Adı:
Fontamara
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
189
Format:
Karton kapak
ISBN:
2789785967507
Kitabın türü:
Çeviri:
Sabahattin Ali
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Evrensel Basım Yayın
'1920 sonlarından başlıyarak ... Nazım başta olmak üzre Türk sosyalistleri
irili, ufaklı dergilerde, yaprakçalarda ve en kahramancası Tan gazetesinde
Faşizm denen mereti kalemleriyle neşterlemişlerdir. Ama bunların içinde
bir tanesi 1943 gençliğini temelden sarsmıştır. O da: Sabahattin Ali
çevirisiyle Akba Kitapevinden çıkan Fontamara romanı. Bizim de o zaman
yoksul bir köylü ülkesi olduğumuz için midir nedir, Faşizmi Apeninlerin
yoksulun yoksulu köylüleri gözüyle görmek gözlerimizi büsbütün
açmıştır... Ignazio Silone Sabahattin Bey'in de belittiği gibi içinden yeşitiği
yöre halkının çilesini baştacı etmiş, o uğurda sürgünlere katlanmış bir
yazardır. Bundan sonraki işleri nedense sulanmağa başlamış ve sonunda
Andre Gide, Spender, Koestler gibi yazarlarla Komünist aleyhtarları
kafilesine katılmıştır. Faşizmi bizlere sergilemek için Sabahattin Bey'in
cıvıl cıvıl gözleriyle, sekmez sezgisiyle seçtiği bu kitap, zaten mütegallibe
sultası altında inleyen bir köylülüğün Faşizmden de nasibini alınca nasıl
direnç bilincini devşirdiğini anlatır
189 syf.
·20 günde·Beğendi·9/10
Kitap 20.yüzyılın başlarında, dünyayı kasıp-kavuran savaş yıllarında, İtalyanın unutulmuş, fakir mi fakir, okuma yazma, hesap kitap yapmasını unutmuş, dalaverecilerin üçkağıtlarına kanıp, zenginlerin silahlı ve avam elaltılarının yağmalamasıyla olan olmaz herşeyini kaybetmekte olan küçük bir köy ve sakinlerinin yaşamını ele alıyor. Ama okadar içten okadar bizden ki..
İlk defadır bir kitabın insanla bukadar samimi olabildiğine şahit oldum. Eee kim çevirmiş.. Sabahattin Ali. Yerinde, ince improvizasyonlarla esere o denli renk katmış ki, insanın içinden "Allah, Allah, elin gavuru benim dedem gibi gonuşuyo" diyesi geliyor.
Eserde pek öyle bi merkezde duran bir kahraman yok. Berardo Viola adlı bi karakter var. Emile Zola'nın Germinal'indeki Etienne karakterini anımsatıyor düşünce ve haraketleri ile. Ve iki noktada küçük bi yer tutan Bilinmeyen büyük adam stratejisini alttan alttan yürütmesile Souvarine'i andırdı.
Ve aslında hiç beklemediğim bir bitiş keşkelerle doldurdu içimi.. mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
"Harp kime karşı?" diye sordu, ''harp olsun da, kimsenin haberi olmasın, mümkün mü hiç?"
Generale Baldissera:
"Sen ne bilirsin?" diye yeniden başladı, "Sen nereden bileceksin, a sersem, topraksız ırgat!. .. Harbi köylüler yapar, ama şehirliler ilan eder.
Ignazio Silone
Sayfa 63 - Evrensel Basım Yayın
Bütün bu ateşli sözlerden bizde yalnız şu intiba kaldı:
Şimdiye kadarki zenginler için de hesap günü gelmişti. Atasözünün dediği gibi: İti öldürene sürütürler.
Ignazio Silone
Sayfa 43 - Evrensel Basım Yayın
Önce gülün yalnız sapı belli olur; sonra yaprakları, sonra çanağı, sonra da tacı meydana çıkar. Bunun için şehirliler bizim işlerimizi ustalıklı ve bir başka türlü bulurlar. Biz bunları hiçbir zaman şehirde satmağa kalkışmadık. Kimselere göstermedik bile ... Hiçbir şehirliden, kendi işlerini bizim yolumuzda anlatmasını diledik mi Onlardan hiçbir zaman böyle bir şey dilemedik.

Bunun için, herkesin kendi işini kendi yolunda anlatması doğru olur.
Zürih, 1930 yazı
lgnazio Silone

(Önsöz)
Ignazio Silone
Sayfa 16 - Evrensel Basım Yayın
"Şehirlilerle münakaşa edilmez!"
Berardo Viola'nın bütün felsefesi buydu.
Bunu şöyle izah ederdi:
"Kanunu şehirliler yapar, hepsi şehirli olan hakimler onu tatbik eder, yine hepsi şehirli olan avukatlar izah eder. Böyle olunca, bir köylü hakkını nasıl elde edebilir?"
Ignazio Silone
Sayfa 56 - Evrensel Basım Yayın
Boşuna vakit kaybederler. Patronlarla müzakereye kalkışan işçiler boşuna vakit kaybederler. Gündelik buna rağmen azalır. Bir patronu ikna edebilecek şey yeryüzünde yoktur.
Patron dediğin kendi menfaatine çalışır.
Ignazio Silone
Sayfa 56 - PDF -basım
Umumî yerlerde artık hiç kimse vergilerden, maaşlardan, fiyatlardan, kanunlardan
bahsetmiyecek!”
Berardo sözün sonunu getiriverdi:
“Yani artık hiç kimse düşünmiyecek!”
Ignazio Silone
Sayfa 68 - PDF-BASIM
... Köylü düşünen bir eşektir. İşte bunun için de bizim yaşayışımız, hiçbir şey düşünmiyen, - yahut düşünüyormuş gibi yapan - gerçek eşeklerden yüz defa daha berbat tur. Aptal dediğimiz eşek 70 kilo, 90 kilo, 100 kilo taşır, daha fazla taşımaz. . . Aptal dediğimiz eşek her gün belli miktar ot ister. Aptal dediğimiz eşeğin yürüyüş hızının bir sınırı vardır. İnekten, keçiden, yahut attan elde ettiğini ondan elde edemezsin. . . Hiçbir delil, hiçbir ispatla onu ikna edemezsin. Hiçbir lâkırdı ile kandırıp yürütemezsin. Senin dediğini anlamaz, yahut anlıyormuş gibi yapar. Halbuki köylü münakaşa eder. Köylünün ikna edilmesi mümkündür. Onu lâkırdı ile kandırıp vücudunu takatinden fazla çalıştırmak mümkündür. Köylüye açlık orucu tutturabilir, efendileri için can vermeğe sevkedebilir; savaşa sürülebilir, öbür dünyada cehennem olduğuna inandırabilir. Bakın, bütün bunların sonu neye varıyor... Etrafınıza bakın da görün."
Ignazio Silone
Sayfa 69 - PDF-BASIM

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fontamara
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
189
Format:
Karton kapak
ISBN:
2789785967507
Kitabın türü:
Çeviri:
Sabahattin Ali
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Evrensel Basım Yayın
'1920 sonlarından başlıyarak ... Nazım başta olmak üzre Türk sosyalistleri
irili, ufaklı dergilerde, yaprakçalarda ve en kahramancası Tan gazetesinde
Faşizm denen mereti kalemleriyle neşterlemişlerdir. Ama bunların içinde
bir tanesi 1943 gençliğini temelden sarsmıştır. O da: Sabahattin Ali
çevirisiyle Akba Kitapevinden çıkan Fontamara romanı. Bizim de o zaman
yoksul bir köylü ülkesi olduğumuz için midir nedir, Faşizmi Apeninlerin
yoksulun yoksulu köylüleri gözüyle görmek gözlerimizi büsbütün
açmıştır... Ignazio Silone Sabahattin Bey'in de belittiği gibi içinden yeşitiği
yöre halkının çilesini baştacı etmiş, o uğurda sürgünlere katlanmış bir
yazardır. Bundan sonraki işleri nedense sulanmağa başlamış ve sonunda
Andre Gide, Spender, Koestler gibi yazarlarla Komünist aleyhtarları
kafilesine katılmıştır. Faşizmi bizlere sergilemek için Sabahattin Bey'in
cıvıl cıvıl gözleriyle, sekmez sezgisiyle seçtiği bu kitap, zaten mütegallibe
sultası altında inleyen bir köylülüğün Faşizmden de nasibini alınca nasıl
direnç bilincini devşirdiğini anlatır

Kitabı okuyanlar 21 okur

  • Ronahi selin tşkn
  • Fatma Yılmaz
  • Cihat Kireç
  • Ahmet Tepeli
  • Özlem yaman
  • Maria Puder
  • Burcu Doganay
  • İlkay Şal
  • siyah kağıtta siyah mürekkep
  • Tukama

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (2)
9
%42.9 (3)
8
%14.3 (1)
7
%0
6
%14.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0