“Birlik mi? Ne?... Birlik?!.. Bu sözü hiç duymuş muydun? Ben bu sözü hiç duymamıştım… Yeni bir söz!... Birlik… Bu, dayanışma, kuvvet, hürriyet demek… Toprak, kirasız toprak demek… Birlik… Ne sade bir iş… Bu sözü Fontamara’ya götürmeli…”
Sayfa 181 - Ararat Yayınevi
«Konuşuyoruz da anlaşamıyoruz.» dedi. «Aynı dili konuşuyoruz ama aynı dili konuşmuyoruz işte.»
Düşünce
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ne yapalım
Bu kadar sıkıntıdan, bu kadar dövüşten, bu kadar gözyaşından, bu kadar yaralardan, bu kadar kinden, bu kadar ümitsizlikten sonra: Ne yapalım?
1000Kitap
Kim yaşasın :)) vol 2 :))
Giovanni Oliva büyük bir iyi niyetle: "Yaşasın hükumet!" diye bağırdı. Güzel Philippo sordu: "Hangi_ hükumet?" Oliva, çeşit çeşit hükumetler bulunduğunu hiç bilmiyordu. Ama nezaket icabı: "Meşru hükumet!" dedi. Kısa boylu, yanına döndü: "Yaz: Hileci." Pontius Pilatus aklınca kurnazlık edecekti; sırası gelince o da bağırdı: 'Yaşasın hükumet!" ''Hangi hükumet!" "Meşru olmayan hükumet!" Göbekli herif "Yaz: Serseri! .."
Sayfa 98·Kitabı okudu
Küçük olanları yakalanıp hapiste yaşar.
“Her hükümet hırsızlardan bir araya gelmiştir… Köylüler için bir tek hırsız beş yüz hırsızdan daha iyidir. Çünkü bir büyük hırsız, ne kadar büyük olursa olsun, yine de beş yüz aç küçük az hırsızdan daha az ziftlenir.”
Sayfa 72 - Ararat Yayınevi
Bir kere de, yalnız okuma yazma bilenlerin rey verebildikleri sırada, köye bir mektep hocası gelmiş, bütün köylülere, ırgatlara, Don Circostanza’nın adı ile soyadını yazmağı öğretmişti. O zamandan beri bütün Fontamaralılar, hep birden reylerini ona verirlerdi. İstese bile başka birini seçemezlerdi. Çünkü yalnız “Don Circostanza” yazmasını biliyorlardı.
Sayfa 48 - Ararat Yayınevi