Adı:
Grotesk
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
665
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752734456
Kitabın türü:
Çeviri:
Niran Elçi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Çıkış adlı romanıyla hem dünyada hem de Türkiye'de büyük bir beğeni kazanan Japon yazar Natsou Kirino ikinci romanı Grotesk ile bir kez daha karşınızda...

Tokyo'da fahişelik yapan Yuriko ve Kazue acımasız bir şekilde öldürülürler; ve bu ölümler hem katilin kimliğiyle ilgili soru işaretlerini hem de maktullerinin kimlikleriyle ve öldürülme biçimleriyle ilgili soru işaretlerini gün yüzüne çıkarır...

Kirino, klasik korku ve gerilim romanlarının ötesinde, hem bireyi hem de toplumu sertçe eleştirdiği Grotesk'te; güzellik ve zalimlik, cinsellik ve şiddet, çirkinlik ve hırs arasındaki çetrefil ilişkileri yetkin bir biçimde ele alıyor. Üstelik, ilk sayfadan son sayfaya kadar okuyucuyu diken üstünde tutmayı da başararak...

"Sürükleyici... Zengin ve karmaşık bir anlatım. Alıştığımız cinayet romanlarından tamamıyla farklı bir kitaba hazır olun: Her şeyden ziyade bir Rus romanına benzeyen, uzun, yoğun tarzda yazılmış bir eser. Hirata kardeşler, Karamazof Kardeşler'in yakın kuzenleri gibi..."
-The Independent-

"Muğlaklıktan ve tuhaf karakterlerden hoşlanan okuyucular bu gerilim romanını sevecek... Büyüleyici bir ihanet öyküsü..."
-Publishers Weekly-

"[Kirino] toplumu incelerken neredeyse bir adli tıp uzmanı gibi davranıyor... Grotesk, kasvetli ve dehşetli, şiddet dolu ve moral bozucu, ama nihayetinde söyledikleri göz önüne alınınca muhteşem..."
-New York Daily New-
(Arka Kapak)

Çıkış adlı romanıyla Türk okurlarıyla tanışan ve büyük beğeni kazanan Natsou Kirino ikinci romanı Grotesk ile bir kez daha karşınızda...

Tokyo'nun ayrı semtlerinde, bir yıl arayla, aynı şekilde öldürülmüş iki kadının cesedi bulunur: tam zamanlı bir fahişe olan Yuriko Hirata ve gündüz bir işkadını, gece ise fahişe olan Kazue Sato. Hikâyenin anlatıcısı Yuriko'nun ablasıdır ve Yuriko'dan nefret etmektedir. Babaları İsviçreli anneleri Japon olan iki kardeş (mükemmel güzellikte bir küçük kardeş ve tam anlamıyla Japona benzeyen bir abla) daimi bir rekabetin içindedir ve hiçbir şekilde birbirleriyle anlaşamazlar.

Yalnızca Yuriko'dan değil her şeyden nefret eden abla, her ne kadar alınan notlar önemliymiş gibi görünse de, güzelliğin ve paranın ana ölçüt kabul edildiği saygın Q Kız Lisesi'ne gitmek için Japonya'da dedesiyle birlikte kalırken, ailesinin diğer fertleri İsviçre'ye yerleşir. Ancak birkaç yıl sonra annelerinin intiharı üzerine Yuriko da Japonya'ya gelir ve güzelliği sayesinde Q Lisesi'ne girer. Böylece Yuriko, ablası ve onlarla aynı okulda okuyan Kazue'nin yolları kesişir. Ablasının ucube olarak nitelendirdiği Yuriko inanılmaz güzelliğiyle -kadın ya da erkek- herkesi etkisi altına almaktadır ve o yıllarda bunu geçim kaynağı haline getirmeye karar verir. Yuriko'nun etkisinde kalan Kazue de ona yakın olabilmek için Yuriko'nun ablasıyla arkadaş olur. Diğer yandan Yuriko'nun bu çekiciliğinin yarattığı etkilerden dolayı hayatı boyunca dışlanmış olan abla öfke içindedir ve kendini kötülüğe adayıp bu yolda her şeyi yapar. Kazue ise üniversiteyi bitirip ülkenin önemli şirketlerinden birinde müdür yardımcısı olur, ancak bu onun için yeterli değildir. Hayatının eksik kaldığını düşündüğü yanını fahişelik yaparak tamamlamaya kararlıdır.

Yuriko ve Kazue güce sahip olmak için diri vücutlarını kullandıkları bu yolun sonunda gerçek birer ucubeye dönüşerek hikâyelerini tamamlarlar.

Ablanın ağzından anlatılanların yanı sıra Yuriko'nun, Kazue'nin günlüklerinden ve cinayet zanlısının itirafnamesinden de bölümlerin yer aldığı kitapta, bir yandan kadınların ve erkeklerin dünyasında güç, kontrol, cinsellik, bağımlılık, 'nefret ve karmaşa'nın farklı hallerine değinilirken, diğer yandan günümüz Japon toplumu masaya yatırılıp en karanlıkta kalan noktaları gün ışığına çıkarılıyor. Hikayenin anlatıcısının, "Çürüme sürecini başlatmak için su gereklidir. Bence, kadınlar söz konusu olduğunda, su erkeklerdir," sözüyle de böylesine karmaşık bir dünyada kadının ve bu dünyayı yöneten erkeğin rolünü tarif ediyor Kirino.

Bir gerilim romanı olmaktan öte, bireyin ve toplumun sert bir şekilde sorgulandığı bambaşka bir türe ait olan Grotesk okuyucunun kendi toplumunu da masaya yatırmasını sağlıyor. Gayet ustalıkla ve doğrudan bir anlatımla ilk sayfadan son sayfaya kadar okuyucuyu diken üstünde tutmayı başarıyor.
665 syf.
·8/10
Yazar cinayetten çok toplumsal ilişkilere daha fazla yer vermiş. Bu yüzden kitaba başlarken bunu bilip öyle başlayın.
İki kız kardeş.Görünüş, zeka ve yaşam tarzı açısından zıt iki kişi. Abla oldukça zeki, diğer kardeşi de güzelliğiyle ünlü. Büyüleyici ölçüde güzel yüzü dışında hiçbir özelliği olmayan Yuriko, onu gören herkesin üzerinde büyük etki bırakırken, oldukça başarılı ve zeki ablası kardeşinin gölgesinde kalıp geri plana itiliyor. Bundan dolayı da abla kardeşine karşı bir kin besliyor ve nefret ediyor. Hatta cinayete kurban gittiğini öğrenince, hiç üzülmüyor, kim neden öldürdü merak etmiyor (Kitabın başında öldüğü belirtiliyor). Yazar aslında demiş ki: Güzelsen her şeyin var, değilsen zekân bile yeterli değil. Bir hiçsin.

Yazar bir de zenginlik ve fakirlik arasındaki derin uçurumdan bahsetmiş. Eğer zenginsen ayrıcalıklı gruptaki insanlar kendi yörüngesinde dönerek birbirlerine karışmazlar fakat eğer fakir ve eziksen, bu gruptaki zengin insanlar sözsüz bir anlayışla birleşip eyleme geçerek fakirlere zorbalık etmeye başlarlar. Bu okullarda da geçerli. Özellikle genç kızlar arasında büyük rekabet var. Eğitsel perfonmans, kişilik ve para, ama bunların en önemlisi de fiziksel güzellik. Mesela zengin öğrencilere ayırımcılık yapılıp alt tabakaya mensup öğrencilerin aşağılanması gibi.Yani kısaca, son derece zeki olsan bile, hem fakir hem de çirkinsen her yerde, her ortamda süprüntü muamelesi görürsün.

Abla çok duygusuz. Kimsenin ölümüne üzülmüyor. Ne annesinin, ne kardeşinin ne de arkadaşının. Buralar benim çok garibime gitti. Kaşlarımı çatarak hayretler içinde okudum. Bir de toplum olarak misafirperver değiller. Eve gelen kişiye davranışları da bir garip. Örnek verecek olursam; bir arkadaşınızın evinden telefon açmanız gerekiyor fakat ücretini onlara vermek zorundasınız. Tuhaftı, çok çok tuhaftı. Japonyada insanlar mı böyle yoksa biz ülke olarak sıcakkanlı ve şefkatlimiyiz bilemedim.

Kitap, tüm olayı anlatan abla, cinayete kurban giden Yuriko'nun günlüğü, Zhang isimli bir mahkûm ve Kazue'nin günlüğü arasında geçiyor. Okurken hem kadın ruhunun derinliklerine inip düşüncelerini irdeliyor hem de Japon kültürü hakkında bilgiler ediniyoruz.
665 syf.
·3 günde·1/10
Albenisi olmayan son derece sıkıcı bir kitap ve tamamen zaman kaybı.Başlarda kızkardeşinden güzel diye nefret eden sonra öldükten sonra kıymete binen dengesiz bir insanın ağzından anlatılan cinayet hikayesidir .Çıkış çok güzeldi ve onun gibi güzeldir diye başladığım kitabı maalesef bitirmekte çok zorlandım.
665 syf.
·8 günde·Beğendi·6/10
Japon yazarların kitaplarına bugüne kadar çok ilgi göstermedim, bu kitapla japonya'daki hayatı, kast sistemini, değerlerini ve yaşayışlarını bir parça da olsa imgeleyebilmemi sağladığı için hoşuma gitti. Hikaye karışık ve rahatsız edici, dil akıcı olmasına rağmen abartılı bölümler yok değil, netice itibariyle şiddetle tavsiye edilecek bir kitap olmamakla birlikte mekan ve hikaye açısından değerlendirildiğinde okunabilecek kir kitap.
665 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10
Arka kapağa aldanıp polisiye bir kitap olarak düşünmeyin. Alırken daha çok karamazov benzetmesi ilgimi çekmişti gerçekten de rus dramalarının havası var bir parça. Hikaye uzakdoğunun karanlık yüzü, ırkçılık, dini tarikatlar ve ağırlıklı olarak da okul sisteminin kişiyi nasıl derinden etkileyebildiği üzerine çarpıcı tespitler içeriyor. . Karakterler çok başarılı oluşturulmuş, farklı statülerden, farklı yaşam tarzları ve aile yapılarından seçilmiş ki bu da geniş bir ülke profili sunuyor size. Japonya'ya seyahati ya da yaşamayı düşünen kişilere özellikle öneririm.
Bazı mektuplarını hâlâ saklıyorum. Size memnuniyetle gösteririm. Onları okudum, ama annemin intihar edeceği hiç aklıma gelmedi. Çünkü onun o kadar çok acı sakladığını hiç düşünmemiştim. İntihar edene kadar, onun bu dünyaya veda etmek istediğini hiç fark etmedim. Ama beni asıl şaşırtan, annemin kendi canını alacak cesareti göstermesiydi.
Natsuo Kirino
Sayfa 55 - İthaki Yayınları
Yuriko'nun aksine ben cinsellik aramıyorum. Erkeklerden hoşlanmıyorum bile. Onlar sinsi varlıklar; yüzleri, bedenleri, düşünme tarzları kaba. Benciller ve istediklerini elde etmek için her şeyi yaparlar, bu yakınlarını incitecek olsa bile, umurlarında olmaz. Dahası, tek ilgilendikleri şey görüntü, altında ne olduğu ile hiç ilgilenmiyorlar. Abarttığımı mı düşünüyorsunuz? Eh, katılmıyorum. Yaşadığım kırk sene boyunca karşıma çıkan her erkek hemen hemen aynıydı.
Natsuo Kirino
Sayfa 662 - İthaki Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Grotesk
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
665
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752734456
Kitabın türü:
Çeviri:
Niran Elçi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Çıkış adlı romanıyla hem dünyada hem de Türkiye'de büyük bir beğeni kazanan Japon yazar Natsou Kirino ikinci romanı Grotesk ile bir kez daha karşınızda...

Tokyo'da fahişelik yapan Yuriko ve Kazue acımasız bir şekilde öldürülürler; ve bu ölümler hem katilin kimliğiyle ilgili soru işaretlerini hem de maktullerinin kimlikleriyle ve öldürülme biçimleriyle ilgili soru işaretlerini gün yüzüne çıkarır...

Kirino, klasik korku ve gerilim romanlarının ötesinde, hem bireyi hem de toplumu sertçe eleştirdiği Grotesk'te; güzellik ve zalimlik, cinsellik ve şiddet, çirkinlik ve hırs arasındaki çetrefil ilişkileri yetkin bir biçimde ele alıyor. Üstelik, ilk sayfadan son sayfaya kadar okuyucuyu diken üstünde tutmayı da başararak...

"Sürükleyici... Zengin ve karmaşık bir anlatım. Alıştığımız cinayet romanlarından tamamıyla farklı bir kitaba hazır olun: Her şeyden ziyade bir Rus romanına benzeyen, uzun, yoğun tarzda yazılmış bir eser. Hirata kardeşler, Karamazof Kardeşler'in yakın kuzenleri gibi..."
-The Independent-

"Muğlaklıktan ve tuhaf karakterlerden hoşlanan okuyucular bu gerilim romanını sevecek... Büyüleyici bir ihanet öyküsü..."
-Publishers Weekly-

"[Kirino] toplumu incelerken neredeyse bir adli tıp uzmanı gibi davranıyor... Grotesk, kasvetli ve dehşetli, şiddet dolu ve moral bozucu, ama nihayetinde söyledikleri göz önüne alınınca muhteşem..."
-New York Daily New-
(Arka Kapak)

Çıkış adlı romanıyla Türk okurlarıyla tanışan ve büyük beğeni kazanan Natsou Kirino ikinci romanı Grotesk ile bir kez daha karşınızda...

Tokyo'nun ayrı semtlerinde, bir yıl arayla, aynı şekilde öldürülmüş iki kadının cesedi bulunur: tam zamanlı bir fahişe olan Yuriko Hirata ve gündüz bir işkadını, gece ise fahişe olan Kazue Sato. Hikâyenin anlatıcısı Yuriko'nun ablasıdır ve Yuriko'dan nefret etmektedir. Babaları İsviçreli anneleri Japon olan iki kardeş (mükemmel güzellikte bir küçük kardeş ve tam anlamıyla Japona benzeyen bir abla) daimi bir rekabetin içindedir ve hiçbir şekilde birbirleriyle anlaşamazlar.

Yalnızca Yuriko'dan değil her şeyden nefret eden abla, her ne kadar alınan notlar önemliymiş gibi görünse de, güzelliğin ve paranın ana ölçüt kabul edildiği saygın Q Kız Lisesi'ne gitmek için Japonya'da dedesiyle birlikte kalırken, ailesinin diğer fertleri İsviçre'ye yerleşir. Ancak birkaç yıl sonra annelerinin intiharı üzerine Yuriko da Japonya'ya gelir ve güzelliği sayesinde Q Lisesi'ne girer. Böylece Yuriko, ablası ve onlarla aynı okulda okuyan Kazue'nin yolları kesişir. Ablasının ucube olarak nitelendirdiği Yuriko inanılmaz güzelliğiyle -kadın ya da erkek- herkesi etkisi altına almaktadır ve o yıllarda bunu geçim kaynağı haline getirmeye karar verir. Yuriko'nun etkisinde kalan Kazue de ona yakın olabilmek için Yuriko'nun ablasıyla arkadaş olur. Diğer yandan Yuriko'nun bu çekiciliğinin yarattığı etkilerden dolayı hayatı boyunca dışlanmış olan abla öfke içindedir ve kendini kötülüğe adayıp bu yolda her şeyi yapar. Kazue ise üniversiteyi bitirip ülkenin önemli şirketlerinden birinde müdür yardımcısı olur, ancak bu onun için yeterli değildir. Hayatının eksik kaldığını düşündüğü yanını fahişelik yaparak tamamlamaya kararlıdır.

Yuriko ve Kazue güce sahip olmak için diri vücutlarını kullandıkları bu yolun sonunda gerçek birer ucubeye dönüşerek hikâyelerini tamamlarlar.

Ablanın ağzından anlatılanların yanı sıra Yuriko'nun, Kazue'nin günlüklerinden ve cinayet zanlısının itirafnamesinden de bölümlerin yer aldığı kitapta, bir yandan kadınların ve erkeklerin dünyasında güç, kontrol, cinsellik, bağımlılık, 'nefret ve karmaşa'nın farklı hallerine değinilirken, diğer yandan günümüz Japon toplumu masaya yatırılıp en karanlıkta kalan noktaları gün ışığına çıkarılıyor. Hikayenin anlatıcısının, "Çürüme sürecini başlatmak için su gereklidir. Bence, kadınlar söz konusu olduğunda, su erkeklerdir," sözüyle de böylesine karmaşık bir dünyada kadının ve bu dünyayı yöneten erkeğin rolünü tarif ediyor Kirino.

Bir gerilim romanı olmaktan öte, bireyin ve toplumun sert bir şekilde sorgulandığı bambaşka bir türe ait olan Grotesk okuyucunun kendi toplumunu da masaya yatırmasını sağlıyor. Gayet ustalıkla ve doğrudan bir anlatımla ilk sayfadan son sayfaya kadar okuyucuyu diken üstünde tutmayı başarıyor.

Kitabı okuyanlar 17 okur

  • Yasemin Yolcu
  • Esra Öğüt
  • Betül üçüncü
  • Nuray Takaz Durmuş
  • Çağlar Çavdar
  • DeVriM.Ce
  • Sergül Kato
  • hypatia
  • suzan
  • Hüseyin Düver

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (2)
9
%20 (2)
8
%30 (3)
7
%10 (1)
6
%10 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%10 (1)