev sahiden? Yeri geldiğinde tren kompartımanlarını, gemi kamaralarını, sokak banklarını, kaplumbağaların kabuklarını, ihtiyarların hatıralarını, çocukların umutlarını yuva yapan neydi? Sığındığımız yer miydi yuva? Gittiğimiz mi, terk ettiğimiz mi, döndüğümüz mü yoksa? ” (s.260) ~~~~~~~~~~ Nermin Yıldırım’ın Ev romanı, alıntıdaki sorulara cevap arayan bir karakterin hem fiziksel hem de iç dünyasında yolculuğa çıkmasını anlatıyor. Uzun süredir, geçmişten beri taşıdığı yükleri, aile travmaları ve aidiyet duygusuyla mücadele eden Seher, bir gün yürüyerek bir yolculuğa çıkmaya karar veriyor. Gitmeyi hedeflediği yer ise, eskiden dünyanın sonu olduğu inanılan, Santiago yolu sonunda okyanus kıyısında bulunan Finisterra adlı bir kasabadır. Tek başına gitmeyi düşünmesine rağmen bu yolculuğu ağzından kaçırarak en yakın arkadaşı Ogo'ya söylemiş bulunuyor. Bunun üzerine, Seher istemese de belli bir noktaya kadar eşlik etmek üzere yolculuğa Ogo da katılıyor. Roman, Seher'in anıları ve bastırılmış duyguları, suskunluklarının bir bir çözülmesi üzerinden ilerliyor. Yazar, bunu yolculukla eş zamanlı olarak yer verdiği psikoloji seanslarıyla yürütüyor. Yürüyüşlerde Ogo dışında, rota üzerinde karşılaştıkları farklı milletlerden de insanlarla olan iletişim ve yaşananların yanında, bolca geçen diyalogların sonunda birden seanslara geçiş yapılıyor. İlk başta bu, kopuk bir anlatım gibi görünse de, seanslara geçiş Seher'in yürüyüş esnasında iç dünyasında olanları anlamlandırmak için oldukça tamamlayıcı görünüyor. Yazarın çoğu kez son diyalogdaki kelimeyi seanstaki başlangıç cümlesinin ilk kelimesi olarak kullandığı bir geçiş bağlantısını tercih etmesi dikkatimi çekti; bu aslında kopukluk hissini azaltırken, aynı zamanda karakteri analiz etmek için bir olanak sağlıyor. Çünkü yürüyüş
Edebiyat
EvNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,8bin okunma
Işığını Arayanlara…
9/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 00:09
Öncelikle kitaba başlarken çok karmaşık geldiğini söylemeliyim. Zaman zaman okurken birkaç sayfadan ileri gidemedim. Ama ilerledikçe o karmaşıklığın, hayatın kendisine vurgu yaptığını anlayınca hikaye aktı gitti. Yazar okuyucuyu, İstanbul-Finisterre arası farklı bir inanca ait, uzunca bir hac yolculuğuna çıkarıyor. Bu yolculukta umut var, acı var, az da olsa neşe var. Küçük yaştan itibaren, kalabalık yalnızlıklar içinde savrulup, şehirden şehire göçen, kendine ait hissettiği yeri ve varmak istediği yeri bulamayan Seher’in zor ama gururlu yolculuğu… Hepimizin yüreğine dokunacak türden bir hikaye. Aradığımız her neyse içimizde olduğunu söyledi bize o küçük kız çocuğu. Ölümün kıyısında yaşama tutunmak… Ruhunun karanlığından kurtulmak isteyenlere tavsiyemdir… Nermin Yıldırım’a sevgilerimle
1000Kitap
EvNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,8bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Buen Caminooo:)
Puan vermedi·504 syf.··
2026 16. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 23:32
Şükürler olsun bitti. Sanki o uzun yolu bizzat ben yürümüş ve bitirmişim gibi yorgun, mutlu ve umutluyum. Yazar Nero, sonunu bu kadar “anlamlı” ve “güsel” bağlamasaydı, kitap çok sıkıcı amaan okumayın derdim. (Ne haddime okursanız okuyun bennem:) wqjfjf) Baş roldeki karakterimiz Çiğdem, arkadaşı Ogo ile beraber, Porto’dan İspanya’ya yani Camino’ya yürümeye karar verir. Amaçları tabiki dünyanın sonu diye anılan meşhur Finisterra’ya ulaşmaktır. Aslında orası insanlar için bi çeşit kişisel gelişim yoludur ya da Nirvana’ya ulaşmak gibi bir şeydir:) Yol, onları eğitir. Her telden insanla karşılaşırlar. Bu yola çıkanların her birinin farklı sebepleri vardır; kimi hacı olmak ister, kimi aşk acısını unutmak ister, kimi arkadaşına eşlik için oradadır, kiminin gidecek yeri yoktur vs vs. Derken baş rolümüz Ç. nin ise bu yolda çok manidar ve enteresan bi sebebi vardır. Ona ulaşacak mı ulaşmayacak mı orasını diyemiyorum fekattt aptalca şeyler de olmadı değil kitapta. Ayyy bi ara bi konu netflixe dönücek sandım, bi dokandı geçti, ayyyyy öhömmmm neyse ama sonuuuuu böle üzümlü kek gibi yapıyor okuyucuyu:) nasıl bağrına basıyor anlatamammm, senin okuman ve bunu hissetmen gerekk 1K okuyucusu:) benden bu Kader:) oku ve sen de güzel duygularla kitaptan ayrılamaaa:))) ama elbet veda ediciğizzz her kipata:) hoşça kalll ev.. hoşça kal sevgili Flanöz ve Flaneur’lar.. hoşça kal asabi kurabiyem.. hoşça kal herkes.. Ve buen Camino dostlar:)
EvNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,8bin okunma
“Ev’im BEN’im”
10/10
·504 syf.··
2026 30. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 11:48
Uzun zamandır okuduğum bir kitabın içinde kendimi bu kadar derinden hissetmemiştim. Belki de “Benim evim neresi?” sorusunun zihnimin en derin yerlerinde yankılandığı bir zamana denk geldiği içindir. Çünkü Ev, aslında yalnızca Porto’dan İspanya’ya uzanan bir Camino yolculuğunu anlatmıyor; insanın kendine, yaralarına ve ait olduğu yere doğru yürüyüşünü anlatıyor. Seher’in çıktığı bu yolculuk boyunca karşılaştığı insanlar gibi, hepimiz farklı sebeplerle yürüyoruz hayatta. Kimi bir acıyı geride bırakmak, kimi bir kaybı anlamlandırmak, kimi de sadece kendini bulmak için.Ve yol, tıpkı kitapta olduğu gibi, insanı dönüştürüyor. Bu yüzden kitap bittiğinde sanki o uzun yolu ben yürümüşüm gibi yorgun, umutlu ve huzurluydum. İçime dokundu; en kırılgan, en yaralı yerlerime temas etti. Tatlı bir esinti bıraktı içimde. Kendini bir yere ait hissedemeyen çocuklar, daha küçüklükten kendi yaralarını üflemeyi öğreniyor. Belki de bu yüzden insanın gerçek evi bir şehir, bir ülke ya da bir bina değil; kendine dönebildiği yerdir. Ve galiba insanın en uzun, en zor ama en kıymetli yolculuğu da kendinden kendine çıktığı yolculuktur. “Bazı insanlar bir eve ulaşmak için yola çıkar; bazıları ise yol boyunca evin aslında kendi içlerinde olduğunu keşfeder.” Nermin Yıldırım, Dokunmadan kitabıyla bana dokunup, sarsmıştı. Şimdi Ev kitabıyla içime kök salan yazarlardan oldu.
Edebiyat
EvNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,8bin okunma
10/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 15:01
Nermin Yıldırım’ın Ev adlı romanı, insanın hayatı yalnızca acılarıyla tanımlamasının onu içsel bir kapanışa sürüklediğini gösterir. Oysa insan, hayatı acısıyla tatlısıyla kucaklayabildiği ölçüde özgürleşir. Sürekli olumsuza tutunmak, bireyi geçmişin ve travmaların diplerinde yaşamaya mahkûm eder. Roman, okura yalnızca acının değil; var olan, fark edilmeyen ya da yitirilen güzelliklerin de değerini bilmenin gerekliliğini hatırlatır. Çünkü hayat, yalnızca katlanılan bir yük değil; aynı zamanda yüceltilmeyi hak eden anlardan da oluşur.
EvNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,8bin okunma