Hatıran Yeter (Samsun 19 Mayıs Stadyumu)

·
Okunma
·
Beğeni
·
96
Gösterim
Adı:
Hatıran Yeter
Alt başlık:
Samsun 19 Mayıs Stadyumu
Baskı tarihi:
Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059755597
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Roza Yayınevi
Stadyumlar; sadece futbol seyir alanları değil bulundukları şehirlerin anıt eserleri, kimlik değerleridir aynı zamanda. Bir memlekete ait olanların ortak hafızalarını oluşturan bu mekânların en bilinenlerinden birisi Samsun 19 Mayıs Stadyumu’ydu. 1975 ile 2017 yılları arasında hizmet veren stadyum, anılardaki yerini korumaya devam ediyor.
Samsunsporluların “evimizdi” dediği stadyum, 2018 yılında “en azından maraton tribünü hatıra olarak kalsın.” yakarışlarına kulak asılmadan yıkıldı. Ancak Samsunspor taraftarları Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi. Yıkılan stadyumlarının kitabını yazdılar.
Yusuf Demircioğlu’nun derlediği kitaba; Adnan Öz, Akın Üner, Ali İhsan Hasanpaşaoğlu, Ayhan Özköroğlu, Buğra Turgut, Cem Donbay, M. Engin Sever, Mehmet Köseoğlu, Mehmet Yılmaz, Murat Sandıkçı, Salih Çakır, Sercan Bayram ve Yücel Alkan yazı ve röportajları ile katkı sağladı.
Ve şimdi… Mikrofonlarımız, Samsun 19 Mayıs Stadyumu’nda!
144 syf.
Ocak ayında Samsun’a gittiğim zaman, yeni statta her zamanki arkadaşlarımla bir Samsunspor maçı seyrettim. Maç bitince çarşıya döndüm. Bir Gün kitabımda bahsi geçen otogar çoktan yıkılmış ve yerine bir AVM yapılmıştı. O AVM’nin arka tarafında ise bizim eski stadımız vardı. 2017’de son maçın oynandığı ve geçen sene yıkım çalışmalarına başlanan 19 Mayıs Stadı. Bir anda, yürümeye başladım. Tek başımaydım ve ayaklarım beni yıllarca, defalarca olan bir şeyi yaptırarak stada götürdü. Ancak bomboş bir arazi ile karşılaştım. Hemen birkaç kare fotoğrafını çektim. Ben şehirden ayrılırken orada olan stadımız, artık yoktu. Adeta ölmüştü ve ben kendimi bir kabir ziyaretindeymiş gibi hissettim. Diz çöktüm ve o boş arsaya baktım uzun uzadıya… İlk defa kapısından içeri 9 yaşımdayken girdiğim ve 39 yaşımda veda ettiğim o stat.

İşte o duygu fırtınası içinde beni teselli eden bir tek şey vardı: bir kitap! Evet, ben ve arkadaşlarım yıkılan stadımızın kitabını yazıyorduk. Nihayet yazım bitti ve kitap hazır oldu. Hatıran Yeter – Samsun 19 Mayıs Stadı…


Kitabı Yusuf Demircioğlu derledi. Son okumalarını ben yaptım ve 12 yazardan birisi de benim. Kapak yazısında da dediğim gibiydi durum: Stadyumlar, sadece futbol temaşa sahaları değil, bulundukları şehirlerin anıt eserleri, kimlik değerleridir çoğu zaman. Bir memlekete ait olanların ortak hafıza alanlarını oluşturan bu mekânların Türkiye’de en bilinenlerinden birisi Samsun 19 Mayıs Stadyumu idi. 1974’te faaliyete geçen ve 2017 yılında faaliyetleri sona erdirilen stat, Samsunsporluların hatta sıradan Samsunluların bile anılarındaki yerlerini korumaya devam ediyor.

Adını Mustafa Kemal Atatürk’ün, Milli Mücadele’yi başlatmak için Samsun’a geliş tarihi olan 19 Mayıs 1919’dan alan; birkaç kuşağın Samsunsporlu olmasını sağlayan ve artık yerinde yeller esen bu stat için, “evimizdi” tabirini kullanan Samsunspor taraftarları, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi ve yıkılan statlarının kitabını yazdılar.

Yusuf Demircioğlu’nun derlediği kitaba, Adnan Öz, Akın Üner, Ali İhsan Hasanpaşaoğlu, Ayhan Özköroğlu, Buğra Turgut, Cem Donbay, M. Engin Sever, Mehmet Köseoğlu, Mehmet Yılmaz, Salih Çakır, Sercan Bayram ve Yücel Alkan yazıları; Murat Sandıkçı ise Emin Kar, Ercan Koloğlu, Cenk İşler ve Celil Sağır röportajları ile katkı sağladılar.

Evet. Şimdi mikrofonlarımız Samsun 19 Mayıs Stadı’nda…

Bu ülkede pek çok takımın stadı yıkıldı. Ali Sami Yen, Avni Aker, Bursa Atatürk gibi şampiyonluklar yaşanan statlar… İzmit İsmetpaşa, Ankara 19 Mayıs, Eskişehir Atatürk, Sakarya Atatürk… Hatta İnönü’yü bile sayabiliriz. Ancak hiç kimse yıkılan stadın kitabını yazmamıştı. Bu ilk ve bence çok anlamlı bir tavır biz Samsunsporlulara nasip oldu.

Son olarak şunu söyleyeyim. Bu kitap sadece Samsunsporlulara hitap eden bir futbol kitabı olmanın ötesinde şehir kimliğine vurgu yapan, sosyolojik tarafları da olan bir ortak anı kitabıdır aynı zamanda…

Not: Kitap 6 Mayıs Pazartesi satışa çıkacak olup, bendeniz ilk okuma şansı bulan 4-5 kişiden biriyim.
Samsun, tarihi olmayan şehir. Ne çok duydunuz bu cümleyi değil mi? Ne çok kulaklarınızı tırmaladı. Kimimiz kabullendi bu cümleyi. Kimimiz asla kabullenmedi. Ben kabullenmeyenler sınıfındanım. Çok seviyorum bu şehri. Havasını solumak, suyunu içmek, yollarında yürümek, yağmurunda ıslanmak, takımını tutmak… Bu şehre ait olan her şey mutlu ediyor beni.

Bu şehirde doğmak, büyümek, yaşamak… Benim ve benim gibi düşünenler için büyük şans.

Bu şehre ait, bu şehrin bir parçası olmak büyük bir gurur. Herkesin anlayamayacağı bir gurur. Kendini bu şehre ait hissetmeyenlerin asla tadına varamayacağı bir gurur.
Samsun bir sevdaysa eğer biz bu sevdaya en karasından tutulmuşuz.

Belki de bu yüzden kabullenmedim, “Samsun’un tarihi mi var?” cümlesini… Evet, Samsun’un tarihi var. Üstelik yok edilen bir tarihi. Sorun bir kendinize. Nerede bu şehrin kalesi, mevlevihanesi, kiliseleri? Hepsi yok edildi.

Son olarak, 19 Mayıs Stadyumu yok edilenler listesinde yerini aldı.

Bu kitabın amacı; bile isteye yok edilen bir tarihin hatırasını hafızalarda yaşatmaktır. 19 Mayıs Stadyumunun hatırasını…
Türkiye’de pek çok takımın stadı yıkıldı. Aralarında milyonlarca taraftarı olduğunu söyleyenler de var. Ancak hiç birisi bizim yaptığımızı yapmadı. Biz yıkılan stadımızın kitabını yazdık! Türkiye’de bu kitap bir ilktir ve bu onur Samsunspor taraftarına aittir.
Yusuf Demircioğlu
Sayfa 9 - Roza Yayınevi
Dedim daa, Samsunspor'un ruhuyum ben...

94 senesinde Balkan Kupası’nı kaldıran topçuların fotoğrafını açın bakın... Yüzü görünmeyen adam kimdi sanıyorsun aslanum?
98 Temmuz’unda, İntertoto Kupası’nda mağrur İngilizlerin Crystal Palace takımını 2-0 yendiğimiz maçta, kale arkasında davulu ben çalıyordum.

Celil'in topuklarıyla zıplatıp adam geçtiği, Cenk İşler'in plaseyle golleri dizdiği, Serkan Aykut'un leblebi gibi saydırıp, Süper Lig’in kralı olduğu günleri de gördük daa!
Daha eskilerde Hasan "at dobi" derdi, Hasbi Ağa "vur dekmüğü" diye bağırırdı, "Goool!" demesi ise Şeref'e düşerdi...
Yusuf Demircioğlu
Sayfa 19 - Roza Yayınevi
Stadyum şehrin bir parçasıydı. Stadyumun içine hiç girmemiş, belki de futbolla ilgisi olmayan ev hanımları dahi şehrin takımının gol attığını stadyumdan yükselen ve şehre yayılan sesten anlardı. Sosyal Meskenler’de dedemin evine gittiğimizde annem bize takımın kaç gol attığını söylerdi. Yaşamın bir parçasıydı.

....

Evet. Biz de, Samsun 19 Mayıs Stadyumu’yla gözümüzü açtık. Çünkü bizler soyadımızdan sonra Samsunsporlu olmayı ekledik kendimize. Orada büyüdük, orada biz olduk. Orada kendimizi hep evimizde hissettik. Başka bir rahatlıkla yürüdük yollarında, koridorlarında, merdivenlerinde…
Yusuf Demircioğlu
Sayfa 44 - Roza Yayınevi
Bana göre, Samsunspor, Samsun’un da üzerinde bir kavramdır. Çok göç almış ve yerel kimliğin kısmen zayıf olduğu bir şehirde, insanları Samsunlu yapan birinci unsur Samsunspor’un varlığıdır. Samsun, Türkiye’de futbol kenti kapsamına uyan sayılı şehirlerden birisidir. Samsunspor’un olmadığı bir Samsun, çoğunluk için eksiktir, benim içinse hiç! O yüzden Allah ayırmasın diyelim…

Ne demiştik?
Samsunsporluluk bizim kaderimiz; terk edilemez, vaz geçilemez bir sevdadır!

Armasında Atatürk’ü taşıyan ve stadı 19 Mayıs olan sevdamıza selam olsun…
Yusuf Demircioğlu
Sayfa 81 - Roza Yayınevi
Tuttuğum takım sorulduğu zaman “Samsunspor” dediğimde “Onu biliyoruz da başka?” şeklinde bir cevapla karşılaşırdım ve neyi kastettiklerini de çok iyi biliyordum. Büyüklerim, özellikle de amcam ellerimden tutup beni hayatımın yaklaşık 20 senesinin geçeceği 19 Mayıs’a götürdüğünde daha 5-6 yaşlarındaydım. Henüz üstü kapanmamış, yağmur yağdığı zaman iliklerinize kadar ıslandığınız, koltukları olmayan, insanların cami cemaati gibi birbirini sıkıştırdığı beton zeminde maç izleme heyecanını yaşadığım için kendimi çok şanslı hissediyorum.
Yusuf Demircioğlu
Sayfa 104 - Roza Yayınevi
90’ların başlarında stat benim için, oturmak için satılan kartonlar, kâğıt şapkalar, açık havada sigara dumanı ve elde taşınan pilli radyolar demekti aynı zamanda. Mutlaka birileri yanında radyo da getirir ve diğer maçların skorları takip edilirdi. Buradan çıkan sonuç şu; demek ki o yıllarda tezahürat kültürü şimdiki kadar baskın değilmiş. Çünkü son yıllarında maraton tribünde oturmak bile olmuyordu, herkes ayakta ve tezahüratlara eşlik eder haldeydi…
Yusuf Demircioğlu
Sayfa 68 - Roza Yayınevi
2005-06 sezonunda küme düşmüştük ve ben neredeyse bütün maçları kale arkasından takip etmiştim. Sonraki iki sezon boyunca Teoman ile birlikte kapalı ya da maratonda olurduk. 2008-09 sezonundan itibaren ise yeni açılan ek üst tribünle beraber biraz da kendiliğinden beliren bir yerimiz oldu.

Samsunspor.biz’de yazışan ve zamanla gerçek hayatta da birbirleriyle tanışan Samsunsporlular olarak maçları maraton üst tribünde sol tarafa yakın, sondan ikinci kapının üst tarafında izliyorduk. Bizim orada olduğumuzu herkes bilirdi. Müdavimler dışında, gurbetten gelen Samsunsporlular da, misafirlerimiz de gelirler ve bizimle orada maç seyrederlerdi. İşte bütün o koreografilerin, okul etkinliklerinin, forma organizasyonlarının, halı saha maçlarının, deplasmanların, pankartların fikir haline geldiği yer site ise, vücut bulduğu yer o tribünler oldu. Kendi aramızda loca derdik oraya. Bir aile ortamından farkı yoktu. Çok sayıda fotoğrafımız, hatıramız, gol sevincimiz, üzüntümüz, öfkemiz, mutluluğumuz vardı o koltukların üstünde. Dile kolay, tam 8 sene boyunca her maç oradaydık. Üniversite kazanan, evlenen, mezun olan, işe giren, yakını vefat eden, kaza yapan, yurt dışına giden, nişan yapan, gurbete giden, gurbetten gelen, dik duran, dost olan, kahpelik yapan… O kadar çok insan var ki hatıralarımızın içinde… Şampiyonluk gözyaşlarımızla da, küme düşme acımızla da buluştu o loca!

Velhasıl, orası bizim için bir tribünden öte, bir dünya idi. Bizim dünyamızdı, bizim yerimizdi…

Öyle ki, yönetici olduğumuz zamanlarda bile gidip orada arkadaşlarımızla, kardeşlerimizle birlikte çok maç seyretmiştik. O ekip, çok sayıda deplasman da yaptık.
Yusuf Demircioğlu
Sayfa 77 - Roza Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hatıran Yeter
Alt başlık:
Samsun 19 Mayıs Stadyumu
Baskı tarihi:
Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059755597
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Roza Yayınevi
Stadyumlar; sadece futbol seyir alanları değil bulundukları şehirlerin anıt eserleri, kimlik değerleridir aynı zamanda. Bir memlekete ait olanların ortak hafızalarını oluşturan bu mekânların en bilinenlerinden birisi Samsun 19 Mayıs Stadyumu’ydu. 1975 ile 2017 yılları arasında hizmet veren stadyum, anılardaki yerini korumaya devam ediyor.
Samsunsporluların “evimizdi” dediği stadyum, 2018 yılında “en azından maraton tribünü hatıra olarak kalsın.” yakarışlarına kulak asılmadan yıkıldı. Ancak Samsunspor taraftarları Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi. Yıkılan stadyumlarının kitabını yazdılar.
Yusuf Demircioğlu’nun derlediği kitaba; Adnan Öz, Akın Üner, Ali İhsan Hasanpaşaoğlu, Ayhan Özköroğlu, Buğra Turgut, Cem Donbay, M. Engin Sever, Mehmet Köseoğlu, Mehmet Yılmaz, Murat Sandıkçı, Salih Çakır, Sercan Bayram ve Yücel Alkan yazı ve röportajları ile katkı sağladı.
Ve şimdi… Mikrofonlarımız, Samsun 19 Mayıs Stadyumu’nda!

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Mehmet Y.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0