İki dünya savaşı arasında hayatın boşluğuna düşen Fransız gençlerin, Fransız burjuva toplumunun yozlaşmışlığına karşı devrimci olmaları anlatılıyor. Kendisi de bir devrimci olan ve 35 yaşında Almanlara karşı savaşırken ölen Paul Nizan, çürüyen Fransız toplumuna karşı kendiliğinden örgütlenen gençlerin hayatını işlemiş..
Sınıflarından ve iç dünyalarından kopuk bir tavırla radikal eylemler peşinde koşan bir grup gencin 1938 yılında yayımlanan romanı. Aslında devrim değil; karşı çıkmak, reddetmek ve hissettikleri yabancılığı içlerinden atmak tüm istedikleri. Ve gençliklerinin olanca ateşiyle hayata karşı çıkmaya, onu reddetmeye, kendilerine bir varlık kazandırmaya yarayacak başka bir araç buldukları anda, devrim de bir bakıma gerçekleşmiş oluyor onlar için...
Maceralı bir hikâye değil "Fesat" ("La Conspiración", yani komplo). Etkileyici tasvirlerin, ruh ve toplum tahlillerinin yer aldığı, küçük burjuva aşırılığını da eleştiren yüksek bir Fransız romanı. Dağınık sayılabilir ama savruk değil. Bazen çetrefil olabilen cümlelerini dikkatli okumak gerek (Çevirmeni, şair Özdemir İnce. Varolsun). Attilâ İlhan romanlarına âşinâ olanlar, İkinci Dünya Savaşı'nda hayatını kaybetmiş Paul Nizan'ın yazdığı bu eserin dilini de tanıdık bulacaklardır (Kişisel bir etkilenmenin yanısıra, Fransızca'nın ve Fransız kültürünün etkisi olacak). Zaten İlhan, İnce'ye "Fesat"ı çevirmesini rica etmiş.
Çok boyutlu, şaşırtıcı bir eser. Yazarının hayatı gibi. Bir gençlik romanı ama gençlere inancı yok. Abarttığımın farkında olarak, onu, savaş yerine devrim oyunu oynayan ve yaşları büyümüş "Pal Sokağı Çocukları"na benzeteceğim...
Kitabın çevirmeni Özdemir İnce'nin en iyi romanlar listesinin üst sırasında olduğunu belirttiği çok güzel bir roman. Yazarının hikayesi de ilginç. Herkese öneririm.
Fesat, Yüksek Öğretmen Okulu öğrencileri üzerine.Yüksek Öğretmen Okulu Fransa’nın en önemli okulundan biridir. Fransa’nın en büyük beyinleri bu okula gider.
Öğrenciler büyük burjuva, burjuva kökenli, aralarında bir de küçük burjuva var. Ahbap çavuşlar 1930 dolaylarında Fransa’nın gidişatından memnun değildir. Parlamenter demokrasinin yü- rümediğini düşünmektedirler. Devrim yapmaya karar verirler. Devrim yapmak yerine bir sol partiye ya da Fransız Komünist Partisi’ne üye olmak FKP’ye üye olan küçük burjuva kökenlinin dışında hiçbirinin aklına gelmez.
İç Savaş adlı bir dergi çıkarırlar. 500 kadar aboneleri var- dır, 250 kadar dergi de kitapçılarda satılır. Kapitalizmi kıyasıya eleştirirler. Ama polis bana mısın demez. Oysa 1930’larda bir komünist avı başlamıştır. Bozguna uğrarlar. Yengesini baştan çıkartarak kendi devrimini yapan büyük burjuva intihar eder. Burjuvalar okulu bitirip ailelerinin yanına dönerler. Küçük burjuva da önemli bir FKP militanını polise ihbar eder.
Devrimciliğe soyunmuş beş parisli genç, yaşadıkları toplum içinde karşı karşıya kaldıkları durumlar insanlar vs. sosyalist fransız edebiyatın güçlü isimlerinden sayılan bir yazarın yapıtı ama okurken bu kadar zorlandığım, sıkıldığım başka bir kitap hatırlamıyorum
Paul Nizan (1905-1940) sonradan demiryolu işçisi olan bir yarıcı çiftçinin torunu, daha sonra mühendis olan demiryolu işçisinin oğludur. Jean-Paul Sartre’ın Paris’teki ünlü Henri-IV Lisesi’nden arkadaşıydı. Paris’in Ulm Sokağı’ndaki Fransa’nın en saygın okulu Yüksek Öğretmen Okulu’na birlikte girdiler, birlikte okudular, oda arkadaşı oldular. Felsefe diploması aldı. Yüksek Öğretmen Okulu’nda okurken bir bunalım geçirip Aden’e (Yemen) gitti (1926-1927). Dönüşünde Fransız Komünist Partisi’ne girdi (1927). Zamanla, Merkez Komitesi’ne sözcü bile oldu. Stalin-Hitler anlaşması üzerine Fransız Komünist Partisi’nden 21 Eylül 1939 günü istifa etti. Bunun üzerine parti ve partililer tarafından aforoz edildi. FKP’den istifasından 8 ay sonra, 23 Mayıs 1940 günü, savaşta, Dunkerque çekilmesi sırasında öldü. Daha 35 yaşındaydı. İngiliz birliklerine tercümanlık yapıyordu.
Nizan’ın Komünist Partisi’nden istifası şok etkisi yarattı. Yaptığı eylemin nedeni ve amacı açıktı: Stalin, Hitler ile anlaşarak Fransa’ya ve Fransız Komünist Partisi’ne ihanet etmişti. Sadece FKP’ye değil dünyanın bütün komünistlerine de ihanet etmişti. Ama parti kadrosu ve partiyle nikâhlı aydın ve yazarlar, “Parti disiplini icabı” böyle düşünmüyorlardı.
Nizan, Eylül 1939’da istifa etmiş ve sekiz ay sonra savaşta öldürülmüştü.