Çok zengin içeriği olan Faust felsefe derinliği nedeniyle farklı yorumlanabilir, ve yüzlerce kez yeniden incelenebilir.
Önce ruhunla en yüksek en derin ve en önemli şeyleri kavrıyorsun. İnsanların nazlarını ve acılarını toplamak, kendi benliğimizi tüm insanların benliği haline getiriyor, sonrada onlar gibi mahvoluyoruz. İşte tam burada da goethe ama aslında sadece faust bizlere insanlığın macerasını tam olarak kendimizde yaşamak istediğimizi belirtiyor. Yani, sadece altını çiziyorum sadece birinci sahneye kadar bize tüm insanlığın dramını anlatıyor. Tanrı'nın koskoca bir aydınlığın içinde olup bizi karanlıklara hapsetmesinden bahsederken yine insan olarak lanet olsun ki bizlerin ne kadar derin bir hayvan olduğumuzu anlatıyor.
Eyyyy İnsanoğlu diye devam edelim
Sen neysen osun. Başına milyonlarca bukleli perukta taksan, boynunu mücevherlerle de donatsan iki bacağını bir pantolonun paçasına da soksan ve dilini kol dirseğine de değdirsen yine hep olduğun gibi kalırsın. İşte birinci sahne ; bir şeytanla bir insanın ruhlarının birleşimini anlatıyor...
Gelelim ikinci sahneye...
Aslında gelmek istemiyorum. Çünkü birinci sahnedeki beklentim çok yükselmişken perdenin kapanması ve bir yenisi açılırken toz bulutuyla nefesimi kesmesi gibi oldum.
Yada size şöyle de tarif edebilirim. Libido tavan yapmışken birde zevkin pısssss diye inmesi. :)
ikinci sahnede devlet yönetimi, meşhur Faust-Margarete/Gretchen ilişkisi.( yani aşk üçgeni), Tanrı çelişkileri, insanın alt ve üst benlikleri arasındaki mücadeleyi anlatırken tamamen sessiz bir ortamda olmanız ve aklınızın asla bir şeyle meşgul olmaması gerek. Sayfa yapraklarıyla bilee. :)
Kitap güzeldi ama dediğim gibi ikince perde için dikkatlerinizi eksiltmemek ( benim gibi yapmayın) ve elinizden kaleminizi düşürmemeniz gerek.
Çünkü tek ve