Gündüzler ve Geceler

Günler ve Geceler

Konstantin Simonov

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·315 syf.··
Beğendi
·
2017 11. kitabı
Savaş gibi bir insanlık suçu taraf tutmadan ancak bu kadar yalın ve güzel anlatılabilirdi. Kitabı okurken size anlam vermeyen her sahne sürpriz sonla daha anlamlı gelecek. Özellikle kitapların nasıl bittiğini merak eden bir okur olarak beni şaşırtabildiği için minnettarım.
Tarih
Günler ve GecelerKonstantin Simonov · Cem Yayınevi · 2006123 okunma
Puan vermedi·397 syf.··
Beğendi
·
2021 41. kitabı
“ Almanlar ateş ettiler, bizler çukurlara saklandık, sonra ateşi kestiler, bizler ayağa kalktık ve kurşun yağdırdık, fakat sonra onlar kalktılar, bizleri yeniden ateşe tuttular, böyle olunca çukurlara girdik, daha sonra onlar ateşi kesince yeniden biz atağa kalktık ve ateş ettik” “ İkinci Dünya Savaşı’nın en kızgın günleri. Yanan şehirler, köyler. Yetim kalan çocuklar, çaresizce yurtlarını terk eden insanlar. Bir yanda da ülkenin en büyük şehirlerinden olan, Volga’nın kıyısında yerleşen eşsiz güzellikteki Stalingrad‘a aralıksız yağan bombalar. Almanlar ne olursa olsun şehri ele geçirmeyi düşünüyor, fakat yüzbaşı Saburov ve taburu onlara karşı direniyor.” Acının,yitip giden hayatların,canları uğruna Stalingrad’ın Almanlar tarafından ele geçirilmesini önlemek adına yapılan mücadeleyi anlatan kitabımız savaşın şiddetini,hayat ve ölüm arasındaki o ince çizgiyi canlandırdığı karakterler ile biz okurlara sunuyor.Saburov ve taburunun yağmur çamur demeden soğuk kar yağışlarına rağmen aralıksız devam eden saldırılar karşısında verilen mücadeleyi okumak inanın bir okur olarak ne kadar zor bir durum.Yanıbaşınızda sırt sırta göğüs göğüse çarpışırken düşen bombalar ile parçalanan arkadaşlarınızın her uzvunu ayrı bir yerden toplayarak gömmek kelimelerle anlatılmayacak kadar acı maalesef.Kitabın son bölümüne kadar genç teğmen Maslennikov’un başarılarını okurken epey etkilendim ama ölümü ile yıkıldım.Yakın arkadaşı Saburov ile yaşadıkları ise hüznün doruk noktası diyebilirim.Elbette aşk her yerde umulmadık anda kapıyı çalıveriyor.Saburov ile hemşire Anya arasında yaşanılanları okumak her koşulda iki yüreğin tek yürek olmasına şahit olmamı sağladı.Sizleri unutmayacağım Saburov ve Anya..Yalın ve akıcı bir dille yazılmış olması sanki filim izliyormuşsunuz hissini veriyor bizlere. “
Gündüzler ve GecelerKonstantin Simonov · Altın Kitaplar · 1968123 okunma
10/10
·466 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
Gündüzler ve Geceler, savaşın değil, insanın kendi aklıyla savaşının romanıdır. Konstantin Simonov, barut ve ideoloji arasında sıkışmış bir aklı alıp mikroskop merceğine koyuyor. Ve biz, okur olarak o mikroskoptan geçerken, kendi damarlarımızı da görüyoruz. Bu romanda, savaş bir arka plan değil; bir karakter testi, hatta bir ahlak laboratuvarı. Bir tarafında ölüm, diğerinde disiplin. İkisinin arasında da o kadim soru: "Neden hala yaşıyoruz?"... Bazı romanlarda delilik, anarşinin biçimidir; Simonov’da delilik, düzenin tek garantisidir. Gündüzler ve Geceler’deki askerler akıllarını korumak için birbirine sarılır. Çünkü yalnız kalan delirir. Bir arada kalanlar, aklını kolektifin içine gizleyerek yaşar... Bu yüzden roman, bireysel kahramanlık hikayesi değildir. Simonov’un kahramanı biz’dir yani insanlığın kalabalık hâli. Saburov, kendi korkusunu yutar, çünkü bir başkasının korkusunu dindirmek zorundadır. İşte bu, Simonov’un sosyalist damarının en çıplak hali: İdeoloji, burada bir emir değil, aklın savunma mekanizmasıdır. Romanın atmosferi klostrofobiktir. Bir binanın içinde, günlerce, gecelerce aynı yüzlerle, aynı korkuyla. Ama bu kapanma, bir tür içsel genişliğe dönüşür. Dışarıda dünya yıkılırken, içeride insanlar birbirine yaslanır. Ve Simonov’un bize hatırlattığı şey basit ama serttir: İnsanın en insanca hali, en çaresiz anında ortaya çıkar....
Gündüzler ve GecelerKonstantin Simonov · Yar Yayınları · 2021123 okunma
Puan vermedi·421 syf.··
2020 142. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2020 11:35
Ikinci dünya savaşının en kızgın günleri.. Yanan şehirler, köyler.. Yetim kalan çocuklar, evlerini yurtlarını terk eden insanlar.. Stalingrad'a yağan bombalar.. Ne kadar kötü bir tablo değil mi? Savaşın ne kadar acımasız olduğunu anlatıyor eser. Betimlemeler o kadar güzel ki okurken film izler gibi oluyor ve korkuyu üzüntüyü hissediyorsunuz. Nasıl anlatabilirim bilmiyorum ama son derece sürükleyici olan bu eseri kısaca bu şekilde ifade edebilirdim.
Gündüzler ve GecelerKonstantin Simonov · Engin Yayıncılık · 2001123 okunma
6/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
Her ne kadar ilk başları çok sıkıcı gelse de bence savaş hiç bu kadar güzel anlatılmamıştı evet savaş güzel bir şey değil ama kitap gerek çeviri olsun gerekse akıcılığı olsun cezbetti . Ve yine ilk baskı idi okuduğum
1000Kitap
Günler ve GecelerKonstantin Simonov · Yeni Asır Yayınları · 0123 okunma
Nazi işgali altındaki Vatan Topraklarını savunan kahramanların hikayesi.
Puan vermedi·466 syf.··
2024 3. kitabı
·
80 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2024 13:59
Yıl 1942... İkinci Dünya Savaşı’nın en karanlık günleri yaşanmakta... Avrupa boydan boya faşizmin boyunduruğu altındadır. Sovyetler Birliği’ne saldırısının ikinci yılında, hızla Kafkasya’daki petrol yataklarına ilerleyen Nazi Ordusu’nun önüne son bir engel çıkmaktadır: Stalingrad şehri. Son direnç noktası. Haritada bir noktadan fazla bir yer kaplamayan bu şehir, kelimenin tam anlamıyla faşizme karşı direnmenin sembolü haline gelmiştir. Nazi işgali altındaki Paris’ten, Prag’a, Varşova Getto’sundan, toplama kamplarından, Yugoslavya dağlarından; SSCB’nin diğer şehirlerine, hatta Londra’ya, Washington’a dek tüm dünyanın nefesini tutarak sonucunu beklediği bir çarpışmadır, Volga nehrinin kıyısında yaşanan çarpışma. Stalingrad savaşı, Nazilerin o ana değin aldıkları en büyük yenilgidir ve her yerde coşkuyla karşılanmış, umut ışığı olmuştur.
Gündüzler ve GecelerKonstantin Simonov · Yar Yayınları · 2021123 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Konstantin SimonovYazar · 14 kitap
Konstantin (Kiril) Mihayloviç Simonov (Rusça: Константи́н (Кири́лл) Миха́йлович Си́монов; d. 28 Kasım 1915, Petrograd (bugün Petersburg) - ö. 28 Ağustos 1979, Moskova, Sovyetler Birliği) Rus/Sovyet yazardır. Babası Kızıl Ordu'da subay olduğundan çeşitli taşra okullarında okudu. Moskova'da yükseköğrenim görürken bir yandan da tornacılık yaptı. 1934-1939 arasında Gorki Edebiyat Enstitüsü'nde okudu. 1939'da Tüm Birlik Komünist Partisi'ne girdi. II. Dünya Savaşı'nda ordu gazetesi Kızıl Yıldız'ın savaş muhabiri olarak askerlik yaptı. Gerek cephede gerek cephe gerisindeki Sovyet insanının mücadelesini gazetesine gönderdiği yazılarda dile getirdi. Bu yazılarla Stalin Ödülü'nü kazandı. Savaştan esinlenerek milliyetçi ve devrimci görüşlere yer veren lirik ve epik şiirler yazdı. Savaş sırasında eşi Valentina Serova'ya yazdığı Bekle Beni şiiri, bütün ülkeye yayılmış ve savaşan birçok askerin ezberlediği şiir haline gelmiş; hatta Ortodoks kutsal metinlerinden sonra Ruslar tarafından en çok okunan ikinci yazı olduğu iddia edilmiştir. Savaştan sonra, dönemin ünlü edebiyat dergilerinden Novi Mir'in yayın yönetmenliğini üstlendi (1946-50, 1954-58) ve 1974'te Lenin Edebiyat Ödülü'nü aldı. 1975'te Türkiye'yi ziyaret eden Simonov, öldüğünde Sovyet Yazarlar Birliği'nin sekreteriydi.