Felsefeye Giriş

Karl Jaspers
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·128 syf.··
2021 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2021 23:14
Felsefeye yeni başlayanlar için çok ideal bir kitap.Çevirinin ilahiyat kökenli bir bilim insanı(Abdurrahman Aliy)olması beni çok şaşırttı ve bende daha da çok merak uyandırdı.Ancak çok temiz bir çeviri olmuş,çok beğendim.Felsefede emeklemek isteyen herkese tavsiye olunur.
Felsefe KonuşmalarıKarl Jaspers · Pinhan Yayıncılık · 2018163 okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2025 161. kitabı
Felsefe nedır? felsefe kısaca, yaşayan düşüncenin gerçekleştirilmesi, bu düşünceler üzerine derinlemesine düşünülmesidir; veya eylemek ve üzerine konuşmaktır. S:11) 20. yüzyılın en önemli filozoflarından Karl JaspersKarl Jaspers psikiyatri ve teoloji alanlarındaki ufuk açıcı fikirlerinin de desteğiyle çağdaş felsefeye yeni bir yön vermiştir. Jaspers bu eserinde uzmanlara yönelik zorlu bir metin ortaya koymak yerine felsefenin genel sorunlarını halka anlatıyor. 1950/51 yılında sunulan bu 12 radyo konuşması “felsefeye giriş” için bir rehber niteliği taşıyor. Ohalde buyurun efendim Felsefe KonuşmalarıFelsefe Konuşmaları
Felsefe düşünce
Felsefe KonuşmalarıKarl Jaspers · Pinhan Yayıncılık · 2018163 okunma
9/10
·128 syf.··
2023 46. kitabı
Alman düşünür Jaspers, bu kitabında felsefenin tarihi, kökenleri ve temel sorunları üzerinde duruyor. anlaşılır bir çeviriyle dilimize kazandırılan bu eser, felsefeyle tanışmanız için güzel bir başlangıç olacaktır.
Felsefe
Felsefe KonuşmalarıKarl Jaspers · Pinhan Yayıncılık · 2018163 okunma
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Karl Jaspers'e olan merakım Hannah Arendt'in yazılarıyla başladı. Dilimize çevrilen eserleri maalesef çok az, baskısı uzun yıllardır yapılmayan kitaplar var. Felsefe nedir ve insanla Tanrı arasındaki bağlantılı anlaşılır ve yalın bir şekilde anlatıyor kitapta. Hegel ve Kierkegaard'ın etkisini okudukça anlıyorsunuz. Felsefeye yeni başlayanlar için ideal bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Felsefe-Düşünce
Felsefe KonuşmalarıKarl Jaspers · Pinhan Yayıncılık · 2018163 okunma
Kitabın çevirisi gerçekten çok kötü. Çeviriyi yapan da aslen bir akademisyen. Anlaşılması mümkün olmayan acemi işi cümleler kitabı bitirmeme engel oldu. Pinhan yayıncılık a yakışmadı
Felsefe
Felsefe KonuşmalarıKarl Jaspers · Pinhan Yayıncılık · 2018163 okunma

Yazar Hakkında

Karl JaspersYazar · 9 kitap
Karl Theodor Jaspers, (d. 23 Şubat 1883 - ö. 26 Şubat 1969), felsefede varoluşçu akımın teorisyenlerinden Alman filozof ve psikiyatrist. Modern psikiyatri, din felsefesi, tarih felsefesi ve siyaset felsefesinde önemli etkileri olmuştur. Karl Jaspers, her ne kadar felsefeye erken yaşlardan ilgi göstermeye başlasa da hukukçu babasının etkisiyle üniversitede hukuk okumaya karar vermiştir. Fakat kısa sürede hukuktan sıkılarak, 1902'te tıp okumaya başlamıştır. 1909'da tıp okulundan mezun olmuş Heidelberg'deki bir psikiyatri hastanesinde çalışmaya başlamıştır. Döneminin tıbbi çevrelerinin zihinsel hastalıklara yaklaşımından tatmin olmayan Jaspers psikiyatrik yaklaşımı geliştirmeyi kendine görev edinmiş, 1913'te Heidelberg Üniversitesi'nde geçici olarak psikoloji öğretmeye başlamıştır. Daha sonra pozisyonu kalıcıya dönüşmüş, Jaspers hiçbir zaman klinik uygulamaya geri dönmemiştir. "Genel Psikopatoloji" (1913) adlı yapıtında psikopatoloji yöntemleri ile görüngübilimsel ve yorumbilgisel yaklaşımlar arasındaki bağları incelemiş, bu yaklaşımları bazı psikopatoloji sorunlarına başarılı bir şekilde uygulamıştır. 40 yaşında ruhbilim çalışmalarından felsefe çalışmalarına dönen Jaspers'in "Psychologie der Weltanschauungen" (1919) adlı yapıtı hem ruhbilimi algıladığımız dünyaya dair bir vizyon oluşturma gereksinimi içinde değerlendirmesi, hem de Kant, Kierkegaard, Nietzsche ve Weber'den ne ölçüde etkilendiğini göstermesi bakımından çok önemlidir. Jaspers'i etkileyen diğer önemli filozoflardan bazıları Platon, Plotinos, Hegel, Schelling, Dilthey ve Husserl'dir. Karl Jaspers, başyapıtı olarak nitelenen "Felsefe" (1932) adlı kapsamlı kitabında kendi varoluşçuluk anlayışını dile getirmiş, kitap Nazi Almanyası'nda yasaklanmıştır. Bu nedenle İsviçre'ye giden ve Basel Üniversitesi'nde dersler vermeye başlayan Jaspers, bu dönemde felsefeyle bağlarını bir hayli koparmış, daha çok siyaset felsefesiyle ilgilenmiştir. Bunun en önemli göstergesi "Atom Bombası ile İnsanlığın Geleceği" (1958) adlı yapıtıdır. Çlümüne kadar ise çalışmalarının çoğunu "din felsefesi" oluşturmuştur. Karl Jaspers felsefenin pek çok alanında ilginç anlayışlar geliştirmiştir. Bunların en önemlileri din felsefesinde "aşkın", "şifre" (gizli yazı düzeni), "felsefece inanç" tasarımları; tarih felsefesinde "Eksenler Dönemi" tezi; siyaset felsefesinde ise "yeni siyaset düşüncesi"dir. Karl Jaspers insanın dünya karşısındaki mümkün tutumlarını, bireyin ölüm, savaş, değişme ve suç gibi durumlar karşısında vermek durumunda olduğu kararları analiz eden, varoluş problemini akıl aracılığıyla çözümleyecek bir varoluş felsefesi geliştirmiştir. Varoluşla, insanın yaşadığı ve dolayısıyla nesnelleştirilemeyen acı çekme, suçluluk ve ölüm gibi durumlarla sınırlanan ve açığa vurulan insanlık halini anlayan Jaspers'e göre, bu nihai durumlar bilimsel düşüncede gözden kaçırılır ya da bir takım açmaz ve antinomilerle ifade edilir. Oysa bu tecrübeler deneysel bene ilişkin bilgimizin eğretiliğini ve dünyasal varoluşumuzun güvenilmezliğini gösterir. Gerek kilisenin, gerekse siyasetin insanları özgür değil eşit yapmaya çalıştığını söyleyen Jaspers, gerçek varoluşunu yaşayamayan insanın başkaları tarafından kurulmuş olan bu çadırdan çıkabilmesi, kabuğunu yırtabilmesi için üç zorunlu koşul bulunduğunu söyler: Yalnızlık, cesaret ve savaş. Kitlesel duygudaşlık içinde sevgiyi kaybeden insan yalnız olabilmelidir. Bununla birlikte, önce yalnızlık ve başkalarını özleme açmazını cesaretle yaşama zorunluluğu bulunmaktadır. Bu iki koşulu gerçekleştiren insanın savaşacağı üç şey vardır: Ölüm, acı çekme ve suç. Gerçek bir varoluş düzeyine yükselmek, varolabilmek sorumlu olmaktan geçer. Bir inanç ahlakı geliştiren Jaspers, insanın varoluşunu gerçekleştirebilmesi için, bilimi aşarak "mutlağa" ya da "Tanrı"ya gitmesi gerektiğini söylemiştir. Varoluşunu bu yolla kuran insan, ona göre, ahlaksal bakımdan doğru olanı da bulmuş olur.