İngiliz yazar C.J.Sanson Birmingham Üniversitesi'de Tarih alanında lisans ve doktora almış bir yazardır. Bu da eserini tarihi gerçekleri araştırarak yazmasına sebep olmuştur...
Yazar, 1536-40 yılları arasında İngiliz manastırlarının tasfiyesini ve Kral'ın yardımcısı aynı zaman da başvekili olan Thomas Cromwell tarafından yürütülüşünü tarafsız bir şekilde kaleme almış, bununla birlikte Kral yandaşlarının manastırlara ait toprakları fakir halka vermek yerine kendi aralarında paylaşımlarının reform adı altında gerçekleşmesini açık ve anlaşılır bir dil ile bizlere aktarmış...
Scarnsea'nin Hakimi olan St. Donatus Manastırı'nda bulunan keşişlere Kral'ın buyruklarını ve reformlarını anlatmak için giden elçinin bu manastırda katledilmesinin yanında, manastırda bulunan sapkın din adamlarını ve papa yanlılarını araştırma görevini kabul eden temsilci avukat Shardlake ve yardımcısı Mark, keşişlerin dünyasına adım atar atmaz olayların sandıklarından daha kötü olduğuna şahit olurlar. Öldürülen temsilcinin katili hiç ipucu bırakmamıştır. Bütün keşişler kendi zengin dünyalarının Kral tarafından revize edileceği endişesi ile temsilcinin ölümü ile ilgilenmemektedirler...
Üstat Shardlake, Kral'a bağlılığı ile görevini yerine getirirken bir dedektif gibi iz sürüp katile ulaşmaya çalışırken, beklemediği yeni cinayetler ile karşılaşacağından habersiz olarak görevini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışmaktadır. İnandığı değerleri tekrar sorgulamasına sebep olacak ihanetler çok geçmeden kapısını çalmaya başlayacaktır...
Kral'a ihanet ister sözlü olsun ister reformlarına karşı çıkılsın vatan hainliği ile yargılanıp idam edilmeyi göze almak demekti. İngiliz halkı ve manastırdaki keşişler Kral'ın buyruklarına ses çıkarmamayı, her şeyi kabul etmeyi acı bir şekilde öğrenmişlerdi. Üstat
GünahC. J. Sansom · Epsilon Yayınları · 201533 okunma
İlk 100 sayfa baya ağır ilerliyor ama gerçekten çok iyi bir polisiye roman. Kitap bittiğinde “e bu bitti” düşüncesine kapılıp biraz boşluğa düşürdü beni.
GünahC. J. Sansom · Epsilon Yayınları · 201533 okunma
1530 ların İngiltere'sinde geçen manastır, kilise, din, mezhep, kral ve daha nicelerini bulacağınız bir kitap Günah. Her ne kadar bugün bile İngiltere konudan bi haber bile görünse de İngiltere reformunun başladığı yıllarda ülkenin en büyük manastırlarından biri sayılan St. Donatus' daki cinayetleri araştırmak üzere Kral VII.Henry vekili Thomas Cromwell tarafından manastıra gönderilen Matthew Shardlake 'nin maceralarını okuyoruz. Oldukça heyecanlı başlayan kitap yine heyecan ile devam edip , heyecan ile son buluyor.
Spolier içerir.
Manastırda vekil tarafından görevlendirilen başka bir temsilcinin öldürülmesi nedeniyle bunu araştırmaya giden Shardlake gittiğinde bir değil üç cinayet ile karşılaşır. Tipik cinayet romanlarında olduğu gibi bu hikayede de katil olabilecek potansiyel insanlar vardır. Bu insanların hangisi cinayeti işlemiştir? V e amaç nedir? Bunların cevaplarını ararken bir katil beklersiniz değil mi? Yok işte orda yanıldınız. Katili tahmin etmiştim, ama ya diğerleri?
Kitabın arkasında Gülün Adı romanına güçlü bir rakip olduğu söylenmiş. Bence öyle mi? Hayır . Gülün Adı 'nı okuyalı çok oldu , ama bende ki izleri halen çok sağlamdır. Umberto Eco kalemini beğendiğim bir yazardır. Kurguları bu kitaba göre daha güçlüdür.
Şimdi bu kitabı okuyunca durduk yere İngiltere reformlarının başladığı dönemi merak ettim. İşte bir kitap bana yine kapılar açıyor, hadi bakalım araştır araştırabilirsen.
Okurken sayfaları hızlıca çevirmek istediğiniz bir kitap olduğu için keyifli okumalar dilerim...
GünahC. J. Sansom · Epsilon Yayınları · 201533 okunma
1537 İngiltere’si nde, dini reform yapıldıktan sonra Kral’a bağlılıklarını bildiren kiliseler ile katolik inanca bağlı kiliseler arasında ülke ikiye ayrılmıştı. 8. Henry’nin kraliçe Anne Boleyn’i iftiralarla idam ettirmesinden sonra halk yönetimden daha çok çekinir hale gelmişti. İşte böyle bir ortam da 8. Henry’nin baş vekili Thomas Cromwell’in reform yanlısı temsilcisi kambur avukat Matthew Shardlake’i peder Singleteon’un öldürülmesini araştırmak üzere Scarnsea’da St. Donatus Manastır’ına gönderir. Yardımcısı Mark ile olayı çözmeye giden Shardlake manastırda yaşanan diğer olayları da görecek başka cinayetler de ortaya çıkacak ve işler bambaşka bir yöne verilecektir.
Başlarda ağır işleyip,isimler kafa yorsa da gerçek tarihle ,polisiye romanın harmanlandığı ( en sevdiğim tür) güzel bir roman.
Yazarın okuduğum ikinci kitabı ilkini de çok beğenmiştim.(Madrid de Kış). İngiliz yazarın tarihçi olduğunu yeni öğrenmemle romanlarına bu bilgileri nasıl da güzel harmanladığını daha iyi anladım.
Roman da bir yandan katili ararken diğer yandan 1535 den sonra ki İngiliz yaşamını, manastırda dönen dini ve politik entrikalar, cinsel istismarlar,sömürülen halk, haksız idamlar gibi bir çok konuyu gerçekçi bir şekilde ortaya koyuyor.
Romanın baş karakterinin çirkin,kamburu olması, kendi içinde yaşadığı çelişkiler, kurallara sıkı sıkıya bağlı ama duygusal ve empatik bir karakterde olması diğer roman baş karakterlerinden ayırıyor. Galiba serisi de gelecekmiş…Harry Hole( Jo Nesbo) den sonra yeni kahramanımız kambur “Shardlake”.. Ne deyim hoşgeldi