Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 51 dk.
Sayfa Sayısı:
136
Basım Tarihi:
2011
Yayınevi:
Hayat Yayınları
ISBN:
6055878771
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·136 syf.··
2024 84. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2024 16:43
Şüphe yok ki, Mesnevî gönüllere şifâdır; hüzünleri giderir, huyları güzelleştirir. Ruhların huzuru, bedenlerin eczası bu kitaptadır. Şeriat muma benzer, yol gösterir. Fakat mumu ele almakla yol aşılmış olmaz. Yola düştün mü o gidişin tarikattır. Maksadına ulaştın mı o da hakikat. Mânevî delil ve beyânların kitabı olan bu Mesnevî; vehim, şüphe, tereddüt karanlıklarını aydınlatan bir çerağdır. Bu çerağı, hayvanî duygu ile görüp anlamaya kimsenin kudreti yoktur. Sır, ancak sırrı bilenle eşittir. Sır, onu inkâr eden kişinin kulağına söylenmez. .....Zîrâ insan yüzlü nice şeytan vardır; bundan dolayı her ele, el vermek olmaz..
Gerçek AşkMevlana Celaleddin-i Rumi · Hayat Yayınları · 201126 okunma
9/10
·136 syf.·
2020 2. kitabı
Mevlana'nın seçme eserlerinden derlenmiş alıntı ve öğütlerden oluşuyor. Kitap Her Yaşta okunulacak seviyede Ama hayatın bize her yaşta öğrettikleri ile anlaşılacak düzeyde. Hayatın içindeki manaya sorgulatma ya okudukça düşünmeye değişmeyen hakikat şuurunu anlamaya yönlendiriyor yaşayıp giderken doğrudan Bilgiden asıl hakikaten göz ardı etmeden hayatın iplerini kontrolü elden bırakmadan yaşarken yaşadığını hissederek Gönül kırmadan varlığını Hakikatte belli ederek yaşamak. kitaptan alacağımız binlerce ders öğüt yaşamdan mesajlar mevcut akıcı anlaşılır öğretici tekrar tekrar üzerine düşürülerek okunacak güzel bir Mevlana eseri.
Gerçek AşkMevlana Celaleddin-i Rumi · Hayat Yayınları · 201126 okunma
Puan vermedi
Bu kitap masal diyene masaldır, kendini "gerçekleştirmek isteyene gerçek... Bu kitap öykü öykü hayattır, ki bu öyküler aklı diri tutar, yüreği sıcak... Bu kitabı herkes okur ama herkes okuyamaz! Bu kitabı herkes anlar ama herkes anlayamaz! Ümit edilir ki, bu kitabı okuyan kişi beğenip sevdiklerine de okutsun... Ümit edilir ki, hakikati arayan kişi bu kitapta kendini bulsun...... Büyük bilge Mevlana'nın hayattan süzüp Mesnevi'sine aldığı, insanlık tarihinde hiçbir zaman eskimeyen, yüzyıllardır her çağda okuyanların yaşamlarına yön veren bilgelik öykülerini Türk edebiyatının önemli isimlerinden usta kalem Metin Celâl derledi. Bunlar, kimine göre Şark masalları, kimine göre gerçek hayat hikâyeleri... Kıssadan hisse çıkarmayı bilenler ve hayatın fısıltılarına kulak verenler için...
Gerçek AşkMevlana Celaleddin-i Rumi · Hayat Yayınları · 201126 okunma
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2021 175. kitabı
Hazreti Mevlana Celaleddin Rumi der ki: Dediler ki: Gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: Gönüle giren gözden ırak olsa ne olur? Görmeyince tükenseydi sevgiler, insan varlığı boyunca görmediği Rabbine böylesi muhabbet duyar mıydı!
Gerçek AşkMevlana Celaleddin-i Rumi · Hayat Yayınları · 201126 okunma

Yazar Hakkında

Mevlana Celaleddin-i RumiYazar · 122 kitap
Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesi'nin Belh şehrinde doğmuştur. Mevlâna'nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında 'Bilginlerin Sultânı' ünvanını almış olan Hüseyin Hatibi oğlu Bahâeddin Veled'tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur. Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'den ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü'I-Ulemâ 1212 veya 1213 yıllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'den ayrıldı. Sultânü'I-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış mutasavvıf Feridüddin Attar ile de karşılaştılar. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Feridüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır. Sultânü'I Ulemâ Nişabur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kufe yolu ile Kâ'be'ye hareket etti. Hac farizasını yerine getirdikten sonra, dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) geldiler. Karaman'da Subaşı Emir Musâ'nın yaptırdıkları medreseye yerleştiler. 1222 yılında Karaman'a gelen Sultânü'/-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldılar. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman'da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna'nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adlı iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun'u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerrâ Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Alim Çelebi adlı iki oğlu ile Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi. Bu yıllarda Anadolu'nun büyük bir kısmı Selçuklu Devleti'nin egemenliği altında idi. Konya'da bu devletin baş şehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve Devletin hükümdarı Alâeddin Keykubâd idi. Alâeddin Keykubâd Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi. Bahaeddin Veled Sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldiler. Sultan Alâeddin kendilerini muhteşem bir törenle karşıladı ve Altunapa (İplikçi) Medresesi'ni ikametlerine tahsis ettiler. Sultânü'l-Ulemâ 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak, Selçuklu Sarayının Gül Bahçesi seçildi. Halen müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'ndaki bugünkü yerine defnolundu. Sultânü'I-Ulemâ ölünce, talebeleri ve müridleri bu defa Mevlâna'nın çevresinde toplandılar. Mevlâna'yı babasının tek varisi olarak gördüler. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuş, İplikçi Medresesi'nde vaazlar veriyordu. Vaazları kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşıyordu. Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizi ile karşılaştı. Mevlâna Şems'de 'mutlak kemâlin varlığını' cemalinde de 'Tanrı nurlarını' görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü. Mevlâna Şems'in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkubi ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizi'nin yerini doldurmaya çalıştılar.