Faslu'l-Makâl

Felsefe Din ve Te'vil

İbn Rüşd
Çevirmen:
Mahmut Kaya
Derleyen:
Mahmut Kaya
Tasarımcı:
Zeyd Karaaslan
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 55 dk.
Sayfa Sayısı:
138
Basım Tarihi:
Kasım 2019
Yayınevi:
Klasik Yayınları
Orijinal Adı:
فاسلول ماكال فى طاكرير ما بينش شريا ول هيكمه مينل ايتتيسال
ISBN:
9789752484405
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·138 syf.··
2021 28. kitabı
ibn rüşd bu eserinde varlıklar üzerine tefekkür etmenin ve bu tefekkürden de sonuçlar çıkarmanın, allah tarafından insanlara farz kılındığını iddia ediyor ve bu iddiasını da haşr, 59/2; a’râf, 7/176. âyetleriyle delillendiriyor. haşr, 59/2’de geçen “fea'tebiru/itibar” kelimesine “kıyas ve istidlal” anlamı yükleyerek bu sonuca ulaşmıştır. gerçekten de âyetin son cümlesinde allah, basiret sahiplerine seslenmiştir. basiret ise olayları akla uygun bir şekilde değerlendirip bu değerlendirmeye göre hareket edebilme yeteneğidir. bu sebeple “fea’tebiru” kelimesini gelenek hâline getirilmiş şekliyle “ibret alın” şeklinde değil, “aklınızı kullanıp da düşünün” biçiminde anlamak daha doğru diye düşünüyorum ve ibn rüşd’ün söz konusu âyeti harika bir şekilde tefsir ettiğine inanıyorum. kaldı ki a’râf, 7/176 âyeti de bu tefsiri destekler niteliktedir. zirâ allah, ilgili âyette doğrudan “yetefekkurune” diye seslenmiştir ki bu da düpedüz “düşünün, aklınızı kullanın” anlamlarına gelmektedir. ibn rüşd’ün düşünmekle, akıl kullanmakla ilgili bir yığın âyeti örnek göstermesi boşuna değil. islâm’ın ilk dönemlerinden son dönemlerine kadar katıksız bir cehaletin tüm zihinlerde hegemonya kurma tehlikesi sürekli var olmuş, hattâ uzunca bir dönem bu, tehlikeden de öte bir hâl almıştır. mesela aklı sonuna kadar dışlamayı kendisine misyon edinmiş birçok ekol, düşünce islâm coğrafyasını güdümüne almıştır. örneğin hadisçilerden bir grup akla o kadar düşmanlık beslemiştir ki âyetlerin ve hadislerin sadece zahirî/görünen anlamlarına bakmak gerektiğini, bu âyetlerin ve hadislerin ne demek istediğini anlamaya çalışmamak gerektiğini iddia etmişler ve böylece allah’ın gerçekten elinin, baldırının, yüzünün olduğu sonucuna vararak apaçık bir şekilde allah’ı cisimleştirmişlerdir. hâlbuki âyetlerde ifade
Felsefe
Felsefe Din ve Te'vilİbn Rüşd · Klasik Yayınları · 2019148 okunma
Felsefe ve Din İlişkisi
Puan vermedi·92 syf.··
2023 6. kitabı
İslam Felsefe geleneğinde Felsefe ve Din ilişkisini anlama noktasındaki temel klasiklerden, bu eserin herkese ulaşması, anlaması ve anlamlandırması gerekiyor. Özellikle günümüz insanının sorunlarını çözümlemesi, dinin akıl ile olan ilişkisini sağlam temeller üzerinde kurgulaması İbn Rüşd'ün ortaya koyduğu bu çalışmayla sağlanabilir. Bu noktada üç aşamalı bir yöntem takip ediyor. İlk olarak felsefe ve din tanımı yaparak bu tanımların birbirini nakzetmeyeceğini aksine destekleyeceğini vurgular. Dinin felsefeye karşıymış gibi sunulmasının da iki sahanın temel amaçlarını bilmeyenler tarafından ortaya konulduğu ifade eder. İkinci olarak dinde anlamı yakalama ve yorum yetkisinin kimde olduğu tartışılır. Bu da önemlidir, çünkü günümüzde kendisini dindar olarak tanımlayan herkes dini sahada konuşma yetkisini kendisinde buluyor. Burada küfrün, hakikatin üzerini örtme olarak tanımlanması ve insanların yetkisinin olmadığı yerde konuşmasının hakikate aykırı davranışa, yani küfre düşürebileceğini söylüyor. Son olarak da dini yorum ve anlamdaki ötekileştirici dilin ne tür sorunlar doğurabileceği analiz ediliyor. Bu manada özellikle dini ilimler sahasına ilgi duyanların eseri çok yönlü olarak incelemesinde fayda var. Konuyla ilgili on bölümlük bir YouTube müzakere serisi hazırladım ona da YouTube kanalımdan erişebilirsiniz... Oynatma Listesi Linki: youtube.com/watch?v=MZ8-jkV... İbn Rüşd
Felsefe
Faslu’l-Makal Felsefe ve Din Uyumuİbn Rüşd · Elis Yayınları · 2018148 okunma

Yazar Hakkında

İbn RüşdYazar · 19 kitap
İbn-i Rüşd ( Arapça: ابن رشد; Künyesi Ebū 'l-Velīd Muḥammed ibn Aḥmed ibn Muḥammed ibn Rüşd ابوالوليد محمد بن احمد بن محمد بن رشد; Latince: Averroes, d. 14 Nisan 1126 - ö. 10 Aralık 1198), Endülüslü-Arap felsefeci, hekim, fıkıhcı, matematikçi ve tıpçı. Kurtuba'da doğdu ve Marakeş, Fas'ta öldü. İbn-i Rüşd'e göre biricik filozof Aristo'ydu. İbn-i Rüşd en çok Aristo'nun eserlerinden yaptığı, bugün Batı'da pek çoğu unutulmuş, tercüme ve şerhleriyle ünlüdür. 1150'den önce Avrupa'da Aristo'nun eserlerinin birkaç tercümesinden başkası yoktu ve bunlar da din adamlarınca rağbet görüp, incelenmiyorlardı. Batı'da Aristo'nun mirasının yeniden keşfedilmesi, İbn-i Rüşd'ün eserlerinin 12. yüzyıl başlarında Latince'ye tercümesiyle başlamıştır. İbn Rüşd'ün Aristo üzerine çalışmaları otuz yıllık bir dönemi kapsar ve bu dönem içinde, erişemediği "Politika" dışında bütün eserlerine şerhler yazmıştır. Eserlerinin İbranice tercümeleri de, İbrani Felsefesi üzerinde kalıcı bir etki bırakmıştır. İbn Rüşd'ün düşünceleri, Hıristiyan skolastik gelenekten, Aristo'nun mantık çalışmalarına değer veren [Brabant'lı Siger], Thomas Aquinas ve bilhassa Paris Üniversitesi'ndeki diğerleri tarafından özümsenmiştir. Thomas Aquinas gibi meşhur skolastik filozoflar, ona ismi yerine "Şârih" (Yorumcu) ve Aristo'ya da "Filozof" diyerek yüksek derecede önem veriyorlardı. İslam dünyasında bir okul bırakmamış ve ölümü Endülüs'teki serbest düşünce hayatının sonunu işaret etmiştir. Orta Çağ'ın Avrupalı skolastiklerinin kendisine gösterdikleri saygıdan ötürü, Dante İbn Rüşd'ü İlahi Komedya'da diğer büyük pagan filozoflarla beraber, "iltifatın üne borçlu olunduğu" Limbo'da öne sürmüştür.